Header Reklam

BÜLTEN: KAZAN VE BASINÇLI KAP SANAYİCİLERİ BİRLİĞİ DERNEĞİ

05 Eylül 1993 Dergi: Eylül-1993
BÜLTEN: KAZAN VE BASINÇLI KAP SANAYİCİLERİ BİRLİĞİ DERNEĞİ

Başlarken

Demokratik ortamda serbest piyasa ekonomisinde sanayi kuruluşlarının başarılı olmaları, gelişebilmeleri için bir çok şartın yanında ve en önemlilierinden birisi de sanayi, tüketici, proje, tesisat ve montaj, pazarlama ve bilim kuruluşları arasında hızlı ve güvenilir haberleşmedir.

TERMODİNAMİK DERGİSİ bu haberleşmeyi başarı ile yapmaktadır. Dergimiz yerinde bir karar ile KAZAN VE BASINÇLI KAP SANAYİCİLERİ BİRLİĞİ (KBSB) Derneği'ne her iki ayda bir 4-8 sayfalık bir yer ayırarak büyük bir atılım yapmıştır. Etkin ve hızlı haberleşme için alınan bu karar ve uygulanması için başta TERMODİNAMİK Dergisi'nin sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Sayın Dr. Sedat ÖZKOL'a ve dergi yöneticilerine en içten teşekkürlerimi sunarım.

Böylesine ciddi aylık bilimsel ve teknik bir dergiye-2 aya bir 4-8 sayfalık yazı hazırlamanın ne derece güç, sorumluluklu bir husus olduğunun bilincindeyim. Bu ağır ve güç sorunun altından KBSB Derneği personeli ve üyelerinin kıymetli mensuplarının yardım ve desteği ile kalkacağımıza inanıyorum.

Bütün dünyada seyahat ve haberleşme imkan ve teknikleri hızla gelişiyor. Ancak toplantı ve ikili görüşmeler önemini yitirmiyor. Dergimiz bu nevi güncel olaylarda toplantılara yardımcı oluyor, bilg akışını sağlıyor.

Türkiye'nin AT'ye tam üye olma yolundaki çok önemli bir adımı olan Gümrük Birliği'ne 01.01.1995'de ulaşacağız. Bugünkü gümrük -fon-miktar kısıtlamaları önemli yekûn tutmamakla beraber biz sanayiciler için önemli destekti. Şimdi ise tamamen kalkacak.

 1995'deki tam rekabetten önce yurt içinde alacağımız tedbirlerin en etkin ve önemlileri biz sa-nayicilerce alınacaktır. Bu da OTOKONTROL'dur. Kazan ve Basınçlı Kap Sanayiinde OTOKONTRO-LÜ derneğimiz KBSB yapacaktır.

OTOKONTROL'da kazan ve basınçlı kap sanayicilerinin samimi, bilinçli, fedakar gayret ve işbirliklerine mutlak gereksinim vardır. OTOKONTROL'da ve uluslararası rekabette Sanayici-Hükümet (Bakanlıklara) Bürokrasi (TSE-TÜBİTAK-ÜNİVERSİTELER) arasındaki işbirliği de aynı derecede önemli ve zorunludur.

KBSB Derneği ile TSE arasında 05.09.1991'de imzalanan protokol çok önemlidir. İşyeri yeterlik belgesi - Kalite belgesinin verilmesinde işyerinde inceleme, bunların ara kontrolleri - kapasite ve ısıl verim deney ve belgeleri- kalite sertifikaları verilmesinde TSE ve KBSB Derneği işbirliğine başlamış bulunuyor.

Diğer sanayi kollarında da benzer işbirliği protokolları ve OTOKONTRALLARLA bütün sanayimiz kısa ve belirli sürede AT'ye katılmaya hazır hale gelebilir.

Bize dergisinde yer ayıran Sayın Sedat Özkol ve arkadaşlarına yeniden teşekkür eder, başarılarının devamını dilerim.

Saygılarımla,

Mesut EREN

KBSB Derneği Yönetim Kurulu Başkanı

 

KBSB Yönetim Kurulu

 

Başkanımız Sabahatin Sunguroğlu'nun vefatından sonra sayın Mesut Eren'in Derneğimizin Başkanlığını üstlenmesiyle Yönetim Kurulu şu isimlerden oluştu :

Başkan     : Mesut EREN

2. Başkan : Osman METİN

üye: Hadi ERDEN

üye: Kadir ÖZDEDE

üye: Mete NAKİPOĞLU

KBSB Bülteni

Termodinamik Dergisi'nin önerisi ile Yönetim Kurulumuzda görüşülerek uygulamaya konulan derneğimizin bülteni hakkında Yönetim Kurulumuzun ilgili kararını bilgilerinize sunarız.

"13.07.1993 gün ve 9. Dönem 5. Oturum Karar No. 10.

Termodinamik Dergisince önerilen ve 'Derneğinizin Bülteni işlevini görecek 2, 4, 6, 8 sayfaya kadar çıkabilecek bir özel bölüm niteliği taşıyacak ve parasal yükümlülük getirmeyecek ve ayrıca derneğinizce yayımı uygun görülen tüm duyuru, haber, bilgi ve diğer yazılar (bilimsel ve teknik-teknolojik) istenilen düzen ve çarpıcılıktaki sayfalar içinde yer alması' koşulu öngörülmek suretiyle gerçekleşmesi kabule şayan görülerek benimsenmiş ve teşekkürlerimizin bildirilmesi oy birliği ile karar altına alınmıştır."

Dernek Profili

Derneğimiz 1985 yılı Haziran ayında kurulmuş ve tescil edilmiştir. Derneğimiz ana tüzüğümüzün 19. maddesi gereğince yönetim kurulunun aldığı yönlendirici kararlar uyarınca yönetilmektedir.

Dernek ana tüzüğünün organlarla ilgili 8. maddesinde sayılan 5 adet organdan, diğerlerinin yanısıra, güncel yönetim ve yürütmenin kilit organlarından ikisi Yönetim Kurulu-Genel Sekreterliktir.

Görev, yetki ve sorumlulukları ana tüzüğümüzün 19. maddesiyle, Yönetim Kuruluna temsil yetkisinin devir edilebilme yetkisini tanımıştır. Yönetim Kurulunun diğerleri yanısıra - Genel Sekreteri tayin etmek, Genel Sekreterin ve ona bağlı personelin çalışma düzenini, idaresini ve kontrolünü, yönetmelikle tespit etmek görevleri arasındadır.

Yönetimle ilgili olan bu iki önemli görevini Yönetim Kurulu, ana tüzüğün 26.maddesi "...Genel Sekreterlik bürosunun görev ve yetkileri, çalışma düzeni" ile ilgili olarak iç yönetmelik hazırlamış ve Yönetim Kurulunun 27.09.1989 günkü 3 sayılı toplantısının 06 sıra numarasıyla alınan kararla onaylayıp yürürlüğe koymuştur.

Yürürlükteki bu yönetmeliğin uygulamasında herhangi bir sorun ile karşılaşılmamıştır. Sözü edilen bu iç yönetmeliğin 2. maddesi Genel Sekreteri "Derneğin en üst düzeydeki görevlisi" olarak tanımlamış ve yürütme görevlerini de ;

-Mevcut yasalar, - Ana tüzük, - Yönetmelikler,

-Yetkili organlarca alınan kararlar, diye sıralanmaktadır ve ayrıca Yönetim Kurulu kararı ile temsil yetkisinin devrine sınırlama getirmiştir.

Yukarıda anlatılagelen organların yetki, görev ve sorumlulukları kesin bir biçimde tanımlanmış, açıklanmış ve böylece de ahenkli, uyumlu bir çalışma ortamı sağlanmıştır.

 

Sektörden Haberler...

 

Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) tarafından başlatılan 7. Beş yıllık kalkınma Planı ön hazırlık çalışmaları sürdürülüyor.

Metal Eşya (ME) Özel ihtisas Komisyonu Kazanlar ve Basınçlı Kaplar (KBS) Alt Komisyonu'nun ilgi konusuna giren işler, üyelerimizin uğraş alanı içine de girdiğinden bu komisyonda üyelerimizden ilgi duyanlar komisyon toplantılarına katılmışlar ve görev üstlenmişlerdir. Çalşımalar 20 Temmuz 1993 günü Ankara'da DPT Toplantı Salonu'nda Sektör Koordinatörü ayın Mehmet Ceylan başkanlığında başlamıştır.

ME Özel ihtisas Komisyonu Başkanlığına ODTÜ Endüstri Mühendisi Prof. Dr. Canan Çilingir seçilmiştir. Kazanlar ve Basınçlı Kaplar Alt Komisyon Başkanlığı'na Selnikel Genel Müdür Yardımcısı Yük. Müh. Hasan Tüter ve komisyonun raportörlüğüne KBSB Genel Sekreteri Prof. Seyfettin Saraçoğlu seçilmiştir.

KBK Alt Komisyonu 8 Eylül 1993 günü saat 14.00'de Kazan ve Basınçlı Kap Sanayicileri Birliği (KBSB) Derneği'nde ilk toplantılarını sayın Yük. Müh. Hasan Tüter başkanlığında yapmış ve konularla ilgili olmak üzere görev dağılımı yapılarak, son toplantının 28 Eylül 1993 Salı günü aynı yer ve saatte yapılması kararlaştırılmıştır.

Komisyon aşağıda belirtilen program gereği çalışmalarını sürdürecektir.

-28 Eylül 1993 Salı saat : 14.00

Alt Komisyon KBK (İstanbul KBSB)

7 Ekim 1993 Çarşamba saat : 14.00 ,-vE Özel İhtisas Komisyonu (Ankara DPT)

-25 Ekim 1993 Pazartesi

Alt Komisyon raporlarının son teslim tarihi

-17 Kasım 1993 Çarşamba saat : 10.00

Genel toplantı (Ankara DPT)

Isı Sanayi Araştırma ve Geliştirme A.Ş. (Isı-Ar) Olağanüstü Toplanıyor.

Olağan Genel Kurul toplantısını geçtiğimiz aylarda yapan Isı-Ar A.Ş., sermaye artışı yapma karar almış ve Yönetim Kurulu üyeliğine Yük. Mak. Müh. M. Tuna Ünaydın'ı seçmiştir.

Derneğimizle geliştirilmiş organik bağı olan şirket Yönetim Kurulu'nun yaptığı ilk toplantısında görev dağılım yapılmış ve başkanlığa Yük. Mak. Müh. Mesut Eren, Murahhas üyeliğe Yük. Mak. Müh. M. Tuna Ünaydın seçilmişlerdir.

Sermaye artışına ilişkin olarak Olağan Genel Kurul'da alınan karar gereği formaliteler sonuçlandırılmış, üzerinde konuşularak kesin karar alınmak üzere Isı-Ar Genel Kurulu, 29 Eylül 1993 Çarşamba günü Olağanüstü toplantıya çağrılmıştır.

I    TSE - KBSB Marka ve Ara Denetlemeleri.

TSE-KBSB işbirliği Çerçeve Anlaşması ve diğer ekleri uyarınca gerçekleştirilen çalışmalar Termodinamik Dergisi'nin 12. sayısında yeralan söyleşide de açıklandığı gibi dönemler halinde aşama aşama gelişerek 1993 yılı Ocak ayı itibariyle bugünkü son duruma, 3. dönem çalışma düzenine ulaşılmıştır.

Bu son dönemde, verilen hizmete karşı ücret tahsili yetkisine kavuşulmuş olunmasına karşın ve özellikle ara kontrol hizmet karşılığı ücretlerinin tahsilatında çekilen sıkıntılar, hizmetin aksamasına neden olmaktadır. Önümüzdeki günlerde bu gibi sorunlara çözümler bulundukça derneğimizin hizmetleri gelişecektir.

Düşünceler, Görüşler

26.03.1987 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren, 3335 sayılı "uluslararası nitelikteki teşekküllerin kurulması" hakkındaki kanunun, 2908 sayılı "Dernekler kanu-nu"na göre üstünlükleri.

Konumuz başlığından da algılanacağı üzere, 3335 sayılı kanun, 2908 sayılı Dernekler Ka-nunu'nun eksik ve yetersiz kalan taraflarını giderici hükümler içermektedir.

Kanunun gerekçesinde bu husus ön plana alınmıştır. Bunları şöyle sıralayabiliriz :

-2908 sayılı Dernekler Kanunu gereği, kurucu üyelerle sonradan üye olanların özel kişi koşulu getirilmiş olmasına karşın, 3335 sayılı kanunda tüzel kişiliğe de izin verilmiştir.

-Gerekli koşullara uyulmak suretiyle yabancı kuruluşların da bu tür bir dernekte yer almaları olanağı bu kanunla sağlanmıştır.

-3335 sayılı kanunun 1. maddesi a fıkrası gereği ani kuruluş mümkün kılınmıştır.

-Uluslararası ilişkilerde herhangi olumsuz düzeyde kısıtlayıcı bir engelle karşılaşılması söz-konusu değildir.

Teknik Terimler       

DEMİR, Iron (İ), Eisen (A), Fer (F) : Kullanılan en yaygın bir metaldir. Simgesi Fe, yoğunluğu yaklaşık 7,8 gr/cm3 dolayındadır. Demir, doğada, demiroksit Fe203 karbonat ve sülfür bileşimi olarak bulunur. Katıksız saf demirin kullanım yeri yoktur ve bu durumda korunması zordur. Oksijen (O) atomu ile birleşerek demiroksit (pas) oluşur. Demir (Fe), özellikle karbon (C) atomu ile birleşerek kullanılabilir düzeye ulaştırılır. Demirde karbon karışım yüzdesi düşürülmek suretiyle çeşitli özellikte çelik türleri elde edilebilir. Demirde karbon yüzdesi giderek artmak suretiyle yapısal ve fiziksel özellikler değişmektedir. Fe simgesi ile belirtilen demir, atom sıralamasında 26. sırada yeralır. Ve atom ağırlığı 55,547 g olarak belirtilmiştir. Fe, 1510°C dolaylarında ergimeye başlar. Yüksek fırın diye anılan tesislerde demir filizlerinden elde edilen bu alaşım istendiğinde kalıplara dökülmek suretiyle ileride yeniden işleme alınarak iyileştirilmek üzere kullanım yerlerine hazır hale getirilir.

ÇELİK : Karbon yüzdesi en düşük demir (Fe) karbon (C) alaşımıdır.

uyarı : Çelik demirden çok daha sert, esnek iç yapısı düzenli ve eşdüze (homojen) ve dolayısıyla dayanımı yüksektir. Paslanma hızı fazladır. Çeliğe başka metallerin örneğin krom (Cr), nikel (Ni), kadmiyum (Cd) ve uygun ölçüde diğerleri katılmak suretiyle değişik türde fiziksel üstünlükler ve iyileştirici özellikler kazandırılır. Duyuru : Bazı saygın üniversal kuruluşların ürettiği ekspertiz raporlarında malzemenin kavrulma olgusundan sözedildiğine tanık olduk. Biz konuya bilimsel yaklaşmak istiyoruz. Ve yanıtı kolaylaştırmak için de genel anlamda bir diyagram çizdik.

Standartlar üzerine açıklamalar, yorumlar

Standartlar açık ve seçik, genelde anlaşılır kendi içlerinde ikilem ve çelişkilere kapalı ve yorumlamayı dışlayan yapısal bir nitelek taşımalıdır. Dolayısıyla her yönü ile kusursuz bir düzen ve düzenleme olgusunun dengesini içermelidir.

Ne varki, bu söylenenler gerekli görülmekle birlikte uygulamada yetersiz kalmaktadır. Nitekim, yetersizlikten de sözetmemek uygulamalarda kısırlık ve olumsuzluklar getirmektedir.

Bu gerçekten yola çıkan bildiğimiz standart üreten kuruluşlar, toplumun güvencesi ve sağlığı yararına ve üretimin iyileştirilmesine yönelik önerdikleri kuralların sağlam temeller üzerine oturtulması açısından dışa açılmayı yeğlemişlerdir.

Böyle bir gereksinmenin giderilmesi için çeşitil önlemler düşünülmüş ve uygulamaya sunulmuştur. Birkaç örnekle konuyu sizlerin gözleri önüne sermekte yarar görmekteyiz.

I- Önce ulusal kuruluşumuz TSE, bu konuda ne düşünmüş ve uygulayıcılara ne önermiştir? Bunu, standartlar ön kapağının arka yüzünde yazılı ve bir anlamda çağrı ve uyarı niteliğindeki bütünün 6. bölümünde; "...ilgililerin yayınlarımızı izlemelerini ue standardın uygulamasında rastladıkları aksaklıkları enstitümüze iletmelerini rica ederiz." denilmek suretiyle duyuruda ve çağrıda bulunmaktadır. Bu çağrı, ilgilileri görevlendim" niteliği de taşımaktadır. Öyleyse gelişigüzel örnek verelim.

TS 1991/Mart 1989 belirlemeli düşey hidrofor (su basınçlandırma) tankları, ana başlıklı standardın gelişigüzel bir kuralını diyelim madde 2.2.3'de yeralan "kaynak muayeneleri" kuralı aynen; "kaynak dikişleri tahribatsız muayene metodlarının (ultrasonik vb.) biri ile kontrol edilir." denilmektedir. Bizce bu kural yeterince açık değildir. Akla şu sorular gelmektedir ;

1-Penetrasyon yöntemi ile yapılacak sızdırmazlık muayenesi kaynak dikişlerinin niteliği hakkında bilgi edinmeye yeterli olacak mı?

2-İnceleme heyeti uzmanlarının bu konudaki uygulama ve değerlendirmeleri yeterli sayılacak mı?

3-Diyelim ki bu muayene, "TS 7477/Nisan 1989 belirlemeli tahribatsız muayene metodları uygulayan personelin    vasıflandırılması  ve  belgelendirilmesi için genel kurallar" uyarınca deney ve değerlendirme belgesi almış, yetkili bir uzman tarafından yapılmışsa da akla yanıtlanması gereken bir soru daha geliyor. Hangi tür metodla olursa olsun tahribatsız muayene, kaynak dikişlerinin tüm uzunluğu boyunca mı uygulanacak?

5- Kaynak dikişlerinin tüm boyu TM uygulaması yapılmasına ilişkin getirilen kuralda kesinlik ve açıklık bulunmadığından örnekleme metodu uygulanmasında herhangi bir kısıtlama getirilmediğinden sayılabileceği akla gelmektedir. Bu durumda; muayene edilmesi gereken yerleri de içine alacak olan kaynak dikişlerinin uzunluk yüzdesi ne olmalıdır?

Akla gelen bu sorular yanıt beklemektedir. Gele-şimdi, başka lider ülkelerin bu tür sorunlarının yanıt bulduğu merkezlerin saptanmasına.

II- İngiliz Standartlar Enstitüsü (British Standart Institution-BSI) tarafından standartlara ilişkin başvurular karşılanmakta ve standart komitesinin onayladığı yanıtta belirtilen açıklama ve yorum tescil edilmekte ve BSI News dergisinin ayrılabilir ve dosyalanabilir eklentisi olarak yayınlanmaktadır.

Örnek olarak, BS 2790 : 1982 standardına ilişkin soru konusu 2790/15 Mart 1985 belirlemeli ve "kazana uygulanan hidrolik basınç deneylerinde izin verilen gerilmeler" irdelemesini ele alalım. Ne deniyor ;

Soru : Ek1l'de belirtilen çelik kazanların dayanım hesaplarında malzemenin etkilendiği sıcaklık alanı ortalama değeri 250°C olduğunu öngörelim. Bu varsayıma dayalı olmak koşulu ile madde 3.1.3.2 gereği yapılmaktadır. Ancak hidrolik basınç deneyleri 20°C sıcaklık ortamında gerçekleştirilmesi kabul edilebilir mi?

Yanıt : Teknik komite, kabul edilebilir tasarım basıncının, yalnızca hidrolik basınç deney koşullarınca öngörülen tablo 2.5 (3) değerlerine göre aşağıdaki tabloda yeralan Re akma gerilmesi (direnci) olduğu taktirde geçerli olduğunu kabul etmiştir.

BSI - Teknik komitesinin konuya ilişkin görüş, yorum ve değerlendirme kararı yanıt bölümünde belirtilmiştir. İngiltere'de geçerli olan bu uygulama, Almanya'da acaba ne tür bir düzenleme içinde yürütülmektedir? Bir kez de o tarafa yönelip uygulamalar hakkında gerekli bilgi aktardıktan sonra konuyu bir örnekle açıklığa kavuşturmaya çalışalım. Teknik kurallar (normlar/standartlar) Deutsche Dampfkessel AusshuB (DDA) kurulu tarafından düzenlenir ve sürekli olarak günün teknik ve tekno gelişmesine uyulması gereği teknik kurallar içeriği yeniden düzenlenerek güncelleştirilir.

Sektörümüzle ilgili olarak :

1-Technische Regeln für Druckbehalter (TRB)

2-Technische Regeln für Dampfkessel (TRD)

(Buhar Kazanları için Teknik Kurallar) Bu iki tür teknik kuralların konusu alanlardaki üretimin nitelik ve güvenirlik kazandırılması için tasarım, malzeme, yapım ve hesaplar ile donatım, denetim, işletme ve ilgili diğer işlevlerle ilgili koşul, öneri, yaptırım ve her türlü açıklamayı içerir.

Yukarıda ikinci sırada yeralan teknik kurallar, DDA adına Technische (Jberwachungs-Veren Essen tarafından yayanlanır. Bu teknik kurallar (standartlar/normlar) getirilecek her türlü açıklama ve yorumları DDA inceler, uygun buldukları onaylanarak yayım sonrası yürürlüğe girer. Kararlar, (Brenstoff-Warme-Kraft BJK, Vereinigun der Technischen überjacungen) tarafından yayımlanan Tü ve DİN Mitteilungen dergilerinde yayınlanır.

Bir örnekle konuyu açıklığa kavuşturalam : DDA (açıklama/yorum) 1990/1 Karar: DDA 31. oturum 11.90 Konu : TRD 300 bölüm 7.1 - Tasarım/hesaplama basıncı üzerine

0.05 N/mm2 ve daha üst düzey basınç değerleri için uygulanacak p hidrolik basınç değerinin saptanması

Soru : Deneylerde uygulanacak olan basınç değeri p = H. o.g bağıntısından hesaplanmaktadır. Ancak, bu bağıntıda yeralan o özgül kütlesi, işletme koşullarındaki en yüksek sıcaklık etkisindeki değeri ile mi hesaplara alınacaktır? Yanıt : Ortamın tasarım basıncı, işletme sıcaklığı gözönünde bulundurularak hesaplandığından o değeri de ortamın en yüksek işletme sıcaklığı için geçerli değer olacaktır.

KAZAN VE BASINÇLI KAP SANAYİMİZ VE AT GÜMRÜK BİRLİĞİ

Devletler uluslararası rekabette ülke sanayilerini korumak durumundadırlar. Koruma normalden fazla ve uzun süreli olursa sanayilerin gelişmesi durur. Bölgesel sosya-ekonomik işbirliği dönemlerinde korumacılık yapılamaz. Demokratik ortamda serbest ekonomi kuralları uygulanır. Bu durumda dahi hükümetlerin ve sanayicilerin gerekli ve akılcı tedbirleri araştırıp ciddiyetle uygulamaları gerekir. Tedbirler her sanayi kuruluşu için aynı derecede yararlı olmayabilir.

Türkiye'nin AT ile gümrük birliğine girmekte olduğu bu yıllarda sanayimizin geleceğini ciddi ve gerçekçi bir şekilde düşünmeliyiz. Son 10-12 yılda dış rekabette korumaları kademeli olarak azalttık. 1995 yılbaşında gümrük-fon ve miktarı kısıtlamaları tamamen kaldırılarak AT'de serbest piyasa uygulamalarına gireceğiz. Yani ithalatta ve ihracatta yapabileceğimiz tek husus yurt içinde kendimizin alacağı tedbirler, dikkatli, disiplinli ve bilinçli çalışmalardır.

Rekabette :

1- Yatırımlar, işletme, pazarlama, eğitim, araştırma ve geliştirme için güçlü sermayeyi,

2-Teknolojik bilgi ve deneyimlerimizi geliştirmeyi,

3-Müşterilerimizin istediği kaliteli malı ve hizmeti üretmeyi,

4- Deneyimli, tedbirli dünyadaki olayların içinde olanları izleyip değerlendiren aynı zamanda gösteriş ve israftan kaçan müteşebbisleri sağlayacak çalışmaları yapmalıyız.

Bugün Türkiye'de her sanayi kolunda çok sayıda küçük sanayi kuruluşu vardır. Batının az sayıdaki çok büyük sanayi kuruluşlarının büyük sermaye ve gelişmiş teknolojilerine rağmen birleştiklerine sık sık şahit oluyoruz. TOBB'de kayıtlı kazan ve basınçlı kap sanayicisi sayısı 144'tür. Kayıtlı olmayan çok sayıda esnaf da kazan üretmektedir. Büyük dediğimiz kazan ve basınçlı kap üreticileri de AT ölçülerine göre orta boy kuruluşlardır ve sayıları 15-20 kadardır.

Geri kalan 125-130 küçük üreticiler aynı zamanda patron olan bir usta ve mühendisin yanında çalışan teknik bilgi, eğitim ve deneyimden yoksun birkaç çırak, basit ve çok küçük atölyedeki bir kaynak makinası ve bir demir makası ile çalışmaktadırlar. Genelde bir örneği kopya ederek üretim yaparlar. Patron yaşamını sağlayacak geliri temin etmek için asgari maliyet ve kar ile malını pazarlar.

Diğer taraftan uluslararası rekabetteki 15-20 orta büyüklükteki kazan ve basınçlı kap üreticilerimiz yeterli mühendis ve teknik eleman, sertifikalı kaynakçılar ile uygun projelere göre yaptığı ürünlerinde kaliteli ve uygun çelik sac-boru ve diğer yarı mamuller kullanır. Ürünlerin yapımında mecburi standartlara uyar ve bu amaçla ara kontrolleri, basınç, kapasite ve ısı verim deneylerini yaparak TSE'nin belgelerini alır, personelinin SSK primlerini öder. Kıdem tazminatlarını ayırır, kanuni defterlerini tutar.

Sonuçta gerçekçi bir maliyet ile kaliteli malını üretir. Doğal olarak maliyeti yüksek çıkar ve küçük atölyelerle rekabet edemez. Kazanamaz, gelişemez.

Kalitesiz kazanları satın alan müşteriler, kazanları patlama tehlikesi içinde daha çok yakıt harcayarak çevreyi kirletir. 1995'de gümrük birliğine ulaşınca AT ve doğu bloku ülkelerinden yapılacak ucuz ithalat karşısında orta ve küçük kazan ve basınçlı kap üreticileri iş yerlerini kapatacak ve çalışanlar işsiz kalacaklardır.

Kalorifer kazanları TS 497 buhar kazanları TS 377 mecburi standartlarına göre TSE'den KALİTE BELGESİ, yine bunları üreten işyerleri TSE'den İŞYERİ UYGUNLUK BELGESİ almaları kazanlarını denetleterek Sanayi ve ticaret Bakanlığından KAPASİTE VE ISIL VERİM BELGESİ almaları mecburîdir. Ancak kontrolleri yaparak belgeleri TSE ve Bakanlık çeşitli nedenlerle vermemektedir.

Kazan ve Basınçlı Kap Sanayicileri Derneği (KBSB) TSE ile imzaladığı 5.9.1991 tarihli protol ve ekleriyle;

1.Her türlü kazan ve basınçlı kapların tüm muayene ve deneylerinin yapılabilmesi için gerekli laboratuarların kurulması ve bu deneylerin yapılması ve belgelendirilmesinde,

2. Kazan, basınçlı kap ve yardımcı sanayinin teknik denetlenmesi, yeterlik ve uygunluklarının belgelendirilmesi (3.3.1992 ek),

3. 5.9.1991 tarihli protokolde belirtilen konularda tüm muayene ve deneylerin (verim ve kapasite deneyleri dahil) yapılmasında bunların belgelendirilmesinde (23.4.1992 ek) konularında işbirliğine karar vermişler ve 1992'de uygulama başlamıştır.

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı 28.7.1993 tarihle 93/80-81 sayılı tebliği ile özel ve kamu kuruluşlarında kullanılacak kazanlarda kamu kuruluşları adına Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca özel kuruluşlarda Belediyelerce ruhsat verilirken kapasite ve ısıl verim belgesi istenecektir. Bu uygulama 28.7.1994'de başlayacaktır. Belgeyi TSE verecek ve kazan üreticileri her tip kazanlarını denetletip belgeleri 28.7.1994'e kadar alacaklardır. Bu deneylerde TSE-KBSB protokolü gereği KBSB tarafından yapılacaktır. Kazan ve basınçlı kap üretiminin yukarıda açıklanan konularda TSE onun adına KBSB derneğince yapılması bir OTOKONTROL'dur.

19. asırda Avrupa sanayicileri standartlaşmaya hükümetlerden önce kendileri otokontrol olarak başladılar. Bu uygulama bizde 100 sene sonra da olsa başlamalıdır. KBSB-TSE işbirliği ile başlamıştır. Otokontrolde aynı malı üretenler dernekleri kanalı ile kendilerini kontrol ederek gelişebilirler ve dış rekabete daha kolay dayanabilirler. Ancak dernek üyeleri ve dernek küçük açıkgözlülüklere gitmeden ciddi çalışma, birbirine güvenme, dürüstlük içinde dayanışma ve işbirliğinde bulunmalıdırlar. KBSB derneği çalışmalarını daha hızlı ve etkili yapabilmek için üyelerinin kurduğu Isı Sanayi Araştırma ve Geliştirme A.Ş. (Isı-Ar .AŞ) ile işbirliği yapmaktadır. Türkiye'de ilk örneği olan TSE-KBSB işbirliği ve otokontrol çalışmasının başarılı olması zorunludur. Bu amaçla bütün kazan ve basınçlı kap üreticilerini samimi işbirliğine TSE ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığını da KBSB'yi ciddi ve yapıcı olarak izlemeye ve yardıma davet ediyorum.

Sorunun çözümü ve AT rekabetine dayanabilmek TSE-KBSB'nin ciddi ve disiplinli işbirliği ve otokontrole bağlıdır.

Turhan ONUR

 


Etiketler


Slider Altına