Yasemin Akgül: Daha azıyla daha çoğu başarabilmenin yolu değer mühendisliğinden geçiyor

16 Mart 2020 Dergi: Mart-2020

Yasemin Akgül, Aironn

Günümüzde rekabetçi fark yaratan, performans, fonksiyon, kalite, güvenlik ve maliyet arasında optimum dengeyi kurmayı hedefleyen bir yaklaşım olan Değer Mühendisliği, 75 yılı aşkın bir geçmişe sahip. Değer mühendisliği kavramı, ilk kez II. Dünya Savaşı sırasında General Electric Co.’da ortaya çıkıyor. Savaş nedeniyle vasıflı işgücü, hammadde ve bileşen parçalarda sıkıntılar yaşanıyordu. Lawrence Miles ve Harry Erlicher G.E. kabul edilebilir, uygun komponontler aradı. Bu ikamelerin genellikle maliyetleri düşürdüğünü, ürünü geliştirdiğini hatta her ikisini de gerçekleştirebildiklerini fark ettiler. Tesadüfen yapılan çalışmalar, alınan sonuçlar, zaman içinde sistematik bir sürece dönüştü. Tekniklerine “değer analizi” adını verdiler. 1977’de kurulan Lawrence D. Miles Değer Vakfı’nın yanı sıra SAVE (Amerikan Değer Mühendisleri Topluluğu) Değer Metodolojisinin (VM) incelenmesi için bir araştırma kütüphanesinin geliştirilmesini teşvik etmek ve finanse etmek, kamuoyunda değer metodolojsi bilincinin gelişmesini sağlamak, konuya ilişkin eğitim programları geliştirmek üzere faaliyet gösteriyor.
Değer Mühendisliği, bir projede gereksiz maliyetleri bulmaya ve ortadan kaldırmaya yönelik sağduyu ve teknik bilginin organize bir uygulamasıdır.
American Value Engineers International Topluluğu (SAVE International) değer mühendisliğini “bir ürün, sistem veya hizmette değer sağlamak için fonksiyon odaklı, sistematik, ekip yaklaşımı” olarak tanımlar. Tanımda, sürecin maliyet azaltmaya odaklanırken, müşteri tarafından algılanan kalite ve performans gibi diğer iyileştirmelerin de değer denkleminde çok önemli olduğu vurgulanıyor.
Değer, maliyetin bir fonksiyonudur. Bu nedenle, fonksiyonu iyileştirerek veya maliyeti azaltarak artırılabilir. Maksimum değer, fonksiyon en düşük maliyetle, güvenilir bir şekilde performans gösterdiğinde elde edilir.

Değer = Fonksiyon / Maliyet
Performans aynı kalacaksa maliyet düşürülmelidir. Maliyet sabit kalacaksa performans artırılmalıdır. Değer mühendisliği, sektörde teknoloji liderliği kazanmak için gelecekteki yatırım olarak görülmelidir. Değer mühendisliği, bir ürünün, bir işlemin, bir sistemin veya bir hizmetin istenen işlevlerini, hiçbir şekilde kaliteyi, güvenilirliği, performansı ve güvenliği olumsuz etkilemeden, minimum toplam maliyetle elde etmeyi amaçlayan sistematik bir yaklaşımdır. Gereksiz maliyetleri ortadan kaldırmaya çalışır ama sadece bir ucuzlatma aracı olarak görülmemelidir. Zira maliyeti düşürecek önlem ve yöntemlerden biri, kalite başta olmak üzere ürün veya hizmetin artılarından herhangi birini olumsuz etkiliyorsa, yapılan çalışma ürün veya hizmeti ucuzlatacak, ama bu, değer mühendisliği olmayacaktır. Değer’i yaratabilmek ve geliştirebilmek için gereken sürecin ilk aşaması bilgi toplamadır. Projenin gereklilikleri, “olmazsa olmazları”, bütçe, zaman ve diğer belirleyicilerdeki kısıtlar gibi tüm detaylar konusunda net ve sağlıklı bilgiler bir araya getirilmelidir. Ardından fonksiyonel analize tabi tutulur, fonksiyon gerekliliklerini sağlamak için yaratıcı fikirler geliştirilir. Geliştirilen yaratıcı fikirlerin fizibilitesi analiz edilerek öncelik sıralaması yapılır, listelenir, sunum haline getirilerek raporlanır.
Fonksiyonel analiz aşamasında, önce temel işlev irdelenir. Bir ürünün veya tasarımın birincil fayda özelliğini tanımlayan işlev için gerekli olan nedir? Bu işlevin performansı, kullanıcı memnuniyetini belirleyen öncelikli faktör olacaktır. Kodları, standartları karşılamak için gerçekleştirilmesi gereken diğer işlevler, ikincil işlevler olarak ele alınır.
Değer mühendisliği analizinin başarısının anahtarı, daha kesin ve uygun bir değer tanımı geliştirmektir. Beklentiler, gerçekçi olmalı, doğru analiz edilmelidir. Daha iyi kalite genellikle daha yüksek bir maliyetle gelir ve genellikle değerle doğrusal bir ilişki içinde değildir. Yani kalitede 1 birim artış, maliyette 2 veya 3 birim artış getirebilir, bire bir doğru orantıda olmayabilir. Bu nedenle “değer”in ne olduğu iyi düşünülmelidir. Bütçesi sabit bir proje için değer mühendisliği operasyonlar, esneklik, genişletilebilirlik, yaşam döngüsü ve kalite açısından değeri geliştirmeye odaklanmalıdır. Önemli bir maliyet azalması gerekiyorsa (%10'dan fazla), değer mühendisliği uygulaması için öncelikle, yatırımcının hedeflerini yeniden gözden geçirmesine ikna etmeye odaklanmalıdır.

Sürdürülebilirlik için hepimiz daha azıyla daha fazlasını yapmaya mecburuz
Müşterileri giderek harcadığı her kuruş için en fazla faydayı talep etmeye yöneliyor. Tasarımcılar daha sıkı bütçe kısıtlamaları altında daha çok işlevli, ilgi çekici ve etkili projeler geliştirirken, imalatçılar daha düşük maliyetle daha yüksek kaliteli ürünler sunmaya sevk ediliyor.
Değer mühendisliği nasıl performans ve maliyet arasında kabul edilebilir bir denge oluşturmak için kullanılabiliyorsa, aynı zamanda projelerimizin sürdürülebilirlik hedeflerini geliştirmek için de kullanılabilir. İnşaat sektörü dünya kaynaklarının tüketiminin yaklaşık %60’ından sorumlu ve sürdürülebilirlik konusunda değişime ihtiyacı olduğu tartışmasız bir gerçek. Kaynakların verimli ve sorumlu kullanımına odaklanmak, enerji, su ve kaynak tüketimini azaltmak için gösterilen çabalar ürün tasarımlarında da daha bilgili ve sorumlu olmayı gerektiriyor. Üreticiler artık malzeme verimliliği, modülerlik, geri dönüştürülebilirlik ve ürettikleri ürünlerin enerji tüketimini (hem üretimde hem de kullanımda) azaltmaya odaklanmaktadır.