Header Reklam

Onaran Teknoloji Yenilenebilir Enerji Projelerine Adım Attı

18 Haziran 2021 Dergi: Haziran-2021
Onaran Teknoloji Yenilenebilir Enerji Projelerine Adım Attı

İklimlendirme sektörünün tecrübeli isimlerinden Uğur Otaran tarafından 1986 yılında kurulan Onaran Teknoloji Danışmanlık, yenilenebilir enerji projelerine de adım attı. 

Konuyla ilgili Termodinamik dergisine konuşan Onaran Teknoloji Kurucusu ve Genel Müdürü Uğur Otaran, fosil yakıtların yaydığı karbon emisyonunun dünyanın taşıyabileceği seviyenin artık çok üstüne çıktığını ve giderek büyük bir hızla arttığını belirterek “Sağlıklı bir dünya ve yaşam için fosil yakıtları yok etmemiz gerekiyor. Biz doğada var olan bu enerjileri kullanarak yaşamak zorundayız. Bunun yanında doğal çevrim de söz konusu. Bu çevrimi oluşturduğumuzda ekolojik hayata verdiğimiz zarar yok oluyor. Bunlar günümüz dünyasında son derece önem kazandı ve arayışlar başladı” dedi.

Bu arayışların içinde ‘su’yun ön plana çıktığını ifade eden Otaran şu bilgileri verdi: “Biz dünyayı ısıttığımız için yeryüzü suları buharlaşarak atmosfere çıkıyor. Şu anda atmosferde yeryüzündeki tüm nehirlerin 10 katı kadar su buharı var. Ancak bu su buharı atmosferde ve biz kullanamıyoruz. Bu konuda Türk bilim insanları tarafından yapılan, bizim de Onaran Teknoloji olarak içinde gururla yer alacağımız bazı projelerle havadaki nemin yoğun bir şekilde suya çevrilebilmesi için mineral yapılar oluşturuldu. Bu mineral yapılar havadaki suyla beraber, suyu kendi üzerine absorbe ederek suya dönüşüp bir eriyik oluşturuldu, sonra bu eriyikten su buharı ayrıştırılınca mineral geri kazanıldı. Böylece bu mineral artık doğal çevrime girmiş oldu ve bunu otomasyona entegre etmek söz konusuydu ve edildi. Buharlaştırma için yüksek bir enerji gerekliydi, bunun için parabolik güneş kolektörlerini işe koyuyoruz. Bütün bu işlemlerden sonra elimizde belli sıcaklıkta buhar ve ısı transfer akışkanı bulunuyor. Bu ısı transfer akışkanı, yüksek sıcaklığa dayanabiliyor. Bu ısı transfer akışkanı ile absorbsiyon chiller’lerde ısıtma veya soğutma etkisi yaratabiliyoruz, yani suyu ısıtıyoruz veya soğutuyoruz. Absorbsiyon chiller’in içinde lityum bromür var, su ve lityum bromürle yapılan ısıtma ve soğutma faaliyetinden biz binaları da ısıtıp soğutabiliyoruz. Suyu ve iklimlendirmeyi elde ederken bir yandan buhar türbinleri kullanılarak elektrik de elde edilebilir. Şimdi ise projenin bu kısmı geliştiriliyor. Burada buhar türbini yerine gaz türbini dediğimiz yani su buharıyla değil, belirli gazlarla döndürülmüş türbinler kullanılacak. Gazı bir mile çevirdiğimiz zaman adı türbin oluyor. O çevirdiğimiz mile bir jeneratör bağlıysa o zaman elektrik üretiyoruz. Buna üçüncü bir şey daha eklendi. Yani biz herhangi bir şekilde elektrik kablosundan enerji kullanmadan güneşten aldığımız ısıyı yoğunlaştırıp oradaki ısı transfer akışkanının sıcaklığını artırıp bundan elde ettiğimiz elektrikle fanları çalıştırıp havadan su elde ediyoruz ve son olarak kalan ısıyla da iklimlendirme yapabileceğimiz bir sistem ortaya çıkıyor. Bu bir start-up projesiydi. İTÜ’den akademisyenler de devreye girdi ve Avrupa Birliği projesi olarak sunulacak. Bu proje bize, tabii ki bulunduğumuz yerin doğa şartları buna etki edecektir, ama herhangi bir yerde elektrik ve su üreteceğimizi ve ortamı ısıtıp soğutabileceğimizi gösterdi.”

Bu proje ekolojik denge için son derece önemli

Dünya üzerinde birden fazla köyün birleştirilip kasaba yapıldığı, böylece o köylerin verimliliğini artıran projelerin var olduğunu söyleyen Otaran, “Bu köyler, dağınık yerleşimden yakın yerleşime geçirildiğinde altyapı hizmetleri iyileştiriliyor ve insanların evlerinin olduğu yerler tarım alanına dönüştürülüyor. Bahsettiğim bu proje de ekolojik denge için son derece önemli. Bu projenin planlamasına geçildi, görüşmeler ve tüm bu sistemin ülkemizde üretilip hayata geçirilmesi için Ar-Ge çalışmaları devam ediyor. Önümüzdeki dönemde bu çalışmalara ağırlık vereceğiz. Bu projenin ülkemizde çok büyük yankı uyandıracağına inanıyorum. Çünkü sıfırdan yaklaşık beş köy büyüklüğünde bir kasaba yaratacağız, insanları çelik konstrüksiyon evlere yerleştirip onlara elektrikli arabalar vereceğiz, elektriğini, suyunu, ısıtma ve soğutmasını yenilenebilir enerjili uygulamalarla sağlayıp yaşam alanlarını tarım alanlarına çevireceğiz ve tarım faaliyetlerini yüksek teknolojiyle yapmalarını sağlayacağız. Bu projeyi, Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Cumhuriyet Köyü’ projesine benzetiyorum, o yüzden benim için yeri ve kıymeti ayrı” dedi.



Slider Altına