Header Reklam

Lennart Ostergaard: “İklim değişikliği denilen zamanımızın bir numaralı savaşını kazanmalı, endüstri olarak bu zorluğu anlamalı ve yanıt vermeliyiz”

26 Temmuz 2022
Lennart Ostergaard: “İklim değişikliği denilen zamanımızın bir numaralı savaşını kazanmalı, endüstri olarak bu zorluğu anlamalı ve yanıt vermeliyiz”

İspanya, Malaga'daki 2022 Eurovent Yıllık toplantısında Eurovent Komisyonu, Talteka'nın Genel Müdürü Ilkka Salo'yu Başkan Yardımcısı olarak atadı. Salo, VELTEK Ventilasyon Kıdemli Müdürü ve başkanlığı devam eden Lennart Ostergaard'ı destekleyecek. 

Lennart Ostergaard ve Ilkka Salo, enerji verimliliği ve İHK uzlaşısının önemini anlattılar.

Eurovent Komisyonu Başkanı olmak büyük bir onurun yanında birçok sorumluluğu da beraberinde getiriyor. Komisyon Başkanı ve VELTEK Ventilasyon Kıdemli Müdürü rolünüzü nasıl birleştiriyorsunuz?

Lennart Ostergaard: Başkan olarak hizmet etmek gerçekten de hem büyük bir onur, hem de kesinlikle odaklanma gerektiren büyük bir sorumluluktur. Ancak, ulusal sanayi birliklerinin Eurovent'i geliştirme ve destekleme konusunda zamana öncelik vermelerinin ve sektörümüzün şekillendirilmesine katkıda bulunmalarının önemli olduğuna kesinlikle inanıyorum. 

Komisyon Başkanı olarak, mevcut öncelikleriniz nelerdir ve diğer Eurovent üye temsilcileriyle birlikte HVAC sektörünü nasıl desteklemeyi planlıyorsunuz?

Lennart Ostergaard: Temel önceliklerimizden biri sürdürülebilirlik. İklim değişikliği denilen zamanımızın bir numaralı savaşını kazanmalı, endüstri olarak bu zorluğu anlamalı ve yanıt vermeliyiz. Ürünlerimizin iklim etkisine ilişkin belgelerin geliştirilmesine katkıda bulunmamız ve bu bilgileri toplumla paylaşmamız gerekiyor. Ayrıca, karbon ve çevresel ayak izleri de dahil olmak üzere, ürünlerin yaşam döngüsü çevresel etkilerinin dahil edilmesiyle ilgili Avrupa mevzuat gelişimini desteklemek ve katkıda bulunmak da önemlidir. Sürdürülebilirliğe giden yolda; endüstri ürünleri için ürün kategorisi kuralları konusunda standartların geliştirilmesi ve çevresel ürün beyanlarının Avrupa genelinde tanınması, geçerliliğinin sağlanması ve verilerin dijital formatlarda uluslararası olarak kolayca paylaşılması dahil olmak üzere bize pek çok görev düşüyor. Ürün çevre beyanı yapma maliyetleri de düşürülmeli ve muhtemelen yapı endüstrisinde kullanılan diğer birçok ürüne kıyasla ürün karmaşıklığımız çok yüksek olduğu için EPD (Çevresel Ürün Beyanı) oluşturucu kaynakları geliştirmemiz gerekiyor.

HVAC endüstrisinde uğraşmak zorunda kaldığınız ve gelecekte başa çıkmanız gerekebileceğini düşündüğünüz bazı zorluklar nelerdir?

Lennart Ostergaard: Halihazırda üzerinde çok zaman ve emek harcadığım ve gelecekte de odaklanmam gereken çok önemli bir konu, mevcut binaların kötü iç mekan iklimi. Örneğin, okullarımızda çocuklar neredeyse tüm Avrupa'da korkunç bir iç mekan ikliminde derslere katılıyor. Araştırmalar, yorulduklarını, odaklanmadıklarını ve öğrenme yeteneklerinin %15'ini kaybedebileceklerini gösteriyor.

Bu bağlamda, toplum olarak Binaların Enerji Performansı Direktifi'nde binaların enerji verimliliğine ilişkin bütün bir yönetmelik kompleksini inşa etmiş, ancak aynı direktifte binalarımız için minimum iç mekan iklimi konusunda kesin şartlar koymayı kaçırmış olmamıza hayret ediyorum.

Ev, ofis ve okul gibi binalarımızın çoğunun ilk etapta enerji kullanmasının tek nedeni, iç mekan iklimi gereksinimlerimizden kaynaklanmaktadır. Bir binanın ısıtma, soğutma, havalandırma ve aydınlatma sistemlerini kapattığımızı hayal edin – bina ile ilgili ne kadar enerji tüketimi kalır?

EPBD'mizi, tüm üye devletlerin kullanımda olan tüm bina türleri için iç mekan iklimi için minimum gereksinimleri formüle etmesi gerektiği şekilde revize etmemiz gerekiyor. Bu gereksinimler, 2006 yılına kadar uzanan orijinal EPBD'nin bir parçası olarak Avrupa Komisyonu'nun talebi üzerine yazılmış olan, iç mekan çevre kalitesine ilişkin Avrupa standardı EN 16798-1 ile uyumlu olmalıdır.

Tabii ki, çoğu üye ülkenin yeni binalar için bir dizi IEQ (iç ortam çevre kalitesi) gereksinimi vardır ve hatta bazı ülkelerde mevcut binalar için bazı ilave gereksinimler de bulunmaktadır. Aydınlatma, gürültü, termal konfor ve hava kalitesi de dahil olmak üzere iç mekan çevre kalitesinin tüm yönleri; tüm mevcut ve yeni binalar için ulusal düzeyde bir dizi minimum gereksinim formüle edilmesi zorunlu olmalıdır. Enerji Kimlik Belgelerine iç mekan çevre kalitesinin bir değerlendirmesini de dahil etmeliyiz.

Bunu yapmamanın riski, binalarımızın enerji tüketimini en aza indirmeyi başarırken, aynı zamanda enerji tüketiminin nedenini olan iç mekan iklimimizi de bozabilmemizdir. İç mekan iklimi yalnızca G derecesine iken, enerji performansı A derecesindeyse ne elde etmiş oluruz?

Ilkka Salo: “Sürdürülebilirlik ve enerji ile ilgili faktörler hem kendi sektörümüzde hem de küresel olarak giderek daha önemli bir rol oynamaktadır”

Eurovent'in çalışmalarına Genel Kurul ve Komisyon'da üye temsilcisi olarak katıldınız. Şimdi, Komisyon Başkan Yardımcısı olarak bundan çıkarımlarınız nelerdir ve bunun yeni rolünüzü nasıl etkileyeceğini düşünüyorsunuz?

Ilkka Salo: Ulusal derneklerin Avrupa düzeyinde bir şemsiye organizasyonun parçası olmaları önemlidir. Ulusal mevzuatlar giderek daha fazla Brüksel'den geliyor. Öte yandan, üye dernekleri aracılığıyla sektörümüzdeki birçok Avrupa sanayisini ve ayrıca küçük ve orta ölçekli şirketleri temsil etmesi, Eurovent'in bir ‘influencer’ olarak güvenilirliğini artırmaktadır. Bu nedenle Eurovent içinde çeşitli aktörler arasında açık ve şeffaf bir bağlantı olması önemlidir. Son reformlar, ortak çıkarları sürdürmek için bu işbirliğini artıracaktır. Hem Komisyon hem de Kurul düzeyindeki çalışmalarını büyük bir ilgiyle bekliyorum. Kendi deneyimlerimle yeni bir anlayış kazandırmayı ve Eurovent'in faaliyetleri hakkında daha derinlemesine bilgi edinmeyi ve bu bilgileri kendi üyelerimize aktarmayı umuyorum.

HVAC sektörünün karşı karşıya olduğu mevcut ana teknik ve düzenleyici sorunlar nelerdir ve bunları nasıl ele alıyorsunuz?

Ilkka Salo: Sürdürülebilirlik ve enerji ile ilgili faktörler hem kendi sektörümüzde hem de küresel olarak giderek daha önemli bir rol oynamaktadır. Ürünler ve ürün bilgileri yönetimi ve doğrulanması için gereksinimler daha katı hale gelmeye devam ediyor. Aynı zamanda, iyi iç ortam havasının ve iç ortam koşullarının bozulmamasını sağlamalıyız. Dijitalleşme ve yeni inovasyonların yanı sıra en son araştırma çalışmaları bu yolda önemli faktörlerdir. Bir örnek olarak, yakın zamanda COVID-19 ve benzeri hava yoluyla bulaşan hastalıklarla mücadelede hava hijyeninin önemini vurguladık. Burada da kapsamlı bir işbirliğine ihtiyaç var.

Hem Talteka ile hem de şimdi Eurovent Komisyonu'nun yeni Başkan Yardımcısı olarak HVAC endüstrisindeki engin deneyiminizle, geçmiş yıllarda HVAC sektörü için doğru düzenlemeler ve politikalar uygulandığını düşünüyor musunuz?

Ilkka Salo: Bu karmaşık bir soru. Bir yandan düzenlemeler yalnızca hedefler belirlemeli ve yeni inovasyonlara yer bırakmalıdır. Öte yandan, yapı sektöründe, öngörülen minimumun aynı zamanda maksimum olarak kullanıldığı/uygulandığı da sıklıkla görülür. Yönetmeliklerin yanı sıra standartlaştırılmış gümrük ve genel kalite standartlarına, rehber kitaplara ihtiyacımız var. Ancak, teknolojik tarafsızlığı korumak önemlidir.
Yasal düzenleyicilik tarafında, enerji verimliliğini iyi iç mekan iklimi ile uzlaştırmak için hala yapacak çok işimiz var. Güvenli ve sağlıklı bir iç ortam için net gereksinimlerimiz olmalıdır. Zorluklar, iyi koşulları doğrulamak ve enerji kullanımının verimliliğini artırmaktır. Yüksek kaliteli enerji verimli çözümler ve talebe dayalı kullanım, bunda kilit faktörlerdir ve örneğin CO2 içeriği, iç mekan hava kalitesi için iyi ve kolay ölçülebilir bir genel göstergedir. Bu konularda profesyonellerin yanı sıra kamuoyu ile iletişimi de hedeflemeliyiz.



Slider Altına