Header Reklam
Header Reklam

İklimlendirme Sektörü, İklim Krizi ile Mücadelede İyi Bir Nefer Olabilir

05 Temmuz 2024 Dergi: Temmuz-2024
İklimlendirme Sektörü, İklim Krizi ile Mücadelede İyi Bir Nefer Olabilir

Beryl Kasırgası 1 Temmuz'da Grenadine Adalarını vurduğunda, saatte 150 mil hızla esen rüzgârları ile onu tropikal Atlantik'in gördüğü “Saffir-Simpson Kasırga Rüzgâr Ölçeği”nde en yıkıcı derece olan Kategori 5 seviyesine getirdi.

2024'te güçlü bir kasırga döneminin yaşanacağı çok önceden tahmin ediliyordu. Ancak Beryl'in şiddetlenme hızı, saatte ortalama 70 mil hızla esen tropik fırtına şiddetinden sadece 24 saat içinde saatte 130 mil hızla esen büyük kasırga statüsüne sıçraması bilim insanlarını hayrete düşürdü. Kasırgaların en fazla oluştuğu Atlantik Okyanusu'nun ortasındaki dar bir bantta deniz yüzeyi sıcaklıklarının anormal derecede yüksek olduğu söyleniyor. Daha henüz yaz mevsimi başlangıcında okyanus ısısının olağan zirvesine yakın olması endişe verici görülüyor. Tropikal Atlantik şimdiden bu tür fırtınalar üretiyorsa, yakın gelecekte ne gibi felaketler bekleyebiliriz?

Purdue Üniversitesi'nde iklim değişikliğinin kasırgaları tahmin etmeye yönelik bilimsel çabaları nasıl etkilediğini inceleyen bir akademisyen Jhordanne Jones, "Ulusal Kasırga Merkezi'nin 23 Mayıs'ta yayınladığı erken tahmin doğruysa, Kuzey Atlantik'te Kasım ayı sonuna kadar 17 ile 25 arasında adlandırılmış fırtına, 8 ila 13 kasırga ve 4 ila 7 büyük kasırga görülebilir" diyor.

İklim değişikliği ile bunun insan refahı üzerindeki etkisi arasındaki bağlantı giderek daha görünür hale geliyor. 

İklim krizi son derece adaletsiz bir kriz: Dünyanın en yoksul insanları iklim değişikliğine yol açmada en az payı olanlar.

Dünya Bankası, dünyadaki sera gazlarının yalnızca onda birinin en düşük gelirli 74 ülke tarafından salındığını, ancak iklim değişikliğinin etkilerinden en çok bu ülkelerin etkileneceğini bildiriyor. 2050 yılına gelindiğinde, kontrolsüz iklim değişikliği 200 milyondan fazla insanı kendi ülkeleri içinde göç etmeye zorlayabilir, 130 milyona yakın insanı yoksulluğa itebilir.

Maria Kasırgası 2017'de doğu Karayip adası Dominik’i vurduğunda, daha büyük ülkeler için düşünülemeyecek türden bir yıkıma neden oldu.

Müthiş kasırga, bina çatılarının %98'ine zarar verdi ve 1,2 milyar ABD Doları hasara yol açtı. Dominik, bir gecede GSYİH'sının %226'sını fiilen kaybetti. İklime dayanıklı ilk ülke olma sözü veren Dominika, evleri, köprüleri ve diğer altyapıyı yeniden inşa etmeye başladı. Artan fırtınalar, iklim sorununa en çok yol açan zengin ülkelerden, eskiden sömürgeleştirilmiş dünyaya yönelik "iklim tazminatı" taleplerinin aciliyetini artıracak.

Deprem gibi tüm felaketler de ne yazık ki dar gelirli ve “zayıf” olanı vuracak

Somali'de sürekli sıcaklık artışı (1991'de 1°C'den 1,5°C'ye yükseldi) daha sık ve uzun süreli kuraklıklara yol açtı; bunu sıklıkla ani sel ve kasırgalar izledi. Küresel karbon emisyonlarının %0,03'ünden daha azını oluşturmasına rağmen ülke, tekrarlanan sel ve kuraklıklar nedeniyle milyarlarca dolarlık kayıp yaşadı. Bunun gibi çok sayıda örnek vermek mümkün. Varılan nokta da çok açık; dünyanın, yaşamın “herkes için” sürdürülebilirliği, dünyanın en zengin ülkelerine bağlı. Dünyanın en zengin ülkeleri, “en zengin” olmaktan taviz verebilir mi? Adalet, yaşam hakkında eşitlik; kapitalizmin ne kadar umurunda olabilir? İklimlendirme sektörü, elinden geldiğince bilimi, Ar-Ge’yi, “az tüketimi” hedefleyen çabalarıyla “herkes için” yaşamı savunma mücadelesine destek verecek, hem de hiçbir zaman olmadığı kadar…

TERMODİNAMİK


Etiketler