Header Reklam
Header Reklam

ISH Frankfurt fuarı'nda neler gördük? Bir fuarın stand arkası

05 Nisan 1997 Dergi: Nisan-1997

İletişim teknolojisindeki büyük gelişme ve kullanım yaygınlaşması, duvarların yıkılıp gümrüklerin artık ortadan kalksam diye uğraştığı günümüzde bütün bunların zorunlu sonucu olarak gelip dayattığı -moda akım değil-globalleşme, dünyanın küçülmesi (veya ulaşım ve iletişimin yaygınlaşması ve kolaylaşması) turizm ile ülke ziyaretlerinden sonra fuarları da artık ziyareti gerekli alanlar haline getirdi. Frankfurt fuarını binlerce Türk mühendis, firma sahibi ve teknik insanın ziyaret etmesi de bunun göstergesi idi. Örneğin ben İstanbul'da iki senedir görüşemedigim üç dört arkadaşımla Frankfurt fuarında karşılaştım. On binlerce kişinin ziyaret   ettiği   Frankfurt   fuarı ISH Frankfurt Fuarından bir görüntü. Frankfurt ve civarına (yaklaşık 200 km'lik bir alan içine) korkunç bir insan akımını da beraberinde getirdi. Frankfurt ve 150-200 km'lik alan içindeki tüm oteller dolu idi. Bize söylendiğine göre  iki  sene  sonra  yapılacak fuarın otel rezervasyonları bu fuarın hemen bitiminde yapılıyordu.Fuar ziyaretinin dünyanın en büyük firmalarını görmek, yeni teknolojileri gözlemlemek, uluslararası ticari ilişkiler kurmak, tanımak,tanınmak yanında bir de eziyete dönüşen yönleri vardı. Eğer Frankfurt'un içinde bir otelde yer bulamamışsanız çok yakınında bile kalsanız -ki biz 150 km mesafede kalıyorduk- henüz İstanbul trafiğini yakalayamamış bile olsa çok yaklaşmış olan Frankfurt trafiğinde fuara gidip gelmek için yapılan sabah akşam olimpiyatı sayesinde bizim boğaziçi köprüsünü hiç aramadık. Trafik olimpiyatı bitip fuara vasıl olduğumuzda 3-4 günde tüm fuarı gezmek isti-anız hiç oyalanmadan hemen fuar "tracking'Mne başlamak zorundasınız.

Bu da her gün için epeyce kilometre bir yolu yürüyerek, merdivenlerden inip çıkarak, yürüyen bantlarla katetmek anlamına geliyor. Bu tracking sırasında isteğinize bağlı olarak standlarda mola vererek kahveden biraya, meyve suyundan çaya kadar ikramlardan yararlanıp soluklanmak olası ve bu olanak standların büyük çoğunluğunda var. Fuar tracking'i tüm gün sürdüğünden en temel biyolojik ihtiyaçlarımızdan olan öğle yemeği için önerimiz 8. ve 9.   salonlara   gidilmesi.   Bu   salonlarda kazan firmaları ağırlıklı olmak üzere ısıtma sektörü vardı. Standlar çok büyük ve çok katlı idi. Standların çoğunun arka tarafında bir mutfak, ön tarafında veya standın üst katındaki "teras" bölümünde ise cafe, fastfood, resta-urant görüntüsünde bir mekan mevcut. Masalara oturduğunuzda cici hostesler tarafından size et tabağı, balık tabağı, içecek gibi ikramlarda bulunuluyor.

Almanların ikram konusunda bildiğimiz sıkılıkları ile bu görüntüler arasındaki tezatlık bizi oldukça şaşırttı.

Benim aklımda stand mutfaklarından dumanlar çıkaran bir fuar imgesi kaldı.

Standlarda ne mi vardı? Teknolojik yenilikler ne idi? Globalleştik. küreselleştik, iletişim, ulaşım yaygınlaştı, kolaylaştı, gümrük duvarları kalktı dedik ya. Zaten fuardaki firmaların büyük çoğunluğunun Türkiye'de temsilcisi veya kendisi var. Yine bunların büyük çoğunluğunun show-room'ları var. Yani aslında Türkiye'de her şey var. Ama yüksek verimli, çevreyi çalışırken de kirletmeyen, hatta 10 sene 20 sene sonra bile cihazı attığınızda geri dönüşümlü olmasına dikkat edildiğinden hurdası bile çevreyi kirletmeyen cihazları ne kadar kullanıyoruz? Cihaz, sistem seçerken bunlara ne kadar dikkat ediyoruz? Doğalgaza geçip sülfür atıklarından kurtulduk ama cihaz-sistem alırken bir başka kirletici ve asit yağmuru oluşturan NOx oranlarına ne kadar önem veriyoruz. Giderek doğal kaynakları kıt-laşan yaşlı dünyadan çocuklarımıza da iyi bir şeyler kalsın diye ticari kaygılarımızı ne kadar geriye atıp çocuklarımızı hatta torunlarımızı düşünüyoruz? Teknik ve üretim potansiyeli hiç de yabana atılmayacak güzel ülkemizde çevreye saygılı üretim teknikleri ile üretim yapmak yerine kısa vadeli ticari kazançlar, temsilcilikler peşinde koşarken olaylara kişisel/fir-masal ticari getiri yanında ne kadar bilimsel, analitik, fizibl bakabiliyoruz. Bir şeyleri getirip Türkiye'de satmak yerine bizim de dünyanın çeşitli yerlerine satabileceğimiz nitelikli mallarımızı satmak için ne kadar uğraşıyoruz.

Bu soruları daha fazla uzatmak mümkün. İşte bir fuardan aklımızda kalanlar ve bir fuarın aklımıza getirdikleri. Gittik, gezdik, gördük, yedik, içtik, düşündük, geldik.


Etiketler