Header Reklam

VDKF'den "İklim Değişikliği İle Mücadele" Konulu Toplantı

05 Mayıs 2004 Dergi: Mayıs-2004

Alman Soğutma-Klima Mesleki İşletmeleri Birliği (VDKF), ISK-SODEX 2004 Fuarı kapsamında, 8 Mayıs 2004 tarihinde ‘İklim Değişikliği ile Mücadele’ konulu bir basın toplantısı düzenledi. İkilim değişikliği ile mücadele konusunda Avrupa Birliği’nin uygulamalarının anlatıldığı toplantıya VDKF’den Sascha F. Wenzler konuşmacı olarak katıldı. VDKF’nin, soğutma sistemleri alanında çalışanların çıkarlarını koruduğunu ve Türkiye’de İSKİD’le sıkı bir işbirliği içinde olduklarını belirten Sascha F. Wenzler şunları söyledi:  ‘Avrupa Parlementosu’nun ve Komisyonunun evlerde kullanılan belirli florlu itici gazlar hakkında bir yönetmeliğe ilişkin önerisinin Ağustos 2003’de yayınlanması ve Mart 2004’de Avrupa Parlementosu’nda ilk kez okunmasıyla, AB ülkeleri 1997 tarihli Kyoto Protokolü’nün kabulünü takiben, belirtilen itici etkili gazların kullanımını azaltma ve bunların pazarlanmasını düzenleme yolundadır. Bununla birlikte imalatçılar, tesis inşaatçıları ve işletmeciler yeni taleplerle karşı karşıyadır. Yeni AT yönetmeliğinin, florlu gazların ve ozon yıkıcı maddelerin kullanıldığı en önemli sektörlerde müteakip azaltma hükümlerini içeren bir kataloğun uygulanmasını sağlaması gerekiyor. Bu önerinin kapsamına giren endüstri kollarından bir çoğu aynı zamanda, Montreal Protokolünün;  ozon tabakasının yıkımına neden olan maddelerle ilgili olarak benzer hükümleri içeren 2037/2000 (AT) sayılı yönetmeliğine tabidir. Bu nedenle, 2037/2000 (AT) sayılı yönetmelikle bağlantı çok önemlidir. Uluslar arası düzlemde Montreal Protokolü ile Kyoto Protokolü arasındaki bağlantılar bilimsel ve politik düzlemde daha dar ve üye devletlere mevcut çerçevede bir konsept oluşturma imkanını vermesi ve iç Pazar engellerinin mümkün olduğunca düşük tutulmasının temini gerekiyor. 2037/2000 sayılı AB yönetmeliğine dayanarak ve ulusal uygulama yönetmeliğinin eksikliği koşulunda, VDKF, ‘sızdırmazlık mührü’ başlığı altında bir öz yükümlülük çerçevesinde sızdırmazlık denetimi yönergelerini hazırladı. Tekniğin genel olarak kabul gören kuralları ile yürürlükte bulunan talimatname ve standartlar da, burada aynı şekilde yönergelerin ayrılmaz bir parçasını oluşturmaktadır. Hedef, tesis ve sistemlerin enerji etkinliğinin pozitif bir klima bilançosu esas alınarak CO2’nin iyileştirilmesidir. Bunun için, kullanılan soğutma maddesinden bağımsız olarak soğutma klima tesislerinde sızdırmazlık kontrolleri ve bakım yükümlülüğü doğru çözümlerdir. 20037/2000 sayılı AB yönetmeliği uyarınca yapılacak sızdırmazlık kontrollerinin değerlendirilmesine yönelik sızdırmazlık mührü modeli, gelecekteki flor gazı yönetmeliğindeki evlerde kullanılan itici gazları da kapsayacaktır. Yapılacak sızdırmazlık kontrolünden bağımsız olarak, bu model bakım yükümlülüğü ile ilgili sorunsuz olarak genişletilebilir. Açıklık kazandırmak için ulusal bir uygulama yönetmeliğinin temini açısından yapılacak yasa önemlidir.’