COVID-19 Karantinaları, 2020’de Karbon Emisyonlarında Rekor Düşüşe Neden Oldu

02 Ocak 2021 Dergi:

Petrol, gaz ve kömür kaynaklı karbondioksit emisyonlarının bu yıl yaklaşık 34 milyar tona ulaşacağı tahmin ediliyor, bu rakam 2019'daki fosil emisyon seviyelerine göre yüzde 7'lik bir düşüş gösterdi. Küresel düşüşün en büyük payını ulaşım kaynaklı emisyonlar oluşturuyor.
Küresel COVID-19 karantinaları 2020'de fosil CO2 emisyonlarının tahmini 2,4 milyar ton azalmasına neden oldu - East Anglia Üniversitesi (UEA), Exeter Üniversitesi ve Stanford Üniversitesi bilim insanı Rob Jackson'ın başkanlık ettiği girişim olan Küresel Karbon Projesi'ndeki araştırmacıların yeni tahminlerine göre bu rekor bir düşüş anlamına geliyor.
11 Aralık tarihli Earth System Science Data dergisinde yayınlanan tahminler, geçen yüzyılın büyük bir kısmında görülen en keskin emisyon düşüşlerine kıyasla daha büyük ölçüde bir düşüşü gösteriyor: 1981 ve 2009'da 0,5 milyar ton CO2 (GtCO2); 1992'de 0.7 GtCO2; ve İkinci Dünya Savaşı'nın sonunda 1945'te 0,9 GtCO2. 2020 yılı için petrol ve gaz gibi fosil yakıtların yanmasından kaynaklanan karbon emisyonlarının, 2019'a göre yüzde 7 daha düşük seviyede, yaklaşık 34 GtCO2 olacağı tahmin ediliyor.
Bu yıl neredeyse iki buçuk milyar ton CO2 düşüşü, yıl boyunca 500 milyon arabanın trafikten çekilmesi anlamına geliyor. 
Ulaşım kaynaklı emisyonlar, küresel emisyon düşüşünün en büyük payını oluşturmaktadır. Bu kategorideki emisyonlar, COVID karantinalarının zirvesinde yaklaşık yarı yarıya düştü. Aralık 2020 itibarıyla, karayolu taşımacılığı ve havacılıktan kaynaklanan emisyonlar, devam eden kısıtlamalar nedeniyle küresel olarak sırasıyla yaklaşık yüzde 10 ve yüzde 40 ile 2019 seviyelerinin altındaydı.
İnsan faaliyetlerinden kaynaklanan toplam CO2 emisyonları ise 2020'de yaklaşık 39 GtCO2 olacak.
Bu yılki Küresel Karbon Bütçesi'nin açıklanması, küresel ısınmayı sınırlamak için sera gazı emisyonlarını azaltmayı amaçlayan BM Paris İklim Anlaşması'nın 12 Aralık'ta kabulünün beşinci yıldönümünden önce oldu. Hedefler doğrultusunda iklim değişikliğini sınırlamak için 2020 ile 2030 arasında her yıl ortalama olarak yaklaşık 1 ila 2 GtCO2 kesinti yapılması gerekmektedir.
Araştırmacılar, dönüm noktası niteliğindeki anlaşmadan beş yıl sonra, küresel CO2 emisyonlarındaki artışın, son yıllarda yavaşlamaya başladığını söylüyorlar, bu kısmen iklim politikalarının yayılmasına bir sonucu olabilir. 2020'den önceki on yıl boyunca, fosil CO2 emisyonları, ekonomileri büyümeye devam eden 24 ülkede önemli ölçüde azaldı.
Ancak araştırmacılar, küresel fosil emisyonlarındaki uzun vadeli eğilim, COVID-19'a yanıt olarak küresel ekonomiyi canlandırmaya yönelik eylemlerden büyük ölçüde etkileneceği için, 2021 ve sonrasında ne kadar emisyon hacmi oluşacağını söylemek için henüz erken olduğu konusunda uyarıyorlar. 
UEA Çevre Bilimleri Okulu Kraliyet Topluluğu Araştırma Profesörü Corinne Le Quéré bu yılki analize şöyle katkıda bulundu: “Küresel emisyondaki sürekli düşüşler için tüm koşullar henüz mevcut değil ve emisyonlar yavaş yavaş 2019 seviyelerine geri dönüyor. COVID-19 salgınının sonunda ekonomiyi canlandırmak için hükümet eylemleri, emisyonları düşürmeye ve iklim değişikliğiyle mücadeleye yardımcı olabilir.”
Le Quéré, "Elektrikli otomobillerin ve yenilenebilir enerjinin dağıtımını hızlandırmaya yardımcı olacak ve şehirlerde yürüyüş ve bisiklete binmeyi destekleyen teşvikler, özellikle bu yıl ulaştırma sektöründe görülen büyük kısıtlılık göz önüne alındığında, zamanında verilmektedir" dedi.
Emisyon düşüşü, COVID-19 kısıtlamalarının elektrik için kömür kullanımından kaynaklanan emisyonlarda önceki düşüşleri hızlandırdığı Amerika Birleşik Devletleri (-yüzde 12) ve EU27 ülkelerinde (- yüzde 11) daha belirgin görünmektedir. COVID-19 kısıtlamalarının emisyonlar üzerindeki etkisi; en az Çin'de görülüyor (yüzde -1,7). Buna ek olarak, Çin'deki kısıtlamalar yılın başlarında meydana geldi ve süre olarak daha sınırlıydı, bu da ekonominin toparlanması için daha fazla zaman verdi.
Stanford'un Woods Çevre Enstitüsü ve Precourt Enerji Enstitüsü'nde kıdemli araştırmacı olan Jackson, "Ekonomiler düzeldiğinde emisyonlar geri gelirse, bu yılki düşüş net sıfır karbon emisyonuna giden yolda çok az şey ifade edecek" dedi.
İlk kez Mart ayında karantina önlemlerini uygulamaya koyan Birleşik Krallık'ta, emisyonların yaklaşık yüzde 13 azalması bekleniyor. İngiltere emisyonlarındaki büyük düşüş, kapsamlı karantina kısıtlamaları ve salgının ikinci dalgasından kaynaklanıyor.
Fosil CO2 emisyonlarının yaklaşık yüzde 9 azalmasının öngörüldüğü Hindistan'da, ekonomik çalkantı ve güçlü hidroelektrik üretimi nedeniyle emisyonlar 2019'un sonlarında normalden daha düşüktü ve COVID-19 etkisi bu değişen trendin üzerine eklendi.
Dünyanın geri kalanı için COVID-19 kısıtlamalarının etkisi, artan emisyonların üzerinde meydana geldi ve bu yıl emisyonların yaklaşık yüzde 7 oranında azalması bekleniyor.
Küresel olarak, 2020'de günlük emisyonlardaki en yüksek düşüş, özellikle ABD ve Avrupa'da kilitleme önlemlerinin en yüksek olduğu Nisan ayının ilk yarısında gerçekleşti.
İlkbaharda COVID-19 karantinaları sırasında metal üretimi, kimyasallar ve imalat gibi endüstriyel kaynaklardan kaynaklanan emisyonlar üçte bir oranında azaldı. Ancak, şimdiye kadar 2019 seviyelerine yakın veya hatta daha yüksek seviyelere geri dönmüş olabilirler.
2020'de daha düşük emisyonlara rağmen, atmosferdeki CO2 seviyesi - 2020'de milyonda yaklaşık 2,5 parça (ppm) artmaya devam ediyor - ve yıl boyunca ortalama 412 ppm'e ulaşması, yani sanayi öncesi seviyelerin yüzde 48 üzerinde olması bekleniyor.

Exeter Üniversitesi baş araştırmacı Prof Pierre Friedlingstein, fosil yakıtlardan ve ormansızlaşmadan kaynaklanan küresel emisyonlar geçen yılki kadar yüksek olmasa da, "hala yaklaşık 39 milyar ton CO2'ye ulaştı ve kaçınılmaz olarak atmosferdeki CO2'de daha fazla artışa yol açtı. Atmosferik CO2 seviyesi ve dolayısıyla dünyanın iklimi, ancak küresel CO2 emisyonları sıfıra yakın olduğunda dengelenecektir" dedi.
Ormansızlaşma alanlarındaki yangın emisyonlarına dayanan ön tahminler, 2020 için ormansızlaşmadan ve diğer arazi kullanım değişikliklerinden kaynaklanan emisyonların, yaklaşık 6 GtCO2 ile önceki on yıla benzer olduğunu göstermektedir. Araziyi daha iyi yönetmeye yönelik önlemler hem ormansızlaşmayı durdurabilir hem de yeniden büyümeden kaynaklanan CO2 emisyon artışının yavaşlatılmasına yardımcı olabilir.
Ormansızlaşma yangınları, 2008'den bu yana Amazon'da en yüksek ormansızlaşma oranlarının kaydedildiği 2019 seviyelerine kıyasla bu yıl daha düşüktü. 2019'da ormansızlaşma ve yapısal bozulma yangınları önceki on yılın yaklaşık yüzde 30 üzerindeyken, çoğunlukla Endonezya'dan gelen diğer tropikal emisyonlar iki kat arttı. 
Kara ve okyanus karbon yutakları, toplam insan kaynaklı emisyonların yaklaşık yüzde 54'ünü emerek emisyonlara paralel olarak artmaya devam ediyor.