Header

Türkmenistan; tesisat sektörümüz açısından canlı bir pazar, ihracat için önemli bir fırsat

05 Haziran 1994 Dergi: Haziran-1994

Yayın Kurulu Üyemiz ve ODE Mühendislik Genel Müdürü Orhan Turan, Türkmenistan'a yaptığı geziden edindiği izlenimlerini dergimiz için yazdı. BDT üyesi ülkelere ihracat şansımız ve olanakları açısından ilginizi çekeceğini umuyoruz.

Ülkede başgösteren son ekonomik krizden sonra, özellikle inşaat ve taahhüt sektörü açısından BDT ülkeleri, cazip pazar ve ihracat olanakları açısından firmalarımız için önem kazanmıştır. Bu çerçevede sektör firmalarımızın son zamanlarda bu bölgeye yoğun ilgisi ortaya çıktı. Firma olarak Türkiye temsilcisi olduğumuz üreticiler de bizim bu alana girmemizi teşvik etmektedir. Sonuçta bugün için bile aldığımız siparişlere baktığımızda kaynağında genel olarak BDT ülkelerinde üstlenilmiş taahhüt işlerini görmekteyiz.

Türkmenistan'a yaptığım ziyarette Aşkabat'a gittik. Dolaştığımız şantiyeler bize Türkiye'deki büyük otellerin, iş merkezlerinin yapıldığı dönemdeki hareketliliği anımsattı. Türkmenistan'da şu anda 20 bin Türk çalıştığını öğrendik. Türk firmalarının üstlendiği projelerin değeri ise, 1 milyar doları bulmuş. Türkmenistan'da devam eden işlere baktığımızda, GAMA cami ve alışveriş merkezi yapıyor, ALARKO-JOHN LAING işbirliği ile havaalanı yapıyor. En büyük proje bu. Toplam bedeli 82 milyon dolar. ÜÇGEN İnşaat ise, otel ve iş merkezi inşaat ile soğuk hava deposu yapıyor. Bedeli 44.8 milyon dolar. Türkmenistan'da EKİNCİLER Holding'in büyük yatırımları göze çarpıyor. Bütün duraklarda EKİNCİLER EKPAR yazılarını görüyorsunuz. EKİNCİLER Holding'in Türkmenistan'da yürüttüğü projeler, un fabrikası, makarna fabrikası, deri, tavukçuluk, soğuk hava, otel inşaatı, mama fabrikası gibi çok çeşitlilik gösteriyor. Toplam bedeli ise 101 milyon doları buluyor.

ASİST İnşaat diye yeni bir inşaat grubunun çırçır fabrikası, beş adet süpermarket ve bir porselen fabrikası inşaatları sürüyor.

PENTE SUMMA ise, Türkmenistan Cumhurbaşkanlığı misafirhanesini ve Senatoryum inşaatını yapıyor. Türkmenistan'da onaltı odalı, beş yıldızlı otellere rastlıyorsunuz. Biz bu gezimizde böyle bir otelde kaldık. İşletmesini Ankara Sheraton yapıyordu.

Türkmenistan'daki projelere devam edersek, YÜKSEL-NUROL-METİŞ konsorsiyomu olan MENSEL J.V.'yi sayabiliriz. Otel yapıyorlar. Proje değeri 14.5 milyon dolar. FOLGER Ltd. ise, tekstil fabrikaları, iplik fabrikaları yapıyor. Toplam değeri 76 milyon doları buluyor. Türkmenistan'ın en önemli üç kaynağını pamuk, doğal gaz ve petrol oluşturuyor. GAP firmasının yaptığı iki tekstil fabrikasının birisinin temeli yeni atıldı. Adını da Süleyman Demirel koyuyorlar.

Türkmenistan'daki yapılar, sanırım 1940'larda ve 50'lerde yapılmış ve bir daha da dokunulmamış. Caddelerin genişliği ve tenhalığı çok yadırgatıcı geliyor. Çölün ortası olmasına rağmen, yeşillik ve şehirlerin planlı inşa edilişi dikkat çekiyor. Türkiye'de iç pazarın giderek daraldığı bu dönemde, Türkmenistan ve diğer BDT ülkeleri olumlu pazar olanakları olarak kendisini gösteriyor. Bu umut vadeden pazarda Türk müteahhitler ağırlıkta zaten. Türkler dışında İtalyanlar, Lübnanlılar ve Yugoslavlar da var. Ama ağırlıkları yok. Birer şantiyeleri var ancak. Türk müteahhitleri ve inşaat malzemesi üreticilerinin ihracat şansı için Türkmenistan ve diğer ülkelerin dinamik yapısını gözardı edemeyiz. Risk açısından bakarsak, büyük yatırımlar uluslararası işbirliği ve kredili olara' liyorlar. Böylece işi almaları kol şıyor. Küçük işletmeler için ise mal takası gibi çözümler de var. Bizim konumuzla ilgili merkezi ısıtma doğalgazla yapılıyor. Şehrin caddelerinde izole edilmemiş borular kilometrelerce uzuyor. Isı kayıpları düşünülmemiş bile.

Türkmenistan kaynaklarını bugün ve gelecekte iyi değerlendirirse çok gelişecektir. Tabii bu temelde Türk firmalarının bu gelişen pazardaki şansı ve ihracat olanakları da açık gözüküyor. Eğer firmalarımız orada ciddi yanlışlar yapmaz ise, şu anda imajımız çok olumlu. Bize kardeş gözüyle bakıyorlar.

Bir depo benzin Türkmenistan'da 17 bin lira. Devlet sübvanse ediyor maaşlar ise ortalama 600 manat. Yani 10 dolar. Kasım ayında 2 manat 1 dolarmış. Şimdi 60 manat 1 dolar . Türkmenistan'a kalifiye işçiler çoğunlukla Türkiye'den gidiyor. İşçilik dışında, mal nakliyesinde ciddi bir sorun yaşanmıyor. Ancak İran'ın engellemelerinden sözediliyor. Tırların dönüşü bazen bir ayı buluyormuş. Bu gibi sorunların aşılacağını da düşünürsek, sonuçta Türkmenistan'a yaptığımız gezi bize, sektörümüzün ihracat şansının açık olduğunu ve oradaki pazar koşullarının dinamik olduğunu göstermiştir. Sonuç olarak söylemek gerekirse, Türkmen doğalgazının ülkemize getirilmesiyle bu şansın ve ticaret imkanlarının daha da gelişeceğine inanıyorum.

 

Mak. Müh. Orhan TURAN