Header

Kablolar, enerji tasarruflu, sürdürülebilir, yeşil binalar için en büyük düşmanımızdır!

07 Nisan 2020 Dergi:

Son 20 yıldır, Alexander Hellström gelişmekte olan teknolojiler (internet, e-ticaret, mobilite, kablosuz iletişim) ve dijital stratejiler üzerine çalışan bir bilgisayar mühendisi. Kablosuz teknolojinin yarını nasıl daha iyi hale getireceğine dair net bir vizyona sahip genç ve yenilikçi bir şirket olan LumenRadio'ya liderlik yapıyor. Alexander Hellström, kendisini teknolojiyi ve işi müthiş faydalarla birleştirmeyi seven tutkulu bir teknoloji hastası olarak tanımlıyor. Şubat 2020'de Saint-Petersburg'daki Swegon Hava Akademisi seminerinde yaptığı sunumda, akıllı bina teknolojileri hakkında konuştu. Sunumunun başında Alexander Hellström, akıllı bina nedir sorusunu sordu? Sürdürülebilir, enerji tasarruflu, yeşil ve internete bağlı bir bina mı? İnsan odaklı gereksinimlere cevap verebilecek bir bina mı, bina hizmetleri ve kiracılar için kullanılabilecek verileri toplayabilen bir bina mı? Yoksa hepsi mi? Alexander Hellström sunumunda Amsterdam’daki Edge ofis binasını, dünyanın en yeşil, belki de en akıllı ofis binası olarak tanıttı ve BREEAM yeşil bina sertifikalarında 96 puan kazandığının altını çizdi. Bu binadaki 30.000'den fazla sensör, akıllı cihazlarla bağlantı halinde. Mevcut birçok binanın enerji tasarruflu ve sağlıklı binalar haline gelmesi için yenilenmesi gerekiyor. Sürdürülebilirlik, tüm (yeni ve eski) binaların enerji verimli ve bağlantılı (konnekte) olmasını sağlamayı amaçlıyor, ancak gerekli tüm kablolar zorluklar yaratıyor. Alexander Hellström: “Kablolar enerji tasarruflu, sürdürülebilir, yeşil binalar için en büyük düşmanımız! Gelecek kablosuz binaların olacak” dedikten sonra ünlü Nikola Tesla'nın 1926'daki sözlerini şöyle aktardı: “Kablosuz teknolojiler mükemmel bir şekilde uygulandığında, tüm dünya büyük bir beyne dönüşecek.” Alexander Hellström: “Değişiklikler gerçekleşecek: önce yavaş yavaş - sonra aniden! Değişiklikler olacak! Teknolojik gelişme, inovasyon hızlanıyor ve asıl soru şu: 10 yıl sonra ne olacağını tahmin edebilir miyiz? Kesin olarak söyleyebileceğimiz tek şey, teknoloji gelişmelerinin ve inovasyonun hızının katlanarak artmasıdır. Bugün, binaların büyük bir kısmında veri toplanması ve kullanılması için binalarda bağlantılı olan ve kullanılan ürünlerde üstel bir artış var. EPBD ve 2030 hedefi gibi yeni bina direktifleri ve standartları, iç mekan ortamına eskisinden daha fazla odaklamaktadır. İşte o zaman akıllı binalar, nesnelerin interneti (IoT) ve kablosuz iletişim, sürdürülebilir binalar için kritik unsurlardır. Kablosuz iletişimin getirdiği zorluklar ve potansiyelleri görmek gerekiyor. Diğer ağlarla etkileşim riski, güvenlik, gelecekte bağlantı çözümleriyle ilgili sorunlar olarak karşımıza çıkıyor. Pille çalışan cihazlar için enerji depolama ve elektrik şebekesinin bazı sınırlamaları konusunda daha fazla gelişme bekleniyor. Bununla birlikte, kablosuz teknoloji önemli avantajlar da sunuyor ve yeni fırsatlar getiren yeni ekosistemler yaratıyor. Kablosuz ürünler, kablolu ürünlerinden daha pahalı olabilir, ancak diğer maliyetler (kurulum, bakım, sorun giderme) kablolu teknolojilere göre çok daha düşüktür. Kablosuz teknoloji ayrıca daha fazla esneklik, yeni uygulamalar ve hizmetler sunar.” Hellström  sunumunu Google Ar-Ge Başkanı fütürist Ray Kurzweil’in şu sözleriyle tamamladı: “Geçtiğimiz 20.000 yılda yaşadığımız değişimden fazlasını, önümüzdeki 100 yıl içinde yaşayacağız.”