İhracat İçin Kaliteli Üretim

05 Ağustos 1994 Dergi: Ağustos-1994

Hararet nardadır, sacda değil.

Maharet baştadır, saçta değil.

Her ne ararsan kendinde ara.

Kudüs'te, Mekke'de, Hac'da değil.

                      Hacı Bektaş Veli

1963 yılında Türkiye ve Avrupa Birliği arasında Ankara'da imzalanan anlaşmada Gümrük Birliği kurulması öngörülmüş ve hedef olarak da Türkiye'nin tam üyeliği amaçlanmıştır. Muhtelif süreçlerin tamamlanması ile Türkiye'nin AB ile Gümrük Birliği'ne gireceği 1995 yılına çok kısa bir süre kaldı. Gümrük Birliği, yerli sanayimiz ile AB sanayiini karşı karşıya getirecek ve tam bir rekabet ortamı yaratacaktır. Türk sanayiinin karşı karşıya bulunduğu bir takım sorunlar ve eksiklikler olduğunu biliyoruz. Gümrük Birliği arifesinde Cumhuriyet tarihimizin en büyük krizinin yaşandığı 1994 yılında, üretimde daralmanın durdurulması ve tekrar optimum üretim seviyelerine çıkılabilmesi ancak kaliteli endüstriyel ürünlerin yurt dışına pazarlanması ile sağlanacaktır. Ekonomik krizin aşılması ve ülkemizin gelişmesi için günü birlik para politikaları yerine her alanda kaliteli üretim ve hizmeti gerçekleştirebilecek olanları destekleyecek orta ve uzun dönem istikrar programları uygulanmak zorundadır. İstihdam ve üretimin uzun dönemde sağlıklı gelişebilmesi ancak üretime dayalı ihracatla mümkündür.

Türkiye ekonomisinin sağlıklı gelişmesi için genel olarak Devlet tarafından yapılması gerekenler ve özel olarak da sanayici kuruluşlar tarafından yapılması gerekenleri ayrı ayrı incelemek istiyoruz.

 

GENEL POLİTİKALAR (Devlet)

 

Devletin üstlenmesi gereken uluslararası dış yapılanmalar; uluslararası finans pazarları ile finans köprülerinin kurulması, Uluslararası Borsalar ile yatırım köprüsü görevi için aracı kuruluşlara imkan tanınması ; uluslararası üniversiteler ile bilim-teknoloji köprülerinin kurulması; uluslararası pazarlarla ticari diplomasi köprülerinin kurulması ana başlıkları altında programa alınmalıdır. Devletin iç yapılanmada programa alması zorunlu olan; uluslararası bilim ve teknoloji alanındaki gelişmeleri takip edecek, Uluslararası Bilim ve Teknoloji Enstitüleri ile işbirliği yapacak kuruluşları organize etmek ve politikaları geliştirmek amacıyla Bilim ve Teknoloji Bakanlığı kurulmalı; ekonomi ve dış ticaretin tek elden koordinasyonunu sağlayan Bakanlığın kurulması; bilgi, proje ve kredi amaçlı ihtisas bankalarına kaynak yaratılmalı; fatura-senet-çeklerin hareketinin Bankalar-Merkez Bankası-Maliye Bilgi Bankalarınca sürekli takibini sağlayacak sistem oluşturulmalı; kamu kesimi borçlanmasının GSMH'ya oranı %5'in altına düşürülecek tedbirler alınmalıdır. Yapısal düzenlemelerin yanısıra ihracatı arttırmak amacıyla uluslararası kalitede üretim yapacak üretici-ihracatçı kuruluşlarının teknolojik yatırımları teşvik edilmeli ve ihracat işlemleri kolaylaştırılmalıdır. Bunun için, ihracata yönelik teşvikler yatırım ve üretim aşamasına kaydırılmalıdır; yeni pazarların açılması ve mevcut pazarların daha aktif hale getirilmesi için gerekli siyasi girişimler yapılmalıdır; Eximbank-aracı bankalarla ilgili bürokratik pürüzler ortadan kaldırılmalıdır; Sanayicilerin hammadde, enerji ve finansman girdileri dünya koşullarına uygun hale getirilmesi için "destekleme prim sistemi" yaygınlaştırılmalıdır; teknolojik yatırımlarda yerli makina ve ekipman kullanımında teşvik primleri arttırılmalıdır.

 

SANAYİCİLER NE YAPMALI?

 

"Bir şirketin ürün kalitesi, şirketin içinde ve dışında olan iş bağlantılarının koordinasyonu ile sağlanabilir. Başka bir deyişle, ürünün kalitesini arttırmak istiyorsak, bağlantıların kalitesini geliştirmek zorundayız. Geliştirme usulleri sadece şirket ile sınırlandırılmamak, bir sosyal değer olarak bağlantı ağına da yansıtılmalıdır. Bu nedenle şirketlerin bireysel olarak geliştirdikleri kalite geliştirme usullerinin karşılıklı olarak de-ğiş-tokuş edilmesi organize bir biçimde olmalıdır. Toplam Kalite Yönetimi'ndeki 'Toplam' sözcüğünün kapsamına ulus, sanayi, şirke toplum kavramlarının tümü dahildir. " - Prof. Dr. N. SASAKİ

 

AB ile Gümrük Birliğine girmeye çok az bir zaman kaldı. Sanayicilerin "ben alışkanlıklarımdan vazgeçmem" sözüne itibar etme zamanı geçmiştir. Sanayiciler işyerlerinin düzenini, tezgah ve ekipmanlarının yerleşim biçimini, ürünlerinin kalite standardını uluslararası düzeye getirmek zorundadırlar. Bunun çözümünü devletten bekleyemeyiz. Devletin bunu yapacak kaynakları yok. Sanayiciler kaynak sorununa, pazar sorununa, teknolojik bilgi sorununa sektörel bazda işbirliği yaparak çözüm üretmelidirler. Türk insanının maharetli olduğunu, zoru görünce çözüm ürettiğini biliyoruz. Önümüzde zor günler Zoru yenmek için bilgi birikimlerimizi ve zamanı iyi kullanmalıyız. Ortak çalışma alışkanlığı kazanmalıyız. Herşeyi en iyi "ben" bilirim demekten vazgeçmeli, kollektif bilgi birikimimizi artırmalıyız. Bunları başarabilmek için çalışkan ve üretken insan potansiyeli en önemli kaynaktır. İnsan değerlerine sahip çıkarak, insan motivasyonunu yükseltmeliyiz. Dünün açığını kapatmak, bugünün gereğini yerine getirmek için değil, geleceğin garantisi için insanlarımızı çok öğrenmeye, çok bilmeye ve çok okumaya teşvik etmeliyiz. Daha çok üretmeli, daha çeşitli üretmeli, daha kaliteli üretmeli, daha ucuz üretmeliyiz. Unutmayalım ki, Toplam kaliteyi yaratanlar çalışanlardır.

 

Mak. Müh. Coşkun MANÇUHAN

Termo Buhar A.Ş. Genel Müdür