Header Reklam

REHVA'nın Web Seminerinde COVID-19 Krizi Sürecinde HVAC Sistemlerinin İşletimi Ele Alındı

28 Nisan 2020

REHVA’nın 28 Nisan’da düzenlediği BUILD UP (The European Portal for Energy Efficiency in Buildings) web seminerinde COVID-19 Krizi Sürecinde Bina Kullanım ve İşletimi konu edildi. İç ortam IEQ ile ilgili temel kavramlar çerçevesinde HVAC sistemlerinin işletiminde dikkat edilmesi gereken parametrelerin ele alındığı web seminerde; REHVA Başkan Yardımcısı, Coimbra Üniversitesi’nden Manuel Carlos Gameiro Da Silva, “İç Hava Kalitesi (IAQ) Kavramları: Örnek Olay COVID-19”, REHVA TRC Teknoloji ve Araştırma Komitesi Başkanı, Tallinn Teknoloji Üniversitesi’nden Prof. Jarek Kurnitski, “Koronavirüs hastalığı (COVID-19) virüsünün (SARS-CoV-2) Yayılmasını Önlemek için REHVA Rehberi”, REHVA Üyesi, Politecnico di Milano’dan Prof. Livio Mazzarella, “SARS-CoV-2'nin Yayılım Riskini Azaltmak için İtalyan COVID-19 Kılavuzunun Sunumu”, Ljubljana Üniversitesi İnovasyon ve Geliştirme Enstitüsü (IRI UL) Araştırmacı ve Proje Yöneticisi, Mobistyle uzmanı Jure Vetršek, “İnsan Merkezli Yaklaşım: Tehditlerin Azaltılması için Kalıcı Alışkanlıklar Yaratmak” başlıklı sunumları gerçekleştirdi. Web seminer, katılımcılardan gelen soruların yanıtlanması ile son buldu.
Seminerde SARS-CoV-2'nin iletiminde aerosollerin rolünü tartışmaya açan bir vaka analizine yer verildi. Bu vaka analizine göre “ Çin'in Guangzhou kentindeki Restaurant X'te ilişkili olmayan üç ailede, SARS-CoV-2'nin havada bulunan partiküller şeklinde bulaşma olasılığı değerlendirilerek ilgili çevresel koşulları karakterize edildi. Epidemiyolojik veriler toplandı. Oramda solunum sisteminden gelen çok küçük damlacıklarının yayılmasınının bilgisayar simülasyonları yapıldı. Daha sonra enfekte olmuş vakaların ortam içindeki yerlerini ve simülasyondaki virüs yüklü aerosollerin yayılması karşılaştırıldı. SARS-CoV-2 ile enfekte olduğu tespit edilen üç aile (A, B, C) daha önce Çin Yeni Yıl Arifesinde Restaurant X'te, üç komşu masada öğle yemeği yedi (24 Ocak, 2020). Daha sonra, B ailesinin üç üyesi ve C ailesinin iki üyesi SARS-CoV-2 ile enfekte olurken, kalan 15 masada oturan 68 kişi ve garsonların hiçbiri enfekte olmadı. Bu ortamda ventilasyon oranı kişi başına 0.75-1.04 L/s idi. Bazı kullanıcıların arka arkaya oturması dışında yakın temas gözlemlenmedi. Sonuçlar, enfeksiyon dağılımının, virüs yüklü partikülleri temsil eden bir yayılma modeli ile tutarlı olduğunu gösterdi. Bu araştırma, yetersiz havalandırma nedeniyle SARS-CoV-2'nin taşınımını tartışmaya açtı.” 
Seminerde HVAC sistemler için şu konuların üzerinde duruldu: “İşlevine göre binaların kullanılmaya başlamasından 2 saat öncesinde havalandırma sistemi nominal hızda, kullanım süresi sonrasındaki 2 saat düşük hızda çalışmalıdır. Hafta sonları ve gece gibi, binanın kullanım dışı olabileceği zaman dilimi içinde havalandırma tamamen kapatılmamalı, düşük hızda çalıştırılmaya devam edilmelidir. Binanın mekanik tesisat sistemi bulunmasına rağmen, belirli aralıklarla pencere açılarak havalandırma sağlanmalıdır. Tuvaletlerin havalandırılması 7/24 devam etmelidir. Doğru havalandırma yönünü sağlamak için tuvaletlerde açık pencerelerden kaçınılmalıdır. Tuvaletleri kullananların, sifonlu tuvaletin kapağını kapalı halde tutmaları konusunda bilgilendirilmeleri gerekir. Klima santralleri %100 taze hava ile çalıştırılmalıdır. Fan coil cihazı kapatılmalı veya fanlar sürekli çalıştırılmalıdır. Bu süreçte kanal temizliği planlanmamalıdır. Filtre değişimi gerekiyorsa, bunun prosedürlere uygun olarak, prosedürlerde tanımlanan kişilerce yapılması sağlanmalıdır. Isı geri kazanım ekipmanlarında sızıntı/kaçak olup olmadığı sürekli kontrol edilmelidir. Fanlar egzoz havası tarafında daha yüksek basınç oluşturuyorsa, partikülleri içeren sızıntı %2'den %20'ye yükselebilir. Bu nedenle ısı geri kazanım ünitelerini bu süreçte devre dışı bırakmak doğru olabilir. Resirkülasyon damperleri kapalı olmalıdır. Burada hava filtrelerinin bulunuyor oluşu, resirkülasyon damperlerinin açık tutulması için bir neden olamaz. Bu filtreler virüslü partikülleri etkili bir şekilde filtrelemez. Havalandırma bu süreçte kesinlikle artırılmalıdır. Bağıl nem %40’ın üzerinde olmalı %65’e kadar çıkabilmelidir.”
Seminerdeki bir sunumda, binaların enerji tüketimi algısı yerine insanların enerji kullanımı algısının öne çıkması gerektiğini vurgulayan, bir AB projesi olan MOBISTYLE hakkında bilgiler verildi. İnsanların alışkanlıklarını değiştirebilmenin çok güç olduğunun, ancak böylesi bir pandemi döneminde bunun kolay olabileceğinin vurgulandığı sunumda daha fazla pencere açarak havalandırma yapılması, asansörlerin daha az kullanılması ve merdiven çıkmaya yönlenilmesi gibi davranışsal değişimlerin küresel ısınma ile mücadelede de yardımcı olacağı belirtildi.