Header Reklam

Güvenli Okula Dönüş için Daha İyi Hava Kalitesi

17 Ağustos 2021
Güvenli Okula Dönüş için Daha İyi Hava Kalitesi

Zorlu bir uzaktan eğitim yılının ardından ülke genelindeki okullar açılmak üzere. Okul binalarındaki olası iyileştirmeler değerlendiriliyor.

Pandemiden çok önce de, okullarda hava kalitesi konusu gündemdeydi ve bir krizle karşı karşıyaydı. Amerika’daki okulların üçte biri, güncellenmesi veya değiştirilmesi gereken HVAC sistemlerine sahip. Bu yükseltmeler olmadan, kötü hava kalitesi istenmeyen bir sonuç olmaya devam ediyor ve bu, birkaç nedenden dolayı çok tehlikeli.

İlk neden, çalışmaların gösterdiği gibi, hava kalitesi bozulduğunda hastalıkların daha hızlı yayılabilmesidir. Pandemi sırasında birçok okul, virüsle ilgili bilinmeyenler, öğrenciler ve öğretmenler için güvenli, iyi havalandırılmış alanlar sağlanmasının zor olması nedeniyle uzaktan eğitime geçti. Okul binaları kapatıldığında, öğretmenler öğrencilerle bağlantı kurmakta zorlandı, çocuklar akran etkileşiminin desteklediği sosyal ve duygusal gelişimi kaçırdı, ebeveynler ve bakıcılar imkânsız bir iş yükünün yanı sıra evde eğitimle uğraştılar. 

İkincisi, kötü hava kalitesi öğrencilerin sağlığının yanı sıra öğrenme yeteneklerini etkiliyor. Çalışmalar, zayıf IAQ’nun insanların astım, yorgunluk, solunum yollarında tahriş ve baş ağrısı ile ilgili semptomlar yaşamasına yol açabildiğini göstermiştir. Kötü hava kalitesi, öğrencilerin derse odaklanmasını veya bazen derse katılmasını engelleyebilir. Birçok çalışma iyileştirilmiş öğrenci performansını artan havalandırma oranlarına bağlamaktadır. Bununla birlikte, Lancet COVID-19 Komisyonu geçen günlerde Amerikan okullarının hâlâ “kronik olarak yetersiz havalandırıldığını” ve 100 sınıfta 87’sinin önerilen minimum standartları karşılamadığını bildirdi.

Amerika’da pek çok okul, havalandırma sistemlerindeki yükseltmeleri finanse etmek için yerel emlak vergilerine güvendiğinden, yüksek yoksulluğun olduğu bölgelerdeki okulların havalandırma sistemlerinin eskimiş olması, orantısız bir şekilde düşük gelirli ve azınlık öğrencilerine eğitim başarısı için ek engeller getiriyor. Herkes için daha sağlıklı hava sağlamak hem bir refah hem de sosyal adalet meselesidir.

Okullardaki havadan sadece öğrenciler etkilenmiyor. Milyonlarca eğitimci, idareci ve veli sınıfların içinde ve çevresinde vakit geçiriyor. Hatta bazıları kötü hava kalitesinden rahatsız olduğunu bildiriyor. İyileştirilmiş havalandırma ve daha sağlıklı malzemelerle yeni bir binaya taşındıktan sonra bu öğretmenlerin baş ağrılarının geçmesi tesadüf değil; Yaşlanan okul altyapımızın çoğu artık öğretme ve öğrenmeye elverişli daha sağlıklı ortamlar sağlayamıyor.

Neyse ki, şimdi bu sorunu çözmek için hayati bir fırsat var. Federal hükümetin COVID-19 yardım önlemleri, Amerika’daki K-12 okullarına 122 milyar dolardan fazla tahsis etti ve bunun bir kısmı, iç mekân hava kalitesini iyileştiren kritik tesis yükseltmeleri için kullanılabilir. 

Türkiye’de de benzer bir durumdan bahsetmek mümkün. Bazı özel okullar, velilere okullarında havalandırma sistemlerinin %100 taze hava ile çalışabilecek şekildi yenilendiğini, üstüne basa basa bildiriyor. Devlet okullarının çoğunda cebri bir havalandırma sistemi zaten bulunmuyor. Bu sorunla baş edebilmek için; okul idarelerinin havalandırma ile ilgili detaylı olarak bilgilendirilmeleri, yapılması gerekenler konusunda hassasiyet göstermelerinin sağlanması büyük önem taşıyor.  Çoğu zaman, okullardaki kötü hava kalitesi bizim için havanın kendisi kadar görünmezdir. Ama sonuçları görülemeyecek gibi değildir.



Slider Altına