Header Reklam

Gümrük Birliğine Doğru Türk Armatür Sanayi

05 Ocak 1994 Dergi: Ocak-1994

1993, ısıtma, soğutma, havalandırma, klima ve doğalgaz sektöründe önemli adımların yaşandığı, artan ithal ürünler nedeniyle teknik ve ticari konuların her düzeyde tartışıldığı önemli bir yıl oldu.

Taahhüt sektörünün uluslararası alanlarda teknik, kalite ve fiyat bakımından Avrupalı ve Uzak Doğulu rakiplerinden önde olması bu sektörün önemli bir bölümü olan "tesisat" grubunun da proje, imalat ve montaj olarak uluslararası platformda müteahhit firmalarla birlikte yer almasını sağladı. Yurt dışında yabancı şirketler sattıkları mal ve hizmetler için kendi devletlerinin desteklediği kredilerle karşımıza çıkmaktadırlar. Gümrük Birliği olmasına rağmen, Avrupa'da tüm devletler yerli sanayilerini korumak için muhtelif teşvikler vermektedirler. Bu teşvikler, Türkiye'de aşağıda açıklamaya çalıştığımız gibi uygulanabilir.

-          Eximbank fonları artırılarak müteahhit, ihracatçı ve üreticilere ihracat kredisi benzeri dolaylı destek sağlanmalıdır.

-          Güney Kore örneğinde olduğu gibi her sektörde büyük ölçekli, uluslararası kalitede mamul ve hizmeti ekonomik olarak üretebilecek firmalar desteklenmelidir.

-          Hammadde ve enerjinin dünya fiyatlarından, dünya şartları ile temin edilmesi sağlanmaktır.

-          "Kalitesiz" ithal ürünlerin girişi önlenerek üreticiler haksız rekabetin baskısından kurtarılmalıdır.

-          İthalat yerine, gelişmiş ürünlerini Türkiye'de imal edecek yabancı sermayenin yatırım yapması cazip hale getirilmelidir.

Günümüzde Merkez Bankası döviz kur artışlarını kontrol altında tutmakta ve enflasyon kur artışlarından daha fazla olmaktadır. Üreticilerin ürün maliyetleri enflasyona bağımlı olarak artmaktadır. Üretici artan maliyetini, düşük döviz kur politikası ile bir bakıma desteklenmiş olan ucuz (!) ithal ürünler nedeniyle fiyatına yansıtamamaktadır. Aym ürünü ithal edip iç pazarda satanlar büyük karlar sağlarken, enflasyon nedeniyle ürün maliyeti, döviz olarak da artan yerli ürünlerin ihracat şansı giderek azalmakta ve üreticiler ya karsız üretime devam etmek ya da üretimi durdurmak zorunda kalmaktadır. Döviz kurunun enflasyondan fazla arttığı dönemlerde, üretici maliyet artışını fiyatına kolaylıkla yansıtıtğı halde ihracat artarken ithalat azalacaktır. Yeterli kalite denetimi yapılmamış ürünlerin ucuz (!) olarak ithal edilmesi ve bu ithalatın yeterli teknik servis ve hizmet gücüne sahip olmayan firmalarca yapılması tüketici/son kullanıcıları mağdur etmektedir. Bundan da önemlisi Türkiye'de belirli bir geçmişi ve adı olan müşterilerine ve son kullanıcılarına karşı sorumluluk bilinci taşıyan ciddi, güvenilir üretici müesseseler haksız rekabet şartlarında yaşam savaşı vermektedirler.

Üretici firmaların önemli bir sıkıntısı da vadeli satışlardır. İşçisine ve hammaddeye peşin ödeme yapan üretici vadeli satışlardaki finansman farkını satış fiyatına dahil ettiğinde enflasyon nedeni ile gerçek değeri kalmayan ancak Maliye Bakanlığı'na göre oluştuğu kabul edilen "Kar'dan vergi vermek zorunda kalmaktadır. Sanayide kalkınmış ve Dünya ticaretinde söz sahibi bir Türkiye istiyorsak gümrüklerin sıfırlandığı uluslararası sahada rekabet edebilecek hizmet ve mamul yapan güçlü firmaların varlığını sürdürebilmesi şarttır. Buhar, su, doğalgaz ve diğer her türlü akışkanların kullanıldığı tesislerin en önemli elemanı armatürlerdir. Bu armatürleri üretebilen teknik imalat kaliteleri ve bilgi birikimleri iyi olan belli başlı firmalar Türkiye'de yıllardır vardır. Armatür sektöründeki firmalar, Avrupa topluluğu olgusunu göz önüne alarak hangi ürünü üretmeye devam etmeleri, hangi ürünlerin üretiminden vazgeçmeleri konusunda karar verme aşamasına gelmişlerdir. Üretmeye devam edecekleri ürünlerde Avrupalı üreticilerle rekabet edebilecek düzeydedirler ve hatta ürünlerini Avrupa pazarın" satabilmektedirler. Gümrük birli en sonra üretici firmaların yaşayabilmesi ancak kalite olarak Avrupa Topluluğu standartlarını uygun fiyatlarla tutturabilmesine bağlıdır. Bu da gerek teknik imalata ve tasarım düzeyinin yükselmesine gerekse tüm üretici firma çalışanlarının Toplam Kalite Kontrol eğitimi alarak toplam kalite bilincine ulaşmaları ile sağlanabilecektir.

Nüfusu hızla artan Türkiye'de kalkınma hızının da yüksek olması iç pazarın sürekli büyümesini sağlamaktadır. Sadece artan iç piyasa talebi ile yetinmeyen, üretim miktarlarını birim adam-saat bazında da arttırarak dış pazara açılmayı hedefleyen üretici müesseselerin ileri teknolojileri kullanabilecek yatırımları yapmaları kaçınılmazdır. Bu se ' ye gelmiş firmalar yatırım, ucuz rı-madde ve enerji temini konularında özel olarak desteklenmelidirler. Üretim ve satış seviyelerini ekonomik sayılacak miktarlara çıkaramayan üreticilerin ileri teknolojileri kullanabilecek yatırımları yapmaları mümkün değildir.

Tüm endüstri tesislerinde verimliliği ve kaliteyi arttırmanın yanısıra tasarrufa özel önem vermek gerekmektedir.

Armatür seçimlerinde dikkat edilmesi gerekli en önemli konu ENERJİ TASARRUFU'dur. Aynı kapasitede ancak kaliteden ödün vermeden daha ekonomik tasarımlar tercih edilmeli, en az bakım ya da hiç bakım gerektirmeyen armatürlerin kullanılması zorunlu hale gelmelidir.

 

 

Coşkun MANÇUHAN

1954 yılında Ankara'da doğdu. 1972 yılında İstanbul Robert Koleji'nden, 1976'da ODTÜ Makina Mühendisliği Bölümünden mezun oldu. FORM A.Ş.'de Şantiye mühendisi, GAMA ENDÜSTRİ A.Ş.'de Fabrika Müdürü ve Abu Dhabi'dc Şantiye Müdürü olarak çalıştı. Eylül 1992'den beri TERMO Buhar Cihazları San. ve Tic. A.Ş.'de Genel Müdür olarak çalışmaktadır.