Header Reklam

Türkiye’yi Solar Decathlon Fas’ta Temsil Edecek “ReYard” Evi Tanıtıldı

30 Nisan 2019 Dergi: Mayıs-2019
Türkiye’yi Solar Decathlon Fas’ta Temsil Edecek “ReYard” Evi Tanıtıldı

Solar Decathlon Afrika kapsamında Türkiye’yi Fas’ta temsil edecek ReYard projesi, 26 Nisan’da Zemin İstanbul’da düzenlenen bir toplantı ile tanıtıldı. Solar Decathlon; Amerikan Enerji Bakanlığı’nın (DOE) ilk defa 2002 yılında Amerika’da düzenlediği öğrencilere yönelik uluslararası sürdürülebilir bir konut tasarım yarışması. Proje; tükettiği enerjiyi üretebilen, sürdürülebilir ve ekolojik evlerin tasarlanmasını; böylece hem enerji tüketimi ve sürdürülebilirlik konularında toplumsal farkındalık yaratmayı hem de süreç içerisinde üretilen inovatif malzemelerle bilime; üniversite iş birlikleri ve öğrencilerin katılımıyla ise meslek eğitimine ve akademiye katkı sağlamayı amaçlıyor.

Toplantıda Solar Decathlon Türkiye ekibinin koordinatörlerinden Esra Kıygın konuşmasında Solar Decathlon’un dünyanın en büyük sürdürülebilir konut yarışması olduğunu belirterek şunları söyledi: “Solar Dechatlon için Türkiye’nin daha önce dört kez girişimi olmuş fakat farklı sebepler –genellikle de sponsor bulunamaması- sonucu maalesef bu girişimler sonuçsuz kalmış. Biz, beşinci ekibiz ve bu kez başarmak istiyoruz. Ekibimiz, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) öğrencileri ile akademisyenlerinden, destek veren kıymetli mentörlerimiz ve sponsorlarımızdan oluşuyor. İlk başvurumuzu Mart 2018’de yaptık. Nisan ayında ilk 20’ye seçildik. Ekim 2018 ve Ocak 2019 tarihlerinde Fas’ta iki çalıştay düzenlendi; onlara katıldık. Mayıs ayında İTÜ Davutpaşa Kampüsü’nde ReYard projemizi inşa edeceğiz. Daha sonra da Fas’ta Solar Decathlon Köyü’nde evimizi kuracağız. Destek veren herkese çok teşekkür ediyoruz.”

Ekip Koordinatörlerinden Ilgın Yeşim Eldeş ise her Solar Decathlon’un farklı bir teması olduğuna değinerek “Bu yıl Solar Decathlon Africa’nın teması ‘toprak’. Yani geleneksel yapım yöntemleriyle toprağı kullanırken ReYard evini modern sistem ve teknolojilerle de donatacağız” dedi. Eldeş; proje ile ilgili şu bilgileri aktardı: “İki aşamadan oluşan yarışmada ilk elemeden sonra takımların sayısı 20’ye iniyor. İkinci aşamaya kalan ekipler yarışmanın düzenlendiği yerde 15 gün içerisinde projelerini 1/1 ölçekte inşa ediyorlar ve yarışmaya da ismini veren “dekatlon”a atıfla 10 kriterle; mimari, market potansiyeli, mühendislik, iletişim, inovasyon, su yönetimi, sağlık ve konfor, cihazlar, ev yaşamı ve enerji üzerinden jüri tarafından değerlendiriliyor. Team Bosphorus olarak 1. aşamada ilk 20’ye kalan takımlardan biriyiz ve 2019 Eylül ayında Fas’ta gerçekleşecek 2. aşamaya hazırlanıyoruz.”

Projenin Mimari Ekip Lideri Aslı Aldemir; “Mimari ekip olarak ilk önce Fas’taki sıcaklık, rüzgâr, yağış gibi iklimsel verileri analiz ederken aynı zamanda gündelik hayatın nasıl yaşandığını, mahremiyete bakış açılarının nasıl olduğunu, evlerin nasıl kullanıldıklarını, birçok kanaldan -kitaplar, makaleler, Faslılar ile röportajlar ve fotoğraflar ile- öğrenmeye çalıştık. Fas kültüründe, içinde su unsuru bulunan, açık koridor sistemli genellikle toprak olarak üretilen “Riad” adını verdikleri bir ev tipolojisi bulunmakta. Fas’taki geleneksel yapı tipolojisine ve yapım tekniklerine doğa dostu alternatifler geliştirilmesinin istendiği yarışmada bunun bir avantaj olduğunu düşünüyoruz. Evi üst üste konulmuş iki ‘L’ olarak tasarladık. Bize artı puan getireceğini düşündüğümüz bir diğer husus ise yerel malzeme kullanımı. Fas’ta yerel, ekolojik malzeme bizce toprak. Türkiye’de toprak denildiğinde akla gelen ilk isim olan Prof. Dr. Ruhi Kafescioğlu mimari mentörlerimizden biri. Ekiple birlikte çalışmalara katılan hocamızın geliştirdiği “Alker” yöntemine göre killi toprak, alçı, kireç ve su bir araya geldiğinde ortaya beton gibi mukavemetli aynı zamanda tamamen ekolojik olan ve yerinde döküme müsaade edebilen, ısı yalıtım değerleri yönünden de oldukça gelişmiş bir malzeme çıkıyor. Ancak bu yarışmada duvarlarından peyzajına, ses sisteminden mobilyalarına kadar bütün evi 15 gün içinde tamamlamamız gerektiği için yerinde döküm yapamıyoruz. “Alker”in öğretileri ile geliştirilen yeni bir katkılı toprak sistemini prekast olarak üretmeyi hedefliyoruz. Bu bağlamda da Fibrobeton firmasıyla yaklaşık 1,5 aydır Ar-Ge çalışmaları yapmaktayız. Bize göre, 20 proje arasından öne çıkmamızın en büyük sebebi, geçmişin bilgisiyle bugünün teknolojisini harmanlayabilmemiz; keza proje komitesi tarafından istenilen iki teslimde de bu yaklaşımımızı olumlu bulduklarını belirttiler. Projemizin ismi olan “ReYard” da geçmişteki yapım yöntem ve tipolojilerini yorumlayarak yeniden tanımlamamız üzerinden İngilizce avlu anlamına gelen courtyard ve yenilenebilir anlamına gelen renewable kelimeleri birleştirilerek kurgulanmıştır. Bugün ve yarın için dünden vazgeçmemek gerektiğini göstermek istiyoruz” dedi. Aldemir’in ardından konuşan Mimari Ekipten Bekir Süleymanoğlu ise panel imalatı süreci hakkında detaylı bilgi aktardı.

Statik Tasarım Ekibinden Tarık Ateşer ise ReYard Evi yapısal sistemi hakkında bilgileri aktardı. Ateşer, sistem elemanları olarak toprak paneller ve çaprazlı yapısal ahşap sistemin tercih edildiğini söyledi.

İç Mimari ve Tasarım Ekibi’nden Onur Yılmaz ve Ceren Çakar, proje için özel olarak tasarlanan unsurları tanıttı. Beş kişilik bir ailenin rahatça yaşayabileceği bir ev tasarladıklarını söyleyen Çakar ve Yılmaz, yaptıkları tasarımlarda Fas kültürünü esas aldılarını belirttiler. Aynı ekip içinde projede yer alan ve Ottan tasarım ofisinin de kurucusu olan Ayşe Yılmaz ise, proje için doğal malzemeler ve geri dönüştürülen malzemelerle yaptıkları özgün tasarımlar hakkında bilgiler aktardı.

Projenin Elektrik Ekibinden Recep Tuna, projede güneş enerjisi, biyokütle enerjisi, şebeke ve akülerin kullanıldığını söyledi. Tuna: “Fas’ta kurulacak köy içinde rüzgar enerjisinin kullanımı efektif olmadığı için tercih etmedik. Güneşten elde edeceğimi enerjinin depolanması için aküler kullanacağız. Enerji kaynaklarımızdan biri de biyokütle olacak. Şimdiye kadar olan çalışmalarımızda tek hat, üç hat şemaları hazırlandı; prizlerin nerelerde olacağı kararlaştırıldı. Aydınlatma ve bina otomasyonu senaryoları ve enerji tüketim hesapları ile ilgili çalışmalarımız da son sürat devam ediyor” dedi.

Mekanik Tasarım ekibinden İsmail Çelik ise ReYard Evi’nin ‘kendine yetebilmesini’ esas aldıklarını belirterek projede aktif, pasif ve hibrit sistemleri birlikte kullandıklarını söyledi. HVAC çözümlerinde hava kaynaklı ısı pompası kullandıklarını söyleyen Çelik, evi hakim rüzgar yönüne göre tasarladıkları için doğal havalandırmadan da yararlanabildiklerini belirtti. Çelik, faz değiştiren maddeler kullanacaklarının da altını çizdi.

Yosun Teknolojisi Ekibi’nden Ece Zeynep Kalyoncuoğlu, ReYard Evi’nde sıfır atık yaklaşımını benimsediklerini söyledi. Kalyoncuoğlu: “Sürdürülebilir yapı inşası kapsamında mikroalglerin kullanımı tasarlandı ve ona uygun modellemeler geliştirildi. Böylece konutta oluşacak organik atıklar biyogaz olarak değerlendirilecek. Biyogazdan enerji elde edilirken açığa çıkan karbon emisyonu mikroalglerden tasarlanan yosun havuzunda giderilecek” dedi.

İs şağlığı ve Güvenliği Ekibinden Merve Karamustafa ise Solar Dechatlon’da iş sağlığı ve güvenliğinin zorunlu olduğunu söyledi. Karamustafa, bu kapsamda proje yöneticisinin, şantiye sorumlusunun ve iş güvenliği sorumlusunun eğitim almasını şart koştuklarını; ekibin gerekli eğitimleri aldığını belirtti. Sıfır kaza prensibini benimsediklerini söyleyen Merve Karamustafa, bunun için gerekli dökümantasyonu da hazırladıklarını dile getirdi.

Proje ekibinin ardından söz alan sponsor firma yöneticileri ve temsilcileri de proje ile ilgili görüşlerini ve temennilerini dile getirdiler.

Metsims firmasından Hüdai Kara, enerjinin %70’inin yapılarda kullanıldığına dikkat çekerek projenin örnek bir çalışma olduğunu söyledi. Kara; proje ekibini tebrik ederek ekibin “sadece bir bina değil; sürdürülebilir bir geleceği inşa ettiği” değerlendirmesinde bulundu.

Prokontrol firmasından Emre Özmen; projenin Türkiye adına çok önemli olduğunu ve gelinen noktanın heyecan verici olduğunu dile getirdi.

Alligator firmasından Timur Ergün; “Projeyi ilk anlattıklarında ekibin heyecanını görmüş ve desteklemeye karar vermiştik. Bugün geldikleri noktaya baktığımda iyi ki destek olmuşuz diyorum” dedi.

Fibrobeton firmasından Beni Kohen: “Fibrobeton olarak atardamarlarımızdan biri; deneysel çalışmalardır. Bu projenin realize edileceğini bilmek heyecan verici. Projenin bir parçası olduğumuz için çok mutluyuz” dedi.

Aldağ Firmasından Rebii Dağoğlu: “Projenin, önceki girişimler gibi finansal sorunlar sebebiyle yarım kalmasını asla istemeyiz. Hatta gönlümüz, projenin Fas’tan ödülle dönmesinden yanadır. Ülkemiz ekonomik olarak çok parlak bir dönemden geçmiyor ama yine de bu etkinliğe dahil olmamız çok mühim hatta Solar Dechatlon’un bir sonraki ayağının Türkiye’de yapılmasını da çok arzu ederim. Aldağ olarak daima gençlerin yanında olacağız, projeye de desteğimizi sonuna kadar sürdüreceğiz” dedi.

İstanbul Enerji’den Fatih Saltabaş da sonuna kadar proje ekibine destek vereceklerini belirtti.

Sponsor firmaların ardından konuşan İTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Fuat Aydın: “Projede yer alan arkadaşlarımızın yaptıklarına baktığımızda, sürdürülebilirlik konusunda gençlere güvenmemiz gerektiğini görüyoruz. Birlikte çalışma, üniversite-sektör işbirliği, Ar-Ge ve Ür-Ge açısından bakıldığında kazanımlarımız çok büyük. Gençleri tebrik ediyorum” dedi.

YTÜ Rektörü Prof. Dr. Bahri Şahin ise projenin üniversite-sanayi ve kamu birlikteliğine çok güzel bir örnek teşkil ettiğini dile getirdi.



Slider Altına