Header Reklam

Kimler Geldi, Kimler Geçti: Kevork Çilingiroğlu

16 Haziran 2022 Dergi: Haziran-2022
Kimler Geldi, Kimler Geçti: Kevork Çilingiroğlu

Kevork Çilingiroğlu (1927-22 Haziran 2016)


Sektörümüzün kıymetli isimleri arasında yer alan Kevork Çilingiroğlu, 1927 İstanbul doğumludur. İlkokulu Kumkapı Bezciyan İlkokulu’nda, ortaokulu Kumkapı Orta Okulu’nda, liseyi ise İstanbul Erkek Lisesi’nde okuyarak 1945 Haziran döneminde ikmal etti. Üniversiteyi, İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi’nde okuyarak 1950 Haziran döneminde mezun oldu. Aynı yıl Makina Fakültesi Su Makina Kürsüsüne asistan olarak girdi. 1952 yılı sonunda vatani görevini yerine getirmek üzere askere gitti. Askerliğini İzmir, Sarı Kışla’da yaparken İzmir Alsancak’taki NATO Karargâhı İnşaatında mekanik tesisat işlerinde görev alarak bitirdi. 1954-61 yılı sonuna kadar İTÜ Yapı İşlerinde çalışan Çilingiroğlu, 1961’in sonunda kendi firması olan Çilingiroğlu Mühendislik’i kurdu. 1962’den 1979’a kadar Ankara Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Ankara Fen Lisesi kampüslerinin merkezi sistem mekanik tesisat projelerini hazırlayarak inşaat esnasında kontrolörlüğünü yaptı. Ayrıca tasarım ve proje işleri devam ederken 1971 ile 1979 seneleri arasında İTÜ Mimarlık Fakültesi’nde, mimarlık öğrencilerine mekanik tesisat dersleri verdi. 1970’ten 1978’e kadar Gebze’de Marmara Bölgesi Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma (TÜBITAK) inşaatında mekanik tesisat danışmanı ve tasarımcısı olarak çalıştı ve merkezi ısıtma sisteminde 1500 °C/1100 °C kızgın su tesisatını uyguladı. Yurt çapında birçok irili ufaklı mekanik tesisat projeleri hazırlayıp uygulattı. Bunlara paralel olarak halen sektörde çalışan birçok ismi yetiştirmiştir.

Çilingiroğlu, TTMD’nin düzenlediği Duayenlerle Söyleşi toplantılarının ikincisinde (10 Mart 2006) yaptığı konuşmada, yaptığı uygulamaları anlatırken sektörümüzün geçmişine de ışık tutmuş:  

İlk işyerim İTÜ Makina Fakültesi Su Makinaları Kürsüsü’dür. Sayın Melih Koçer, Cahit Özgür ve Ergin Bey ile birlikte çalıştım. Hatırladığım kadarıyla Hasan Fehmi Bey, ben askere gittikten sonra kürsüye gelmişti. Serbest meslek hayatımda ilk yaptığım proje ise İTÜ Maden Fakültesi Oditoryumu hava ile ısıtma düzenidir ve hâlâ kullanılmaktadır. 1971-79 yılları arasında İTÜ Mimarlık Fakültesi’nde konferans öğretim görevlisi olarak çalışmam bir yatırım işiydi. Neden? Çünkü mimarlarla çok fazla tartışıyorduk. Mimarlar projeyi hazırlayıp, çizip, bana “bizim işimiz bitti, sen tesisatı yerleştir” diyorlardı. Baca delikleri, baca şaftları unutuluyordu. Bunun üzerine mimarların proje derslerine de girmeye karar verdim. Orada yaklaşık 9 yıl ders verdim. Önemli projelerim arasında, Akmerkez mekanik tesisat projeleri de yer alıyordu. Tabii o dönemde bu binanın popülaritesinin bu kadar yüksek olacağını kimse bilmiyordu. Mal sahiplerine yapı için VAV sistemini teklif ettik. O dönem bu sistem Türkiye’de henüz uygulanmamıştı. Yine Sabancı İkiz Kuleleri mekanik tesisat projeleri; bu kulelerin VAV sistemiyle yapılmış ilk yüksek binalar olması benim için önem arz etmekteydi. Yapı Kredi Plaza’nın öndeki A, B ve C bloklarının projeleri, Koray İnşaat’ın yaptığı ve Sn. Erdinç Boz’un yoğun çalıştığı projelerdir. Bu blokların mekanik tesisat projelerinde iki borulu fancoil sistemi uygulanmıştı, dört borulu fancoil sistemi değil. O zamanlar Bayındırlık Bakanlığı vasıtasıyla ihale edilmiş projelerde soğutma sistemi olarak bu sistem mevcuttu ve biz de bunu uygulamıştık. Daha sonra orada 29-30 katlı D bloğu yapıldı. Onu da VAV sistemiyle yaptık. Bu projelerde VAV sisteminin Türkiye’ye ilk defa gelişi dolayısıyla bir ilki gerçekleştirmiştik. Onun için bu projeler benim için çok önemlidir.

1961 yılında, ODTÜ Mimarlık Fakültesi işinde ilk fancoil uygulamasını yaptık. Bu işte Sayın İhsan Önen idarenin adamı, biz ise mimarın adamı idik. Bina çıplak betondu. Bu nedenle ısı kaybı hesaplarında cam gibi bir tesiri vardı ve ısı kayıplarını hesaplayıp, radyatörleri projeye dizdiğim zaman, radyatörlerin duvar uzunluğuna sığmadığını gördüm. Bunu halletmek için muhakkak noktasal bir kaynaktan çok büyük kapasitelerde ısı vermek lazımdı ki, içeriyi ısıtabilelim. Konuyla ilgili çok fazla araştırma yaptım. Süheyl Decan isimli bir abimiz vardı. Ona gittik ve derdimizi anlattık. Isıtıcı cihaz aradığımızı söyledik. Bu abimiz Trane’nin Türkiye temsilcisi idi. Bize Trane’nin kayış kasnaklı ve variyatörlü fancoil’lerini kullanmamızı teklif etti. Bu cihazların 10-12 bin kcal/saat’lik kapasiteleri olduğunu görünce kullanmaya karar verdik. Çünkü bir mahalde 3-4 adet fancoil kullanmak yeterli oluyordu. Böylece ODTÜ Mimarlık Fakültesi’nde 212 tane fancoil kullandık. Bunları da Alarko imal etti ve bize minnettar kaldı. Çünkü ses açısından cihazı 8 defa reddettik. Fakat sonunda İtalya’dan dengelenmiş çarklar bulup getirdiler ve sesi indirmeyi başardılar. Gürültü yönünden 8 defa reddettiğimiz, fancoil sistemi için Alarko bize teşekkür etti. Üzeyir Garih Bey, “İyi ki bizi çokça bu konuda reddettiniz, biz de çok uğraşıp bunun sırrını çözdük ve bir sanayi mevzuu kazandık” dedi. Hakikaten de ilk zamanlarda bütün sessiz cihazları onlar yapıyordu.

Ankara’daki ODTÜ Kampüsü proje işlerinin takibi için önceleri Engin Kenber Bey, sonra da Erdinç Boz Bey ile çalışmıştık. Ankara’da Ford Vakfı’nın yardım ettiği Fen Lisesi Projesi’nde öneri raporu için 3 boyutlu şemalar kullandım. Bu şemalarda, binanın şekline uygun olarak boruların yükseliş ve dağıtımı vardı. Ekranda görülen şemalarda bir havalandırma sistemi, bir de laboratuvarların sıcak, soğuk su besleme sistemleri vardı. Bu proje 1964-65 yıllarında yapıldı. Biz eskiden teklif projesi raporlarını bu şekilde tertipliyorduk. Şimdi böyle yapan yok, maalesef. Üç kalem yazı ile proje yapıyorlar. Bu projelerin perspektifleri Kamuran Soyuak tarafından çizilmişti. Bizim sanatçı ruhumuz ağır basmış ve bu çizimleri yapmıştık. İdare böyle bir talepte bulunmamıştı. Biz olayı bir sanat gibi gördüğümüz için bunları yaptık, aslında mekanik tesisat da bir sanattır.

ODTÜ Mimarlık binasına İsveç’ten gelen Bilman dış hava kompanzasyon sistemini ilk defa uyguladık. Bunun getirilip buraya konulması, rahmetle andığımız İhsan Önen Bey’in gayretleriyle olmuştur.

ODTÜ’de Kıyı Liman Laboratuvarı’nda, büyük hangar gibi bir yerde bir havuz ve bu havuzun içinde liman deneyleri yapılıyor. Bu liman deneylerinden elde edilen neticeler, pantograf ile bir yere naklediliyor. Ufak bir hata, orada kocaman bir hata olarak karşınıza çıkıyor. Bize “siz burayı ısıtacaksınız ama bizim şartlarımız var” dediler. Bizden bu mahallin 20 derecede ısınmasını, fakat hava hareketi olmamasını istediler. Hava hareketi olunca, havuza tesir ediyor ve oluşan dalgalar deneylerde büyük hatalar veriyor. Bu bakımdan biz de bir hafta müsaade isteyip, araştırma yaptık. Sonunda kızgın suyla radyant sistemde havuz hacmini ısıtmayı düşündük. Orada yükseklik (sanırım) 8 metreydi ve hesaplarımıza göre ısıtıcı cihazdan 110 derece kızgın su geçirmemiz lazımdı. Bu sistemi o zamanlar getirtmek mümkün değildi. Oturup biz dizayn ettik ve uygulattık. Ben projelerin kontrolünü ve mimarla olan temasları yapabilmek için her hafta 3-4 gün kalmak üzere Ankara’ya gidiyordum. İş bitti, deney yapıldı, İhsan Bey beni kapıda bekliyordu. “Çok iyi oldu hiç ses yok, hava hareketi yok, her şey çok iyi oldu” dedi. Bu işi hallettiğimiz için çok sevinçliydik. Böyle bir maceramız oldu ki bu Türkiye’deki tavandan radyasyonla yapılan ilk ısıtma uygulamasıdır. Ayrıca duvar katmanlarını neme karşı ilk hesapladığımız ortamdır. Proje yaparken gördük ki sadece proje yapmak bizi ayakta tutmaya yetmeyecek ve1965’te bir müteahhitlik ortaklığı kurarak, üç ortak 1970 yılına kadar müteahhitlik yaptık, ama proje tasarım büromuzu da hiç bozmadık.

(Metnin tamamına şu adresten ulaşılabilir: http://www1.mmo.org.tr/resimler/dosya_ekler/abd5af2afeb2ed3_ek.pdf?dergi=1699)


22 Haziran 2016 tarihinde kaybettiğimiz sektörümüzün duayen isimlerinden Kevork Çilingiroğlu’nu saygı ve rahmetle anıyoruz…



Slider Altına