Header Reklam
Header Reklam

Sektörümüzün Duayeni: Celal OKUTAN

05 Ocak 1995 Dergi: Ocak-1995
Sektörümüzün Duayeni: Celal OKUTAN

Yeni yayın döneminde başladığımız Portre sayfamızın ilk konuğu, sektörümüzün çok iyi tanıdığı başarılı bir mühendis, yol gösterici, birleştirici Başkan Sayın Celal OKUTAN .

Sayın OKUTAN'ın yaşam öjyküsünü ve değerlendirmelerini ilgi ve beğeniyle okuyacağınızı umuyoruz.

1 MESLEKİ YAŞAM ÖYKÜSÜ

1955 Yılında İ.T.Ü. Mak. Fakültesinden mezun olduktan sonra kısa bir süre Ankara'da Kamu Kesiminde görev aldım. T.M.O. ve S.S.K.'da geçen 10 yıllık hizmetim meslekte profesyonelliğe yönelmeme neden ve temel sayılabilir. Gerçekten 1950-60 dönemi mühendislik sektörünün altın devri olup, kamu kuruluşları ve İktisadi Devlet Kuruluşları bu gelişiminin eğitim, deneyim ve tecrübe kaynakları olmuştur. Bu bağlamda SSK Kartal, Samatya, Buca hastanelerinin kontrollük hizmetleri, hastane, dispanser, iş hanı projeleri mesleki gelişimimi sağlamış, International Labour Office bursu ile Hollanda, İngiltere, İsviçre çalışmalarım batıya pencerelerimi açmış, bana yapı teknolojisinde tesisat sektörünü bütün yönleri sevdirmiştir. Sektörde esas profesyonelliğe geçişim 1965-1995 devresi içindeki serbest meslek hizmetlerim sonucudur. Bir yapı tasarımının yapının mimarinin koordinasyonunda diğer disiplin dallarından oluşan mühendis ve mimar ekibi ile nasıl üretildiğini ilk 1962 yılında HOL-LANDA'nın Delf şehrinde kurulu TNO enstitüsünde gördüm. Ülkemizin hızlı gelişiminde gerçekleşen büyük yatırımlar bana ülkemizin önde gelen 240 mimarı ile çalışma imkanı yarattı. Bu mimarların her birinin benim mesleğimin gelişiminde büyük katkıları bulunmaktadır. 70 adedi aşkın mimari yarışmada danışmanlık yaptım. Yaklaşık 40 adet yarışma ile kazanılmış projelerin tesisat hizmetlerini gerçekleştirdim. Ülkemizde proje üretimindeki şekil, biçim, süre ve standartlar dikkate alınmadığı takdirde belki ben; proje tasarımında dünya rekorunu kırmış olabilirim. Hastane, üniversite binaları, devlet yapıları, okullar, askeri tesisler, hava yolları termal binaları, banka, otel, iş merkezleri, sosyal yapılar ve özel konutlar tekrarlan ile yaklaşık 10.000 adedi buluyor. Bu benim için büyük bir şans. Bu başarıda en büyük katkı çalışma arkadaşlarım ve değerli ortağım Müh. Remzi AKGÜN'e aittir. Remzi kardeşim İnşaat Mühendisi olmasına karşın hizmette TESİSATI tercih etmiştir. Gerçekte kendisi ülkemizin ilk yapı teknolojisi mühendisi sayılabilir. Otuz yıl içinde yaklaşık 70 Mühendis büromuzda yetişmiş olup, bunun 10 adedi ülkemizde yetenek ve becerilerini kanıtlamış bana rakip büro olarak hizmet vermektedir. Kendileriyle gurur duymaktayım.

 

Mesleki gelişimin en doğru yolunun bilim ve teknolojiyi takip etmek, öğrenmek, uygulamak ve aktarmak olduğuna inanıyorum. Herkesin bildiği üzere proje hizmeti beyin gücü göz nuruna dayalı bazı yönleri ile çok ağır bir hizmettir. Eğer bunu bilimsel ve teknolojik bilgiler ve onların gelişimi içinde uygularsanız hizmet bir tutkuya, zevke dönüşür. Öğrenir ve öğretirsiniz. Öğrenmeyi sevmenin getirdiği kitap tutkusu yaşamınızı doldurur. Artık zaman fakiri olusunuz. Bu ortamı yaratmak çok insana nasip olamaz. Ben bu şansı 27 yıllık eşim Oya OKUTAN'ın desteği ile yakaladım. Sayıları 150 adede ulaşan tebliğ, bildiri ve makalelerimin yanı sıra; Üniversitelerin, ihtisas derneklerinin, birlik ve odaların vermiş olduğu hizmet ve başarı ödülleri beni onurlandırmıştır. En büyük ödüllerim Allah'ın lütfettiği PINAR, MEHMET, ZEYNEP isimli çocuklarımda. TESİSAT SEKTÖRÜ DURUM TESBİTİ Yapı Teknolojisinde; TESİSAT SEKTÖRÜ imalat, taahhüt, mümessillik, tasarım ve işletme sahalarında büyük önem kazanmıştır. 1950 yıllarının sıhhi tesisat ve ısıtma tekniği uygulamaları günümüzde havalandırma, klima, soğutma, yangın, güvenlik sistemleri ile büyük bir iş alanını kapsamış, Mekanik Tesisat Mühendisliği şemsiyesinde buhar, gaz, hastane tesisatı, hijyen, sağlık, mutfak, çamaşırhane, otomasyon, enerji branşları ve ihtisas kolları doğmuştur. Günümüzde sayıları 40.000 adede ulaşan makina mühendislerinin yaklaşık %50'si dolaylı veya dolaysız sektörümüzle ilişkilidir. Bunun dışında diğer meslek disiplinlerinin ilişkileri ile sektörde mühendislik hizmeti büyük bir ağırlık kazanmıştır. Önemli olan, çağın teknolojisinin akıl almaz gelişimini yakalamaktır. Bilim ve teknolojiye dayalı yeni uygulamaları ülkemize aktarmak ve bunları koşullarımıza profesyonelce uygulamak çok önemlidir. Bu uygulamada denetim ve sorumluluk doğru yapıldığı ve hizmetler uzmanlar tarafından ifa edildiğinde arzulanan bilimsel ve teknik düzeye erişilebilinir. Ancak; açıkça kubul etmemiz gereken durum şudur ki biz ülke olarak Tesisat Sektöründe ileri ülkelerin çok gerisindeyiz. 2000'li yıllara girerken yetersiz eksik, hatalı standartlar, yönetmelik ve şartnamelerle hizmeti yürütme zorunda olmamız üzücüdür. Yapı Teknolojisi Bilimi ilkelerinden uzak, yapıda konforun yanı sıra sağlık, hijenik standartlarını dikkate almayan, mal, can, güvenliğine önem vermeyen yapılarımız, eğitimden başlayarak tasarım, imalat, taahhüt, pazarlama ve işletmede eksiklerimizi simgeler. Mühendislerimiz, müteahhitlerimiz, işçilerimiz ne kadar tecrübeli ve becerili olursa olsun esas olan bilim ve tekniğe uygun sorumlu servis hizmetlerinin verilebilmesi sektörün amacı olmalıdır. TESİSAT MÜHENDİSLER DERNEĞİ

Katılımcı demokraside baskı unsurlarının önemi gün geçtikçe artmaktadır. Özellikle mühendislik gibi doğanın imkanlarını toplum yararına kullanmak esas görevi olan hizmet dallarında ihtisas derneklerinin katkısı çok yararlıdır. Tesisat sektöründe binlerce kişi çalışmakta bu hizmetleri mühendisler yönetmektedir. Diploma yetkisi ile yapılan yetersiz hizmetlerin faturası toplum tarafından ödendiğinden öncelikle toplumun bilinçlenmesi, hizmette sorumluluk araması ve hizmete güven duyması gerekir. Bu doğrultuda ülkemizde birleşme zamanı geldiği düşünülerek 1992 Haziran'ında 22 kurucu üye ile TMD (Tesisat Mühendisleri Derneği) kurulmuş ilk kongresini 1993 Mart ayında yaparak faaliyete geçmiştir.

1993 Ekim'inde İzmir'de yapılan I. Ulusal Tesisat Mühendisleri kongresine TMD yaklaşık 50 üyesi ile kongreye katılıp bildiriler kitabında görüleceği üzere 30 adedi aşkın bildiri ve tebliğ ile katkıda bulunmuştur. 1993 Temmuz ayında Denver'de yapılan yaz kongresinde derneğimiz ASHRAE birliğine associate oluşumuz, ülkemiz için büyük yararlar sağlamış, uluslararası ilişkiler kurulmuş, 11 adet Teknik Bültenimiz yayınlanmış, seri toplantı ve seminerler tertiplenmiştir.

Son olarak 8-10 Aralık 1994 tarihinde İstanbul Hyatt-Regency Otelinde yaptığımız I. Uluslararası Yapı Teknolojisi Bilimi ve Yapıda Tesisat ve Sergisi Sempozyumu üye sayısı 160 adede ulaşan TMD'nin başarılarını sergilemiştir.

TMD bünyesinde tesisat sektörüde çalışan tasarım, imalat, taahhüd, mümessillik, malzeme, pazarlama, temin, işletme ve bakım alanlarında çalışan deneyimli profesyonel mühendislerin yanı sıra üniversitede bu alanda eğitim veren çok değerli hocalarımızı, kamu kesimindeki uzman ve yönetici mühendislerimizi içirmektedir. Üyelerimizin %50'si aynı zamanda ASHRAE üyesidir. Tüzüğümüzün imkanları nedeniyle diğer disiplin dallarından ve mesleki uzmanlık sürecini doldurmamış meslektaşlarımızdan misafir üyelerimiz mevcuttur. En önemlisi talebe üyelerimiz olup, bizlerle kaynaşmakta, derneğimiz kednilerine rehber olmaktadırlar.

Bu derneğin en büyük amacı meslek çıkarlarının çok ötesinde mesleğin gelişimini sağlamak, mesleği güvenilir hale koymak, çağın koşullarına uygun profesyonel hizmet verip insan konforunu huzurunu, güvenini, sağlığını sağlamaktır.

 

ASHRAE "American Society of Heating, Refrigerating and Air-Conditioning Eng. Inc."

İlk defa 1957 yılında elime ASH-RAE'nin "Application Book" kitabı geçtiğinde gerçekten şaşırmıştım. O güne kadar üniversite eğitiminde okuduğum temel ders kitapları dışında tesisatla ilgili sorunları H. Riets-chel tercümesinden ve Almanca Recknagel kitaplarından takip etmiştim. Gördüm ki ASHRAE her sene-birer yıl arayla Uygulama (Application) ve Temel Bilgiler (Fundamen-tals) kitabını yayınlıyor. Gerekli bilimsel bilgi ve uygulama standartlarını bulabiliyorsunuz. O yıldaı güne kadar ASHRAE'nin bütün icaplarını takip ettim. Bütün tasarım ve uygulama sorunlarımı bu kitaplar vasıtasıyla çözdüm. İlk 1977'de ASHRAE üye oldum. Bu üyelik bir yurtdışına çıkışımda Amerikalı bir mimar yardımıyla oldu. Uzun yıllar onun kanalıyla aidatımı ödeyebildim. 1982 yılından 1990 yılına kadar ASHRAE'nin correspendent üyeliğini yürüttüm. Ancak başarılı olamadım. Türkiye ASHRAE kongrelerinde ilk kez 1993 yılında Denver'da yapılan toplantısında temsil edilmiş ve Derneğimiz Associate olmuştur. Gene ilk kez bir ASHRAE Başkanı Mr. Billy MANNING 8-10 Aralık 1994 tarihinde İstanbul'da Derneğimiz tarafından yapılan I. Uluslararası Yapı Teknolojisi Bilimi ve Yapıda Tesisat Sempozyumu ile Sergisi nedeniyle ülkemize gelerek bizlerle ASHRAE arasındaki köprülerin temellerini atmıştır.

28 Ocak - 3 Şubat 1995 tarihlerinde CHICAGO'da yapılacak ASHRAE toplantısında ASHRAE 100. kuruluş yılını kutlayacaktır. Bu kongrede TMD Başkanı olarak kutlama töreninde konuşma imkanını bulacağım. Bu ilişkilerin kısa sürede ülkemiz yararına gelişeceği inancındayım. 1995 yılında ASHRAE'nin 20.000 ciltlik kütüphanesini ülkemize taşıyabileceğimiz ve genç mühendislerimizin yararlanmasını sağlayacağımız inancındayım.

ACHRAE 50-60.000 üyeli 130 ade-üstünde Chappter kuruluşu 40 Associate kuruluşu olan bir mühendisler birliği. Konusu ısıtma, havalandırma, klima ve soğutma. Yayınları, kitapları, gazete ve bültenleri bütün dünya ülkeleri tarafından takip ediliyor. ASHRAE standartları başta Amerika olmak üzere dünyanın her ülkesinin yapı standartlarına esas olmuştur. Her kongrede yaklaşık 150 adet uluslararası özgün, bilimsel ve teknolojik bildiriler yayınlanıyor. Standartlar Komitesi, Teknik Komiteler, Araştırma Komiteleri ve Uluslararası   Komite   yanı   sıra araştırma, eğitim, yazışma yatırımları yıllık 7.000.000 dolar sınırlamadadır. Çevre, enerji, konfor, işletme konuları yanı sıra önerilen özgün projeleri daima katkıda bulunan ASHRAE sanırım dünyanın en büyük ve en yararlı teknik kuruluşlarından biridir. TESİSAT SEKTÖRÜNÜN GELİŞİMİ Her vesile ile belirttiğimiz üzere sektörün gelişimi bilimsel temele dayan-dırılmahdır. Profesyonel bir Mekanik tesisat mühendisi kendi konusunda uzmanlığı yanı sıra Yapı Teknolojisi Bilimi çerçevesinde mimari, statik, elektrik, çevre, enerji,, endüstriyel tasarım, alt yapı, peyzaj, sağlık, hijyenik, güvenlik, yangın, gaz. mühendislik dalları ile ilgili konularda bilgi sahibi olmalıdır. Bu bilginin deneyim ve tecrübe ile kazanılması uzun sürebileceği gibi yetersiz de kalabilir. Bu amaçla ileri ülkelerde uygulandığı şekil ve tarzda üniversitelerde yaklaşık dört yıllık lisans eğitimi sonunda Yapı Teknoloji Bilimi, Yapı Fiziği ve Yapı Hukuku konularında lisans üstü eğitim verilerek, profesyonel mesleğe yönelim sağlanmalı, amaçlar gösterilmeli, gençler teşvik edilmelidir. Bir tesisatın yapım üretim ve tasarım sorumluluğu kesinlikle profesyonel mühendise ait olmalıdır. Bu amaçla her ülkede olduğu gibi profesyonel mühendislik uygulamasına hemen geçilmeli ve yapı için zorunlu standartlar Yapı Kodları (Building Codes) uygulamaya konulmalıdır.


Etiketler