Header Reklam

“Gelişmiş bir sivil toplum anlayışı, gelişmiş bir ekonomi ve demokrasi kültürünü de beraberinde getirir”

11 Eylül 2018 Dergi: Eylül-2018

TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan

İş dünyasının ve toplumun sorunlarına çok sesli, tarafsız ve yapıcı bir bakış açısıyla sahip çıkan Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu’nun (TÜRKONFED) yeni Yönetim Kurulu Başkanı, sektörümüzün yakından tanıdığı isimlerden Orhan Turan oldu. Turan, yeni dönemde “5K” vizyonuyla ilerleyeceklerini belirterek Kurumsallaşma, Küresel Rekabet Gücü, Kapsayıcılık, KOBİ ve Kadın konularına ağırlık veren bir TÜRKONFED için çalışacaklarını söylüyor. Ayrıntıları ve TÜRKONFED’in yeni dönemdeki gündemini Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan’dan dinledik…


Türkiye’nin en geniş tabanlı KOBİ yapılanmasına sahip iş dünyası örgütüyüz

Gelişmiş bir sivil toplum anlayışı, gelişmiş bir ekonomi ve demokrasi kültürünü de beraberinde getirir. Bağımsız ve gönüllülük esasına dayalı yapıların, topluma dokunma ve toplum adına değer yaratma anlayışıyla, tüm siyasi görüşlerden azade bir biçimde, önemli bir kaldıraç ve bir denge unsuru olarak var olmasının ve mümkün olduğunca güçlenmesinin gerek şart olduğunu düşünüyorum. Bu anlayışla, 26 yıldır sivil toplum kuruluşlarında görev alıyorum. Isı, Su, Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği’nin (İZODER) kuruluşunda rol oynadım ve derneğin başkanlık görevini de üstlendim. Ardından iki dönem Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği’nin (Türkiye İMSAD) Yönetim Kurulu Başkanlığını yaptım. MMO, TTMD, TÜGİAD gibi STK’larda görevler aldım. Bugün halen Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği (TKYD) Başkan Yardımcılığı ve TÜSİAD Denetleme Kurulu Başkanlığı görevlerime devam ediyorum. 34 yıllık iş hayatıma ek olarak sürdürdüğüm bu sivil toplum tecrübem ile TÜRKONFED’de Başkanlık görevini almış olmaktan ve KOBİ’lerimiz başta olmak üzere iş dünyasına elimden gelen katkıyı sunacak olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

TÜRKONFED, 2004 yılında resmi olarak kurulmasına karşın 90’lı yıllarda ülkemizin dört bir yanındaki Sanayici ve İş Adamları Dernekleri’nin (SİAD), TÜSİAD öncülüğünde bir araya gelmesiyle bir hareket olarak başladı. Esasında aradan geçen 27 yılda TÜRKONFED’in tarihini “Kuruluş”, “Genişleme” ve “Derinleşme” dediğimiz 3 Evre ile açıklayabiliriz. 1. Evre; 1990-2004 yılları arasında SİAD Hareketi, önce SİAD Platformu’na oradan da TÜRKONFED’in kuruluşuna kadar devam etti. 2004-2018 yılları arasında 2. Evre’de ise konfederasyonumuz 26 Kalkınma Ajansı’nın olduğu yerlerde bölgesel federasyonlarının kurulmasıyla genişleme dönemi yaşadı. Ve bugün 26 bölgesel, 3 sektörel olmak üzere ülkemizin her bölgesinde 29 federasyon, 235 dernek, 25 bini aşkın iş insanı ile 40 bini aşkın şirketi aynı çatı altında bir araya getiren yapıya dönüştü. 3. Evre ise 12 Mayıs’ta başlayan ve önümüzdeki 3 yıllık ana stratejimizi oluşturan Derinleşme. Bugün üyelerimizle birlikte enerji hariç, dış ticaretin toplamda yüzde 83’ünü, tarım ve kamu dışı kayıtlı istihdamın ise yaklaşık yüzde 55’ini sağlarken, 7 milyonu aşkın istihdama da katkı veriyoruz. Avrupalı KOBİ’lerin çatı örgütü olan ve 12 milyon firma ile 55 milyon çalışanı temsil eden Avrupa Esnaf, Sanatkâr ve KOBİ Birliği’nin (UEAPME) de üyesiyiz. Bu üyeliğimizle, Türk KOBİ’lerinin sorunlarını, AB çatısı altında aktarma ve karar alma süreçleri ile politika geliştirilmesinde de oldukça aktif rol alıyoruz. Ayrıca 20 ülkeye yayılan TÜRKONFED International ile Avrupa Birliği arasında önemli bir köprü görevi üstleniyoruz. Özetle, TÜRKONFED olarak, üyelerimizin, KOBİ’lerin ve ülke ekonomisinin sorunlarını dert edinip, çözümler üretmek üzere, bağımsız ve gönüllülük esasıyla bir araya gelmiş, Türkiye’nin en geniş tabanlı KOBİ yapılanmasına sahip iş dünyası örgütüyüz.

Güçlü toplumun, güçlü ekonominin ve güçlü demokrasinin yolu; kadınların hayatın tüm alanına aktif katılımından geçer

Önümüzde hedeflerimizi ve ana stratejimizdeki derinleşme çalışmalarını gerçekleştirmek için 3 yılımız var. Türkiye’nin her bölgesinden gelen iş insanları ile 40 kişilik yönetim kurulumuz bulunuyor. Aynı masa etrafında Hakkari, Diyarbakır, Trabzon, Elazığ, Kars, Ankara, Antalya, Edirne, İstanbul’dan iş insanları ile bir arada çalışıyoruz. Her renkten her sesten her dünya görüşünden üyelerimizle ortak amacımız, ülkemize katma değer yaratmak. Bu değeri de 12 Mayıs’ta gerçekleştirdiğimiz 13. Olağan Genel Kurulu’muzda 5 ana odakta topladık. Yeni dönemde Kurumsallaşma, Küresel Rekabet Gücü, Kapsayıcılık, KOBİ ve Kadın konularında derinleşeceğimiz ve 5K olarak adlandırdığımız vizyonumuzu açıkladık. Kurumsallaşmanın üye işletmelerimiz, derneklerimiz ve federasyonlarımız için olmazsa olmaz olduğunu düşünüyoruz. Hatta devletin kurumsallaşması, demokratik ve ekonomik yapılarımızın kurumsallaşmasına da aynı derecede önem veriyoruz. Kurumsallaşma kültürü ekonomi ve demokrasi ilişkisini güçlendirecektir. Liyakat ve ehliyet sahibi insan kaynağı gücünü etkili kullanmanın ve yerinde doğru kullanmanın da yol haritasını çıkartmaktadır.

Bugün dünyada küresel rekabet sadece ülkeler değil, sektörler, bölgeler, şehirler ve firmalar arasında yaşanmaktadır. Dijital dönüşüm ile rekabet gücünde önemli bir eş zamanlık şansı söz konusudur. KOBİ’lerimizin ve büyük işletmelerimizin küresel rekabet gücü artışı, vizyonumuzun ikinci odağıdır. Elbette bunu TÜRKONFED’in çok sesli, çok renkli yapısından aldığımız güçle, katılımcı ve kapsayıcı bir anlayışla yapmak hedefimiz. Kapsayıcılık, bugün içinden geçtiğimiz dünyada geniş bir birliktelik ve mütabakat yaratmanın; yani potansiyelimizdeki gücü etkin kullanmanın ana yaklaşımıdır. Bu anlamda ülkemizin sürdürülebilir büyümesi ve kalkınması için ekonomiden siyasete, toplumsal hayatımızı zenginleştiren tüm renklere eşit mesafede olacak ve faaliyet gösterdiğimiz her konuda sorunun değil çözümün parçası olmak için çalışacağız.

TÜRKONFED’in ana gücü KOBİ’lerden gelmektedir. Dolayısıyla biz, en geniş KOBİ tabanlı iş dünyası ve sivil toplum kuruluşu olarak bu alanda ortak katma değer yaratmanın peşindeyiz. Ekonomimizin ana dinamosu olan ve işletmelerimizin yüzde 97’sine yakınını oluşturan KOBİ’lerimiz TÜRKONFED’in de ruhunu temsil etmektedir. Yeni dünya ve yeni rekabet koşullarında kurumsallaşma, insan kaynağı, finansmana erişim, pazarlama, ihracat, dijitalleşme gibi pek çok konuda, KOBİ’lerimiz adına çözümler üretebilmek için işletmelerimizin yanında olmayı, onların sesi olmayı sürdürecek, bu yönde politikalar geliştireceğiz. Tüm bu hedeflerimizin ortak kümesi ise “Kadın” olacak ve bu konuda genel kurulumuzda yeni yönetimimizle attığımız kadın temsiliyetini artırma yönündeki çalışmalarımıza hız vereceğiz.

Güçlü toplumun, güçlü ekonominin ve güçlü demokrasinin yolunun, kadının hayatın tüm alanına aktif katılımından geçtiği düşüncemizden hareketle, kadının güçlendirilmesi çalışmalarımızı var gücümüzle sürdüreceğiz. 13. Olağan Genel Kurulumuzda Türkiye’nin kendi alanlarında lider ve rol model iş kadınlarının temsiliyetini yüzde 100 artırdık. Artık yönetim kurulumuzda her biri kendi alanında güçlü 9 iş kadını bulunuyor. Yeni dönemde, yeni yönetim kurulu üyelerimizin sağlayacağı kıymetli katkılarla, cinsiyet ve fırsat eşitliği temelinde şekillendirdiğimiz çalışmalarımızı, ekonomide ve sosyal hayatta kadına değer katacak politika önerilerimizi artırarak çeşitlendireceğiz.

Ayrıca TÜRKONFED’de yeni dönemde, Eşbaşkanlık sistemini de başlattık. 10 çalışma komisyonunda bir kadın bir de erkek başkan olmasını sağladık. Bu adımımızın da TÜRKONFED’e katkısının büyük olacağını düşünüyorum. Yeni dönemde komisyon üyelerinde de benzer bir eşitliği önemseyeceğiz. Gelecek dönemde konfederasyonumuz, federasyon ve derneklerimizin yönetim kurullarında kadın kotası önceliğimiz olacak.

TÜRKONFED ve UNDP işbirliği projesi

Kadınların karar alma mekanizmalarına katılımını önemseyen İş Dünyasında Kadın Komisyonumuz (İDK), kurulduğu günden bugüne kadar geçen 12 yılık süreçte çok önemli çalışmalara imza attı. “Kadın güçlenirse, toplum güçlenir” felsefesiyle çalışan İDK, 2007 yılından bu yana kadınların iş hayatına kazandırılması adına çok sayıda projeyi hayata geçirdi. Bu kapsamda Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) işbirliğiyle “Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinde Kadının Rolü Zirvesi” düzenledi. İstanbul’da, dünyanın farklı ülkelerinden çok sayıda üst düzey yöneticiyi ağırladık. Yayımladığımız sonuç bildirgesiyle de iş dünyasına kadın katılımının artırılması konusunda, kadın çalışan kotasından çocuk bakım hizmetleri ve kreş yardımına, toplumsal eşitliğin sağlanmasından kadın ve aile dostu işletmelerin sayısının artırılmasına kadar çözümler sunduk. Önümüzdeki dönemde de UNDP ile daha derinleşme temelinde işbirliğimiz olacak. Bu konuda çok önemli bir proje üzerinde çalışıyoruz. Bunun da güzel haberini yakında vereceğiz.

TÜRKONFED’in Dijital Anadolu projesi

Günümüzde artık teknolojik anlamda hızlı olan, hızlı yol alabilen kazanıyor. 2020 yılında yapay zekâ ile 1,8 milyon işin ortadan tamamen kalkacağı, 2.3 milyon yeni iş kolunun ortaya çıkacağı konuşuluyor. Bu anlamıyla sanayi, hizmet ve tarım sektörlerinde acilen bulut bilişim, sanayi 4.0, nesnelerin interneti ve yapay zekâ gibi dijital altyapıya ilişkin keskin bir dönüşüm gerekiyor. Bu anlamıyla bu alana yatırımlar teşvik edilmeli, atılması gereken adımlar ise hızlandırılmalı. Yola işte bu amaçla çıktık.

Dijital Anadolu, Anadolu’da üretim yapan sektörlerin dijital dönüşümüne katkıda bulunabilmek amacıyla İş Bankası işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz bir proje. Proje 3 ayaklı bir çalışma. Bilgilendirme aşaması, İş Bankası işbirliğiyle 5 kentte 1000 KOBİ’mize ulaşacağımız, alanında uzman isimler ile onları buluşturup dijital dönüşüm farkındalığı yaratacağımız etkinlikler serisinden oluşuyor. Antalya’dan başlattığımız ve İzmir ile sürdürdüğümüz proje, Kocaeli, Bursa ve Adana ile devam edecek. İkinci aşamasında ise üyemiz olan Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) ile Dijital Anadolu raporunu hazırladık.

Türkiye’nin OECD ülkeleri ile karşılaştırılmasını içeren ve bu doğrultuda atması gereken makro adımları ortaya koyan rapor; ‘Yeni Ekonomi’ olarak da adlandırılan dijital dönüşümün, stratejik sektörlerin tanımını hızla değiştirdiğini; bu sektörlerdeki yetenek havuzu, altyapı ihtiyaçları, girişim yapısı, girişimcilerin niteliği, finansman ihtiyaçlarının şekli ve gerekli liderlik stillerinin hızla farklılaştırdığını ortaya koyuyor. Rapora göre ayrıca, dijital dönüşüm ekonomik kalkınma için bir kaldıraç olarak kullanılmalı; her ülke dijital dönüşümde kendi özgün reçetesini yazmalı ve dijital dönüşüm, sektörel darboğazları aşmak için çözüm sunmalı. Bu raporumuzu da İzmir’deki toplantımızda kamuoyuyla paylaştık.

Projenin 3. ayağında ise tarım, tekstil ve otomotiv sektörlerine odaklandığımız ve bu 3 sektörde de dijital dönüşümün ne aşamada olduğunu ele aldığımız bir rapor hazırlıyoruz. Bu raporumuzda tarım, tekstil ve otomotiv sektörlerine yönelik sahada işletmelerimizle görüşerek, birinci elden verilerle bir yol haritası oluşturacağız. Dijital Anadolu 2 raporumuzu da projemizin son toplantısını Aralık ayında yapacağımız Adana’da kamuoyuyla paylaşacağız. 2011 yılından bu yana üzerinde ısrarla durduğumuz ve Türkiye’nin belli bir gelir seviyesinin üzerine çıkamaması olarak da ifade edebileceğimiz Orta Gelir Tuzağı’ndan çıkışın, dijital dönüşüm sürecinin doğru yönetilmesiyle mümkün olabileceğini söylüyoruz. Türkiye, bunun için dijital dönüşümde, başta KOBİ’ler için olmak üzere önemli adımlar atmak durumunda.

Türkiye’nin “Orta Gelir”, “Orta Demokrasi” ve “Orta Eğitim” olarak adlandırdığımız 3 tuzaktan kurtulması gerek

Güçlü bir Türkiye’nin inşasının, ancak doğru uzlaşma zemininin sağlanabilmesi ve ortak akılla hareket edilebilmesi ile mümkün olabileceğini düşünüyoruz. Dolayısıyla “AB ve Küresel İlişkiler”, “Bölgesel Kalkınma”, “Karar Alma Süreçlerine Katılım”, “KOBİ’lerin Gelişimi”, “Rekabet Gücü”, “Sektörel Gelişim ve Temsil” ve “Sürdürülebilir Kalkınma” alanlarındaki adımlarımızı ve faaliyetlerimizi de bu anlayışımız çerçevesinde sürdürüyoruz. Bulduğumuz her fırsatta, dert edindiğimiz her alanda, atılması gereken adımların, normalleşme, makro ekonomik dengelerin korunması, reformların hızlandırılması, evrensel hak ve özgürlüklere saygılı, katılımcı ve çoğulcu bir demokrasinin öncelikli hale getirilmesi, yargının bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü, bağımsızlık, tarafsızlık, hesapverirlik ve verimlilik ilkelerini gerçekleştirecek şekilde yargıda yeniden bir yapılandırma temelli olması gerektiğini ifade ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki gelişmiş bir ekonomi için gelişmiş bir demokrasi şart. Bu iki unsur, birbirinden etle tırnak misali ayrılmaksızın bir arada olmak ve eş zamanlı gelişmek zorunda. Bu da AB başta olmak üzere dış politikada iyi ilişkiler kurulabilmesini, başta KOBİ’lerin lehine olmak üzere iş dünyasının sürdürülebilir büyümesi ve üretim odaklı çalışabilmesi adına adımlar atılmasını, stratejik sektörlerin sorunlarının çözümü için yol haritaları belirlenmesini, küresel rekabet gücünün artırılması için teşvikler verilmesini, bölgeler arası gelişmişlik farkının ortadan kaldırılmasını ve elbette demokrasinin gelişmesi için kişisel hak ve özgürlükler temelli hareket edilmesini gerektiriyor.

TÜRKONFED olarak, Türkiye’nin AB yolunda kararlılıkla ilerleyen bir demokrasisi ve ekonomisi olması gerektiği görüşündeyiz. Ayrıca doğu ile batı arasında 4 kat olan gelir dağılımı adaletsizliğini ortadan kaldırmak adına, yerelden başlayacak bir kalkınma hamlesi başlatılması gerektiğini düşünüyoruz. Bunun için, Orta Gelir Tuzağı’na dikkat çektiğimiz iki raporumuzda da bölgelerarası gelişmişlik farklarının kapatılması adına neler yapılması gerektiğini ortaya koyduk. Türkiye’nin “Orta Gelir”, “Orta Demokrasi” ve “Orta Eğitim” olarak adlandırdığımız 3 tuzaktan kurtulması gerektiğini söylüyoruz. TÜSİAD ile birlikte bunların aşılması adına başlattığımız ve çok paydaşlı yapısıyla sadece bölgesel değil, ülke için de önemli bir ekonomik kalkınma modeli yaratacak olan Bölgelerarası Ortak Girişim Projesi (BORGİP) ile bölgesel farkların kapatılmasna destek olmaya çalışıyoruz. KOBİ’lerimizin kapasitelerinin geliştirilmesine destek olduğumuz bu proje ile inanıyoruz ki yerelden bölgesele ve ulusala yansıyacak bir kalkınmanın temelini, KOBİ’lerimiz oluşturacak ise, ilk desteği buraya vermeliyiz. KOBİ’lerimizin nitelikli ve eğitimli insan kaynağı sorununun çözülmesi, finansmana erişiminin kolaylaştırılması, makine ve ekipman yatırımlarının desteklenmesi, dijital dönüşüme hazırlanmalarının sağlanması, bu konuda rehberlik, mentörlük, teknolojiye erişim noktasında destek mekanizmalarının kurgulanmasına ihtiyacımız var.

Özetle, ülkemizin ve şirketlerimizin rekabet gücünün artırılabilmesi ve çok daha iyi bir gelecek için tüm bu saydıklarımın bütüncül bir bakış açısıyla ele alınması, biri, bir diğerinin önünde yer almaksızın, aynı oranda önem ithaf edilerek ele alınması gerekmektedir. Ekonomi ve demokrasi, birer ikiz kardeştir. Bu noktada STK’ların karar alma süreçlerine etkin katılımının da güçlü bir ülke için olmazsa olmaz olduğunun altını çizmek isterim. Biz de TÜRKONFED olarak, tüm memleket meselelerini, toplum adına refah ve huzur, ekonomi adına sürdürülebilir büyüme, iş dünyası adına da belirsizliklerden uzak ve üretim odaklı olmasını çok önemsiyoruz ve bu yönde politikalar geliştirerek, gündeme ilişkin çözüm önerilerimizi dile getiriyoruz, getirmeye de devam edeceğiz.