Header Reklam

G20 Enerji Bakanları Toplantısı İstanbul’da Gerçekleştirildi

05 Aralık 2015 Dergi: Aralık-2015
G20 Enerji Bakanları Toplantısı İstanbul’da Gerçekleştirildi

Aralık 2014’ten beri Dönem Başkanlığını Türkiye’nin yürüttüğü G20’nin Liderler Zirvesi 15-16 Kasım 2015 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirildi. Zirve; dünya ekonomisinin yüzde 85’ini, ticaretininse yüzde 75’ini oluşturan G20 üyesi 20 gelişmiş ülkenin yanı sıra, davetli bazı ülke devlet ve hükümet başkanlarının da katılımıyla toplam 26 ülke ve 7 uluslararası örgütü ağırladı. Türkiye’nin Dönem Başkanlığı süresince düzenlediği pek çok toplantıdan biri de, Antalya Zirvesi’nden hemen önce düzenlenen ve G20 içinde de bir ilk olan “G20 Enerji Bakanları Toplantısı” oldu. 2 Ekim’de İstanbul Grand Tarabya Oteli’nde gerçekleştirilen G20 Enerji Bakanları Toplantısında Türkiye Dönem Başkanlığı’nın öncelikleri olan “Kapsayıcılık, Yatırım ve Uygulama” konuları ele alındı. Günümüz ve gelecekte karşılaşılabilecek enerji zorlukları tartışıldı.

G20 Enerji Bakanları Toplantısına paralel olarak Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA), düzenlediği basın toplantısında ise, Ajans’ın hazırladığı “Orta Dönem Yenilenebilir Enerji Raporu 2015” tanıtıldı. Bilindiği üzere IEA, yenilenebilir enerjiler, petrol, gaz ve kömürde neler olacağına ilişkin orta ve uzun vadeli dünya enerji görünüm raporları hazırlıyor. Toplantıda konuşan Uluslararası Enerji Ajansı İcra Direktörü Fatih Birol söz konusu rapora ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Fatih Birol: “Yenilenebilir, 2030 yılına kadar elektrik üretiminde birinci kaynak olacak”

Yıllarca ekonomiler büyürken, enerji tüketimi de arttı ancak bugün iklim değişikliği sorunları nedeniyle artık bir yol ayrımındayız. Bu noktada da yenilenebilir enerjilerin önemli bir rol oynadığını görüyoruz. Yenilenebilir enerji kaynakları, özel bir elektrik üretim alanı olarak neden tercih ediliyor diye bakarsak, bu nedenleri şöyle sayabiliriz: İlk olarak pek çok ülke yerli üretim yaparak, enerji çeşitliğini artırmak istiyor. Bazı ülkeler şehirlerindeki yüksek hava kirlenmelerini önlemek için tercih ediyor. Ancak gelişmekte olan ülkelerin enerji konusunda pek çok problemi var ve iklim değişikliği de çok önemli bir etken. İnanıyoruz ki; 2030 yılına kadar yenilenebilir enerji kesinlikle, elektrik üretiminde birinci kaynak haline gelecek. Fakat gelecek 5 yıl bunun olup olamayacağı açısından oldukça kritik. Geçen son 5-6 yılda neler olduğuna bakacak olursak, büyük bir orandaki enerji tesisleri fosil yakıtlarla kömür, petrol, gazla çalıştı ve onları hidro ve yenilenebilir kaynaklar takip etti. Genel olarak son 6 yılda % 40 oranındaki tesis bu şekilde çalıştı. Fakat iyi haber şu ki, eğer yenilenebilir enerjileri enerji çeşitliliği içinde daha fazla olsun taraftarıysanız, yapılacak tüm yeni enerji tesislerinin yarısını yenilenebilir enerji tesislerinin oluşturmasını bekliyoruz. Gelecek 5 yıl içinde yapılacak tüm yeni enerji tesislerinin % 50’sini yenilenebilir enerji tesisleri oluşturacak ve diğer yarısını da kömür, petrol, gaz ve nükleer teknolojileri oluşturacak. Bu durum; yenilenebilirde oldukça yüksek bir büyümenin yaşanacağını ve enerji üretim teknolojilerinin en tepesine yerleştiğini gösteriyor.

Gelecek 5 yılda 700 GW’lık yeni yenilenebilir enerji tesisi göreceğiz

İlginç bir haber de şu: Yenilenebilir enerji, OECD ülkelerinin elektrik üretim kaynağı iken, gelecek 5 yılda tamamen farklı bir resim göreceğiz. Çin ve diğer gelişmekte olan ülkelerden çok büyük bir büyümenin geldiğini göreceğiz. Yeni yenilenebilir enerji tesislerinin üçte ikisi gelişmekte olan ülkelerden gelecek. Üçte biri ise gelişmiş-ileri ülkelerden gelecek. Gelecek 5 yılda 700 GW’lık yeni yenilenebilir enerji tesisi göreceğiz ve bu 700 GW’lık tesisin üçte ikisi gelişmekte olan ülkelerden gelecek. Bu durum yenilenebilir enerjide kesinlikle büyük bir değişim yaşanacağını gösteriyor.

Yenilenebilir enerji giderek ucuzluyor

Diğer bir iyi haber daha: Yenilenebilir enerji giderek ucuzluyor. Örneğin karasal rüzgar tesislerine baktığımız zaman 2010 yılından bugüne kadar maliyetler üçte bir oranında ucuzladı ve düşmeye devam etmesini bekliyoruz. Güneş enerjisinde de etkileyici maliyet düşüşleri söz konusu. Deniz üstü rüzgar enerjisi diğer bir hikâye. Deniz üstü rüzgar enerjisi maliyetleri her geçen gün azalıyor.  Artık yenilenebilirin pahalı olduğu şeklindeki dogmanın değişmesi gerekiyor. Özellikle güneş enerjisi ve karasal rüzgar enerjisi maliyetlerinin düştüğünü görüyoruz. Uzun vadeli fiyat anlaşmalarına baktığımızda karasal rüzgar ve özellikle güneş enerjisi oldukça rekabetçi hale geldi. Dolayısıyla pek çok ülke kömür ve ithal gaz LNG ile rekabet edebilir. Tabii bunun için hükümetlerin desteği gerekiyor. Gerçekten de yenilenebilir enerjiler kömür ve LNG’ye karşı artan bir rekabet avantajına sahipler. 

 

 

 



Slider Altına