Header Reklam

Hava kirliliğine alternatif yakıt pansumanı

12 Temmuz 2021 Dergi: Temmuz-2021
Hava kirliliğine alternatif yakıt pansumanı

Temiz Hava Hakkı Platformu’nun (THHP) açıkladığı Kara Rapor 2020: Hava Kirliliği ve Sağlık Etkisi raporu, çarpıcı verileri ortaya koydu. Rapor, Türkiye’de hava kirliliğinden kaynaklı ölümlerin trafik kazalarından 6 kat daha fazla olduğuna vurgu yapıyor. Kara Rapor 2020, yapılması planlanan endüstri, altyapı, enerji gibi tesislerinin izin süreçlerinde sağlık etki değerlendirmesinin yapılmadığının da altını önemle çiziyor. Rapora göre Türkiye’de hava kirliliği Dünya Sağlık Örgütü kılavuz değerine indirilseydi; 2019 yılında tüm ölümlerin %7,9’u (31.476 ölüm) ve 2018 yılındaki tüm ölümlerin %12.13’ü (45.398 ölüm) önlenebilirdi. Rapordaki veriler bir hayli ürkütücü, düşündürücü. Hava kirliliğinin en önemli etkenleri arasında fosil yakıtlar, ozona ve çevreye zarar veren soğutucu akışkanlar, aşırı tüketim, plansız sanayileşme, ormansızlaşma, betonlaşma gibi çok sayıda faktör var. Bu yazıda, bu faktörler arasından enerji kaynaklarına değineceğiz. 

Fosil enerji kaynakları yerine alternatif enerji kaynaklarının değerlendirilmesi, hava kirliliği sorunu için iyi çözüm önerilerinden biri. Çoğunlukla yenilenebilir olan alternatif enerji kaynakları, ne yazık ki ülkemizde yeterli seviyede kullanılmıyor. Biyodizel, hidrojen, biyokütle kaynakları, biyo-yakıtlar, bütanol, metanol, etanol gibi biyo-alkoller, piller ve yakıt hücreleri, alternatif kaynaklara verebileceğimiz bazı örneklerdir. 

Biyodizel; hayvan yağından veya bitkisel yağlardan kimyasal bir süreçle üretilir. Çevre dostu, kükürt içermeyen, biyolojik olarak parçalanabilen ve toksik olmayan temiz yanan alternatif bir yakıttır. Bu yakıt, dizel motorlar tarafından doğrudan kullanılabilir.  E85; benzine alternatif bir yakıt türüdür ve yüzde 85 etanol ve yüzde 15 benzin karışımından oluşur. Hidrojen; su moleküler bir bileşendir ve aynı zamanda en değerli enerji kaynaklarından biridir. Hidrojen yakıt hücreleri ve piller için bir enerji kaynağı olarak kullanılır. Yakıt hücrelerinde benzinden daha verimli yanar. Etanol; buğday, mısır ve arpa gibi bitkilerden üretilir. Geleneksel yakıt kaynaklarından daha az sera gazı emisyonuna neden olur. Ayrıca çeşitli şeker türlerinden üretilebilir. Etanol, biyo-materyal ve atık maddelerden yapılabilen bir üründür. Brezilya, Kolombiya ve Birleşik Devletlerde, şeker kamışı ya da tahıllardan elde edilen etanolün kullanımı, hükûmet programlarıyla teşvik edilmektedir. Bugün, Brezilya dünyadaki en büyük etanol yakıtı üreticisi ve tüketicisidir. Brezilya, 1980’lerden bu yana, şeker kamışına dayalı çok yaygın bir etanol yakıtı endüstrisi geliştirmiştir. Yılda yaklaşık 4 milyar galon etanol üretir. Brezilya’da etanol yakıtı ve elektrik üretiminde yararlanılan yan ürünleri, ülkenin petrole olan bağımlılığını ve hava kirliliğini azaltmada önemli katkıda bulunur.

Kolombiya’nın etanol yakıtı programı, 2002 yılında, hükûmet benzindeki oksijen miktarının zenginleştirilmesine dair bir yasayı hayata geçirmesiyle başlamıştır. Bu karar başlangıçta benzinin oksijenle zenginleştirilerek, karbonmonoksit emisyonlarını azaltmak için alınmıştır. Daha sonraki kanunlarla, biyokütleden elde edilen etanolün, vergi avantajları ile benzinden daha ucuz olması sağlanmıştır. 2004 yılıyla başlayan petrol fiyatlarındaki artış ve yenilenebilir yakıtlara duyulan ilginin artması ile bu eğilim daha da kuvvetlenmiştir. Etanol programını bütünleyici olarak biyodizel programı da geliştirilmiştir. Etanol, Amerika Birleşik Devletleri’nde yaygın olarak kullanılmamakla birlikte genellikle, sadece, etanolün işlendiği orta batıda ve Kaliforniya’da bulunmaktadır. Avrupa Parlamentosu’nun 2003/30/EC nolu direktifi, fosil yakıtların biyoyakıtlarla değiştirilmesini teşvik eder. İngiltere’de, biyodizel gibi alternatif yakıtların vergilendirilmesi en az fosil yakıtlarınki kadar sıkıntılı iken, İngiliz hükûmeti, etanol dahil olmak üzere biyoyakıtların kullanımını özendiren bir ulusal mevzuatı adapte etmiştir. 

Görünen o ki alternatif yakıtlar konusunda da dünyadaki pek çok ülke araştırmalarına hız vermiş durumda, Türkiye de bu yarışta yerini almalı… 

Gökçen Parlar Ünal
gokcenparlar@dogayayin.com