Header Reklam
Header Reklam

ABD, Sera Gazlarının İklim Krizi Üzerindeki Etkilerini Küçümsüyor mu?

17 Ağustos 2025 Dergi: Ağustos-2025
ABD, Sera Gazlarının İklim Krizi Üzerindeki Etkilerini Küçümsüyor mu?

ABD Enerji Bakanlığı (DOE) İklim Çalışma Grubu, 23 Temmuz 2025’te “Sera Gazı Emisyonlarının ABD İklimi Üzerindeki Etkilerinin Eleştirel Bir İncelemesi” raporunu yayımladı.

Trump yönetimi tarafından ABD iklim düzenlemelerinin geri çekilmesini gerekçelendirmek için hazırlanan "kritik değerlendirme" raporu, onlarca önde gelen iklim bilimcisinin katıldığı bir Carbon Brief doğruluk kontrolüne göre en az 100 yanlış veya yanıltıcı ifade içeriyor.

"Sera Gazı Emisyonlarının ABD İklimi Üzerindeki Etkilerine Dair Eleştirel Bir İnceleme" başlıklı 140 sayfalık rapor ABD Enerji Bakanlığı tarafından 23 Temmuz'da, hükümetin emisyon düzenlemelerinin yasal dayanağı olarak kullanılan bilimsel bir bulguyu iptal etme planlarını açıklamasından sadece birkaç gün önce yayınlandı.

Tartışmalı raporun yönetici özetinde, "CO2 kaynaklı ısınmanın ekonomik olarak yaygın olarak inanılandan daha az zararlı olabileceği" yönünde yanlış bir iddia yer alıyor.

Ayrıca, yanıltıcı bir şekilde "aşırı agresif emisyon azaltma politikalarının faydadan çok zarar getirebileceği" belirtiliyor.

ABD Enerji Bakanı Chris Wright tarafından bizzat seçilen beş "bağımsız" araştırmacı tarafından sadece iki ayda derlenen rapor; olgusal hatalara, araştırmaların çarpıtılmasına, dağınık alıntılara ve verilerin özenle seçilmesine dikkat çeken iklim bilimcileri tarafından sert eleştirilere maruz kaldı.

Uzmanlar ayrıca, yazarların iklim biliminin genel anlayışıyla çelişen görüşleri savunma geçmişine de dikkat çekti.

Rapor, Trump yönetiminin federal emisyon düzenlemeleri için yasal ön koşul teşkil eden bir bulguyu iptal etme planlarının ilk etabına bilimsel bir temel sağlamak üzere tasarlandı. İkinci etap ise, emisyonları düzenlemeye yönelik yasal yetkiyle ilgili.

Obama yönetimi tarafından 2009 yılında yürürlüğe konulan "tehlike bulgusu", altı sera gazının iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine net olarak etkide bulunduğunu ve dolayısıyla halkı tehlikeye attığını belirtmektedir.

Carbon Brief, "kritik incelemede" adı geçenler de dahil olmak üzere çok sayıda iklim bilimcisinden, raporun çeşitli iddia ve ifadelerini doğrulamalarını istedi.

Carbon Brief'in analizi ayrıca, raporda yer alan 350 referansın neredeyse %10'unun raporun kendi yazarlarına ait olduğunu ortaya koyuyor.

Trump yönetiminin bilime yönelik saldırıları nedeniyle, bazı katılımcılar anonim kalmayı (isimlerini belirtmemeyi) talep etti. Bilim insanlarından gelen yanıtlar, açıklık ve üslup açısından naif bir ifadeyle düzenlendi.

Özetle karbon emisyonları açısından 5,057 milyon ton ile toplam salımın %12.6’sından sorumlu ABD, "CO2 kaynaklı ısınmanın ekonomik olarak yaygın olarak inanılandan daha az zararlı olabileceği"ni iddia ediyorsa, sera gazı emisyonuna sebep olan ülkeler arasında 16. sırada (bazı kaynaklara göre 15) olan ve toplam salımın %1’inden sorumlu Türkiye’nin ekonomisini zorlayacak yaptırımların, “sürdürülebilir bir gelecek” için önemini yadsımamakla beraber, politika ve ekonominin akıl temelinde harmanlandığı “kazan-kazan” bir formüle evrilmesi gerekir mi?

Evet, Türkiye’nin karbon azaltımı konusunda kararlı hedefleri olmalı. Bu kararlı hedefler, Türkiye’nin ekonomik gücüne zarar vermemeli, tersine “elini güçlendirecek” kazanımları sağlamalı. Bunun için yasal alt yapıyı belirleyen otoritelere çok zorlu, çok önemli görevler düşüyor. “Denge”, çağımızın kritik kavramı. Umarız biz bu alanda başarılı kararlara imza atarız.

Yararlanılan Kaynak: www.carbonbrief.org 

TERMODİNAMİK