Header

TAD Uygulamalarında Doğru Ölçüm Cihazlarının Etkin Kullanımı

14 Ekim 2016 Dergi: Ekim-2016

Yazan: Özgür Küçükhüseyin, Testo Türkiye Satış Direktörü

 

TAD uygulamalarında doğru ölçüm cihazlarının tercihi ve etkin kullanımı önemlidir.

Bu konuyu etkileyen 2 hususu biraz açmak gerekirse;

  1. Doğru ölçüm cihazları, istenilen veya beklenen doğrulukta ölçüm yapılması için gereken araçlardır. Bu araçların seçimi, uygun aksesuar ve parçalar ile donatılmış olması önemlidir. Bu noktada, kullanıcı aşağıdaki sorulara doğru cevapları verecek bilgi ve değerlendirmeye sahip nitelikte olmalıdır:
  1. Ne ölçümü yapılacak?
  2. Nerede kullanılacak? (Ölçüm yapılacak parametrenin dışında kalan, ortam şartları. Ölçüm cihazı ve probunun maruz kalacağı ortam şartlarının tanımlanması, sıcaklık/toz/basınç gibi)
  3. Yaklaşık ölçüm aralıklarının tanımlanması.
  4. Ölçüm cihazının ne kadar yanılma ile ölçüm yapmasının gerektiği. Örneğin sıcaklık ölçümü için tasarlanmış sensörlerden ısılçiftler (termokupıl olarak da ifade edilir), farklı sınıflara ayrılmıştır. Bunun sebebi farklı ölçüm aralıklarına ve ölçüm sapmalarına göre farklı materyallerin kullanılmasıdır. EN 60584-1 (eskiden IEC 584-1 idi) normuna göre, K-tipi, sınıf-2 bir ısılçiftin sıcaklık ölçüm aralığı -40…+1200°C’dir. Bu sensörün, sabit sapma değeri ±2,5°C’dir (bknz. Şekil-1). Bu değere bir de ölçülen sıcaklık değerinin ±0,0075’i kadar bir sapma da ilave edilir. Bu durumda, N.Ş.A. deniz seviyesinde, 100°C’de kaynaması beklenen saf suyu, K-tipi sınıf-2 bir termometre ile ölçmeye kalktığında, termometre ekranında, ±3,25°C’lik bir sapma, diğer bir ifade ile, 96,75°C ile 103,25°C arasında bir değer okunuyor ise, termometre hatalı ölçüm yapmıyordur. 
  1. Kullanıcının ölçüm bilgisi ve cihaz kullanım yetkinliği, ölçüm cihazından çok daha önemlidir. Zira, ölçüm cihazını parasını ödeyip, satın alabilirsiniz. Ancak ölçüm cihazını kullanacak kişi, ölçüm cihazını kullanacak ve ölçümü uygulayacak yeterli bilgi birikimine sahip değil ise, ne yazık ki şu 2 olasılık ile karşılaşmak, bir süre sonra kaçınılmaz olacaktır:

  1. Hatalı ölçüm ve buna bağlı yanlış planlama ve uygulama, buna bağlı maliyet ve güven erozyonu,
  2. Cihazların arıza yapması ve buna bağlı maliyetler
  3. Konuyu örnekleyebilmek için aşağıda hava hızı probunun, kanal içi hız ölçümünde, kendi ekseninde yanlış konumlandırılmasının etkisini anlatan görsel yer alıyor (bknz. Şekil-2). Bu görselde, 16 mm çaplı pervane probun kanal içinde, akış yönüne göre, kendi ekseninde yanlış konumlandırılmasının etkisi grafiksel olarak betimlenmiştir. Buna sensör (pervane) akış ile aynı yönde olunca teknik özelliklerine göre en doğru değeri alabilirken, örneğin kendi ekseninde ~90’lik bir dönme yapılırsa, % 100 hatalı bir değer görüyoruz. Buna bir de laminar akışın elde edilmesi için havalandırma kanalı hattında, herhangi 2 engel arasında, akış yönünde ilk engelden sonra, kanalın hidrolik çapının 10 katı mesafe olması gerekliliği eklenmekte. Üstelik bu da tek başına yeterli değildir. Uygun mesafeden sonra ikinci engele de kanalın hidrolik çapının en az 4 katı mesafe gerekliliği vardır.
  4. Bu etkenleri, benzerlerini diğer ölçüm parametreleri için de göz önünde bulundurmalıyız.