Header Reklam
Header Reklam

Bugün yaygın olarak kullanılan pek çok ürün grubunun Türkiye’de tanıtımında ve kanıksanmasında emeğimiz var

15 Şubat 2023 Dergi: Şubat-2023
Bugün yaygın olarak kullanılan pek çok ürün grubunun Türkiye’de tanıtımında ve kanıksanmasında emeğimiz var

İklimlendirme sektörünü pek çok “ilk”le tanıştıran, mesleğe ilk adımını attığından bu güne geçen 44 yıl boyunca, sektörün gelişimi için faaliyet gösteren STK çalışmalarında emeğini esirgemeyen Ahmet H. Gökşin, geçmişten günümüze sektörün kat ettiği mesafeye ışık tutuyor…

Mezun olduğumda Yıldız Teknik Üniversitesi, İDMMA idi

1955 yılında İstanbul'da doğdum. Bütün öğretim hayatım İstanbul'da geçti. 1973 yılında –1982’den itibaren Yıldız Teknik Üniversitesi adını alan- İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi Makine Mühendisliği Bölümü’nde lisans eğitimime başladım. Türkiye’de terörün, anarşinin zirveye çıktığı yıllardı. 12 Mart dönemi sonrasındaki ilk siyasi cinayet, okulumuzun kapısında işlenmişti. Öğrenci olayları nedeniyle okul sıklıkla kapatılıyor, derslere ara veriliyordu. Bir bütün yıl ise eğitime tümüyle ara verilmişti. Bu nedenle mezun olabilmem 1979 yılında mümkün olabildi.

Meslekte 44 yıl

Mezun olduğum yıl Fita Teknik firmasında işe başladım.

O yıllarda haftada bir fan üretmek, ayda bir klima santralı üretmek ve ayda birkaç yüz menfez üretmek, firmayı ayakta tutmaya yetiyordu. Pazar, bugünkü büyüklüklerle kıyaslanamayacak kadar küçüktü.

Havak şirketimizin geçmişi 1988 yılına dayanıyor. Fita Teknik’in patronu, rahmetli Ali İlerigelen'le birlikte 1988 yılında Fita Ltd. şirketini kurmuştuk. Daha sonra bu şirketi ben devraldım, Fita Teknik ile ilişiğim kalmayınca firmanın adını da Havak olarak değiştirdim.

Bu yıl benim sektördeki çalışmamın 44. Yılı, Havak’ın da kuruluşunun 35.yılı doldu. Bu süreç içinde pek çok sektör büyüğümüzü kaybettik. Yakın zamanlarda kaybettiğimiz Vural Eroğlu, Rüknettin Küçükçalı ve Metin Duruk, başarılı çalışmalarının yanı sıra, sektörün topyekün gelişmesi amacıyla STK’larımızda büyük çalışmalar yapmışlardı. Celal Okutan, ilk sektörel derneklerimizden TTMD’yi kurarak tesisat mühendislerinin meslek içi eğitimleri konusunda çalışmaları başlatmıştı. Burada ismini zikretmediğim ve ebediyete uğurladığımız pek çok büyüğümüz, İklimlendirme sektörünün gelişmesine büyük katkılarda bulundular. Hepsini rahmet ve minnetle anıyorum.

Havak, işe Türkiye’de bulunmayan ürünlerin ithalatı ile başladı

Örneğin o yıllarda Türkiye'de kaset filtre dışında bir filtre türü bilinmiyordu, çok az sayıda özel proje haricinde kullanılmıyordu. Standart bir havalandırma tesisatında, konfor, klima santrallerinde, kaset filtre dışında filtre kullanımı başlamamıştı. Önce torba ve hepa filtre ithalatıyla işe başladık ve kısa sürede filtre konusunda pazar lideri olduk. O yıllarda filtre pazarı yeni gelişiyordu ve biz bu pazarın en büyük tedarikçi firması olarak uzun yıllar hizmet sunduk.

Hava perdesini tanıtma mücadelesi

80’li yılların başından beri, yurt dışı fuarlarına katılıyordum. ISH Frankfurt Fuarı'na o yıllardan beri sürekli giderim. Orada Türkiye'de olmayan ürünleri tespit ederek, firmalarıyla anlaşmalar yaptım ve çeşitli ürünleri Türkiye'ye getirmeye başladım. Örneğin o dönemde hava perdesi kullanımı, yine özel projeler haricinde neredeyse yoktu. İngiltere'den hava perdesini stoklu getirip satmaya başladık. O yıllarda hava perdesi kullanımı olmadığı için fuarlarda sergilediğimizde ziyaretçiler onu fancoil ünitesi zannediyorlardı. Usanmadan, büyük bir azimle hava perdesini tanıtmaya çalıştık ve Türk pazarını hava perdesine alıştırdık. Üniversite mezunu bir arkadaşımız bir yıl boyunca her gün otellere, mağazalara, büyük iş yerlerine hava perdesi tanıtımına gitti ve bir yılda bir tane bile satamadı. Tanıtım için Hürriyet Gazetesi'ne gazetesine ilan verdik ve “Bize kırk metre lazım” gibi ilginç telefonlar aldık.

Hava perdesi o yıllarda sadece çok özel projelere satılırken, artık bugün en basit bir sandviç dükkanında bile kullanılıyor. Hava perdesinin kullanılmasıyla ilgili bir zorunluluk olmamasına rağmen bugün en küçüğünden en büyüğüne kadar bütün ticari birimlerde görebilmek mümkün. Çünkü faydasını herkes gördü. Türkiye’de hava perdesinin pazara girmesi ve yaygınlaşması sürecinde büyük emeğimiz var.

Endüstriyel havalandırma, bir diğer tanıtım mücadelesi alanımız oldu

Yine o dönem; endüstriyel havalandırma konusu çok zayıftı. Duman, toz emme sistemleri, duman emici kollar pek bilinmiyordu. Bu ürün grubunu Türkiye’ye getirdik. Akrobat kolları Türkiye'de tanıttık ve daha sonra Türkiye'deki hemen hemen bütün fabrikalara bu ürünü satar hale geldik.

Geçmişte hiçbir atölyede kaynak dumanını emme sistemi yoktu. Hava kanallarıyla havalandırma yapılırdı, ancak kaynak dumanı tavandaki hava kanalına gidene kadar o dumanı herkes teneffüs ederdi. Böylece dumanın sağlığa olan olumsuz etkisinden kurtulamazlardı. Ama biz bu kollarla dumanı çıktığı yerde yakalamaya başlayınca herkes için sağlığı bir iş ortamı sağlandı. Bugün artık bir kaynakçıyı işe alacağınız zaman, böyle bir kaynak dumanı tahliye sisteminizin olup olmadığını soruyor, yok ise işi kabul etmiyor. Bu bilinç oluştu.

Tekstil havalandırma kanallarında Türkiye’nin ilk distribütör firması Havak’tı

Bildiğim kadarıyla kumaş kanalı Türkiye’ye ilk kez Havak getirdi. Tabii ki satıcı kuruluş olarak “ilk” olmaktan bahsediyorum, muhakkak ki daha önceden kullananlar olmuştur, ama kumaş kanal distribütörlüğü alan Türkiye'de ilk firma olduk. Kumaş/tekstil hava kanalını önce Danimarka'dan getiriyorduk. O zamanlar sadece belli başlı gıda projelerinde kullanılıyordu. Zaten tekstil hava kanalları ilk önce peynir, yoğurt, süt ürünleri, et ürünleri fabrikaları gibi gıda endüstrisi için geliştirilmişti. Ama bugün ofisler, spor salonları, tekstil fabrikaları, mağazalar, süpermarketler gibi her yerde kullanılıyor. Bunun da Türkiye'de tanıtımını yapan ilk firma olduk. Bugün tekstil hava kanallarını bir Amerikan firmasından tedarik ediyoruz. Kumaşlar Amerika'da dokunup Çin'e gönderiliyor, orada konfeksiyonu yapılıp bize geliyor.

Bir başka “ilk”imiz de nemlendirici, nem alıcı cihazlar konusunda…

Nemlendirici, nem alıcı cihazlar, özellikle oda tipi nem alma cihazları konusunda yine “ilk”lerdeniz diyebilirim. Ve birçok konuda olduğu gibi zamanında bu ürün grubunda da pazar lideriydik. Ancak daha sonra uzak doğu menşeli daha ucuz ürünler, daha sonra da yerli ürünler piyasaya çıktığı için bizim Avrupa ve Amerika’dan getirdiğimiz ürünler kalite ve fiyat olarak yukarıda kaldı. O yüzden pazar liderliğimizi kaybettik ancak yine de bu ve diğer öncülüğünü yaptığımız alanlarda önemli bir pazar payına sahibiz.

1988’de Havak, Fındıkzade'de küçük bir ofiste işe başlamıştı

Daha sonra Havak içerisinden, 2008 yılında İtalyan ortaklığı ile kurduğumuz filtre firmamız General Filter Havak doğdu. Bu yıl, General Filter Havak on beşinci, Havak da otuz beşinci yılını kutluyor. Bugün her iki şirket de ISISO sanayi sitesinde faaliyetlerine devam ediyor. Şimdilik Havak 2.500 metrekare alanda, General Filter Havak da 3.500 metrekare alanda çalışıyor. Tabii ki bu alanlar yeterli değil. Ancak ISISO Sanayi Sitesi'nde daha fazla genişleme imkanı da yok. O yüzden kısa bir süre sonra daha geniş bir yerde her iki firma için de daha büyük metrekarelerde çalışmaya geçeceğiz.

STK Çalışmalarının pek çok cephesinde yer aldım, alıyorum

Kuruluşumuzdan itibaren sektörel fuarlara düzenli olarak katılır, sektörel etkinliklere sponsor olmaya çalışırız. İklimlendirme sektörün gelişmesi için çeşitli STK’larda görev alarak katkı sunabilmeye gayret ediyoruz.

En büyük meslek örgütümüz Makine Mühendisleri Odası başta olmak üzere, Türk Tesisat Mühendisleri Derneği'ne, Ashrae’ye üyeyim. Şirket olarak da İSKİD, TOBB İklimlendirme Meclisinin üyesiyiz.  ISKAV’da, İSKİD'de, MMO’da Yönetim Kurullarında görev aldım. MESKA Vakfında başkanlık yaptım. Temiz Oda Derneğinin de kurucu üyesiyim.

Halen aktif olarak İSİB Denetim Kurulu Üyeliği, Ashrae Turkish Chapter başkanlığı, TOBB İklimlendirme Meclisi İç Hava Kalitesi Komitesi başkanlığı, İSO 51 no.lu İklimlendirme Meslek Komitesi Başkanlığı görevini yürütmekteyim.

Özetle, bu sektöre adımımı attığımdan beri, yoğun olarak mesleki örgütlerimizin çalışmaları içinde aktif görevler aldım, gücüm yettiği yere kadar almaya devam edeceğim.

Nereden nereye…

Bir gün bir hastanemize filtreleri incelemek için gittiğimizde, kullandıkları hepa filtrelerin birinde, muhtemelen kazara tornavidanın kayması tarafından yapılan bir delik olduğunu tespit ettik. Hepa filtreler 0,1 – 0,3 mikron partikülleri, bakterileri, virüsleri tutma kabiliyetine sahip ama bu tornavida deliğinden böcek bile geçebilir. Günün birinde hepimizin ihtiyacı olabilecek Ameliyathanelerin bu şartlarda çalışması bizi çok üzmüştü.
Bunun üzerine filtrelerin değişim işçiliğini ücretsiz olarak yapmayı teklif ettik. Filtreleri değiştirdik ve bir sonraki değişimlerde de işçilik bedeli almadan monte edebileceğimizi söyledik. Uzun bir süre sonra aradilar, ameliyatlarda ölüm oranının arttığını, filtrelerin değişmesi gerektiğini söylediler. Filtre kirliliğini gösteren basit manometreleri bile kullanmıyorlar, ölüm oranın artmasını filtre kirlilik göstergesi olarak alıyorlardı. Fakat bugün, hem o hastanede, hem de bütün hastanelerde ameliyathane filtrasyonu en iyi şekilde yapılıyor ve yapılan testlerle filtre geçirgenlikleri raporlanıyor. Artık Hepa Filtre’den böcek geçme riski kalmadı.

Yine bir gün Antalya’da filtre tanıtım semineri yapmıştık. Orada bazı otellerin yedi-sekiz senedir filtrelerini değiştirmediklerini öğrendik. Daha doğrusu oradaki teknisyenlerin böyle bir gereklilikten haberleri yoktu. Klima santralinin filtresinin değiştirilmesi gerektiğini bilmiyorlardı. Tabii günümüzde otel teknisyenleri bu konuya çok vakıflar ve filtre değişimlerini çok iyi takip ediyorlar.

Öyle bir dönemden bugünlere geldik. Bugün tabii ki tesislerimiz çok daha iyi, ameliyathane, ilaç fabrikası gibi bu tür hassas temiz odalarının, hijyenik alanların olduğu yerlerde artık bu tür şeyler olmuyor. Tabii bu eksiklikleri giderecek en önemli şey eğitim. O zamanlardan bu günlere sistematik eğitimlerle bu açıkların çoğu kapandı.

TOBB İklimlendirme Meclisi İç Hava Kalitesi Komitesi’nin öncelikli çalışması okullarda havalandırma

TOBB İklimlendirme Meclisi İç Hava Kalitesi Komitesi olarak işe önce okullardan başladık. Okullardaki iç hava kalitesinin düzelmesi için neler yapılması gerektiği üzerinde çalışıyoruz. On hocamızın bir araya gelerek bir yıldır üzerinde çalıştığı bir Limit Değerler Çalışma grubu oluşturduk. Bu grup sınıflarda hem karbondioksit hem de çeşitli tozlar, gazlar, VOC, formaldehit gibi çeşitli zararlıların ve kimyasalların limit değerlerini tespit çalışması yaptı. Şimdi de aynı grup, bu limit değerleri sağlayacak havalandırma kriterleri ve Türkiye’de mevcut olmayan İç Hava Kalitesi Yönetmeliği konusunda çalışmaya devam ediyor.
Sınıflardaki hava kirliliğinin özellikle pencerelerin açılmadığı kış şartlarında hangi seviyelere geldiğini tespit etmek için İstanbul, Ankara ve Erzurum'daki okullarda ölçümler yapacağız. Hava kirleticilerin başında gelen Karbondioksit konsantrasyonunun, sınıflarda ya da kapalı hacimlerde 800 ile 1.000 ppm arasında olması önerilir. Ancak daha önce yapılan ölçümler, bu seviyenin 5.000-6.000 ppm seviyelerine çıktığını gösterdi. Bu gibi yüksek kirlilik seviyelerinin, öğrencilerin ve öğretmenlerin sağlıkları açısından olumsuz etkileri yanı sıra, öğrencilerin anlama, öğrenme kabiliyetlerinde %15 düşme olduğu tespit edildi.
Yani temiz havada çalışan bir öğrenciyle karbondioksit oranı yükselmiş bir havanın bulunduğu ortamda çalışan bir öğrencinin arasında yüzde on beş gibi bir başarı farkı oluşuyor.
Okullarda iç hava kalitesi için yapılması gerekenlerin bir yönetmelik haline gelerek bütün okullarda uygulanması için çalışacağız. Tabii bu kolay bir şey değil. 56.000’in üzerinde devlet okulu, 14.000’in üzerinde özel okul var, bunların hepsinin bir anda bu dönüşümü gerçekleştirmesi mümkün değil. Ancak böyle bir sürece girilirse belki 3-5 sene içerisinde, bu okullarda gereken havalandırma sistemleri yapılabilir. Bu bilinç oluşturulduktan sonra artık bir veli çocuğunu okula götürdüğünde, bunu sorgulayabilecek, sınıfların havalandırması var mı diye soracak.

Sektörümüzün ilk fuarı ISOHA idi

Sektörel fuarlarımızın ilki seksenli yılların ikinci yarısında başladı, her yıl düzenleniyordu. İklimlendirme sektöründe zaten sayılı firma vardı ve biz geniş bir aile gibiydik, herkes birbirini tanırdı. ISOHA, çok az sayıda firmayla, Odakule’de, İstanbul Sanayi Odası'nın koridorlarında düzenlenmeye başladı. O zaman İstanbul'da fuar alanı da yoktu. Daha sonra Tepebaşı Sergi Sarayı, Mecidiyeköy'de FM kültür merkezi gibi küçük mekanlardan sonra Yeşilköy fuar merkezi, Beylikdüzü Tüyap fuar merkezi gibi büyük mekanlara taşındı.

Tüm bu fuarlara Havak olarak katıldık. ISOHA Fuarı yerini Sodex fuarına bıraktı, daha sonra fuarın adı ISK Sodex olarak değişti. Sektörel derneklerimizin de desteğiyle ISK SODEX'in geldiği seviye çok gurur verici. Almanya’da ISH ve İtalya’da MCE’den sonra Avrupa’nın üçüncü büyük fuarı oldu ve hatırı sayılır uluslararası boyut kazandı. Bizim fuarımız tamamen iklimlendirme, yani ısıtma, soğutma, havalandırma, klima ile sınırlı. Avrupa’nın ilk iki büyük fuarında olduğu gibi sanitary, banyo, şömine, el aletleri, boru, kanal makinaları gibi bölümler ISK Sodex fuarı kapsamına dahil değil.

Bu ürün gruplarını da kapsamaya kalkarsa, ISK Sodex Fuarının metrekare büyüklüğü ikiye katlanabilir. Ama henüz böyle bir fuar alanına sahip değiliz. Şu anda böyle bir fuar alanı çalışması olduğunu duydum. İstanbul Havalimanı'nın yakınlarında büyük bir fuar merkezi projesi yapılıyormuş. Bu proje gerçekleştiğinde İstanbul, ihtiyacı olan büyük ve modern bir fuar alanına sahip olacak. O zaman bizim fuarımız da daha büyük ve uluslararası alanda daha güçlü bir isim haline gelir.

Son Söz

Termodinamik dergisinin bu sektöre hizmetinin, katkısının çok büyük olduğunu düşünüyorum. Termodinamik, 30 yıldır sektörümüzdeki firmaların, ürünlerinin bilinirliğini artırmak için önemli bir misyon üstlendi. Eskiden firmalar için çok fazla tanıtım mecrası seçeneği yoktu. Fuarlar ve dergiler en önemli iki temel seçenekti.

İklimlendirme sektörünün STK’ları, fuarı, dergileri ve şirketleri, bu süreçte birlikte yol aldı, birbirini geliştirdi. Sektörümüzü çok iyi bir seviyede görüyorum. Pek çok sektöre kıyasla yüksek bir kaliteye sahip. Çok daha iyi bir küresel pozisyona sahip olacağına inanıyorum.