Header Reklam

Luftsis ve Testo’dan 2020 Stratejik İşbirliği Anlaşması

05 Şubat 2020 Dergi: Şubat-2020

Luft markasıyla klima cihaz ve sistemleri üretimi yapan Luftsis A.Ş., dijitalleşme programı kapsamında yeni nesil IOT-Nesnelerin Interneti ekipman ve platformlarının geliştirilmesinde sektörünün lider kuruluşu Testo Elektronik ve Test Ölçüm Cihazları Dış Tic. Ltd ile stratejik işbirliği anlaşması imzaladı. Konuyla ilgili Termodinamik dergisine konuşan Luftsis A.Ş. Genel Müdürü Uğur Darcan şu bilgileri verdi:

“Luftsis’in klima cihaz sistemleri yatırımının üç yıllık bir geçmişi var. Vizyonumuz; standart rekabet düzeyinde düşük fiyatlı üretim yapmak değil, teknolojik ürünler üretmek ve yeni teknolojileri takip etmektir. Bunun için sadece klima sektörünün değil, elektrik, elektronik, inşaat gibi farklı sektörlerdeki yeni teknolojileri, faaliyet gösterdiğimiz klima sektörüyle bütünleştirme konusunda araştırmalar yaptık. Dolayısıyla vizyonumuzu, ürün ve hizmetlerimizi geliştirdik. Luftsis A.Ş. olarak elektronik ve IOT-Nesnelerin Interneti sistemlerinin geliştirilmesi, ürün ve hizmetlerin yenilenmesi ve satışa sunulması, müşterilere, ar-ge mühendislerine, servis mühendislerine, yatırımcılara, projecilere ve tasarımcılara da bu yeniliklerin sunulması şeklinde öncelikli belirlediğimiz bir yol haritamız vardı. Bu kapsamda iki yıl süren çalışmalarımız sonucunda IOT sistemlerinin altyapısını, donanımlarını, yazılımlarını tamamladık.” 

“IOT için özel kendi sensörlerimizi ve aktarıcı modüllerimizi geliştirdik”
Bu çalışmalar hakkında detaylı bilgi veren Darcan, “Öncelikle IOT’ye uyumlu ürünler geliştirme konusunda çalışmalar yaptık. Veri toplama enstrümanları dediğimiz IOT’ye özel kendi sensörlerimizi geliştirdik. Dünya üzerindeki herhangi bir sensör üreticisinden alım yapmadık. Veri toplama işi ilk olarak sensörden başlar. Kendi sektörümüz için örnek vermek gerekirse; sıcaklık, nem, akım, frekans, hava debisi, karbonmonoksit, karbondioksit, hava kalitesi sensörlerle ölçülür. Bunun yanı sıra klima sektöründe pek kullanılmayan robot teknolojilerinde vibrasyon sensörleri, jiroskop sensörleri gibi farklı teknolojik uygulamaları da araştırdık ve kendi bünyemize nasıl dahil edebileceğimiz üzerine kafa yorduk ve iki firmayla ar-ge işbirliği gerçekleştirdik. Bu işbirliği içinde çalıştığımız firmalarla sensör üretimlerini yaptık, ürettiğimiz sensörleri test ettik. Ardından IOT modüllerini yaptık. Bu IOT modülleri, sensörlerin belli noktalardan topladıkları tüm verileri, kendi bünyesinde analiz eden ve bunu IOT platformuna aktaran araçlardır. Bu modülün içinde özel bir yazılım, tüm sensörlerin bağlantı noktaları ve veriyi Internete yükleyebilmek için donanımsal tüm alternatifler bulunuyor. Veriyi topladıktan sonra Internete bağlanma şekli önemlidir. Kablo veya wifi ile Internete bağlanabilirsiniz. Bu modülü normal bir haberleşmeden ayıran şey, her iki şekilde de Internete bağlanabilmesi ve içerisindeki GSM kartı ve üstünde bulunan antenle GSM hatları üzerinden kesintisiz Internet sunması. Daha önce yaptığımız testler, Internetin kesilebildiğini ve veri akışının durduğunu gösterdi. Bunu çözmek ve modülün kesintisiz veri akışını sağlaması adına modül içine GSM hattı yerleştirdik. Böylece modül nerede olursa olsun, kesintisiz veriş akışı sağlayabiliyor. Bu çok önemli bir gelişme” dedi.

Verilerin gönderildiği yerin özel bir IOT platformu olduğunu söyleyen Darcan, “Klima cihazlarımızdan topladığımız verileri, standart server’lara veya bir bilgisayara göndermiyoruz. Veriler, IOT’ye uygun olarak altyapısı hazırlanmış server’lar içerisindeki IOT platformuna iletiliyor. Dünya üzerindeki çok sayıda IOT bağlantı sistemi bunları kullanıyor. Bu platformlara veriler gidince, bu verileri okumak, algılamak, ekrana dökmek, diyagram haline getirmek, analiz etmek, raporlamak mümkün hale geliyor. Bunun sonucunda biz klima cihazlarımızı ve bu cihazların çevresel etkilerini kontrol eden sensörler aracılığıyla aldığımız verileri, bu tip bir modülle Internete aktarıyoruz. Burada yeni teknolojiler kullandık. Örneğin sensörlerde bunun haberleşmesi kablo, wireless veya bluetooth ile olabilirdi. Yaptığımız saha testlerinde, en iyi uygulamanın sensörle modülün arasındaki kablolu bağlantı olduğunu gördük. Çünkü wireless veya bluetooth bağlantısı aksamaya sebep olabiliyordu. Klima cihazlarımızda frekans değiştirici frekans invertörleri olduğu zaman onların oluşturduğu harmonik hareketler haberleşmeyi bozabiliyor. Sensörlerimizle modül arasında kablolu kesintisiz bir bağlantının olması, sensörlerimizin içinde enerji veya pil olmaması gerektiğini yaptığımız testler bize gösterdi. İçerisinde pil olursa ve biterse veri akışı da kesintiye uğrar. Örneğin ilk yaptığımız uygulamada bir tane modül, 10 tane sensörümüz vardı, 10 tane de kablo çektik ve cihazı o şekilde bağladık. Ama bunun çok daha kolay bir yolu olması gerekiyordu. Araştırmalarımız neticesinde sensörlerimizin içine özel haberleşme kartları yerleştirip haberleşmeyi tek kabloya çevirdik. Yani 10 tane sensörü tek bir kablo dolaşıyor ve modüle geliyor. Bu bize sahada montaj kolaylığı ve düşük maliyet sağladı. Bunun sonucunda sensörler, donanım, Internet aktarıcıları ve IOT platformlarını hazırladık ve buradan da ilk uygulamalar ve testler sonucunda veriler almaya başladık” dedi.

“Klima cihazlarımızı kullanıcıları ve imalatçılarıyla konuşur hale getiriyoruz”
Alınan verilerin ne gibi faydalar sağlayacağını da anlatan Uğur Darcan özetle şu bilgileri verdi: “Temelde bir şeyi iyileştirmenin yöntemi ölçmektir. Herhangi bir şeyi iyileştirmek istiyorsanız önce elinizde ne olduğunu biliyor olmanız gerekiyor. Bir şeyi ancak ölçerek geliştirebilirsiniz. IOT teknolojisi bize bunu sağlıyor. Uygulama yaptığımız klima cihaz ve sistemleri üzerindeki hava debisini, sıcaklığı, performansı, harcadığı enerjisi, bir kompresörün kaç kere devreye girdiğinin ve devreden çıktığının sayısını, yeni uygulamalarımızda yaptığımız fan elektrik motorlarının üzerine yerleştirdiğimiz titreşim sensörleriyle bunların balansının olup olmadığı gibi bütün verileri topladığımızda ve bunları grafik haline getirip ekrana yansıttığımızda çok sayıdaki işletmenin teknolojik bilgi ihtiyacını karşılamış oluyoruz. İşletmenin servis müdürü, ekranı izleyerek ve verilere bakarak ürünlerin doğru çalışıp çalışmadığını, fazla enerji harcayıp harcamadığını, elektrik motorlarının balansa ihtiyacı olup olmadığını, fanların ve bataryaların kirlenip kirlenmediğini anında görebiliyor. Sistemde meydana gelen farklılıklar zaten mesaj olarak da gönderiliyor. Aslında biz klima cihazlarımızı kullanıcıları ve imalatçılarıyla konuşur hale getiriyoruz. Önemli olan bu. Cihazda arıza olduğu ve müşteri şikâyet ettiği zaman, servis müdürü bizi aramıyor. Modül, istenilen tüm verileri ekrana sürekli yansıtıyor. IOT platformları üzerine çok basit bir şekilde istediğiniz algoritmaları yazabiliyorsunuz ve sistemdeki farklılıkların uyarı olarak size ulaşabilmesini sağlayabiliyorsunuz. Özetle cihaz konuşur hale geliyor. İşte IOT denilen şey; ürün ve ekipmanların kolay, ucuz bir şekilde birbirleriyle ve kullanıcılarıyla haberleşebilmesidir. Sonuç olarak biz kullanıcıların, üreticilerin, ar-ge mühendislerinin, tasarımcıların işine yarayan bir platform, veri toplama ve analiz sistemi kurduk. Her grup bu bilgileri alıyor ve kendi alanında bunları kullanabilir hale geliyor.”

“Luft marka otomasyon ve IOT sistem/ekipmanlarının test, kontrol ve kalibrasyonunu Testo işbirliği ile gerçekleştireceğiz”
Bu ürünleri geliştirdikten sonra ilk olarak ISK-SODEX İstanbul 2019 Fuarında sergilediklerini belirten Darcan, Luftsis-Testo işbirliğinin temellerinin fuarda atıldığını belirterek, “Fuarda yüzlerce firma arasında IOT teknolojisiyle bir ürün geliştirerek sektöre sunan tek firma bizdik. Testo firması da fuarda standımızı ziyaret etti ve IOT teknolojilerimizi inceledi. Fuarın ardından görüşmelerimiz devam etti. Sayın Özgür Küçükhüseyin, Testo’nun ölçüm ve kontrol alanında ürün ve teknolojiler geliştiren dünyanın en yetkin firması olduğunu, IOT teknolojilerine önem verdiklerini, bu konuda hem Türkiye yönetiminin hem de Almanya merkezin bir vizyoner bakış açısı, ürün ve hizmet geliştirme anlayışı olduğunu söyledi. Testo’nun IOT konusundaki alternatif pazarları incelediğini ve ürünlerine entegre ettiği teknolojileri geliştirdiğini anlattı ve bizimle işbirliği yapmak istediklerini belirtti. Karşılıklı fikir alışverişinde bulunarak alternatif teknolojiler, ürün ve hizmet geliştirmeleri hakkında konuştuktan sonra, Luftsis ve Testo olarak stratejik işbirliği anlaşması imzalamak konusunda bir öneride bulundum ve Testo buna olumlu yaklaştı. Bu anlaşma kapsamında; birbirimizden bağımsız olarak geliştirdiğimiz ve ürettiğimiz her türlü teknolojik bilgiyi, altyapıyı, test ve analiz sonuçlarını, kendi üretimlerimizde kullandığımız yöntemleri, kısacası iki çalışma grubunu birleştirdik. Ortak bir stratejik ürün ve hizmet üretme mantığıyla bir anlaşma imzaladık. Bu stratejik işbirliği anlaşması özelinde; daha faydalı, daha güvenilir, daha doğru, daha uygun maliyetli IOT teknolojilerini ve buna bağlı ürünleri elde etmek var. Testo’nun IOT’ye dönük ürün ve hizmetleri, teknolojik altyapılarında JSON formatları, IOT platformlarına aktarılmak üzere geliştirilmiş özel kod aktarım sistemleriyle çalışma teknolojileri var. Bunlar bizim için çok önemli birer kriterdi. Bir diğer önemli ihtiyacımız da; ar-ge çalışmalarıyla ürettiğimiz Luft marka otomasyon ve IOT sistemleri ve buna bağlı platform ve sensörlerin test, kontrol ve kalibrasyonuydu. Stratejik işbirliğimiz kapsamında Luftsis A.Ş. olarak halihazırda geliştirdiğimiz ve satışa sunduğumuz Luft marka otomasyon ve IOT Sistem/ Ekipmanlarının test, kontrol ve kalibrasyonunu Testo işbirliği ile gerçekleştireceğiz. Ayrıca ortak kuracağımız çalışma grubu ile yeni nesil IOT cihaz ve platformlarının geliştirilmesinde ortaklaşa çalışma yürüteceğiz” diye konuştu.