Header Reklam

Vaillant ve Doğa Derneği İşbirliği ile Küçük Akbabalar Koruma Altına Alındı

31 Ocak 2017 Dergi: Ocak-2017

Vaillant ve Doğa Derneği işbirliğiyle, korunması için acil önlem alınması gereken canlılar listesinde üst sıralarda yer alan küçük akbabalar için başlatılan çalışmalar, sonuç vermeye başladı. Avrupa’nın en büyük, “küçük akbaba” üreme alanı olan ve nüfusun tüm Balkan nüfusundan daha fazla olduğu Beypazarı ve Kirmir Vadisi’nde; Doğa Derneği, Vaillant’ın desteğiyle akbabaların üreme başarısını izlemeye aldı. Nisan ayından, yavruların palazlanıp uçmaya başladıkları ağustos ayına kadar yapılan düzenli kontrollerde, takip edilen 44 yuvanın yanı sıra 4 yeni yuva tespit edildi. Böylece bölgede bilinen yuva sayısı toplam 96’ya yükseldi. 

“Doğanın korunmasını destekliyoruz”

Vaillant Türkiye Satış ve Pazarlama Direktörü Erol Kayaoğlu, sürdürülebilirlik vizyonları doğrultusunda 2012 yılından bu yana Doğa Derneği ile işbirliği yaptıklarını belirtti. Bu projenin, Türkiye’de, küçük akbabalar için yapılan ilk koruma projesi olması nedeniyle hem ulusal hem de uluslararası alanda büyük önem taşıdığını da söyleyen Kayaoğlu, “Fransa, İtalya ve Bulgaristan gibi ülkelerle, türün korunması için ortak bir eylem planı yürütülüyor.Akbabalar herhangi bir nedenle ölen hayvanların leşlerini yediği için doğada sağlıklı bir yaşamın sürmesine neden oluyor” dedi. Kayaoğlu bu çalışma ile hedeflerinin aynı zamanda, tiftik üretiminin canlanması için kültürel farkındalık yaratmak ve bölge ekonomisine katkı sağlamak olduğunu da sözlerine ekledi.

Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dicle Tuba Kılıç ise şu bilgileri verdi: “Akbabaların hem beslenmek hem de yuva malzemesi bulmak için geleneksel hayvancılığa ve meralara ihtiyacı var. Akbabalar, Anadolu’da yüzlerce yıldır süren geleneksel hayvancılıkla uyumlu bir yaşam biçimine sahip. Günümüzde, açık meralarda hayvanların özgürce otladığı hayvancılık kültürünün yerini, kapalı sistem besi çiftlikleri aldı. Bu da akbabaların beslenme kaynaklarını azaltarak, türün yaşamını tehdit etmeye başladı. Bölgedeki tiftik keçilerinden elde edilen tiftiğin tekstil sektöründe yer bularak değerinin artırılması ve böylece çobanlarla yapılan geleneksel hayvancılığın devam etmesi için de çalışmalar yürütüyoruz. Bu konuda epeyce yol da kat ettik.”