Header Reklam

Tekstilde Ürünün Kalitesinin Özünde Su Kalitesi Yatıyor

15 Ağustos 2022 Dergi: Eylül-2022
Tekstilde Ürünün Kalitesinin Özünde Su Kalitesi Yatıyor

Tekstil endüstrisi; boyama ve terbiye işlemleri nedeniyle sanayide en fazla su tüketen sektörler arasında yer alıyor. Örneğin 1 kilogram tekstil ürünü üretmek için 95 ila 400 litre su tüketmek gerekiyor. Böylesine büyük ölçeklerdeki su kullanımının ve maliyetinin önüne geçmek için firmalar proseste kullandıkları suyu arıtıp, tekrar kullanmak üzere depoluyor. Arıtılmış ve depolanmış suyun kalitesinin korunması da tekstil ürünün kalitesi için önem arz ediyor. Çünkü su, tekstil terbiyesinin yani; ön terbiye, boyama, baskı ve bitim işlemleri ile yıkamaların en temel maddesini oluşturuyor. 

Tekstil endüstrisinde suyun kalitesi, kumaşın kalitesini etkiliyor

Tekstil endüstrisinde kullanılan suyun kalitesi, üretilen mamullerin kalitesi üzerinde belirleyici bir rol oynuyor. Suyun içinde bulunan iyonlar, tekstildeki terbiye prosesini ve kumaşın kalitesini etkiliyor. Standart ürün kalitesi tutturmak için standart su kalitesinin de tutturulması gerekiyor. Su kalitesinin değişken olması değişken kumaş renkleri ve kaliteleri oluşmasına neden olabiliyor. Bu nedenle tekstil fabrikalarında proseste kullanılan suların arıtma işleminden sonra güvenli bir şekilde depolanarak, muhafaza edilmesi ve böylece kalitesinin korunması gerekiyor.

Geleneksel su depolama sistemleri suyun kimyasal yapısını bozuyor

Ancak ülkemizde yaygın olarak kullanılan; çelik, betonarme ve plastik depolarda suyu kalitesini bozmadan muhafaza etmek pek mümkün olmuyor. Periyodik bakımları yapılmayan çelik su depolarında zamanla paslanma ve korozyon oluşabiliyor. Betonarme depolarda da suyun içerdiği ağır metal ve mineral gibi kimyasal bileşenler nedeniyle zamanla yeşil oksitlenme, yosun ve korozyon oluşabiliyor. Plastik su depoları ise aşırı sıcak ve aşırı soğuk dış ortam şartlarından etkilendiği için ve bu durum zaman içerisinde depoda; yosun ve bakteri oluşmasına neden olarak, suyun kimyasal yapısını bozuyor. 

50 yıl boyunca suyu güvenli bir şekilde depoluyor

Su depolama sistemlerinin öncü ve lider markası Ekomaxi, Güney Kore’den gerçekleştirdiği know-how teknoloji transferiyle ürettiği “GRP Kompozit Modüler Su Deposu” teknolojisi ile belediyelerde, konutlarda, işletmelerde ve endüstrilerde depolanan suyun kalitesinin korunmasında önemli rol oynuyor. 

Dünya’da ve özellikle Avrupa’da oldukça yaygın olarak kullanılan “GRP modüler su depolama sistemleri”, yüksek mühendislik malzemesi olarak tanımlanan ve SMC olarak adlandırılan “cam elyaf takviyeli kompozit malzeme” ile üretiliyor. Mukavemeti yüksek, ısı iletkenlik kat sayısı yok denecek kadar az yani 0.16 W/mK olan GRP su deposu, aşırı sıcak ve aşırı soğuklarda dış ortam şartlarından ve UV ışınlarından etkilenmiyor. Deponun su ile temasından kaynaklı tepkime oluşmuyor ve cam elyaf olan kompozit yüzeyde su emilimi olmuyor. Bu özellikler sayesinde deponun iç yüzeyinde deformasyon oluşmadığı için depolanan suda; yosun, mantar, bakteri oluşmuyor ve suyun kalitesi deponun kullanım ömrü boyunca aynı kalıyor. Böylece üretim süreçlerinin temel unsuru su olan işletmelerde, standart ürün kalitesini yakalamak mümkün hale geliyor. 
Dış etkenlere karşı yüksek mukavemet katsayısına sahip olan GRP su depolama sistemleri, minumum 50 yıl boyunca suyu güvenli bir şekilde depoluyor. 

WRAS belgesi önemli bir satın alma kriteri 

Ekomaxi uzmanları, “GRP Su Deposu Sistemi”  tercihinde dünyada içme suyu kalitesinin ölçüm ve kontrol standartlarını belirleyen WRAS (Water Regulations Advisory Scheme) belgesinin önemli bir satın alma kriteri olduğunu vurguluyor. Ekomaxi ülkemizde WRAS 50 0C belgesine sahip ilk yerli firma olma unvanını taşıyor.
Ekomaxi, ileri teknoloji su depolama sistemleri ve 81 ili kapsayan geniş servis ağı ile sektörde fark yaratmaya ve kusursuz müşteri memnuniyeti sunmaya devam ediyor.



Slider Altına