Header Reklam

Covid-19 Yeniden Tırmanıyorken, Güvenilir Ortamlar için Doğru Filtrasyonun Önemine Dikkat Çekti

24 Temmuz 2022
Covid-19 Yeniden Tırmanıyorken, Güvenilir Ortamlar için Doğru Filtrasyonun Önemine Dikkat Çekti

COVID-19 vaka sayılarında yaşanan artış nedeniyle iç mekân hava kalitesi yeniden gündeme geldi. Çünkü otel, hastane, okul, AVM gibi toplu yaşam alanlarında havada uzun süre asılı kalabilen aerosoller, bulaş riskini artırıyor. British Medical Journal tarafından yayınlanan araştırmaya göre de  Covid-19, havalandırma sistemlerinin yetersiz olduğu alanlarda aerosoller yoluyla 2 metre mesafeden dahi bulaşabiliyor. Bu nedenle Covid-19'dan korunmak için toplu yaşam alanlarında doğru iklimlendirme sistemlerini ve filtrasyon çözümlerini tercih etmek hayati önem taşıyor. 
Abalıoğlu Holding bünyesinde faaliyet gösteren Hifyber’ın Yönetim Kurulu Üyesi Beyza Çaputçu, kapalı mekânların iklimlendirmesinde kullanılan klima santrallerinde nanofiber kaplı filtre kullanımı ile güvenli yaşam alanları sağlanabileceğini açıkladı.   
 “Zamanımızın yaklaşık yüzde 90'ını geçirdiğimiz kapalı mekânlardaki iç ortam emisyonları, insan sağlığını tehdit ediyor” diyen Hifyber Yönetim Kurulu Üyesi Beyza Çaputçu, sözlerine şöyle devam etti:
“Dünyada her yıl yaklaşık 4 milyon erken ölüm kaydediliyor”
“Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) raporuna göre, kapalı alanlardaki hava kirliliğinden kaynaklı; astım, kalp hastalıkları ve kanser nedeniyle, dünyada her yıl yaklaşık 4 milyon erken ölüm kaydediliyor.  Dünyada yaşanan erken ölümler ve Covid-19 virüsünün neden olduğu salgın nedeniyle kapalı mekânların iç hava kalitesi büyük önem taşıyor. 
Kapalı mekânlarda iç hava kalitesini sağlayabilmek için doğru iklimlendirme sistemleri tercih etmenin yanı sıra doğru filtrasyon sistemleri kullanmak gerekiyor. Havanın iklimlendirme sistemleri ile doğru bir şekilde filtre edilerek, hastalık yapıcı bakteri ve virüslerden arındırılmış olarak şartlandırılması, iç mekân hava kalitesinin sağlanmasında öncelikli koşul olarak kabul ediliyor. Çünkü kapalı mekânlardaki merkezi iklimlendirme sistemleri (ısıtma, soğutma ve havalandırma sistemleri), havayı devir daim yöntemiyle sirküle ettiği için; öksürme, hapşırma, konuşma gibi eylemler ile ortam havasına aktarılan 1-4 mikrometre aralığında olan çok sayıda su damlasıyla  (aerosol)  havada yayılarak, solunum yoluyla bulaş riskini artırıyor. Bu nedenle iklimlendirme sistemleri ile kapalı yaşam alanlarında yüzde 100 taze hava sağlamak hayati önem taşıyor” dedi. 
“Doğru filtre kullanımı ile güvenli yaşam alanları sağlanabilir”
“Kapalı mekanların iklimlendirmesinde kullanılan klima santrallerinde doğru filtre kullanımı ile güvenli yaşam alanları sağlanabilir” diyen Beyza Çaputçu, kapalı alanlarda havada asılı kalan bakterilerin, mantarların, küflerin ve virüslerin solunum yoluyla enfeksiyon riskini artırmaması ve alerjik reaksiyon oluşturmaması için klima santrallerinde kullanılan filtrelerin yüksek performanslı, antibakteriyel-antiviral özellikte nanofiber kaplı olması gerektiğini vurguladı: 
Nanofiber kaplı filtreler yüksek koruma sağlıyor
Klima santralleri; okul, hastane, AVM, iş merkezi gibi toplu yaşam alanlarında temiz havayı, iç ortam havası ile karıştırıp, filtreden geçirdikten sonra mahale veriyor. Yüksek filtrasyon verimliliği sağlayan antibakteriyel-antiviral özellikte nanofiber kaplı filtreler ile etkili bir hava filtrasyonu yaparak, havayı; bakteri ve virüslerden arındırılmış olarak mahale vermek gerekiyor.
Hifyber olarak yüzde 100 sentetik (nonwoven) ürünlerden ürettiğimiz antibakteriyel-antiviral özellikteki nanofiber kaplı filtre medyası ile klima santrallerinde yüksek filtrasyon verimliliği sağlıyoruz. 
İklimlendirme sistemlerinin hava filtrelerinde oluşan bakteri ve virüslerin yaşamsal işlevlerini bozan HIFYBER antibakteriyel filtre kumaşı, iklimlendirme sistemlerinde güvenli filtrasyon sağlayarak, sağlıklı ve konforlu iç ortam havası sunuyor” diyerek sözlerini tamamladı.



Slider Altına