Slider Altına

İhracatı artırabilmek için uzun vadeli, kalıcı ve etkin çözümler yaratmalıyız

08 Nisan 2019 Dergi: Nisan-2019

POMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Nurdan Yücel

Türk Pompa ve Vana Sanayicileri Derneği POMSAD, 45 üreticinin ortak sesi. Sektörün sesini duyurabileceği ilgili bütün örgütlenmelerde ve platformlarda aktif olarak yer alan POMSAD’ın mevcut ve yeni dönem çalışmalarını derneğin Yönetim Kurulu Başkanı Nurdan Yücel’e sorduk. “Üyelerimizin ihracat kabiliyetlerini artırabilmesi için alınması gereken tedbirler konusunda yapılan çalışmalarda aktif olarak yer almaya gayret ediyoruz” diyen Yücel, pompa, vana ve komponentleri sektörü hakkında 2019 yılı için öngörülerini paylaştı, sektörün ithalat-ihracat dengeleri konusunda bilgi verdi. Ayrıntılar söyleşimizde…

POMSAD’ın mevcut/süregelen/devam eden faaliyetleri/projelerinden bahseder misiniz?

POMSAD Türk Pompa ve Vana Sanayicileri Derneği olarak 45 üreticinin ortak sesi olmaya gayret ediyoruz. Çeyrek asra yaklaşan derneğimiz, sektörün sesini duyurabileceği ilgili bütün örgütlenmelerde, birlik, dernek, komite, meclis gibi sektöre yön veren, onu düzenleyen hemen tüm platformlarda aktif olarak yer almaktadır. Bu platformlarda yürüttüğümüz sesimizi duyurma çalışmalarının yanı sıra sektörü direkt ilgilendiren faaliyetlerimizi de yürütmekteyiz.
Bizi her zaman çok heyecanlandıran, sektörün gelişiminin esas kaynağı olan, özellikle de Ar-Ge, inovasyon çalışmaları için ortam yaratan, üniversite-sanayi işbirliğine en güzel şekilde imkan sağlanması sebebiyle çok önemsediğimiz ve periyodik olarak düzenlediğimiz kongre çalışmalarımıza da bu yıl başında başladık. 2020 yılının ilk çeyreğinde yapılacak olan “10. POMPA VE VANA KONGRESİ” var. Kongrenin ana temasını “Dijital Dönüşüm ve Türkiye” olarak belirledik. Sektörün bu konuda ne durumda olduğunun ortaya konabileceği bir fırsat da olacaktır bizim için. Alt oturum başlıklarımızı, Bilim Kurulumuzun başında olan İ.T.Ü. Makina Fakültesinden Prof. Dr. Erkan Ayder hocamız ile belirledik ve program oluşmaya başladı. Önümüzdeki günlerde tüm üye firma, kurum ve üniversitelere duyurusunu yapacağız. Bu her zaman bir çalışma oluyor.
Bunun dışında 2-5 Ekim 2019 tarihinde TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde yapılacak olan ve derneğimizin de paydaşı olduğu ISK-SODEX Fuarı var. Üreticilerimizin çok avantajlı şartlarda yer alması ve kendilerini gösterebilmesi için çaba sarf etmekteyiz. Fuarın duyurulması için hemen her platformda çalışmalar yürütmekteyiz.
2018 son çeyreğinde çalışmalarına başlanan ve 2019 mart ayı başında tamamlanan, Doç. Dr. Can Fuat Gürlesel tarafından pompa-vana ve kompresör sanayiilerini tüm yönleriyle ele alan “Pompa Vana Kompresör Sanayi Sektör Raporu 2018”, derneğimiz tarafından her bir üye firmamıza sunulmuştur.

POMSAD’ın yeni dönem/2019 yılı için başlatılması planlanan çalışmaları hakkında bilgi verir misiniz?

Dernek olarak katıldığımız fuarlarda sektörü tanıtmak için tüm katılımcılara sunduğumuz, en son beş yıl önce hazırlamış olduğumuz üye kataloğumuzun, yeni üyelerimizin de yer alması, daha güncel tasarıma sahip olması ve önümüzdeki fuarlarda dağıtılması için yenilenmesi çalışmalarını da başlattık.
POMSAD’ın aldığı destekler sayesinde, Genel Sekreterimizin katılımı ile tüm uluslararası büyük fuarlarda yer almaktayız. Önümüzde, POMSAD olarak standımızın olduğu, Genel Sekreterimizin katılımı ile temsil edileceğimiz, sektörümüzün ve üyelerimizin tanıtıldığı, dünyanın önde gelen fuarlarından olan “Hannover Messe” fuarı var. Yeni kataloğumuz ile burada yer alacağız.
Bu fuarın peşi sıra dernek olarak, Nisan ayında Teskon-Sodex’te, Umman fuarında, dernek standımızla, Genel Sekreterimizin katılımı ile yer alacağız. Ayrıca, genel sekreterimiz, sırasıyla Mayıs ve Haziran aylarında Europump ve CEIR kongrelerinde yer alacak. Ekim ayında da ISK-SODEX fuarında, Kasım ayında ise Amsterdam’da düzenlenecek olan Aquatech fuarında yer alacağız.
Tüm bu mecralarda, üreticilerimizin tanıtımı ve Türk malı ürünlerin kalitesinin anlatılması faaliyetleri yapılmaktadır. Bunların yanı sıra, bu platformlarda rekabetçi olduğumuz diğer ülkelere göre avantajlarımızın anlatılması doğrultusunda maksimumda çaba harcanmaktadır. Özellikle, iç piyasanın durduğu dönemlerde, dünya pazarına açılmak için yapılan bu faaliyetlerin önemi daha fazla anlaşılmaktadır. Dernek olarak da üreticilerimizi dünya pazarında maksimumda tanıtmaya çalışıyoruz.
Büyük ölçekli de olsa, küçük ölçekli de olsa pek çok ortak problemimiz var. Önemli olan derneklerin işlevsel olduğunu sanayicilerimize gösterebilmektir. Bu sebeple, hem de daha katılımcı ruhun gelişmesi için üye ziyaretlerine ağırlık vereceğimiz bir dönem olacak. Yönetim Kurulu toplantılarımızı da ziyaretine gittiğimiz firmalarımızın da katılımları ile gerçekleştireceğiz.

Pompa, vana ve komponentleri sektörünün 2018 yılı değerlendirmesi ve 2019 yılı için öngörüleri konusunda tespit ve yaklaşımlarınız nelerdir?

2018 yılı pompa ve vana pazarında bir önceki yıla oranla iç piyasada daralma olsa da, üreticilerimizin dış piyasalara yönlenmesi ile ihracatımızda artış olmuştur. Üreticilerimiz daha önceki yıllarda iç piyasadaki yatırımlar, yerli ve milli ürünlere verilen destekler sebebiyle daha çok iç piyasaya odaklanmışken, ihracat birimlerini daha az aktif tutuyorlardı. Her sıkıntının bir fırsat doğuracağı inancı ile iç piyasadaki daralma sonrası, POMSAD üyeleri de daha güçlü şekilde yurt dışı pazarlama faaliyetlerine odaklandı.
2019 yılında, açıklanan Yeni Ekonomi Programı ile elbette büyüme beklentimiz devam ediyor. Her zaman iyimser yaklaşımın benimsenmesi taraftarıyım. Sadece bizim için değil, tüm dünya için 2019 yılı zor geçecek gibi görünse de, euro ve dolarda istikrar, enflasyon ve faizlerde de beklenen düşüşle birlikte TL’nin istikrara oturması sağlanırsa, üreticilerimize, özellikle de ihracat yapan firmalara yapılacak desteklerle, 2019’da sektörümüz özelinde, belki büyüme rakamlarımız beklenenin altında gerçekleşse de rekabetçiliğimizi koruyabiliriz. Eğer önümüzdeki yıl tekrar röportaj yapma imkânımız olursa, bir sonraki yılı, sektörümüzde yatırımlar ve büyüme yılı olarak burada tanımlayabiliriz diye düşünüyorum.

Sektörünüzün ithalat-yerli üretim ve ithalat-ihracat dengeleri konusunda bilgi verebilir misiniz?

Sektörümüzün performansının genel değerlendirmesini yapacak olursak; 2018 yılında pompa ihracatımız 542,9 milyon USD, vana ihracatımız ise 585,5 milyon dolar olmuştur. İç piyasadaki daralma sonrası üyelerimizin yurtdışı pazarlara yönlenmesi ile pompa ihracatı %15 artarken, vana ve armatür ihracatımız %13 artmıştır. İthalat-ihracat dengesine baktığımızda, pompa ve vana ihracatımız gerçekleşen ithalatın ancak üçte birini karşılamaktadır. Dünya ihracatının, pompalarda %0,86’sını ve vanalarda ise %0,66’sını karşılamaktayız. Dünya pazarı olarak oldukça büyük potansiyel var. Bu sebeple, firmalarımıza yapılacak olan ihracat teşvik ve destekleri ile dünya pazarında önümüz daha fazla açılacaktır. Üyelerimizin ihracat kabiliyetlerini artırabilmesi için alınması gereken tedbirler konusunda yapılan çalışmalarda aktif olarak yer almaya gayret ediyoruz.
Lojistik, insan kaynağı ve ürün kalitesi açısından oldukça avantajlı bir durumdayız. Ancak, tanıtım ve maliyetlerimizi aşağıya indirme noktasında çok çalışma yapılması lazım. İhracatı artırabilmek için uzun vadeli, kalıcı ve etkin çözümler yaratarak, bunları planlar dahilinde hayata geçirmeliyiz. Bu sebeple, Makina İhracatçıları Birliği’nin makine ihracatını geliştirme çalışmalarının içerisinde aktif olarak yer almaktayız.

Diğer ulusal/uluslararası meslek örgütleri ile ilişkileriniz ve ortak çalışmalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

POMSAD, Avrupa’daki muadili üst birlikler olan Europump ve CEIR’da temsilcileri ile aktif olarak yer almaktadır. Europump ve CEIR’da yönetim kurulu üyeliği, başkan yardımcılığı ve başkan pozisyonlarında yer aldık. Şu anda CEIR’de yönetim kurulu ikinci başkan yardımcısı olarak görev almaktayız. Buralarda sektörü ilgilendiren yönetmelik ve standartlarda alınacak kararlarda etkin olarak rol almaya çalışmanın yanı sıra ülkemiz pompa ve vana sektörünün tanıtılması için de çaba sarf ediyoruz. Bu örgütlerden bize iletilen sektörle ilgili kanun ve yönetmeliklerle alakalı yapılan değişiklik ve görüş bildirimleri üyelerimize duyurulmaktadır.
Pazarlama ve teknik komisyonlarında aktif olarak yer aldığımız Avrupa derneklerinin, çalışma gruplarının çalışmalarına da özellikle hocalarımızdan aldığımız desteklerle devam ediyoruz. Özellikle, eko-tasarım direktifinin standarda dönüştürülmesi konusunda yürütülen çalışmalarda aktif olarak yer almaktayız. Ayrıca, TSE’de de bu ayna komitenin oluşturulmasına ön ayak olduk.
Bu platformlarda yer almak her zaman çok önemli. Çünkü uluslararası örgütlerdeki gelişmeler takip edilebildiği gibi direkt olarak görüş sunabilme imkanı da yaratılmaktadır. Özellikle, standardizasyon çalışmalarındaki görüşlerimiz, ülke oyumuzun en yüksek grup içerisinde yer alması sebebiyle çok kıymetli. Bu konularda, birinci ağızdan, erkenden duyup gerekli tedbirlerin alınması için bu örgütlenmelerde yer almak çok önemli fırsattır.

Sektörünüzün Ar-Ge altyapısını değerlendirir misiniz? Ar-Ge konusunda sektörünüzde nasıl bir yönelim öngörüyorsunuz?

Ar-Ge çalışmaları yapılmadan büyüme sağlanabileceğine inanmıyorum. Üye firmalarımızda gördüğümüz büyüme, firmalarımızda “pek çok güzel Ar-Ge çalışmaları yapıldığını” bize göstermektedir. Ancak en büyük sıkıntı şu; üyelerimiz yaptıkları Ar-Ge çalışmalarını pazarlayamıyor veya belki de bilinçli olarak göstermiyor olabilir. Bir de bilinç eksikliği var; yapılan hangi çalışmalar “Ar-Ge” kapsamında değerlendirilir bunu bilmeyen firmalarımız var. Pek çok güzel iyileştirme faaliyeti yapılıyor ama bunlar Ar-Ge faaliyeti olarak adlandırılabilir mi? Bu konularda bilincin yükseltilmesi gerekli. Bu doğrultuda biz, küçük ölçekli ve Anadolu’nun daha uzak yerlerindeki üreticilerimize yönelik Ar-Ge bilincinin yükseltilmesini hedefleyen çalışmalara odaklanacağız.
Sektörde, Ar-Ge ve inovasyon çalışmaları için ortam yaratan, periyodik olarak düzenlediğimiz “Pompa ve Vana Kongre”lerimiz sektörün bu konudaki bilincinin gelişmesinde çok önemli pay sahibidir. Üniversite-sanayi işbirliği içerisinde yapılan Ar-Ge çalışmaları sektörün gelişmesinde ve sektöre insan kaynağı yetişmesinde öncü olmaktadır.

Nurdan Yücel hakkında

ODTÜ Kimya Bölümünde lisans eğitimini tamamlayan Nurdan Yücel, Nottingham Üniversitesi Üretim Mühendisliği Bölümündeki yüksek lisans eğitiminin ardından Türkiye’ye döndü. 1997’de Samsun Makina Sanayi A.Ş.’de Kalite Kontrol ve Yönetim Bölümünde çalışmaya başlayan Yücel, çalışma hayatının 15’inci yılında ODTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü Arkeometri Anabilim Dalında özel öğrenci olarak dersler almaya başladı ve doktora programını ODTÜ Mimarlık Fakültesi Malzeme Koruma Laboratuvarında “Osmanlı Dönemi Yapılarında Kullanılan Demirlerin Üretim Teknolojisi ve Korozyon Başarım Performansı” üzerine tamamladı. Samsun Makina Sanayi A.Ş.’de 22 yıllık bir kariyere sahip olan Yücel, firma Yönetim Kurulu Üyeliğinin yanı sıra, son 10 yıldır POMSAD bünyesinde de aktif olarak görevler üstleniyor. Geçen Eylül ayı sonunda düzenlenen POMSAD Genel Kurulunda Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilen Yücel, aynı zamanda CEIR Yönetim Kurulu Üyesi ve İkinci Başkan Yardımcısıdır.



Video İçerik

Performansa Dayalı Deprem Tasarımı Yaklaşımı

Sempozyum