Header Reklam
Header Reklam

Mühendisin yanlışa 'hayır' diyebilme gücü olamlı, doğruyu diretme gücü olmalı...

05 Ocak 1999 Dergi: Ocak-1999
Mühendisin yanlışa 'hayır' diyebilme gücü olamlı, doğruyu diretme gücü olmalı...

İşi, yaşamının ayrılmaz bir bütünü olarak değerlendiren Anaral, denizcilik geçmişinin de renkli etkisi ile, sözünde cömert, kalender bir mühendis. Kalabalık insan topluluklarının yaşayacağı, bulunacağı yapı türlerinde, uygulamada karşılaşılan teknik problemler konularında sorularımızı yanıtlayan Hasan ANARAL'la yaptığımız söyleşiyi ilgiyle okuyacağınızı umuyoruz.

 

Hasan ANARAL Kimdir?

1951 Gümüşhane doğumlu. Aslen bir denizci. Deniz Astsubay Oku-lu'ndan sonra gemiler ve ardından Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi Akşam Bölümü. Gemi işletme mühendisi olma amacıyla Ulaştırma Bakanlığı'nın imtihanlarına giren ve kazanan Anaral, 1983-1990 arası, "Uzakyol gemi başmühendisi" olana kadar gemilerde çalıştı. Gemilerdeki görevinden ayrıldığında "Uzakyol gemi başmühendisi idi. 1990'da Holi-day Inn ve sonrasında Crovvn Pla-za Teknik Müdürlüğü ve 1994'te yine gemiler. Bu kez bir yıldan az süren gemi başmühendisliğinden sonra ise bir yıl süresince Baku Hyatt Regency Teknik Müdürlüğü görevi. Ardından Ulusoy Şirketler Topluluğu Merkez Tesisleri Tesis Müdürlüğü dönemi. Hasan Anaral, şimdi Bakırköy'de bulunan Carousel Alışveriş Merkezi Teknik Müdürü.

 

Termodinamik: Binalar hangi teknoloji ve özenli mühendislik yaklaşımı ile yapılırsa yapılsın, binalarda yaşam başladığında-şu veya bu sebeple-problemler de başlıyor. Tabii teknik müdürün problemleri de. Teknik müdür tam olarak hangi noktada problemleri ile buluşuyor?

Hasan Anaral: İşletmeye yeni açılan bir bina en az l yıl, teknik işletme sorunlarını ortaya koyuyor, belirtiyor ve iyileştirme çalışmaları başlıyor. Çoğu kez, I yıl, saptanan eksiklerin giderilmesi için yeterli olamıyor. Zira, alışveriş merkezi, oteller ve prestij binalar gibi yapılar, 24 saat yaşayan yapılardır. Bu tür yapılarda yaşama 24 saat bile ara veremiyorsunuz. Bu ilk dönem problemleri için bir noktaya dikkat çekmek isterim: Bu yapılara teknik müdür, genellikle yapının işletmeye  açılmasından 15 gün öncesinde (iyimser bir yaklaşımla 1 ay öncesinde) atanıyor. Yani teknik müdür, sorunları ancak yapı işletmeye açıldıkta sonra tanıyabiliyor. Oysa teknik müdür inşaat tamamlanmadan önce göreve başlayabilse, mevcut tecrübelerini proje aşamasında veya uygulama aşamasında aktarabilecek. Bu, tesisatı, sonradan karşılayacağı sorunların bazılarından uzak tutabileceği gibi, tesisatı, işletmeye başlamadan tanıyan teknik müdür, ilk sorunun ortaya çıkması ile daha kısa sürede, etkin bir çözüm üretebilecek. Özellikle Türkiye'de mal sahibi, sahip olduğu mülkle ilgili her ayrıntıda -bilinçli veya bilinçsiz- yegâne belirleyici. Projeyi yapanı veya uygulama fir-nasını, teknik doğrulardan vazgeçil-nesine neden olsa bile, kısıtlayabiliyor, yönlendirebiliyor. Teknik eksik veya yanlışlara rağmen mühendis, bu işe onay veriyor, vermek zorunda bırakılıyor. Oysa mühendisin, yanlışa "hayır" diyebilme gücü olmalı, doğruyu diretme gücü olmalı. Nihai onayda, teknik müdürün de bulunabilmesi, gördüğü eksiklere/hatalara itiraz getirebilmesi açısından da avantaj sağlayacaktır. Zira, uygulamacıyı iş bitiminden sonra ilgilendirmeyecek olan tesisat, teknik müdür için, kimse için taşımadığı kadar önem taşımaktadır. Bu sebeple de gördüğü eksiğe itiraz edecektir, inşaat aşamasında yapılmasını isteyeceği uygulama ayrıntıları ile, yapının işletmeye alındığı andan itibaren sağlıklı işletilmesi için öncül iyileştirmeleri yapabilmiş olacaktır.

 

Termodinamik: Tesis işletmeye açılmadan önce Teknik Müdürün göreve başlamış olması, söylediğiniz gibi,sorunların bir kısmını çıkmadan önleyebilecek "faydalı" bir uygulama. Bu aşamadan sonra da, Teknik Müdürün, sorunları çıkmadan önleyecek müda-heleleri neler olabilir?

Hasan Anaral: Özellikle alışveriş merkezi veya iş merkezleri gibi, müstakil kullanımı, müstakil iyelik veya kiracılık prosedürü bulunabilecek yapılarda, bina işletmeye alınma aşamasında, bir başka deyişle kiracı veya iyelerin taşınma aşamasında yine teknik müdürün denetiminin sayısız faydaları olabilecektir. Zira müştereken kullanılacak binada, müstakil kullanılacak bölümlerin de uyması gereken ortak şartname ve prosedürler vardır. Bu şartlara, kendi uygulama esnekliğini gözeterek uymayan kiracı/üye, bir süre sonra başkaları gibi kendisi de öngörmediği sorunlarla karşılaşabilecektir. Mal sahibi, kira kontratının yapılması aşamasında, bazı tavizler verebilmektedir. Çünkü, verilen tavizlerin sonuçlarını detaylı olarak bilememektedir. Mekanik tesisat projesini yapan mühendislerin baz aldıkları temel veriler, böylelikle değişmekte ve mevcut sistemler, söz konusu değişikliklere cevap veremeyebilmektedir. Buna en iyi örneklerden biri, aydınlatma konusunda yaşanmaktadır. Aydınlatma metrekare için 50 W olarak öngörülmesine karşın, mağazaların 100 w/nr'lik aydınlatma uygulamaları müstakil mekanlar sonucunda soğutma yetersizliği ile karşı karşıya kalabilmektedir. Bu ve benzeri durumlar, ısıtma ve soğutma sistemlerinin "zone" otomasyonunu da etkilemektedir. Örneğin, bir klima santrali 5-6 mağazaya kumanda etmekte ve bu mağazaların şartname dışı uygulamaları sonucu, ikisinde kış ayları dahil ısınma ihtiyacı olmazken, diğerlerinde çok farklı ısıl talepler olabilmektedir. Burada görebildiğim en iyi çözüm, VAV box sistemidir. Klima santrali 16 °C ısıda üfleme yapıyor ve bu koşulda ısınma ihtiyacı gösteren müstakil mahaller, VAV Box'ın ısıtma olanağı ile birkaç derece ısıyı yükseltebilecekler. Tabii burada önemli bir hususa dikkat çekmek isterim; VAV Box'ların hepsi, maliyet azaltılması amacı ile ısıtmalı seçilmeyebiliyor. Bazı durumda da bina iyi bir ısı yalıtımına sahip görülüyor, ısı kayıpları olmadığı belirleniyor ve bu sebeple VAV Box'ların sadece yarısı ısıtmalı seçiliyor. Kanımca, bu tür yapılarda VAV Box'ların hepsi ısıtmalı seçilmeli. Uygulama hataları, eksikleri bir yana, taze hava ihtiyacı dolayısıyla, kış aylarında ve özellikle sabah saatlerinde 3.5 °C ısıda dış hava alıp, karışım havası eldesi ile iç hava iyileştirmesi yapılmakta. Bu saatlerde iç hava ısısı 15 °C olabilmekte. İlave ısı ihtiyacı baş-göstermekte. Böyle durumlarda, kullanıcı müstakil bölümündeki VAV Box'ının termostatik vanalarına kumanda ederek, istediği ısıl koşulu sağlayabilmeli.

Termodinamik: VAV Sistemi uygulamasını tavsiye ediyorsunuz. VAV uygulamalarının müstakil ısıl talepleri cevaplamasının dışında gözlemlediğiniz avantajları var mı?

Hasan Anaral: Tabii. Fan coil sisteminde, aynı fan coille hem sıcak su, hem soğuk su götürüyorsunuz. Ortaya çıkan yoğuşma problemi ile birlikte, suyu nakletmek her zaman istenmeyen sonuçlar doğurabilmektedir. Bu nedenle oluşan yoğuşma suyu ile tavanı su basmayan otel, iş merkezi vb. yok denecek kadar az olmalı. Kondens hattı tabii ki var, ama kondens hattı geçişlerinde, özellikle tavandan geçişlerde gördüğüm örneklerde, problem yaşanmıştır. Hele eski binalarda, re-novasyon projeleri ile yapılan uygulamalarda, kondens hatları, fiziki anlamda, mimari açıdan nereden ve nasıl geçme olanağı varsa, oradan geçiyor ve tabii yine yoğuşma suyu problemi...

Termodinamik: Teknik müdürlerin, neyin nasıl uygulanması gerektiğine dair bilgisi, biraz da nasıl uygulanmaması gerektiğini bizzat tespit etmesi ile sınanarak pekişiyor galiba. Yani teori ve pratik, birbirini bütünlüyor. Deneyimlerinizin desteklediği birikiminizle, öncelikle proje aşaması için önerileriniz nelerdir?

Hasan Anaral: Alışveriş merkezlerinde fast food'ların üst katta yer alması, avantajları olduğu kadar dezavantajları da bulunan bir yaklaşım. Kanımca dezavantajları ise ağır basmakta. Havalandırma açısından şüphesiz ki yararı açıktır. Zira emiş ne kadar iyi olursa olsun zamanla egzost fanında problem olabiliyor, koku etrafa yayılıyor. Ortamın + basıncına karşılık, mağazada - basınç olabiliyor, egzost fanındaki bir arıza, kapasite düşüklüğü, koku problemini kaçınılmaz kılıyor. Halbuki fast food'lar üst katta olunca, benzer bir problem karşısında koku alt katlara inmiyor. Sonra artık yapılarda uzay çatı kullanılıyor. Çatıyı açabiliyor ve süratle havalandırma sağlayabiliyorsunuz. Ancak bu avantaja karşın, fast food'lar en çok su kullanımına ve beraberinde atık su tahliyesine ihtiyaç gösteren mekanlar. Suyu en üst kata çıkarmak için daha güçlü basınçlandırmanız gerekiyor. Pissu gideri ise çok daha büyük problemler oluşturabiliyor. Pissu tesisatı çoğunlukla mağazaların üzerinden geçiyor. Tesisatlar ne kadar mükemmel olursa olsun, tesisatı kullananlar insan. İnsanlar ise, kullanımlarında tesisatın sağlıklı işlemesini değil, kendi kullanım kolaylığını gözetiyor, insanların kolayına geldiği için yaptığı şeyler, teknik kadroya problem olarak geri dönüyor. Lavabosunun anlık tıkanıklığını gidermek isteyen görevli, hemen süzgeci çekip alacaktır. Önemli olan atığın gitmesi ve hızlı gitmesidir. Bu suretle mağaza üzerinde bir yerlerde tesisat tıkandığında, atık su kaçırdığında, mağaza zarar görüyor. Sorunun tesbiti ve onarımı için dilediğiniz saatte mağazaya girip tavanı açamıyorsunuz. Hele mağazanın zarar görmesi halinde yaşanabilecekler, işin en üzücü yanı. Dolayısıyla eğer fast food'lar, avantajları sebebiyle üst kata yapılacaksa, pissu ^fc rekt aşağı inebileceği şaftlar yapılması gerekir. Yani pissu, yatay deplasmanda ilerlememeli. Mağazaların arka cepheleri önünden koridor geçirilmeli. Bu arka koridorun altına gelecek lokasyonda mağaza olmamalı. Bu şekilde mağazalar öne çekilmiş olacaktır. Söz konusu arka koridor, mağazlar için de elverişli olacaktır. Buraya kendi müstakil tuvaletlerini koyabilir, lavabo, çay-kahve servisi, sigara içilen alan vb. amaçlı kullanım gerçekleştirebilirler.

Tabi şaft sayısının artması, arka koridor gibi öneriler, mal sahipleri için gereksiz yer kaybı gibi değerlendirilebilir ama kullanımda sayısız yararlar, kolaylıklar sağlayacaktır. Bir sorunla karşılaşıldığında müdahale güçlüğü getirmesi ve kullanılan mahallerin za rar görmesi riskine karşı, bir diğer dik kat çekmek istediğim husus, yağmur giderlerinin estetik kaygı ile içeriye alınmasıdır. Yaşayan bir bina içerisinde en çok zarar verecek tesisat problemleri, sudan kaynaklanır. Kanımca estetik sorunlara, yağmur giderlerini içeriye almadan çözüm üretmek gerekir. Bir potansiyel sorun kaynağını, dışarıda tutmak gerekir.

Termodinamik: Cihaz seçimleri ve uygulanması ile ilgili tespit ettiğiniz sorunlar veya kullanım güçlükleri nelerdir?

Hasan Anaral: Bunlara belirli başlıklar halinde kısa kısa değinmek istiyorum;

I. Chiller grupları fan soğutmalı ise, lokasyonuna dikkat edilmelidir. Rüzdurumu hesap edilmeli, cihazların soğutulabilmesi için gerekli olan esintiyi kesebilecek unsurlar engellenmelidir. Daha sonradan yerleştirilmesi istenen üniteler de, rüzgarı kesmeyecek bir şekilde konumlandırıl-malıdır.

2.         Tüm klima giriş ve çıkışlarına arıza tesbiti için manometre ve termometre monte edilmelidir. Bazı projeciler, manometre ve termometreleri projede göstermekle birlikte, bazıları be-lirtmemektedir. Bu durum uygulamacının kolayına gelmektedir. Maliyetten ve işçilikten tasarruf eder ve koymaz.

3.         Motorlu vanaların giriş ve çıkışlarındaki basıncı da bilmemiz gerekir. Bu sebeple bu noktalarda da manometre uygulaması gerekmektedir. Motorlu vana giriş ve çıkışı arasındaki basınç farkının 0.5 kg/cm2'yi geçmesi halinde kapalı konumdaki vanalar kaçırmaya başlar. Isıtma/soğutma ihtiyacı bulunmadığında motorlu vana, otomatik olarak kendini kapatır. Ama vana kaçmyorsa, sistemin set değerleri dışına çıkan ısıtma veya soğutma işlemi devam eder. Otomasyonda baktığınızda vana kapalı görülmektedir, ama set ettiğiniz 22 °C değeri bakarsınız ki 25 °C olmuş. Sebep, vanaların basınç farkından oluşan kaçır-masıdır.

4.         Klima santrali dönüş havasına göre set edilmişse, müstakil hacimlerde, sıcaklığa termostatla müstakil müdahale olanağı sağlanmalıdır. Aksi taktirde, aynı klima santralinin kumanda ettiği mahallerde, farklı sıcaklıklar oluşmaktadır. Çünkü, 22 °C'ye set ettiğiniz santral, bir mahalden 20, diğer bir mahalden 24 °C ısıda dönüş havası alıyor. Ortalamasının 22 °C olduğunu algılayıp, set değerine ulaştığı için   kapatıyor.

Mevcut     belli orandaki  toleransına     rağmen,   ısıl   koşulları   eşitlemesi, bazı hallerde mümkün olamıyor. Ayrıca insanların ısıl taleplerinin de farklılık göstereceğini düşünürsek, müstakil mahallerde, termos-tatlı bir sistem kurmanın en doğrusu olduğu kabul edilecektir.

5.         Trafoların bulunduğu mahaller, genelde kapalı mahallerdir. 2000 W güç üreten trafolar ısınmaktadır. Hava sirkülasyonu sağlanmayan, serinletilmeyen bu tür trafo odaları, trafoların veriminin düşmesine sebep olmaktadır.

6.         leneratör mahalleri de benzer sebeple temiz hava ile beslenmelidir. Ayrıca yanmanın verimli olabilmesi için oksijene ihtiyaç vardır. Egzost çıkışlarının da izole edilmesi gerekir. Mesela gemilerde egzost çıkışından istifade edilir. 350 °C ana makine egzost çıkışı varsa, bu bir türbinden geçirilir. Türbin ekstra bir hava emer ve bu karışımı pistonlara basar. Bu sistemle egzost kazanlarında buhar üretilir. Binalarda ise egzosttan istifade edilmez. Ancak, egzostun, jeneratör odası gibi alanları ısıtmasına engel olunmalıdır.

7.         Genel mahallerin havalandırılmasında, atılan hava önce garajlarda değerlendirilebilir. Çünkü genel mahallerden atılan hava aslında % 50 kullanılmış bir havadır. Üstelik istenen bir ısıl değeri vardır. Bu hava, garajlarda, özellikle yaz aylarında kullanılabilir. Tabii ki basınç dengesine dikkat etmek koşuluyla. Garajı sürekli eksi basınçta tutmak gerekir. Aksi taktirde süreç tersine işleyerek garaj havası, genel mahale kayar.

8.         Klimaların emiş ağızları atmosfere kadar çıkartılmalıdır. Klima santralleri çoğu kez bodrum katlarında yer alır. Uygulamada emiş ağzı aşağıda bir şafta bırakılmaktadır. Şaft, atmosfere tam açılmıyorsa, şafta bağlı bir iç mahalden emiş yapılacaktır. Dışarıda hava sıcaklığı 12 °C iken ısıtmaya geçmesi gereken santral, iç mahalden sıcak hava emdiği için ısıtmaya geçmez soğutmaya ihtiyaç duyulur, bu da enerji kaybıdır. Aynı sebepten ötürü, şafta bağlanan tesisat unsurların etrafı örülmeli, örülen kısımlarda çatlak-kı-rık bulunmadığından emin olunmalıdır.

9.         Frekans ayarlayıcıların sık arıza yapma riskine rağmen, frekans kontrolü' pompa kullanılması tercih edilmelidir. Pompa ve klima fanları frekans ayarlı ise, trafolar kesinlikle regülatör-lü olmalıdır. Bu yolla frekans ayarlayıcıların arızaları engellenebilir.

10.       Otomasyon merkezleri planlanırken dönüş bilgileri de öngörülmelidir. Isıtma-soğutma vanaları veya damper klapesi otomasyon merkezinde kapalı görülmesine rağmen gerçekte açık olabildiğine tanık oldum. Siz otomasyon merkezinden bir komut verdiğinizde, o komutun eksiksiz yerine gelip gelmediğini doğrulayan veya uygulanmadığını görebileceğiniz dönüş bilgisi olmalıdır. Aksi taktirde yaptığınızı sandığınız bir uygulamanın, bir süre sonra komutlarınızın dışında yol aldığını görüyor ve siz sorunun nerede olduğunu çözmek için daha çok zaman harcıyorsunuz.

11.       Birden çok ehiller üniteniz varsa, ehiller girişlerinde otomatik vana bulunmalıdır. Diyelim ki üç ehilleriniz var ve sadece birini çalıştırma ihtiyacınız olduğu bir koşuldasınız. Gidiş-dönüş kollektörü, üç ehilleri de birleştirdiği için, çalışmayan chillerlerden de su dolaşmaktadır. Pompa bastığında diğer chillerlerin giriş vanası kapalı değilse, iki ehillerden soğutmadığınız bir su, soğuttuğunuz suya karışıyor. Sistem çok çabuk set edilen 6 °C ısıya gelip, stop ediyor. Kollektör ısısına bakıyorsunuz, 6 °C'ye gelemiyor. Çünkü suyun 2/3'ü çalışmayan chillerlerden geçiyor. Tabii bu hangi ehilleri çalıştırdığınıza da bağlı. En son ehilleri çalıştırıyorsanız 1/10'u söz konusu olabilir. Çalışmayan chillerleri, otomatik olarak motorlu vanaları kapatsa, bu sorunla karşılaşılmayacaktır.

12.       Motorlu vanaların önüne pislik tutucu konulmalıdır. Zira vana kapalı konumdayken, araya pislik sıkışması neticesinde kaçıracaktır. Özellikle klima santralleri için çok dikkat edilmesi gereken bir husustur.

13.       Motorlu vanalar arızalıyken sistemin durmaması için by-pass devresi yapılmalıdır. Böylece motorlu vana tamir amaçlı söküldüğünde sistem durmayacaktır.

14.       Sirkülasyon pompalarının emiş tarafına pislik tutucu konmalıdır. Böylelikle hem pompa, hem mekanik salmastra korunacaktır.

15.       Tuvalet ve fast food giderleri her şafttan ayrı bir hatla rögara gitmelidir. Zira tıkanmalarda, diğer şafttaki tuvalet ve fast food mağazaları çalışabilir. Ana gider tıkandığında ise tüm tuvaletler çalışamaz duruma gelmektedir.

16.       VAV Box filtreleri periyodik olarak temizlenmeli, değiştirilmelidir.

17.       VAV Box termostatları, uzman kişilerce monte edilmeli ve uygunluğu kontrol edilmelidir. Termodinamik: Teknik işletmecilere teknik olmayan tavsiyeleriniz var mı?

Hasan Anaral: Teknik olmayan ama teknik işletmeyi ilgilendiren genel işletme tercihleri de karşımıza çıkmaktadır. Bu gibi durumlar için pratik çözümler üretilmesi gerekecektir. Örneğin yürüyen merdivenlere yakın mağazalar, çıkış merdiveninin civarında olmayı tercih ederler. Çünkü, iniş merdivenini binayı terk etmek için kullanacak olan insanlar, artık etraflarındaki mağazalara göz atmayacaktır. Çıkış merdivenini kullananlar ise binaya daha yeni gelmiştir, zamanları vardır, mağazalara göz atma motivasyonları yüksektir. Bu sebeple zaman zaman iniş ve çıkış merdivenlerindeki hareket  yönünü  değiştirerek ."fırsat

eşitliği" sağlamak gerekir. Böyle bir ayrıntı, mağazaları mutlu edecektir. Ancak buna benzer yaklaşımların bazıları, teknik açıdan sorunlar taşıyabilir. Örneğin daha önce bahsettiğimiz fast food'ların üst katta yer alması yaklaşımının mal sahibi açısından gerekçelerinden biri de, binaya gelip, birkaç saat geçirmeyi planlayan insanların nasıl olsa bir fast food'a uğrayacağı veya sadece fast food'a gelme amacıyla binaya giren insanların giriş katlarındaki fast food'larda yemeğini yiyerek gitmeleri yerine farkında olmadan da olsa tüm binayı gez melerini sağlamaktadır. Ama bu ya laşımdaki sorunları mal sahibin açıklamak veya sorunsuz uygulanması için gereken ilave uygulamaların önemini vurgulamak, mühendislerin işidir. Bir başka deyişle, mal sahibinin talepleri ile teknik gereklilikler çeliştiği noktada, projeci, uygulamacı veya işletmeci mühendislerin itiraz güçleri olabilmeli. Yasal kısıtlama ve cezalar çoğu kez yeterli olamıyor. 500 bin $'a yaptıracağı bir sistemden kaçınan bir yatırımcı, ceza olarak maksimum 100 bin $ ödüyor.

Son olarak da şunu söylemek isterim; teknik müdürler, personelden aldığı bilgi ile yetinmemeli, her türlü cihaz ve sistemin bulunduğu noktalara bizzat gitmeli, yerinde müşahade etmeyi istemelidir. Böylelikle çok önemli tecrübeler getirecek tesbitlerde bulunabilir. Ayrıca teori, her türlü kullanır veya montaj hatasını öngörebilecek cevapları veremeyebilir.

A. Termodinamik: Değerli tecrübe ve birikiminizi  okurlarımızla  paylaştığınız için çok teşekkür ederiz


Etiketler