Header

Bilim İnsanları Kapalı Alanlarda Kullanılacak Ultraviyole Işığının Havadaki Koronavirüsü Öldürebileceğini Düşünüyor

20 Mayıs 2020 Dergi:

UVResources tarafından sağlanan sağdaki fotoğraf, hasta odasında havadaki patojenleri öldürmek üzere kurulmuş olan ultraviyole temelli antiseptik ışınlama armatürünü göstermektedir. Bazı araştırmacılar, onlarca yıllık teknolojinin  mağazalarda, restoranlarda ve okullarda kullanılabileceğini umuyor.
Fotoğraf: UVResources , The New York Times

Toplum koronavirüs pandemisinden toparlanmaya çalıştıkça, bazı bilim adamları onlarca yıllık bir teknolojinin mağazalarda, restoranlarda ve okul sınıflarında havadaki patojenleri öldürebileceğini ve enfeksiyonun daha fazla yayılmasını engellemede önemli bir rol oynayacağını umuyorlar. Oda üstü ultraviyole antiseptik ışınım şeklinde uzun ve hantal bir ismi olan sistem, temel olarak güneş ışığının iç mekanlara getirilmesini andırıyor. 

Harvard Tıp Fakültesi'nde Küresel Sağlık ve Sosyal Tıp Profesörü Dr. Edward Nardell, “Geçmişte havadaki enfeksiyonlar için uygulanan bu son derece etkili, çok güvenli bu teknolojinin etkilerini Covid-19’da görmek için çabaladık ve şimdi işe yaradığını biliyoruz” diyor. 

Güneş ışığı dezenfekte eder ve spektrumunun UV kısmı havadaki patojenleri öldürmede özellikle etkilidir. Burada bahsedilen tabii ki; Başkan Donald Trump’ın söylediği gibi ultraviyole ışığı ile COVID-19 hastalarının içlerinin ışınlanması gibi anlaşılmaz ve akla mantığa sığmaz bir şey değil. Taşınabilir ultraviyole üniteler, hastane odalarındaki ve metro araçlarındaki yüzeyleri sterilize etmek için zaten kullanılmaktadır, ancak bunlar sadece bu alanlar boş olduğunda kullanılabilir.

Nardell gibi bilim adamları, günümüzde kullanılan floresan ışıklara benzer şekilde, duvarlara veya tavanlara monte edilen armatürler ile ultraviyole ışığı, bir iç mekanın tepesinde, insanların kafalarının çok üstünde kullanabiliyor. Tavana takılan fanlar havayı yukarı çekmek için monte edilir, böylece havada bulunan bakteriler, virüsler ve mantarlar daha hızlı bir şekilde odanın üst kısmında kontrol altına alınır.  Doğrudan insanların da maruz kalabileceği daha farklı ve güvenli bir ultraviyole freanksı ile yüzeylerin dezenfeksiyonu da yapılabilir. Ultraviyole ışık, patojenlerde genetik materyalin - bakteri ve mantarlarda DNA, virüslerde RNA - üremesini önler.

Nardell’in maliyet hesaplamalarına göre, Walmart gibi orta ölçekli bir depo tipi mağaza için ticari olarak temin edilebilir bu armatürleri kurmanın bedeli yaklaşık 100.000 dolar. Ancak bu rakam bazı küçük işletmelere çok pahalı geliyor. Bu sistemler ayrıca elektrik faturalarını artırıyor ve temizlik-bakım gerektiriyor. Kısacası bir kere takalım ve sonsuza kadar yanlarına uğramayalım gibi bir durum söz konusu değil. 

İlk oda üstü ultraviyole armatürler 1930'larda Philadelphia'da kuruldu. Birkaç okulda yapılan beş yıllık deneyler sırasında, ultraviyole armatürleri ile donatılmış sınıflarda öğrencilerin çiçek hastalığı ve kabakulak gibi bazı bulaşıcı hastalıklara yakalanma ve yayma oranının düştüğü görüldü. En çarpıcı deneme, kızamık hastalığının Philadelphia'daki okulları mahvettiği 1941 baharında meydana geldi. Çalışılan okullardan biri olan Germantown Friends School'da, ilkokul sınıflarına ultraviyole armatürler kuruldu. Sistemin kurulduğu sınıflarda kızamığa bağışıklığı olmayan çocukların, yani daha önce hastalığı geçirmemiş olan çocukların sadece %15'i hastalandı. Ultraviyole armatürlerin monte edilmediği üst sınıflarda ise öğrencilerin yarısından fazlası kızamık hastalığına yakalandı.

Kısa bir süre önce konuyla ilgili çevrimiçi bir seminer sunan Bahnfleth, “Dalga boyu bandının mikroorganizmaları öldüreceğinden veya etkisiz hale getireceğinden şüphe yok” dedi. Uzmanlar, ultraviyole ışığın kapalı mekanlarda kullanılmasının zor bir iş olabileceği konusunda hemfikir. Sonuçta, insanlara on yıllardır güneş ışığındaki ultraviyole ışınlarının neden olduğu cilt kanserini önlemek için güneş koruyucu kullanmaları söylendi (UVA ve UVB olarak bilinen dalga boyları). Bu nedenle antiseptik armatürler, UVA ve UVB'den daha kısa olan UVC olarak bilinen ışık dalga boylarını kullanır. Daha kısa dalga boyları, ışık veya foton parçacıklarının daha yüksek enerjiye sahip olduğu anlamına gelir. Bu, UVC'nin insanlar için daha güvenli olduğu anlamına gelir, çünkü canlı hücrelerdeki DNA'ya ulaşmadan önce ölü deri hücrelerinin dış tabakasındaki proteinler tarafından emilir. (Dış mekan güneş ışığı UVC'den yoksundur, çünkü Dünya atmosferi onu engeller.) 

UVC cildi ve gözleri tahriş edebilir, bu nedenle ışık genellikle insanların kafalarının üstünde veya boş odalarda kullanmakla sınırlıdır. Tahriş genellikle birkaç gün içinde geçer. Nardell, UVC'nin insanlar açısından güvenliğinin bilinenden daha uzun süreden beri test edildiğini söylüyor.

Bazen UVC lambalar havalandırma hava kanallarının içine, görüş alanı dışına monte ediliyor ve insanlar tamamen korunuyor. Örneğin New York'taki Syracuse Hancock Uluslararası Havaalanı’nda, güvenlik kontrol noktalarında ve varış alanlarının üzerinde UV armatürleri kuruludur. Havaalanı tarafından kullanılan armatürlerin üreticisi California Santa Clarita'nın UV Kaynakları Başkanı Daniel Jones, “Geçmişte evsiz sığınaklarında ve tıp merkezlerinde bunlar kullanıldı” dedi. Ayrıca satışlarının geçtiğimiz ay 10 kat arttığını belirtti.

Nardell, Boston'daki bir evsiz barınağında ilaca dirençli tüberküloz salgını sonrasında 1980'lerde sahada araştırma yapmaya başladı. Daha sonra, Güney Afrika'daki bir tüberküloz koğuşunda, o ve çalışma arkadaşları, her gün açılan yeni ultraviyole armatürleri kurdular. Armatürler çalışırken, koğuştan alınan hava, tüberkülozlu 90 kobayın odasına verildi. 90 kobaydan oluşan ikinci bir grup da kontrol grubu olarak görev yaptı. Armatürler kapalıyken, işlem görmemiş hava kontrol grubunun odalarına gönderildi. Kontrol grubundakilerin bir çoğu enfekte oldu. Araştırmacılar, ultraviyole ışığın hastalığın bulaşmasını yaklaşık %80 oranında azalttığını belirtti.

Bilim adamları şimdi, daha güvenli görünen ve sürekli oda dezenfekte etmek için kullanılabilen, havadaki patojenleri yok etmenin yanı sıra yüzeyleri dezenfekte edebilen uzak UVC (daha kısa, daha yüksek bir enerji dalga boyu) denilen ultraviyole türünü de araştırıyorlar. Bu arada üreticiler uzak UVC armatürlerinin üretimini artırmaya başladı.

Columbia Üniversitesi Tıp Merkezi Radyolojik Araştırmalar Merkezi direktörü David Brenner “Şu anki dalga boyu bize yardımcı olacak kadar sorunsuz değil” dedi. “Belki yakında herkes için kullanabilecek ürünlerde bir gelişme kaydedilebilir.”
Brenner, tüysüz fareleri, 60 hafta boyunca günde sekiz saat UVC'ye maruz bırakan laboratuvar deneyleri yapıyor. 40 hafta sonra farelerde prekanseröz yani kanser olmayan ama ileride kansere dönüşebilecek lezyon ve göz hasarı belirtisi olmadığını söylüyor.

Ultraviyole ışıkların daha geniş alanlarda kullanımındaki zorluklardan biri, çeşitli ortamlarda farklı ayar gereklilikleri olması. Hastaneler genellikle iyi havalandırılan ve bakımlı yerlerdir. Peki bir AVM’deki havanın, dezenfekte edilmek üzere armatürlere yeterince yakın sirkülasyonu sağlanabilecek mi? Bir restoranın duvarındaki bir armatür, virüsün bulaştığı bir masadan komşu masalara gitmesini engelleyecek kadar etkili olur mu?

Maryland Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü profesörü olan Jelena Srebric, “Alışveriş merkezi sahipleri de tam olarak aynı sorunun cevabını arıyorlar” dedi. Srebric 'e göre en önemli zorluk: armatürlerin ve fanların yerleştirilmesinin belirli alanlar için optimize edilmesi gerekliliği konusunda ve bu uygulamaların henüz büyük kamu alanlarında bulunmaması.

Srebric'in daha önceki bilgisayar simülasyonları, modellerinin deneysel testlerle eşleştiğini gösterdi, ancak çalışma bireysel odalar gibi küçük alanlarla sınırlı kaldı. Tavan fanları, verimliliği yaklaşık üçte bir oranında artırdı. Fanlar olmadan, patojenlerin yaklaşık %25 ila %30'u asla öldürülemedi, çünkü hava akımı asla ultraviyole ışınlarının seviyesine yükselemedi. Srebric ve Nardell şimdi modellerini havaalanları ve perakende mağazaları gibi daha büyük alanlara uyguluyorlar.

Srebric; “Güvenliğin kesinlikle artacağını biliyorum, ama size ne kadar artacağını veya ortamın ne kadar güvenli olacağını, alışveriş merkezine gidip gidemeyeceğimi söyleyemem” dedi. 

Onlarca yıldır bir halkla ilişkiler sorunu yaşadıklarını ve bundan çok muzdarip olduklarını belirten Nardell, “bence artık sistemin ismini de değiştirmek ve Antiseptik Işınlama yerine belki de kulağa daha hoş gelebilecek Işık Dezenfeksiyonu veya Antiseptik Işık gibi isimler kullanmak gerekiyor” dedi.


Kaynak: ForbesIndia.com , © 2020 -  New York Times News Service