Covid-19 Pandemisiyle İç Mekan Hava Kalitesinde Gelişmeler Hız Kazandı

01 Kasım 2020 Dergi:

Pandemi nedeniyle dünya çapında ulusal ve yerel karantina ve önlemler başladığından beri zamanımızın %80'inden fazlasını (Belki biraz daha fazlasını) iç mekanlarda geçiriyoruz. Personeli güvenli bir şekilde çalışmaya geri döndürmek için işyerinde iyi İç Hava Kalitesi (IAQ) sağlama konusunu ele almak konusunda işverenler üzerinde artan bir baskı var.
İç Hava Kalitesi Nedir?
EPA'ya (Amerika Birleşik Devletleri Çevre Koruma Ajansı) göre, iç mekan hava kalitesi, özellikle bina sakinlerinin sağlığı ve konforuyla ilgili olduğu için, bina ve yapıların içindeki ve etrafındaki hava kalitesini ifade eder. İç mekandaki yaygın kirleticileri anlamak ve kontrol etmek, iç mekan sağlık sorunları riskini azaltmaya yardımcı olabilir.
Isıtma, Havalandırma, Klima ve Covid-19
Son yıllarda, IAQ, ticari alandaki HVAC sistem belirleyicileri tarafından daha fazla ilgi gördü. Özellikle Avrupa ve ABD'deki tasarımcılar, yasal uyumluluğun evrimine ve son kullanıcı gereksinimlerinin artan karmaşıklığına ayak uydurmak için tam kapsamlı havalandırma çözümleri belirlemeye çabaladılar. Konfor seviyelerini artırmak, insanların sağlık ve güvenliğini sağlamak için havalandırma sistemleri ayrıntılı ve giderek daha özelleştirilmiş hale geldi. Aslında, IAQ konusunda her duruma uyan tek bir çözüm yoktur.
Pandeminin tetiklediği son sağlık krizi, kapalı ortamlarda IAQ konusundaki tartışmayı medyanın daha geniş ölçüde dikkatine sundu. Kitlesel olarak kullanılan bir alanda kötü tasarlanmış bir havalandırma sisteminin kullanıcılar arasında viral bulaşmayı kolaylaştırabileceği iddiası, halk arasında endişeye neden oldu ve bina sahiplerinin yanı sıra operatörlerin de ilgisini IAQ seviyesini yükseltmelerine yöneltti. Covid-19 bulaşı riski karşısında IAQ çözümlerini geliştirmenin aciliyeti, düzenleyiciler ve şartname hazırlayıcılar için bir zorluk, bina sahipleri için bir maliyet ve HVAC üreticileri için ürün geliştirme fırsatıdır.
Bina hizmetleri ve işe dönüş
Pandemi henüz gerilememiş olsa da; işletmeler, personeli işyerine güvenli bir şekilde geri getirmeyi planlıyor, bunu verimli ve uygun maliyetli bir şekilde yapmanın yollarını arıyor. Binaların doluluk seviyeleri, büyük ekonomiler ve şehirler arasında büyük farklılıklar gösterir. Ticari bir gayrimenkul hizmetleri firması olan Cushman&Wakefield, “ofis emlak piyasasının 2025'te Covid-19 öncesi seviyeye döneceğini” bildirdi. Çalışmada ayrıca “evden çalışma ikiye katlanacak ve hibrit çalışma artacak. ABD'de ve Avrupa'da sürekli olarak evden çalışan insanların payı, Covid-19 öncesine göre kabaca %5-6 oranından Covid sonrası %10 ile %11 seviyesine yükselecek, hibrit çalışmanın payı ise esnek çalışma olarak da anılacak. Hibrit çalışma oranı da %32'den %36'ya, tüm çalışanların yarısının biraz altı seviyesine yükselecek” bilgileri yer alıyor.

Bina hizmetleri mühendisleri, düşük doluluk düzeylerine sahip mevcut binaların, çalışanların güvenli bir şekilde geri dönmesi için kabul edilebilir bir standarda nasıl getirileceği konusundaki yeni zorluklarla giderek daha fazla yüzleşecek. Göz önünde bulundurulan stratejilerden bazıları; yerleşim planlarının yeniden tasarlanması, bölgesel HVAC kontrolleri, kontaminasyon seyreltme havalandırması, DOAS ile VRF (%100 temiz hava), hava kanallarının temizlenmesi, filtreleme, ultraviyole mikrop öldürücü ışın (UVGI), akıllı sensörler ve akıllı kontroller vb. Bu stratejilerden bazılarının kullanılması, bina sahiplerinden, hizmet ve bakım yüklenicilerinden ve bina hizmetleri mühendislerinden gelen maliyet, zaman ve bilgilere bağlı olacaktır.
HVAC endüstrisi üzerindeki Covid-19 etkisi
BSRIA (Bina Hizmetleri Araştırma ve Bilgi Derneği) Covid-19 Klima Pazar Güncelleme Çalışması, DOAS ile VRF kullanımına yönelik artan eğilimi ve DX bataryaları ile satılan Klima Santrali sayısındaki artışı tespit ediyor.
2020 küresel Covid-19 salgını, ticari alanda güvenli iç mekan havasının önemi konusunda dikkati ve farkındalığı ivmelendirdi. Yakın gelecekte, yasal gereklilikler ve son kullanıcı taleplerinin oluşturulması, IAQ'yu şartnamenin önemli bir yönü haline getirecektir. Yatırımcılar ve işletmeciler de, varlıklarının değerinin artmasına katkıda bulunacağından, çevre sağlığı geliştirmeye yönelik, IAQ konusunda bir yönelim içine girebilir.
Bu dönüşümün HVAC endüstrisi üzerindeki sonuçları hala belirsiz. Havalandırma ve iklimlendirme şirketleri, verimlilik ile iç hava kalitesi arasındaki görünürdeki uyuşmazlığı çözmek için yeni çözümler geliştiriyor ve özellikle kontrol tedarikçileri, tasarımcılar ve yasal düzenleyicilerle ortaklaşa çalışıyor. Süreç henüz emekleme aşamasındadır ve gelişmiş ülkelerin coğrafi bağlamıyla sınırlıdır.
Bununla birlikte, Covid-19 acil durumu hız kesse bile eğilimin devam edeceği açıktır. Bu eğilim, ticari bina şartname hazırlayıcılarının dikkatini yeniden odaklayacak, inşaatta sürdürülebilirlik konseptlerini maliyet ve karbon emisyonu sınırlandırmasıyla, verimlilikten sağlık, zindelik ve çalışan üretkenliğini içeren daha geniş bir hedefe doğru genişletecektir.
BSRIA, konut dışı binalardaki IAQ ürün gelişmelerine bakarak yeni yılda piyasaya sürülecek bir pazar araştırması hazırlıyor ve odak noktası burada olmasına rağmen, çalışmanın başlangıçta coğrafya ve bölge açısından sınırlı olacağının altını çiziyor. Ayrıca, çalışanları kötü hava kalitesinden korumak ve yalnızca gelecekteki pandemilerden değil, aynı zamanda hava kirliliğinden kaynaklanan etkiyi de en aza indirmek için eğitim, sağlık hizmetleri, konaklama ve ofisler gibi belirli dikey segmentlerde IAQ'yu iyileştirme baskısı daha güçlü olacaktır.