COVID-19 Salgını İklimlendirmenin Geleceğini Nasıl Etkileyecek?

01 Haziran 2020 Dergi: Haziran-2020

Yazan: Nuriye Gümrükcüler, İmbat İklimlendirme ve Soğutma Sistemleri, Genel Müdür&Kurucu Ortak

COVID-19 Salgın Süreci ve Sonrasında HVAC Tesisatı, İklimlendirme Cihazları ve Enerjide Değişim Öngörüleri
COVID-19 salgınının, hayatın her alanına olduğu gibi sektörümüze de önemli etkileri oldu. Gerek salgının doğrudan etkileri gerek de salgınla mücadele doğrultusunda alınan önlemler, yaşam biçimlerimizi olduğu kadar inşa ettiğimiz yaşam alanlarının da sağlık ve hijyen konusunda tekrar düşünülmesi ihtiyacını ortaya çıkardı. Bu durum özellikle iklimlendirme sistemleri ve HVAC tesisatında alınacak önlemlerin büyük önem kazanmasına neden oldu.

Salgının etkilerini ve bunlara karşı yapılması gerekenleri daha iyi anlamak için çeşitli mecralarda birçok bilgi paylaşımı gerçekleştirildi. Öncelikle virüsün özellikleri ve yayılma yolları belirlenerek bu yönde birçok kişi, kurum, bilim insanımız ve sektör mensubu meslektaşımızın tavsiyeleri gerek yayın organlarında gerekse webinar ve çevrim içi paylaşımlar ile hızla sektörümüzün bilgisine sunuldu.

Tüm bu bilgi paylaşımından hareketle, ortak kanaat ve tavsiyeleri ana hatları ile özetlersek;

  • COVID-19 virüsü ortak iç mekân koşullarında, iç ortam havasında özel temizlik yoksa 3 saate kadar ve oda yüzeylerinde 2-3 güne kadar aktif kalmaktadır. Virüsün en olası bulaşma nedeni damlacık bulaşması ve toplu olarak bulunulan ortamlarda havanın akış yönünün damlacık iletimine bağlıdır. Bu sebeple virüsün yayılmasını önlemek için insanlar arasındaki fiziksel mesafenin artırılması ve havalandırma sisteminin iyileştirilmesi, kalabalık ve kötü havalandırılan alanlardan uzak durulması,
  • Mekanik havalandırma sistemi olmayan binalarda daha fazla pencere havalandırması yapılması, tuvaletlerden yeterli egzoz havalandırması yoksa bina boyunca çapraz akış sağlamak için pencerelerin diğer alanlarda da açık tutulması,
  • İç havayı sirküle eden, dış hava almayan, salon tipi klima, paket klimalar veya klima santralleri, hava perdesi, VRV, split klima ve fan-coil kullanımı özellikle odalar normal olarak birden fazla kişi tarafından kullanıldığında COVID-19 virüsünün yayılması açısından risk teşkil ettiğinden salgın süresince kullanılmaması,
  • Mekanik havalandırmalı binalarda COVID-19 virüsü havada asılı kalarak havalandırma sistemleri ile uzun mesafelere taşınabildiğinden hava besleme ve egzoz havalandırmasının artırılması, tuvalet havalandırmalarının 7/24 açık tutulması,
  • Toplu halde bulunulacak mekânların havalandırmasının iyileştirilmesi için %100 taze hava kullanılan klima sisteminin kurulması veya bir salgın durumunda %100 dış hava ile çalışma yapabilecek klima sisteminin kullanılması,
  • Üfleme ve emiş elemanlarının yarattığı hava akışının olumsuz etkilerini yaşamamak ve daha kaliteli ortam havası elde edebilmek için ise mahal içindeki hava akışının deplasmanlı olması,
  • Isı geri kazanımlı cihazların plakalı ve rotorlu tip eşanjörlerinde dönüş havasından üfleme havasına sızıntı olabileceğinden salgın yayılımı için kullanılmaması önerilmektedir.

 

Önemli bir konu da filtrasyondur. Havadaki genel partikül dağılımında sisteme aldığımız hava içinde bizi rahatsız eden 5-10 mikron büyüklüğündeki kaba partiküllerin %90’ı G3-G4 sınıfı bir filtre ile temizlenebilir niteliktedir. 0,2-1 mikron büyüklüğündeki partiküller gözle görülmeyen ancak yoğunlaştıkça görülebilen büyüklüktedirler ve F7-F9 sınıfı filtrelerle temizlenebilmektedir. F sınıfı filtreler 2. kademe filtrelerdir, G3-G4 sınıfı bir ön filtreyle birlikte kullanılmaktadır. 0.2 mikrondan küçük partikülleri filtre etmek için Hepa filtreler gerekmektedir. Hepa filtreler 3. veya 4. kademe filtrelerdir. Önlerinde 2 veya 3 kademe filtre olması gerekir. Hepa filtrelerin verimliliği, 0.3 mikron boyutundaki partiküller için min. %99.997’dir. En son kabul edilen EN 1822 Avrupa Standardına göre belirli bir hızda filtrenin geçirebildiği en küçük boyutlu partiküllere (MPPS) göre ise sınıfı H13 ya da H14 Hepa filtrelerin verimliliği %99.95 ya da %99.995’tir.

Evsel, ticari ve endüstriyel havalandırma ve iklimlendirme sistemlerinde yaygın olarak G4 sınıfı kaba filtreler, düşük oranda ise G4 ve F7 filtreler birlikte kullanılmaktadır. COVID-19 virüsünün boyutu 0,08-0,16 mikron aralığında olup F sınıfı filtrelerin yakalama alanından daha küçüktür. COVID-19 virüsünü yakalayabilecek filtreler HEPA13 veya HEPA14 filtrelerdir.

İklimlendirme sistemlerini tasarlayan, cihazlarını üreten ve uygulayan uzmanlar olarak doğru tasarlanmış sistemler ve doğru cihazların kullanılması ile belirli hastalıkların bulaşmasını kontrol etmenin mümkün olduğunu, geçmiş salgın ve virüslerden salgının yayılımının klima sistemleri üzerinden olabileceğini ve tedbirli olunması gerektiği bilinmekte iken, önerilerden görüldüğü üzere sektörümüz ile ilgili ortak kanaat olarak;  
COVID-19 virüs salgını bundan sonraki yeni normal hayatımızda yeni yatırımlarda %100 dış hava ile çalışabilecek cihazlar kullanılması ve sistem tasarımının buna uygun olmasının, mevcut havalandırmanın iyileştirilmesinin, temiz hava beslemesinin artırılması ve geri dönüş havasından kaçınılmasının, mevcut iklimlendirme sistemlerinin tesisat ve cihazlarında değişiklik yapılmasının olmazsa olmaz bir gereklilik olduğunu sektörümüze yeniden göstermiştir.

Sektörümüzün de bu yönde geliştireceği yeni ürünlerle ve mevcut ürün ile sistemlerin değiştirilmesine yönelik çalışmalarla bu ihtiyaç duyulan değişimi desteklemesi, yönetmesi ve uygulaması gerekmektedir.

Virüs hızla yer çekimi nedeniyle yere yaklaştığından 3 saat kadar havada asılı kalan virüsler en uzun süre yerden 1 m civarına kadar olan kısımda kalıyorlar. O mesafede nefes alanlar ise çocuklarımız. Okullar açıldığında tek bir taşıyıcı çocuk veya öğretmenin tüm okulu ve bununla bağlantılı olarak aileleri hasta edebilecek olması, hastalığın çocuklarda hafif atlatılması olasılığı ile çok geç fark edilmesi ihtimali, özellikle okullarda yanlış iklimlendirmenin bir salgını tüm şehre yayacak nitelikte potansiyel bir risk olduğunu göstermektedir. Salgının tekrarlanmaması için okullarda %100 taze havalı ve Hepa filtreli klimaların kullanılması faydalı olacaktır. Bu önemli konunun acil olarak ele alınması ve devletimizin iklimlendirme ve havalandırma tesisatında ihtiyaç duyulan değişimin hızla yapılmasına önderlik etmesi, muhtemel sosyal ve ekonomik maliyeti üstlenmek yerine tedbir alınması ile baştan olası kötü sonuçları önleyecektir.

Bir yandan %100 dış hava ve havalandırmanın iyileştirilmesi gerekliliği görülmekteyken diğer yandan iklim değişikliğine yönelik yapılması gereken regülasyonlar ve enerji maliyetlerimizin yüksekliği söz konusudur. Enerjide COVID-19 salgın sürecinde nasıl bir değişim olacağı konusuna da değinmek faydalı olacaktır.

Enerjide dünyanın daha önce öngörülemeyen farklı bir mecraya doğru sürüklendiği görünüyor. Bugüne kadar sıcak çatışmaların çoğu kaynak paylaşımı, fiziki altyapı güvenliği ve jeopolitik nüfuz sahalarının genişletilme çabaları ile yakından bağlantılıydı ve ticaret savaşları devam ediyordu. 

Yeni enerji savaşlarının ise fosil yakıtlardan yeşil enerjiye geçişte, iklim değişikliği ile mücadelede, düşen petrol fiyatında, pazar payını genişletmede, teknoloji ve finans akımlarını yönlendirmede yaşandığını görüyoruz.

Ekonomilerin belkemiği olan enerji ülkelerin cari işlemler dengesini alt üst edebiliyor, iklim değişikliğini tetikliyor, çevreyi tahrip ediyor, jeopolitik çatışmaları, yangınları körüklüyor ve ülkelerin küresel ligdeki yerini belirliyor.

COVID-19 salgını sadece alıştığımız dünya dengelerini, hayatımızı, iş görme biçimimizi değiştirmekle kalmayacağını gösterdi, özellikle ülkemiz gibi enerji bağımlılığı yüksek ama kaynakları sınırlı olan ülkeler için enerjinin en önemli gündem olması gerektiğini ve aynı zamanda enerji-gıda-su denkleminin önemini bir kez daha gösterdi.

2060’a kadar uzanan senaryolarda dünyada yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki payının yüzde 40’a yükseleceği, elektrikli araçların sanıldığından daha hızlı yollarda seyahat edeceklerini, petrolün bugün araçların yüzde 92’sine enerji sağladığı düşünülürse bu dönüşümün petrol talebinde önemli düşüş yaratacağı öngörülüyor. 

Enerji sektöründe yenilenebilir enerji kaynaklarının yaratıcı ve sürdürülebilir sistemlere dönüşmesi ile nihai kullanımda yakıt değişimlerine, elektrik temelli çözümlere, akıllı şebeke yönetimine, bireysel enerji üretim mülkiyetine, paylaşılan varlık ve hizmetlere geçiliyor. Robotlar, yapay zekâ, artırılmış gerçeklik, büyük veri, nesnelerin interneti (Internet of things) ve blockchain teknolojisi Dördüncü Sanayi Devrimi ile Yeşil Enerji Devrimi’ni birbiriyle eşleştiriyor.

COVID-19 bize %100 taze hava ile çalışan iklimlendirme sistemlerinin gerekliliği ile birlikte iklim değişikliğine yönelik çalışmaları yavaşlatacağını gösterirken bir yandan da enerji savaşlarının ortasındaki bir dünyada yaşayacağımızı işaret ediyor.

Daha fazla taze hava kullanan ve daha iyi filtrasyona sahip klima sistemlerinin daha fazla enerji tüketecekleri yeni dünyamızda yenilenebilir enerji kaynaklarına daha çok ağırlık vermemizin kaçınılmaz olacağı görülüyor.

Sözün özü COVID-19 sonrası bilimin ve bilginin güç olacağı yeni bir dünyada bir yandan salgın durumunda iklimlendirme sistemlerinin sorunsuz hale evrilmesi gerekliliğini diğer yandan ise enerjinin, yenilenebilir enerji kaynakları kullanımının, enerji verimli cihaz ve sistemlerin bugüne kadar olduğundan çok daha önemli hale geleceğini görmekteyiz.

Kaynaklar:

  • REHVA COVID-19 Kılavuz Belgesi - Koronavirüs hastalığı (COVID-19) virüsünün (SARS-CoV-2) işyerlerinde yayılmasını önlemek için bina hizmetleri nasıl çalıştırılır ve kullanılır, www.rehva.eu 
  • ASHRAE Hava Yoluyla Bulaşan Hastalıklar Görüş Belgesi - İklimlendirme Sistemleri Etkisi ve Öneriler, https://iskid.org.tr/ 
  • “COVID-19 Virüsü Bağlamında Hastanelerde HVAC Tesisatı” Paneli, Prof. Dr. Ahmet Arısoy; Doğukan Sarı; Bora Atay; Ali Süngü, TTMD 
  • “Kırılgan Enerji Denklemi Altüst Oluyor: Nereye Gidiyoruz?”, Mehmet Öğütçü, UİK Panorama, https://www.uikpanorama.com/blog/2020/05/01/kirilgan-enerji-denklemi-altust-oluyor-nereye-gidiyoruz/