Header Reklam
Header Reklam

COP30 Yine Hayal Kırıklığıyla Bitti, Umutlar Antalya’da Yapılacak COP31’e Kaldı…

03 Aralık 2025 Dergi: Aralık-2025
COP30 Yine Hayal Kırıklığıyla Bitti, Umutlar Antalya’da Yapılacak COP31’e Kaldı…

COP30 Amazon’un merkezinde Brezilya’nın Belem kentinde büyük umutlarla 10 Kasım’da başlamıştı. Fosil yakıtlardan çıkışta yine yol alınamadı, ormanların kaybı konusunda da ilerleme kaydedilemedi. İlk kez Amerika Birleşik Devletleri, küçük bir heyetle bile zirveye katılmadı. Kimilerine göre bu, büyük bir boşluk yarattı. Kimilerine göre bir fırsattı. Ama ABD COP30'da doğrudan yer almasa da buna gerek kalmadı, Trump'ın müttefiki olan Suudi Arabistan etkili bir engelleyici olabileceğini gösterdi. COP30’da bazı ülkeler, ABD’nin bu tutumunun Suudi Arabistan ve diğer petrol devletlerini süreçteki ilerlemeyi engellemek için daha sert mücadele etmeye teşvik ettiğini ileri sürdü.

“Gerçeğin COP’u” gibi kocaman iddialarla, Brezilya Devlet Başkanı Lula’nın “fosil çağını bitirme” mesajlarıyla başlayan Zirve’nin "Küresel Mutirão" (insanların birbirine yardım etmek için bir araya gelmesi geleneği anlamına geliyor) olarak adlandırılan COP30 kararında “fosil yakıtlar”dan bahsedilmedi. Bir gözlemciye göre, Suudi delegesi kapalı kapılar ardında yapılan bir toplantıda, "Enerji politikamızı kendi başkentimizde yapıyoruz, sizin başkentinizde değil" dedi. Afrika Milletler Grubu'na başkanlık eden Tanzanya iklim elçisi bile kapalı bir toplantıda, 54 üyesinin tamamının bu konuda 22 üyeli Arap Grubu ile aynı fikirde olduğunu söyledi; zira Tanzanya'nın gaz rezervlerini kullanmak için Suudi Arabistan ile bir anlaşması var.

“Amazonlar’da” düzenlenen COP30’ta, ormansızlaşmanın önlenmesi için bir yol haritası da çıkmadı. COP30’da ormanları koruma amacına yönelik; yağmur ormanları yatırım fonu (Tropical Forests Forever Facility, TFFF) kuruldu; Amaç: Ağaçları koruyan ülkeleri maddi olarak desteklemek. Ancak fonun etkinliğiyle ilgili ciddi endişeler var. 

İklim fonu, üç katına çıkarıldı. Bu fon, gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelere iklim kaynaklı yıkımlara karşı direnç kazanmaları için maddi destek sağlıyor. Ne iyi… Ancak yaklaşık 104 milyar euro'ya denk gelen 120 milyar dolar bütçenin hayata geçirilmesi, beş yıl ertelenerek 2035’e bırakıldı. Zaten bu paranın hangi kaynaklarca sağlanacağı, nasıl kanalize edileceği de belirsiz görünüyor.

BM iklim zirvesi COP30’da, iklim krizine ve sonuçlarına karşı mücadelede hiç mi ilerleme kaydedilmedi? Tabi ki “olumlu” olan, “kulağa hoş gelen” bazı kararlar alındı. Ancak çevre aktivistleri, bu kararların ancak küçük iyimser adımlar olduğunu düşünüyor.

BM Genel Sekreteri António Guterres de COP30’da ilerleme kaydedildiğini, ancak anlaşmaların giderek zorlaştığını ifade etti: “COP30’un gereken her şeyi sağladığını söyleyemem. Bulunduğumuz yer ile bilimin gerektirdikleri arasındaki uçurum ürkütücü derecede geniş” dedi.

Yani beklenen önemli kararlar, 2026 Kasım’ında Türkiye’de yapılacak COP31’e bırakıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın açıklamasına göre COP31 Liderler Zirvesi İstanbul’da, müzakereler ise Antalya’da düzenlenecek.

COP31 Türkiye için Bir Yanda Fırsat, Öte Yanda Artan Sorumluluk Demek

COP31, Türkiye'nin sanayi dönüşümü stratejilerini güçlendirmesi ve deklarasyonun küresel işbirliği çerçevesinde ilerlemesini takip etmesi için fırsat sunuyor.

COP31’in Antalya’da yapılacak olması, Türkiye için yalnızca önemli bir turizm fırsatı değil. Ülkemizin iklim krizi konusundaki ciddiyetini, istikrarlı çabalarını, bilimsel yetkinliğini, etik sorumluluk bilincini ve vizyoner yaklaşımını dünyaya göstermek için COP31 iyi bir platform olabilir.

COP Zirve Toplantısına ev sahipliği yapmak, iklim diplomasisinde söz sahibi olma pozisyonunu ve beraberinde sorumluluğunu da getirir.

TERMODİNAMİK