Header Reklam

Ozon Sterilizasyonu için Psikrometrik Parametrelerin Kullanılması

16 Mart 2021 Dergi: Mart-2021

Yazan: Uğur Otaran, Onaran Teknoloji Kurucusu

Yaşam ortamlarının sterilizasyonu iki şekilde yapılabilmektedir. İlk olarak sterilizasyon yapılırken yaşam ortamının kullanıma kapatıldığı ve işlem bittikten sonra değişik havalandırma yöntemleri uygulandıktan sonra tekrar ortamın kullanıma sunulduğu sterilizasyon yöntemleri. Bu yöntemde geçmişten gelen kirlenme yok edilmekte ancak yaşam alanına yeni dahil olan bulaşılara karşı bir önlem alınamamaktadır. İkinci olarak yaşam sürerken insan sağlığına zarar vermeden yapılan sterilizasyon yöntemleri. Bu yöntemde hem geçmişte elde edilen temiz ortam korunabilmekte hem de yaşama açılan ortamda, yaşam sürerken ortama yeni dahil olan bulaşılar temizlenebilmektedir. Yaşam sürerken yapılacak sterilizasyonda ortama verilecek ozon miktarının, sterilizasyon bozulmadan en düşük seviyede kalması, ortamdaki nem, ısı ve bunun gibi psikrometrik değerlere bağlıdır. Bu psikrometrik değerleri ölçen ve ölçtüğü değerlere göre ortamda minimum ozon üretecek algoritmaları bünyesinde bulunduran sistemleri anlatmadan önce bazı konuları vurgulamak istiyoruz.

SARS-CoV-2 virüsünün konakçı hücre olarak biyolojik formları kullanarak çoğaldığı, diğer bazı virüs ve bakteriyofajlar gibi konakçı hücre olarak bakterileri kullanmadığı gözlemlenmektedir. Buna karşılık her ne şekilde çoğalırsa çoğalsın sterilizasyon cihazları tek bir pandemiye cevap vermek üzere değil olası tüm pandemik mikroorganizmalara karşı etkili olması hedeflenerek üretilmektedir. Virüsler konakçı hücrelere RNA iplikçiklerini bırakarak çoğalmayı başlattıkları için yapılması gereken işlem virüs biyolojik forma ulaşmadan onu yok etmek olmalıdır.   

ozonOksijen ortam havasında güçlü bir kovalent bağ ile birbirine bağlanmış olan 2 (iki) Oksijen atomundan oluşan O2 molekülü halinde bulunmaktadır. Ozon jeneratörleri yüksek gerilim ile elde edilen elektron atlaması esnasında bu kovalent bağın bozularak Oksijen atomlarının serbest kalmasına sebep olur. Serbest kalan Oksijen atomları en yakınındaki O2 molekülü ile yeni bir kovalent bağ oluşturarak birleşir. Tritomik Oksijen olarak da adlandırılan ozon molekülünü oluşturur. 3. Oksijen atomunun katılımını sağlayan kovalent bağ diğeri kadar güçlü olmadığı için son derece kararsız bir molekül olan ozon etrafındaki her türlü radikalle birleşme eğilimindedir. Günümüz pandemisini yaratan SARS-CoV-2 virüsü bu ozon stresine uğradığında dış lipit zarında bozulma yaşanır ve RNA sarmalı açığa çıkar. Oksijen ile karşılaştığında hiçbir RNA sarmalının yaşama şansı bulunmamaktadır. Bu şekilde virüs tamamen imha edildiği için ozon bir dezenfektan olmaktan öte doğrudan Sterilizasyon işlevini üstlenmiş olur. Tek bir virüsün ozon stresi marifeti ile yok edilmesi konakçı hücrelerdeki çoğalmayı imkânsız kılacağından virüsün sebep olacağı pandemik etkileri de yok etmiş olur. 

Virüse karşı son derece etkili olan ozon, yaşam esnasında kullanıldığında insan sağlığına zarar vermeyecek kontaminasyonlarda olmak zorundadır. Ozon ile ilgili maruziyet sınırlarını ortaya koyan kurum OSHA’dır. OSHA’nın standartları İş Sağlığı ve Güvenliği açısından kanun hükmünde olup uygulanmadığı takdirde cezai yaptırımlara bağlanmıştır. Aynı zamanda kişisel bir görüş olmaktan çıkıp Kural Koyucu hükme ulaşılmıştır. Bu hükümde 8 saatlik sürede (TWA) ortalama 0,1 ppm, 2 saatlik maksimum değerde (STEL) 0,3 ppm’dir. Yapılacak ozon uygulamalarının bu sınırlar içerisinde kalması, insan sağlığına zarar veremeyecek boyutta olmasını teminat altına alır. Bunun yanında yapılan bilimsel çalışmalar göstermiştir ki ozonun virüse olan etkisi ortamdaki havanın psikrometrik değerlerine göre değişmektedir. Çalışmalarımıza kaynak teşkil eden NCBI (National Center for Biotechnology Information) gibi kurumların yayımladığı bilimsel makalelerden aldığımız veriler ile oluşturduğumuz algoritmalar sınır değerlere çıkmadan virüsleri imha etmemize olanak tanımaktadır. 

Bu sınır değerlerde dahi ozonun tüm mikroorganizmalara olan etkisi Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi’nde yaptırdığımız test sonucu ile belgelenmiştir. Test sonucu tüm mikroorganizmaların %80 oranında yok edildiğini göstermektedir. 65- 120 nanometre boyutunda son derece küçük bir mikroorganizma olan SARS-CoV-2 virüsüne etkisinin ise bu %80 oranının üstünde gerçekleşeceği aşikârdır.  

Asıl amacımız ozon jeneratörlerinin tek başına üretilmesi değil, iklimlendirme cihazlarının içine konuşlandırılması ve iklimlendirme cihazlarına entegre çalıştırılarak hava şartlandırmasına hava sterilizasyonunun da eklenmesidir. 

Ortam havasının psikrometrik değerlerini ölçen ve buna göre hava şartlandırma cihazları ile birlikte çalışma kabiliyetine sahip olan ozon sterilizasyon sistemlerimiz, aynı zamanda ortam şartlarını anlık olarak dijital verilere çevirmekte ve bu verileri İş Sağlığı ve Güvenliği normlarına uyulduğunu belgelemek üzere depolayabilmektedir. 

Yaşam esnasında ozon marifeti ile yapılan sterilizasyon çalışmaları tüm yaşam ve çalışma alanlarını güvenilir kıldığı gibi, toplu taşıma araçları ve özellikle sağlık çalışanlarının ortamları, eğitim kurumları, AVM, eğlence merkezleri, restoran ve bunun gibi diğer toplu kullanım alanlarının da sterilizasyonunu sağlayarak güvenilir yaşam alanları yaratmaktadır.

Günümüz pandemisinin ülkemizde ve dahi dünyada yaratmış olduğu ve gittikçe derinleşen ekonomik krizden çıkmanın bir reçetesi olarak sunulabilecek olan bu sistem, aynı zamanda pandemik değerlerin de minimize edilmesine olanak sağlamaktadır. 

İş güvenliği açısından önemli olan, tehdidi oluşturan ögeyi yok etmektir. Tehdidin yok edilemediği durumlarda tehdidi bloke etmeye, bunu da yapamadığımız durumlarda kişisel koruyucu donanımlar vasıtasıyla kendimizi korumaya çalışırız. Şu ana kadar pandemiye karşı mücadelede kişisel koruyucu donanım kullanmaktan öte bir ilerleme sağlanamamıştır. 

Firmamızın hedefi savunmadan vazgeçip saldırıya geçerek tehdit olarak var olan virüsü imha etmek ve yaşamımızı eski normale geri döndürmektir.