Header Reklam

Eurovent Başkanı Naci Şahin: “Sektörümüz, regülasyonlara yönelik görüş oluşturulması sürecinde daha aktif olmalı”

17 Temmuz 2018 Dergi: Temmuz-2018

Avrupa’da, belli ürün gruplarında regülasyon ve standartların oluşturulması aşamasında hatırı sayılır bir saygınlığa sahip olan Eurovent derneği, yeni dönemde yoluna bir Türk başkan ile devam edecek: Sektörümüzün çok yakından tanıdığı Naci Şahin ile. Türkiye ISK sektöründe büyük bir heyecanla karşılanan bu gelişmenin ayrıntılarını ve Eurovent’in yeni dönemdeki gündemini derneğin ilk Türk Başkanı Naci Şahin’den dinledik…

Eurovent Derneği ve Eurovent Certita Certification şirketi birbirine karıştırılmamalı

Eurovent, Avrupa’da iklimlendirme, soğutma, klima alanında ülke derneklerinin şemsiye örgütü şeklinde örgütlenmiş bir yapıdır. Avrupa’da sanayinin ihtiyaçları konusunda daima fikri alınan, oluşturulacak standartlar ile ilgili görüşü sorulan çok ciddi bir yapıdır. Eurovent'in Amaçları; “Avrupa havalandırma, iklimlendirme ve soğutma imalatçılarını ulusal dernekler ile birlikte, uluslararası ve Avrupa platformlarında temsil etmek, Avrupa Birliği veya diğer kaynaklı ilgili mevzuat hakkında üyelere güncel bilgi sağlamak, uluslararası ve Avrupa standardizasyon çalışmalarında yer almak,soğutucu akışkanlar, enerji ve iç hava kalitesi gibi genel konularda iletişimi artırmak, görüşünü oluşturmak şeklinde özetlenebilir.

Yapı olarak Eurovent derneği ile Eurovent Certita Certification şirketi birbirine karıştırılmaktadır. Bu sadece Türkiye’de değil dünyada da böyle. Eurovent Sertifikasyon Şirketi (Eurovent Certita Certification), hisselerinin çoğunluğu Eurovent derneğine ait olmakla birlikte bağımsız olarak faaliyet göstermektedir. Eurovent üyesi derneklerin üyeleri olan firmaların ürünleri için ihtiyaç duydukları sertifikalar ile ilgili hizmet veriyor. Zannedilenin aksine, ECC’nin kendi test laboratuvarları yok; anlaşmalı olduğu laboratuvarlar var. Bir ürün grubu test edileceği zaman ECC, bu akredite laboratuvarlarda testleri yaptırıyor ve sertifika veriyor. Bu laboratuvarların belli kapasiteleri var. Bazı durumlarda, laboratuvarların test edebileceği kapasitelerin üzerinde ürünler de olabiliyor. ECC sertifikasyon şirketi bu gibi durumlarda sertifikasyon sürecinde şu opsiyonu sunuyor: Cihazı test ettirmek isteyen şirketin kendi laboratvarı var ise orada ya da bir rakibinin laboratuvarında ECC’den gelecek bir yetkilinin gözetiminde cihaz test ediliyor ve sertifikalandırılıyor. ECC’nin anlaşmalı olduğu laboratuvarlar belli kapasitelerde cihazların testlerine olanak sunabildiğinden sertifika verebileceği ürün kapasiteleri de sınırlıdır. Bu nedenle böyle bir opsiyon konulmuş durumda.

Eurovent’e ilk kez bir Türk başkan seçildi

Eurovent’in üyeleri milli ülke derneklerinden oluşuyor; Türkiye’den de İklimlendirme Soğutma Klima İmalatçıları Derneği (İSKİD) Eurovent üyesidir. Eurovent’e 1997 yılında dahil olan İSKİD, gerek genel kurullarda gerekse düzenlenen çeşitli toplantılarda aktivitelerini her geçen gün artırıyor. Türkiye, süreç içinde Eurovent sertifikasyon noktasında da önemli bir atılım gösterdi. Sektörümüzde özellikle üretim anlamında ağırlık arz eden klima santralleri, fancoiller ve ısı eşanjörleri gibi birçok kalemde Eurovent sertifikasyonu neredeyse standart hale gedi. Türkiye olarak pozisyonumuz Eurovent içinde oldukça iyi, saygın bir duruşumuz var. Bu nedenle Eurovent içindeki faaliyetlerimizi artırma arzusuyla ilk olarak 2012 yılında Eurovent Yönetim Kurulunda temsil konusunu gündemimize aldık, ben aday oldum ve seçildim.  2012’den bugüne kadar da Yönetim Kurulunda İSKİD’i temsil ettim. Orada son bir yılı Birinci Başkan Yardımcısı olarak geçirdim. 2018 yılının Mayıs ayında ise başkanlık görevini devraldım. Bu, Türkiye ve Avrupa için bir ilk oldu. Genellikle konunun daha göbeğinde olan ülke derneklerinden başkan seçilirdi; Türkiye’den bir başkan olması ve bunun bu derece ses getirmesi onlar için de yeni bir durum. Türkiye’de ve İSKİD’de de bu konu önemli bir pozitif duygu yarattı. Düşündüğümden çok daha fazla tebrik aldım. Sizin vesilenizle herkese teşekkür ediyorum.

Eurovent, ürünlerin piyasalardaki serbest dolaşımını destekliyor

Son dönemde korumacılığın yükseldiği bir süreci izliyoruz dünyada. Globalizasyon diye adlandırılan ve serbest ticaretin savunulduğu bir dönem vardı. ABD ve AB bu sürecin öncüsüydü. Fakat son dönemde özellikle ABD bunun negatif etkilerini yoğun şekilde hissettiği için şu anda bu sürecin tersine tedbirler almaya başlladılar. Eurovent, bu korumacı bakış açısını benimsemiyor; belli standartlar çerçevesinde ürünlerin piyasalardaki serbest dolaşımını destekliyor. Çünkü herkesin kendi kabuğuna çekildiği, kendi pazarını koruma altına aldığı bir ortam, uzun vadede pazarı gelişmeler konusunda da sınırlandırıp kısmen gelişime kapatacaktır. Bu durum Eurovent’in destekleyeceği bir konu değil.

Eurovent’in gündemindeki bir başka önemli husus şu; Avrupa’daki ve AB regülasyonlarını takip eden ülkelerdeki üreticilerin, uluslararası çalışmaları sırasında karşılaştıkları bazı güçlüklerle ilgilidir. Bu güçlükler genellikle standartlar şeklinde oluyor. Örneğin Ortadoğu bölgesinde, genellikle ABD normları ve bölge ülkelerinin kendi normları  esas alınır. Bazı durumlarda örneğin Suudi Arabistan’ın bir normu başka bir ülkeye uymayabiliyor. Bu durum, ihracatta bir zaaf yaratıyor. Eurovent, bu bölgelerde herhangi bir ülkenin normlarının esas alınması yerine üretici firmanın uluslararası ISO normlarına uygun olmasını ve ISO normlarına sahip kuruluşların ürünlerinin herhangi bir sıkıntı yaratmaksızın kabulünü desteklemektedir. Bu amaçla Dubai’de bu konu ile ilgili bir birim oluşturdu (Bu birim Middle East Chapter adını alacak). Bu birim Avrupa normlarının, EN ve ISO Normlarının tanıtımını yapacak. Bunun yanı sıra başka bölgelerde de benzeri oluşumların gerçekleştirilebilmesinin imkanları araştırılacak, denenecek.

Ülkemiz ve sektörümüz için fayda yaratacağını düşündüğüm etkinliklerin Türkiye evsahipliğinde gerçekleştirilmesini önereceğim

Eurovent bize ihtiyacımız olan bilgi desteğini daima vermiştir, veriyor. Mesela Ecodesign direktiflerinin Türkiye’ye uyarlanması, enerji verimliliği, bina enerji performansları gibi konularda Avrupa’daki deneyimlerini bizlerle paylaşıyorlar. Ülke olarak genellikle AB’yi yakından takip ediyoruz. Eurovent’in içinde bulunmak, sanayinin ihtiyaçlarını dikkate alarak ortaya konacak yeni regülasyonlarda söz sahibi olmak anlamına da geliyor. Burada önemli olan bizim çalışarak sanayinin ihtiyaçlarını belirlememiz ve hangi noktada ne tür bir görüş ileriye sürmemiz gerektiğine karar verip Eurovent’e sunmamız. Eurovent, derneklerden gelen bu görüşleri toplayıp konsolide ederek bir pozisyon alıyor, bir görüş hazırlıyor ve tekrar üye derneklere sunuyor. Zaman alıyor gibi görünse de oldukça demokratik bir proses. Bazen konuya göre süreci hızlandırmak için daha hızlı hareket eden gruplar da oluşturulabiliyor. Sık toplanıyor ve görüş oluşturuyorlar. Her yıl, bu gruplar o yılın aktif ürün gruplarına göre değişkenlik gösterebiliyor.  Şu anda fanlar ve VRF ürün gruplarına yönelik çalışmalar gündemde. Benim Türk üretici firmalardan beklentim, İSKİD aracılığı ile gündemdeki konuyu yakalamaları ve onların da görüşlerini bildirmeleri, daha aktif olmaları. Üretici firmalarımızın görüş oluşturma sürecinde çekingenlikten kurtulmaları şart. Bu, aynı zamanda öğretici de bir süreç. Görüşmeler esnasında dile getirilenler, altı çizilen konular bekli de daha önce hiç farkına varmadığınız derecede önemli olabiliyor, kendi üretim sürecinizde nerede eksiklik olduğunu keşfedebilirsiniz. Daha önce teşhir dolapları konusunda çok ciddi çalışmalar yapıldı, normlar değiştirildi. Bu sektör Türkiye’de güçlü ve aktif bir sektör ama standartların oluşum sürecinde yeterince aktif değillerdi. Şu sıralar; klima santralleri, fancoiller, eşanjörler de gündemde. Bu konularda kanaat oluşturulması sürecinde sektörümüzdeki firmaların da görüşlerini bildirerek sürece dahil olmalarını çok önemsiyorum ve sektörümüzü bu konuda daha hassas olmaya davet ediyorum. Ayrıca başkan olduğum süre içinde, ülkemiz ve sektörümüz için fayda yaratacağını düşündüğüm birtakım etkinliklerin Türkiye evsahipliğinde gerçekleştirilmesini önereceğim. İSKİD  de bu konuda oldukça istekli. Özellikle Eurovent’in iki yılda bir düzenlediği, bütün sekörü birleştiren, konferanslara, panellere, tartışmalara sahne olan “Eurovent Summit” etkinliğini ülkemizde yapmak istiyoruz.

Tercih edilmek için bir sebep sunmayı başarabilirseniz, dünyanın tüm pazarlarında kendinize yer edinebilirsiniz

Türkiye ısıtma soğutma klima ve havalandırma pazarı aktif şekilde büyüyen bir pazar.  Hem yurtiçinde hem yurtdışında pazar paylarımız artıyor, her geçen gün daha çok şirket yurtdışı pazarda varlık gösteriyor. Firmalarımızın bu konuda dinamik olduklarını düşünüyorum. İhracatla ilgili devletin de oldukça faydalı destekleri var. Özellikle ticaret heyetleri, fuarlar, uluslararası rekabeti geliştirecek projeler gibi konularda gerçekten ciddi bir destek söz konusu. Benim dikkat çekmek istediğim nokta şu; iç pazarda çok ağır bir rekabet var. Bu ağır rekabet koşulları firmaları kârsızlığa doğru sürüklüyor. Pek çok firma bu kârsızlık problemini ihracat faaliyetlerini artırarak çözmeye çalışıyor. İhracat, aslında şirketleri dengede tutuyor diyebilirim.

Biz, şirket olarak 1997’de çok küçük ölçekli olarak başladık ihracat yapmaya. 2000’li yılların başlarında üretim kalitesi olarak ihracat pazarlarının istediği seviyeyi sunmaya çabalıyorduk. Fiyat tutturmakta da pek sıkıntı çekmiyorduk. Ama geldiğimiz noktada globalizasyon o kadar ileride ki gittiğimiz ülkenin pazarında sadece lokal üreticilerle değil bütün dünya ile rekabet etmek zorunda kalıyoruz. Bir kere nereye giderseniz gidin, Çin ile rekabet etmek zorundasınız. Bu noktada iki farklı yol izleyebilirsiniz. Birincisi, tasarım ve ar-ge’den uzaklaşıp fason üretim konusunda uzmanlaşmaktır. İkincisi ise özgün tasarım, iyi bir ar-ge ve fark yaratan özellikler ile markalaşmak ve dünya pazarındaki yerinizi sağlamlaştırmaktır. Ülkemiz üreticilerinin ikinci yolu izlemesinin çok daha kalıcı başarılar getireceğine inanıyorum. Dünyada söz sahibi, hatırı sayılır markalar yaratmak için çabalamalıyız. Diğer türlü dünyanın neresine giderseniz gidin, kıyasıya bir rekabet söz konusu ve kâr sağlamayı bırakın, yara almadan çıkabilmeniz bile zor.  Tercih edilmek için bir sebep sunmayı başarabilirseniz, dünyanın tüm pazarlarında kendinize yer edinebilirsiniz.