Header Reklam
Header Reklam

Gürültü, Çağımızın En Büyük Tehlikelerinden Biridir

05 Aralık 1994 Dergi: Aralık-1994

Bu sorunla her zaman ve her yerde karşılaşmamız mümkündür. Gürültü kirliliğinin kaynakları çok ve çeşitlidir. İşitsel donanımlardan, sanayi kuruluşlarına dek uzanan bir yelpazede yer alan bu kaynakları ve neden oldukları rahatsızlıkları şöyle sınıflandırabiliriz: -Konutların içinde meydana gelen gürültünün yarattığı rahatsızlıklar, -İşyerlerindeki gürültülerin yarattığı rahatsızlıklar (İşyeri kavramının okul, büro ya da fabrika olması önemli değildir). Birçok ülkede gürültünün, (kamu ya da özel sektör) farkına bakılmaksızın karşılaşılan iş hastalıklarında, başlıca ve birinci neden olduğu saptanmıştır. Örneğin Fransa'da memurların üçte biri, işçilerinse yarısı, gürültünün neden olduğu rahatsızlıklardan şikayetçidir. Almanya'da ise sokak gürültüsünden rahatsız olanlar nüfusun %30'unu oluşturmaktadır. Bilimadamları gürültünün etkilerini; duyma bozukluğu, kansızlık, mide ve sindirim sistemi ülserlerinin azması, kolesterol yükselmesi, solunum artması, gözbebeklerinin büyümesi, derinin solması, kan şekerinde oynamalar, iştahsızlık, uyku ritmi bozuklukları , iş veriminde azalma (beden işçilerinde %30, fikir işçilerinde %60) olarak belirtmektedirler.

 

GÜRÜLTÜNÜN YÜKSEK MALİYETİ

 

EUKİMA'nın yayınladığı bir rapora göre gürültü, toplumlara pahalıya mal olmaktadır. Bunun böyle olduğu, yakın tarihlerde yapılan bir çok araştırmada sergilenmektedir:

-Almanya'da 1991'de hastalıklar için yapılan 6,4 milyar DM'lık (yaklaşık 48 trilyon TL) toplam harcamanın 3,6 milyar DM'lık (yaklaşık 27 trilyon TL) holümü, sokak gürültüsünün neden olduğu hastalıklar, 2,5 milyar DM'i ise iş hastalıklarıyla ilgiliydi.

-Fransa'da bu harcamaların toplamı 5 milyar frank (yaklaşık 10,5 trilyon TL) idi.

 

ÖNLEMLER ALINIYOR FAKAT YETERLİ DEĞİL

 

Gürültüyü azaltma girişimleri yeni bir olay değildir. Bir çok ülke gürültünün etkilerini sınırlamak amacıyla, hareket planlarını artık uygulamaya koymuştur. Bu konuda, özellikle ulaşım araçlarında ve makinelerde, çeşitli önlemler alınarak, gürültü kirliliğini kaynağında azaltmak için ortam hazırlanmıştır. Bazı Avrupa ülkeleri ise, inşaatları yasaklamak veya duyarlı bölgelerde inşaatların gürültüsüz yapılabilmesi konusunda çalışmalar yapmış, gürül tüsüz ve trafiği sınırlı olan bölgeler yaratarak, tehlikeli noktalan rahatlatmak ya da gürültülü yolların çevresinde ses geçir-mezliği sağlamak gibi değişik ve olumlu girişimlerde bulunmuşlardır. Her şeye rağmen, bu tür girişimler için harcanan para, toplam milli gelir içinde sadece %0,02 oranındadır ve çok yetersiz kalmaktadır. Fransa'da 1987 yılında O.E.C.D. tarafından gürültü azaltma projeleri için yapılan yıllık harcamanın 2,3 milyar frank (yaklaşık 4,8 trilyon TL) olduğu saplanmıştır (Buna özel kişilerin yaptığı 1,05 milyar frank, yaklaşık 2,2 trilyon TL harcama da dahildir). Bu sayıların hastalıklar için yapılan 25 milyar frank (yaklaşık 50,2 trilyon TL) harcama ile karşılaştırılması gerekmektedir. Buna rağmen 370.000 konut, sürekli daha fazla gürültüye mazur kalmaktadır. Bugünkü hızla bu konutlar ancak 50 yıl içinde normal bir gürültü seviyesine kavuşacaklardır.


Etiketler