Slider Altına

TÜYAK 2017 Uluslararası Yangın ve Güvenlik Sempozyumu Düzenlendi

21 Aralık 2017 Dergi: Aralık-2017

TÜYAK 2017 Uluslararası Yangın ve Güvenlik Sempozyumu ve Sergisi, Türkiye Yangından Korunma ve Eğitim Vakfı ve Derneği ev sahipliğinde, 9-10 Kasım tarihlerinde Grand Cevahir Otel Convention Center’da düzenlendi. Açılış konuşmasını AKUT Onursal Başkanı Nasuh Mahruki’nin yaptığı sempozyuma, yurt içi ve dışından 40 akademisyen, bilim adamı ve uzman konuşmacı katıldı. Sempozyumda binalardan eğitim kurumlarına, AVM’lerden sanayi kuruluşlarına kadar pek çok alanda meydana gelebilecek yangın riskleri tanımlanarak, bu yangınları kayıpsız atlatmanın yolları tartışıldı.

TÜYAK tarafından iki yılda bir gerçekleştirilen “Yangın ve Güvenlik Sempozyumu ve Sergisi”nin beşincisi 9 - 10 Kasım 2017 tarihlerinde İstanbul Grand Cevahir Otel Convention Center’da düzenlendi. Sempozyumda, yangın güvenlik profesyonelleri, ilgili kamu yöneticileri, akademisyenler, tasarım yapan veya uygulayan mühendisler, danışmanlar, sigortacılar, üreticiler, ürün sağlayıcılar, teknik elemanlardan oluşan yaklaşık 3 bin kişilik bir grup yer aldı. AKUT Kurucu Başkanı Nasuh Mahruki, “Büyük Şehirlerde Afet Riski ve Risk Yönetimi” başlıklı konuşmasında günlük hayatın her alanında yaşanabilecek afet risklerini açıkladı.

Türkiye Yangından Korunma Vakfı ile Yangından Korunma Derneği Onursal Başkanı, TÜYAK 2017 Yangın ve Güvenlik Sempozyum ve Sergisi Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç, açılışta yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Türkiye Yangından Korunma ve Eğitim Vakfı ile Yangından Korunma Derneği  (TÜYAK) tarafından her iki yılda bir tekrarlanan ve bu sene beşincisini düzenlediğimiz TÜYAK 2017 Yangın Güvenlik Sempozyumunun amacı, günümüz teknolojisine uygun koruma ve önleme sistemlerindeki gelişmeleri açıklamak, yangın güvenliği konusunda çalışanlar arasında bilgi paylaşımını sağlamak, araştırıcı, üretici, satıcı ve kullanıcılar arasında köprü oluşturmak, araştırma sonuçlarını tartışmak ve halkımıza yangın güvenliğinin önemini anlatmaktır.

Ana teması ‘Yangında Can Güvenliği ve Risk Yönetimi’ olan sempozyumda iki gün boyunca iki paralel salonda teknik sunumlar olacaktır. Sempozyumda 48 adet bildiri yer almaktadır. Ayrıca ‘Onaylı Malzeme Kullanımı ve Can Güvenliği’ konusundaki panelde kalitesiz ve onaysız malzemelerin can güvenliğe olumsuz etkileri ve alınacak önlemler tartışılacaktır. ‘Yangın Projelerinin Ruhsat Onayı ve İskân Kontrolleri – Tasarım, Uygulama ve Denetim Problemleri’ konulu forumda mimar, makine mühendisi, itfaiye yetkilisi, elektrik mühendisi ve sigorta uzmanı katılımcılar karşılaşılan problemleri tartışacak ve yeni öneriler getirilecektir. Düzenlenen sergide, üretici ve satıcıların yeni ürünlerini görmek ve bilgi almak mümkün olacaktır. Ayrıca ‘Mimari Yangın Tasarımı’ ve ‘Köpüklü Söndürme Sistemi Tasarım ve Uygulaması’ konusunda iki ayrı kurs düzenlenmektedir.

Türkiye’de yangın riski

Türkiye’de; hızlı nüfus artışı, sanayideki ve üretim teknolojisindeki gelişmelere paralel olarak her geçen gün, yangın sayısı artmaktadır. Artan yangın sayısı ile ölüm ve yaralanmaların yanı sıra büyük hasar da oluşmaktadır. Ülkemizde her yıl binalarda kayıtlara geçen 110 bin yangın meydana gelmektedir. Bundan daha fazla yangın vatandaşlar tarafından söndürülerek itfaiyelere haber verilmemektedir. Bu yangınlarda yaklaşık 500 vatandaşımız hayatını kaybetmektedir. Asıl zarar, yangının dolaylı olarak verdiği görünmeyen zararlardır. Yanan bir müzenin maddi değeri belirtilemez. Maalesef, yangınlar nedeniyle tarihi varlıklarımız her geçen gün azalmaktadır. Yanan müze değil gerçekte geçmişimizdir. Yanan bir kütüphane değil, yanan tarihimizdir.

Her yangın olayında zehirli duman çevreye yayılmakta, yangını söndürmek için tüketilen tonlarca su kaybının yanı sıra, kirli su ve özellikle söndürmede kullanılan köpük çevrede kalıcı kirlilik bırakmaktadır.

Çarpık yapılaşma sonucu ticari ve sanayi kuruluşlarının iç içe oluşması, yönetmeliklerin ve standartların uygulanmaması, bakım ve işletim esaslarına önem verilmemesi yangın riskini artırmaktadır. Girilemeyen sokaklar, yoğun trafik, tarihi ve ahşap yapıların çokluğu, yüksek yapıların artması, ticaret ve sanayi kuruluşları ile konutların bir arada bulunması, itfaiyenin eğitim ve teknik seviyesinin dünya standartlarının altında olması gibi birçok faktör nedeniyle Türkiye'de yangın güvenliği yeterli seviyede değildir.

Taşıma su ile yangın söndüren ender ülkelerden biriyiz. Birçok önemli yerleşim bölgesinde, yangını söndürmek için su taşıyarak götürülmektedir. Taşıma su ile değirmen dönmez yangın sönmez.

Yangın için yapılan yatırımların geri dönüşü olmaması, yangın güvenliğinin yetersiz kalmasında başka bir etkendir. Yangınla ne zaman karşılaşılacağı ve olup olmayacağının belli olmaması nedeniyle, yatırımcılar tarafından yangın önlemleri ölü bir yatırım olarak görülmektedir. Yaptırım caydırıcı olmadığı takdirde kimse yangın sistemlerini yaptırmak istememektedir. 

Yangın Yönetmeliği güncellenmeli

Yangın Yönetmeliği olarak bilinen Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik mutlaka güncellenmeli ve yanlış uygulamalar değiştirilmelidir. Türkiye'deki yapılarda yangın güvenliğinin yeterli olmamasının başta gelen nedeni; yapısal önlemlerin eksikliği, uygun malzemelerin kullanılmamasıdır.

Proje incelemelerinin ve iskân kontrollerinin İtfaiyelerden alınarak ilçe belediyelerine verilmesi kaos oluşturmuştur. İlçelerde yetişmiş eleman bulunmadığı ve her ilçede yetiştirilmesi zor olduğu gibi yetiştirilse bile her ilçe yönetmeliği farklı yorumlamakta, ilçeler arası uygulamalarda farklılıklar oluşmaktadır.

2015 yılında yönetmelikte yapılan değişiklikler; yönetmeliğin diğer maddeleriyle çelişmekte, mevcut maddelerle uyumlu olmadığı için kafa karışıklığına sebep olmakta, denetleyiciler, hem vatandaşa hem de mimar ve mühendislere büyük problem çıkarmaktadır. Dış cephelerde mantolama yüksekliğinin 21.5 metreden 28.5 metreye çıkartılmasını sebebini anlamak mümkün olmamaktadır. 

Yine yönetmelikte yapılan değişikliğe göre; 500 kişiden fazla olan bir salondan her birinin genişliği 140 cm olan 5 adet merdiven kabul edilmemekte, genişliği 150 cm olan 3 adet merdiven istenmektedir.  

Değiştirilen başka bir maddeye göre çatı arasına veya çatı katına doğalgaz ile çalışan kaskad sistem yapılması durumunda odanın büyüklüğü 2 m2 olsa bile iki adet çıkış istenmektedir. Gaz kullanılan bir alanda yangına dayanıklı duvar ve yangın güvenlik holünden önce havalandırma ve dışarıya açıklık şartının getirilmesi gerekirdi. Ayrıca en önemlisi doğalgazın çatı katına nasıl getirileceğidir ki bu konuda da bir hüküm yazılmamıştır.

Üç katlı bir bina yaptığınızda pencereyi döşemeye kadar indirseniz sprinkler yapmak zorundasınız. Oysa bu maddenin yüksek binalar için olması gerekir. Konutlar için sprinkler zorunluluğu 51.5 metreden yüksek binalar için olmasına rağmen, döşeme seviyesinde pencere başlatılan 2 katlı binada bile sprinkler zorunlu olmaktadır.   

Yönetmelikte, danışmanların, tasarımcıların ve uygulamacıların yanlış yorumladığı vatandaşa eziyet çektirdiği birçok husus bulunmaktadır. Yönetmeliğin kısa süre içerisinde elden geçirilmesi ve yanlış uygulanan maddelere açıklık getirilmesi gerekir. Mevcut binalarda merdivenlerin doğrudan bina dışına tahliyesi istenmesi başka bir hatadır. Yönetmelikte çok sayıda değiştirilmesi ve açıklanması gereken husus bulunmaktadır. 

Yanlış malzeme kullanımı yangın sayısını artırıyor

Türkiye’de son yıllarda meydana gelen yangınların asıl nedeni, kullanılan kolay yanıcı malzemelerdir. Binalarda yalıtım ve mantolama amaçlı olarak özellikle poliüretan ve polistren gibi aşırı yanıcı malzemelerin kullanılması ve gerekli önlemlerin alınmaması sebebiyle yangınlar hızla büyümektedir. Yangının başlamasını, gelişmesini ve büyümesini hızlandıran bu malzemeler sebebiyle, doğru müdahale ile kısa zamanda kontrol altına alınabilecek basit yangınlar bile kontrol edilemez boyutlara ulaşmaktadır. Yüksek binalarda özellikle cephelerde kullanılan malzemeler büyük önem taşımaktadır. Türkiye’de binalarda yangına karşı dayanıksız malzemelerin kullanılması Yangın Yönetmeliği ile sınırlandırılmıştır. Ancak kolay alev alan, yandığı zaman da su ile müdahale etmenin çok zor olduğu bu tip malzemeler, denetimi yapılmadığı ve maliyet açısından uygun oldukları için çokça tercih edilmektedir. Bu tür malzemelerin kontrolü daha inşaat devam ederken kontrol edilmeli ve sakıncalı görülenler uyarılmalıdır. Oysa itfaiye sadece işletme döneminde denetleyeceği için itfaiyenin işletme sırasında yapacağı denetimlerde yanlış malzeme tespit edilse bile bunların değiştirilmesi mümkün olamaz. Vatandaş itfaiye ile belediye arasında kalacak, ruhsat veren belediye, uygun görmeyen itfaiye, arada kalan vatandaş olacaktır.

Eğitime önem verilmelidir

Tüm bu riskler göz önüne alındığında, amacımız söndürme değil önleme olmalıdır. Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmelik bu yönde atılmış önemli bir adımdır. Fakat yasal zorlamalar yalnız başına yeterli değildir. Halkın eğitimine önem verilmelidir. Çocuklarımızın yangından korunması, yangın söndürme konularında eğitilmeleri, yangın çıkmaması için evde ve okulda dikkat edecekleri hususların öğretilmesi ve yangın durumunda yapmaları gereken hususların tatbiki olarak gösterilmesi ile yangın sayısı azalacaktır.”

Sağlık yapılarında üçlü yöntem

Sağlık yapılarının yangından korunmasında algılama sistemleri, aktif söndürme sistemleri ve pasif yangın önlemlerinin bir arada kullanılması can ve mal kaybını minimuma indiriyor. Bu üç yöntemin bir arada kullanılması, yangın sonrası riskleri önlemede de önemli bir faktör olarak ortaya çıkıyor. Sempozyumda da, özellikle can kayıplarının en büyük nedeni olan duman ve zehirli gazların yayılımını engellemeyi hedefleyen pasif yangın önlemleri üzerinde durularak, bu önlemler hakkında detaylı bilgi verildi.

AVM’lerdeki tehlike

Sempozyumda, 2017 sonunda ülke genelinde sayısı 454’e çıkması beklenen alışveriş merkezlerindeki yangın riski de ele alındı. Özellikle yemek katlarındaki tehlikeye dikkat çekilirken, mutfak davlumbazları ve yağlı kanalların düzenli bakım ve temizliğinin en önemli tedbirlerden biri olduğuna vurgu yapıldı.

Üniversite kampüslerine dikkat

İçerisinde laboratuvarlar, arşivler ve kimyasallar bulunan üniversite kampüsleri başta olmak üzere, eğitim yapılarındaki yangın risklerine de dikkat çekilen sempozyumda, bu yapıların yangın riski tespit edilerek sorunlara tasarım aşamasında çözüm önerileri getirmenin şart olduğu anlatıldı.

Sadece Kocaeli’de 790 yangın

Sempozyumda Türkiye sanayisinde hemen her gün yaşanan yangın ve patlamalara da dikkat çekilerek, 206 yılında sadece Kocaeli’de 790 adet yangın vakası olduğu, bu yangınlardan 140 adedinin endüstriyel kuruluşlarda meydana geldiği belirtildi. Sempozyumda, endüstriyel kuruluşlarda, yanıcı / parlayıcı kimyevi madde depolayan iş yerlerinde alınması zorunlu tedbirler üzerinde de durularak bu iş yerlerinde alınabilecek tedbirler üzerinde duruldu. Kimyasalların oluşturduğu risk ve uygulama çeşitliliğinin bu alandaki yangın söndürme çözümlerinde de farklı yaklaşımları getirdiğinin altının çizildiği oturumda, oluşabilecek temel yangın riskleri karşısında kullanılabilecek yangın söndürme sistemleri ve bu sistemlerin tasarım kriterleri ele alındı.

Yangın yer yönüyle masaya yatırıldı

Sempozyumda ele alınan konular arasında; “Yangında Can Güvenliği”, “Yangın Risk Yönetimi”, “Sigorta ve Yangın Önlemleri”, “Binalardan İnsan Tahliyesi”, “Otomatik Söndürme Sistemleri ve Malzemeleri”, “Yangın Algılama ve Uyarı Sistemleri”, “Yangın Durdurucu ve Geciktirici Malzemeler”, “Bina Kontrol Sistemleri ve Yangın Otomasyonu”, “Yangın Yönetmelikleri ve Standartları”, “Endüstriyel Tesislerde Güvenlik”, “İtfaiye, İtfaiyeci ve Gönüllü Ekipler”, “İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği”, “Yangın Güvenliğinde Pasif Sistemler”, “Yangın Pompaları ve Yangın Hidratları”, “Tehlikeli Maddeler ve Depolanması”, “Duman Kontrol Sistemleri”, “Kişisel Koruyucular ve Kurtarma Malzemeleri”, “Taşıtlarda ve Ulaşım Yollarında Güvenlik” ve “Maden Ocaklarında Güvenlik” yer aldı.

Sempozyuma sektörden büyük destek

Sempozyum; BACADER (Baca İmalatçıları Derneği ve Uygulayıcıları Derneği), DOSİDER (Doğalgaz Cihazları Sanayicileri ve İş Adamları Derneği), ETMD (Elektrik Tesisat Mühendisleri Derneği), İNTES, Türkiye İMSAD (İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği), İZODER (Isı, Su, Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği), TMMOB Makine Mühendisleri Odası, MYK (Mesleki Yeterlilik Kurumu), MTMD (Mekanik Tesisat Müteahhitleri Derneği), POMSAD, Türkiye Gaz Beton Üreticileri Birliği, TMMOB Mimarlar Odası, TTMD (Türk Tesisat Mühendisleri Derneği), Türk Yapısal Çelik Derneği, TÜROB (Türkiye Otelciler Birliği), European Fire Sprinkler Network, FM Approvals, IWMA (International Water Mist Association), International Fire Sprinkler Association, UL, NFPA gibi uluslararası ve ulusal kuruluşların destekleri, yurtiçi ve yurtdışı üniversite ve firma temsilcilerinin katkıları ile gerçekleşti.



Yaklaşan Etkinlikler
Video İçerik

Performansa Dayalı Deprem Tasarımı Yaklaşımı

Sempozyum