Header Reklam
Header Reklam

HVAC Sektörü “Yeşil”e Evriliyor

05 Kasım 2024
HVAC Sektörü “Yeşil”e Evriliyor

Yazar: Genç Mühendislik Elektromekanik Tesisat Taahhüt Şirketi Kurucu ve Yönetim Kurulu Başkanı İlker Alkun 

Isıtma, Havalandırma ve Klima (HVAC) sektörü önemli bir dönemeçten geçiyor ve geçmişteki enerji tüketimi yüksek sistemler yerini daha çevre dostu ve verimli çözümlere bırakıyor. HVAC sistemlerinin bugünkü mevcut durumu, geleneksel ve yenilikçi teknolojilerin bir karmasıdır. Geleneksel teknolojiler yaygınlığını korurken, konfordan ödün vermeden karbon ayak izlerini azaltan yeşil, enerji tasarruflu sistemlerin benimsenmesine doğru belirgin bir geçiş olduğu görülüyor.

Geleneksel HVAC sistemleri konut ve ticari binalarda kullanılan enerjinin neredeyse yarısından sorumludur ve sera gazı emisyonlarında da hatırı sayılır payı vardır. Ancak, küresel ısınmanın maksimum 2 santigrat derece ile sınırlandırılabilmesi için devletlerin koyduğu katı sınırlandırmalar ve yeni uluslararası anlaşmalar, yeşil teknolojilerin benimsenmesini hızlandırıyor. Akıllı termostatlar, IoT ile birbiri ile iletişim içinde olan cihazlar, değişken debili sistemler, enerji geri kazanımlı havalandırma sistemleri, yenilenebilir enerjinin HVAC sistemlerine entegrasyonu, hatta ısı emilimini azaltan boyalar, gölgelendirme sistemleri gibi seçenekler daha sürdürülebilir bir geleceğe doğru önemli sayılabilecek bir sıçramayı temsil ediyor.

Ülkemizde de enerji verimliliğinin artması yönünde atılan ilk büyük adım, 2007 yılında Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu (EVK) olmuştur. Kanunun amacı ilk maddesinde şöyle tanımlanıyor; “Bu Kanunun amacı; enerjinin etkin kullanılması, israfının önlenmesi, enerji maliyetlerinin ekonomi üzerindeki yükünün hafifletilmesi ve çevrenin korunması için enerji kaynaklarının ve enerjinin kullanımında verimliliğin artırılmasıdır.” Süreç içinde birkaç kez revize edilen EVK en son olarak Resmi Gazete’nin 11 Mayıs 2024 tarihli sayısında yayımlanan “Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile güncellendi.

Yapılan güncelleme ile enerji verimliliği desteklerine ilişkin başvurularda sektörel kısıtlama kaldırıldı, destek bedelleri 10 kat artırıldı ve enerji yoğunluğu azaltım kriterinin yanı sıra karbon yoğunluğu ile spesifik enerji tüketimi azaltım kriterleri de eklendi.

EVK’nın yanı sıra pek çok HVAC sistem tasarımında proje mühendislerimiz ASHRAE Standardı 90.1’i de göz önünde bulunduruyor. “Alçak Katlı Konut Binaları Dışındaki Binalar için Enerji Standardı” başlıklı bu standart, enerji açısından verimli HVAC (Isıtma, Havalandırma ve Klima) sistemlerinin tasarlanması ve kurulumu için temel oluşturuyor. ASHRAE 90.1'in de temel amacı, “binalardaki enerji tüketimini azaltırken iç mekan konforunu iyileştirmek ve sürdürülebilirliği teşvik etmek” olarak tanımlanıyor. ASHRAE 90.1; HVAC Ekipmanı için Minimum Enerji Performans Standartlarını, klimalar, ısı pompaları, soğutucular ve kazanlar dahil olmak üzere tüm HVAC ekipmanları için asgari enerji performans kriterleri belirliyor. Bu kriterler; EER (Enerji Verimliliği Oranı), COP (Performans Katsayısı) ve SEER (Mevsimsel Enerji Verimliliği Oranı) değerleri bazında değerlendiriliyor. Önemli olan bir diğer özellik de verimsizliğin ana nedenlerinin başında gelen cihaz kapasitelerinin gerekenin çok üzerinde ölçeklendirilmiş olması sorununa karşı ASHRAE 90.1’in, bina yüklerine göre ekipmanların doğru boyutlandırmasını teşvik etmesidir.

HVAC Sistem Tasarımlarındaki Güncel Trendler

HVAC sistem tasarımlarındaki güncel trendlerin odağında sürdürülebilirlik ve verimlilik artışı bulunuyor. HVAC sistemlerinde güneş ve rüzgâr enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ivme kazanıyor. Benzer şekilde, HVAC sistemlerinin Nesnelerin İnterneti (IoT) ile entegrasyonu yaygınlaşıyor ve HVAC operasyonlarının gerçek zamanlı izlenmesini ve kontrolünü sağlayarak verimliliği artırıyor ve enerji maliyetlerini düşürüyor. Bu eğilimler, karbon emisyonlarını azaltarak ve iç mekan hava kalitesini iyileştirerek çevre üzerinde önemli etkiler yaratıyor.

Akıllı Termostatlar, Sensörler, IoT

Çeşitli faktörlere göre ısıtma ve soğutmayı gerçek zamanlı olarak ayarlayarak verimliliği en üst düzeye çıkarırken optimum konforu sağlayan akıllı termostatlar, sensörlerle donatılmış ve internete bağlı akıllı HVAC sistemleri, iç mekan iklim koşullarını 24 saat izleyebilir ve kontrol edebilir. Kullanıcıların tercihlerine, mekanın doluluk oranına ve dış hava koşullarına göre sıcaklığı ve nemi ayarlayabilir. IoT'nin rolü çok önemlidir, çünkü HVAC sistemlerinin bina veya ortamdaki diğer akıllı cihazlarla iletişim kurmasını sağlayarak gelişmiş enerji verimliliği ve konforu garanti altına alır. Bu sistemler ayrıca olası servis, bakım ihtiyacının önceden öngörülerek sistemlerin kesintisiz çalışmasını ve uygun maliyetle işletilmesini mümkün kılar.

Enerji Geri Kazanımlı Havalandırma (ERV) Sistemleri

ERV sistemleri, enerji tüketimini en aza indirirken iç mekan hava kalitesini artırır. Bu sistemler, gelen ve egzoz edilen hava akımları arasında enerjiyi geri kazanır, verimliliği optimize eder, enerji giderlerini düşürürken genel çevresel etkiyi de azaltmış olur. 
Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Kullanımı

Geleceğin yeşil ve verimli HVAC sistemlerinin tanımlayıcı özelliklerinden biri de yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılmasıdır. Fosil yakıtlar yerine, HVAC sistemlerinin enerji ihtiyacı için güneş, rüzgâr ve jeotermal gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının entegrasyonu, yalnızca küresel ısınmaya yol açan kaynaklara olan bağımlılığımızı azaltmakla kalmayıp, aynı zamanda enerji maliyetlerini de düşürerek bu sistemleri ekonomik ve çevresel olarak uygulanabilir hale getirecek.

Çevre Dostu Soğutucu Akışkanlar

Geleneksel, sentetik soğutucu akışkanlar, ozon tabakasına olan zararlı etkileriyle kademeli olarak terk ediliyor. GWP (Küresel Isınma Potansiyeli) ve ODP (Ozon Giderme Potansiyeli) değerleri düşük ve amonyak, karbondiyoksit, propan, propen gibi doğal soğutucu akışkanlara yani daha sürdürülebilir seçeneklere doğru yönelmek, küresel bir eğilimdir. 

Free Cooling (Serbest veya Ücretsiz Soğutma) Tekniği Kullanan Soğutma Grupları

Serbest soğutma, mekanik soğutma yerine doğal olarak soğuk hava veya su kullanarak hava sıcaklığını düşürmeye yönelik bir yaklaşımdır. Aslında uygulamada, serbest soğutma tamamen “bedava” değildir, çünkü pompalar, fanlar ve diğer hava ve su tarafı ekipmanlara da ihtiyaç vardır. Bu ekipmanlar ise periyodik bakım ve onarım gerektirir. Yine de Serbest Soğutmanın kullanılabildiği zamanlarda enerji tasarrufu sağlanabildiği için tercih edilmektedir.

Tüm bunlara ek olarak spektral olarak selektif cam kullanımıyla yazın aşırı ısınma %15 oranında azaltılabilir. Gölgeleme çözümleri de, yazın aşırı ısınmayı %44'e kadar azaltırken enerji tüketimini dengeler. Isı yalıtımı, enerji kullanımını yarıya indirebilir. Çatılarda, bina dış yüzeylerinde yapıların aşırı ısınmasını önleyen boyalarla 2 santigrat derece düşük iç ortam sıcaklığı mümkün.

Özetle, iç ortam hava kalitesini artırırken enerji verimliliğini de artıran, enerji tüketimini düşüren tüm uygulamalar ve seçenekleri giderek daha fazla göreceğimizi öngörmek mümkün görünüyor.