“İSKİD-İklimlendirme Trendleri” Webinarı Gerçekleştirildi

20 Kasım 2020 Dergi:

İç hava kalitesi ile ilgili toplumsal farkındalık her geçen gün artarken iklimlendirme sektörü ve ekonomi dünyasının önde gelen isimleri, pandemi etkisinde ekonomik verileri ve iç hava kalitesinin önemini “İSKİD-İklimlendirme Trendleri” isimli webinarda ele aldı. 19 Kasım taihinde gerçekleştirilen ve İSKİD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Atasoy, Prof. Dr. Kerem Alkin, İSKİD Yönetim Kurulu Üyesi Can Topakoğlu ve İSKİD Havalandırma Komisyonu üyesi Özgür Küçükhüseyin’in konuşmacı olarak katıldığı webinar’da, iç hava kalitesi, güncel ekonomik veriler ve pandemi döneminde iklimlendirme pazar verileri paylaşıldı. Webinar’da ayrıca takipçilerin merak ettikleri soruları sorduğu soru-cevap etkinliği de yapıldı. 
İSKİD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Atasoy, webinarda pandemi sürecine ve uygulanan önlemlere değindi. Kapanmaya sebep olan kriterlerin hala hayatımızda olduğunu söyleyen Atasoy, “İSKİD olarak iç hava kalitesinin sağlıklı ve daha kaliteli bir yaşam için önemini topluma anlatmaya yönelik projemizi başlattığımızda henüz pandemi yoktu. Marttan itibaren pandemiye karşı iklimlendirme ve havalandırma sektöründe alınabilecek önlemlerle önümüzdeki süreçte tekrar bir kapanmaya gerek olmadan neler yapabiliriz kısmını birçok kez konuştuk. Çözüm yolları ürettik. Ancak denetimler istenilen düzeye ulaşmadı. Eğer hakkı ile tüm önemleri almış ve riayet etmiş olsaydık belki de tekrar bir kapanmaya gerek kalmayacaktı.” dedi.
İSKİD Yönetim Kurulu Üyesi Can Topakoğlu, etkinlikte Türkiye ve Dünya Klima pazarı ile ilgili kovid-19 öncesi ve sonrası konusunda bilgiler paylaştı. Hammadde fiyatları ve kur oranlarının sektörün büyüklüğüne yön verdiğini söyleyen Topakoğlu, “Dış hava koşulları pazarı direkt etkiliyor. Yüksek seyreden hava sıcaklıkları da klima alım kararlarını etkiliyor. Bu da satışların artmasını sağlıyor. Bu sene pandeminin etkisiyle evden çalışmaya başlayan beyaz yakalıların yaz döneminde daha konforlu bir çalışma ortamı oluşturma isteği, klimaya olan talebi arttırdı.” dedi.


Türkiye iklimlendirme endüstrisinde çekim merkezi olabilir
Etkinliğe konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Kerem Alkin,     1950’li yılların sonlarından beri dünyada yaşanan kritik geişmeleri sıraladığımızda ve bunların etkilerini değerlendirdiğimizde, COVID-19 pandemisinin en yüksek belirsizlik algısını oluşturduğunu görüyoruz. AXA’nın her yıl yaptığı risk analizi araştırmasının bu yılki sonuçlarında salgın hastalıkların ilk sırada, iklim değişikliğinin ise ikinci sırada yer aldığını görüyoruz. Küresel borç sarmalı da çok önemli bir konu. Dünyanın küresel borcu 272 trilyon dolar civarında. Finans sektörü dışındaki sektörlerin bile 100 trilyon doların üzerinde borcu var. Hane halkı borçlanmasında da ciddi bir artış söz konusu. Dünya ekonomisi büyüme trendinde bir yavaşlama olacak. Önümüzdeki süreçte yeşil enerji, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme konularında ekonomisine daha çok dahil eden ülkeler kazanacak. Şirketler için de aynı durum söz konusu. Pandemi sonrasında dijital paraların yükselişi kaçınılmaz. E-ticaret ve e-ihracatın altın çağı yaşanacak. Bu alanda dijital platformlar savaşı olacak diyebiliriz. Sanal B2B toplantılar, sanal ticaret heyetleri, sanal fuarlar öne çıkacak. Ülkeler için dünyanın farklı coğrafyalarında ticaret merkezleri açmak yerine lojistik merkezleri açmak öncelik olacak. Özelleştirmelere ara verilecek. Tersine, ülkeler için stratejik sektörlerdeki finansal darboğazı olan şirketleri “kamulaştırmak” ve “yabancı sermaye ilgisine karşı” korumak popüler hale gelecek. Japonya, 500 stratejik şirketini koruma altına aldı bile… Tedarik zincirinde, belirli bir ülke (Çin) veya belirli bir coğrafyaya (Asya) bağımlı olmak yerine, tedarik çeşitlendirmesine gidilecek, yeni bölgesel ağlar kurulacak. Türkiye’nin iklimlendirme endüstrisindeki ürün kalitesini dikkate alırsak; üretim kabiliyetlerini dünyaya gösterdiği takdirde ülkemiz çekim merkezi olabilir. Şirketler ve hükümetler için dikey ve yatay konvansiyonel organizasyon yapıları tarihe karışacak. İnsan kaynaklarında yeni iş ve çalışma koşulları oluşturulacak, esnek çallışma modelleri öne çıkacak. Kendine yetebilen ülke kavramı önem kazanacak. Savunma, tarım, gıda, siber altyapı, enerji ve ar-ge konularında kendine yetebilen ülkeler kazanacak” dedi. 
Alkin, Ecomark, Ecolabel, Clean Green Certified gibi çevre dostu etiketlemelerin ve CE 1936 (CE Sanitary Certificate of Product Registration) ve TSE COVID-19 Güvenli gibi hijyen ile ilgili sertifikaların özellikle uluslararası ticarette çok önemli olduğuna da vurgu yaptı. 
 

5 kişinin bulunduğu odayı ortalama 59 dakikada bir havalandırmamız gerekiyor 
İSKİD Havalandırma Komisyonu Üyesi Özgür Küçükhüseyin, webinarda hastalıklı bina sendromu ve evlerde iç hava kalitesi konusuna değindi. Küçükhüseyin, “Hastalıklı bina sendromu tanımını, tasarım hatası veya havalandırma eksikliği bulunan, hastalığın daha hızlı yayılmasına etki eden bina tipleri için kullanıyoruz. Bu sendrom göz, burun ve boğazda kızarıklık, zihinsel yorgunluk, uykusuzluk, solunum enfeksiyonu, artan şekilde öksürme, ses kısılması gibi semptomlara neden olabiliyor. Bu noktada iç hava kalitesi büyük önem taşıyor. Güvenli tarafta kalma açısından, 5 kişinin bulunduğu odayı ortalama 59 dakikada bir havalandırmamız gerekiyor. Tabii, bunu yaparken odadaki pencere sayısını da göz önünde bulundurmalıyız. Normale göre kapalı mekanlarda geçirdiğimiz süre artış gösterdi. İç hava kalitesini yüksek tutmak önem taşıyor. Evlerde bağıl nem oranı da yüzde 50 seviyesinde tutulmalı.” dedi.
Pandemi sürecinde daha çok önem kazanan iç hava kalitesine ilişkin farklı bilgilerin paylaşıldığı etkinlik, sektör paydaşlarına önümüzdeki döneme yönelik bilgilendirici bir bakış açısı kazandırdı. Webinarın videosuna İSKİD web sayfası üzerinden ulaşılabilir. (https://iskid.org.tr/ichavakalitesi/medya/videolar/)