Header Reklam

Yapay Zekâ; Herkesin Hakkında Konuştuğu, Farklı Fikirlere Sahip Olduğu, Yeterince Bilemediği, Ürkütücü Bilinmez

11 Aralık 2017 Dergi: Aralık-2017

Yapay zekâ dendiğinde herkesin bir fikri var, sanal alemde atılan bir adımın ardından, karşımıza çıkan bizimle gerçekten ilişkili olabilecek bir duyurunun, çağrının, uyarımın karşımıza çıkması, “evet işte bir yapa zekâ kanıtı uygulaması” hissini uyandırıyor. Ama bu kritik kavram, ios’ların “anneme gecikeceğimi söyle Siri”, “yarın hava durumu bilgisini ver” gibi yaşam kolaylaştırıcı şirin uygulamalardan ibaret değil. Kavram aslında çok gaz toz bulutu gibi bir halde olsa da, insanlığın geleceği veya sona erişinin bir tartışması boyutunda. Bir kere şunu öngörelim; yapay zekâ kavramı, basamakları olan bir bileşik küme. Kimileri şöyle üçe bölüyor; yapay-dar-zekâ, yapay-genel-zekâ, yapay-süper-zekâ. Kimileri; yapay zekâ-makinaların öğrenimi-derin öğrenme diyor. Olayın özü şu; zekâ hızı ve kalitesi konusu çok farklı. Tanımlı belli bir alanda zekâyı hızlandırdık, bu oldu; mesela bir görev tanımladık, hızlı saymasını sağladık, bir parametreye göre insandan daha hızlı, veriyi tasnif ettirdik. Verdiğimiz “bir” görevde insana göre daha iyi sonuç aldık: Kasparov, IBM'in satranç bilgisayarı Deep Blue'ya 1996 ve 1997 yıllarında iki turnuvada yenildi. Sonra, “makinaların öğrenmesi” üzerine çalışıldı. Makine öğrenimi; “makinelerin bilhassa programlanmadığı sonuçları öğrenebilme kabiliyeti” olarak tanımlanıyor. Yani hatalarından ders çıkararak kendisini geliştirebilen makinalardan bahsediyoruz ki bu da bugün için hayatımızda. Google çeviri, yapay zekâ kullanıyor ve gün be gün çeviri kalitesi yükseliyor. Facebook zaman tünelinde kişiye ne göstereceğine böyle bir algoritmayla karar veriyor. Buraya kadar iyi de sıkıntı bundan sonra başlıyor, makinalar “derin öğrenme” boyutuna ilerliyor. Derin öğrenme, aynı anda pek çok parametreyi kullanarak sonuca ulaşmaya çalışıyor. Pek çok parametrenin çıktısından tek bir sonuca varmak, bir tür muhakeme yeteneği demek. Buna Yapay Süper Zekâ da deniyor ve dünya birbirine giriyor. Putin “Yapay zekâda lider olan, dünyanın hâkimi olur” diyor ama bazıları yapay süper zekânın kendi kararlarını kendisi veren insanüstü yapısıyla dünyanın sonunu getireceğini öne sürüyor. Bunlardan biri Stephen Hawking, ısrarla ve hararetle yapay zekâ çalışmalarının yasaklanması gerektiğini savunuyor. Bu doğrultuda düşünenler hiç de az değil. Bill Gates’ten Tesla CEO'su Elon Musk’a kadar pek çok ünlü ve etkili isim gibi… Elon Musk’ın imzaya açtığı, insanı öldürecek yapay zekâ çalışmalarının yasaklanmasına dair bir bildiriyi, dünyanın her yerinden 1000’den fazla bilim insanı, filozof ve toplum liderli imzaladı.

Elon Musk, Google’ı da yapay zekâ çalışmaları nedeniyle ağır şekilde suçladı. Elon Musk’a göre, Google aslında ne yaptığının farkında değil. Google’ın Brain ismini verdiği yapay zekâ laboratuvarında, AutoML adını alan yeni yapay zekâ platformu, ihtiyaç duyulan farklı yapay zekâ rutinlerini geliştirecek. Üstelik bunun için bir yapay zekâ uzmanının çalışması da gerekmeyecek. Google yöneticileri, ihtiyaç duydukları farklı yapay zekâ rutinlerini AutoML üzerinden kolayca yaratabilecek. Yani yapay zekâ uzmanına bile ihtiyaç olmayacak. Google’ın CEO’su, Larry Page, Elon Musk gibi düşünenlerin “paranoyaları”nın bu süreci engelleyemeyeceğini söylüyor. Elon Musk'ın yorumları, Facebook CEO'su Mark Zuckerberg'i fena halde kızdırıyor. Zuckerberg, Elon Musk için “O bu işlerden anlamaz” diyor. Bu alanda kehanetleri sıklıkla tutan ünlü fütürist Ray Kurzweil, yapay süper zekâ için 2045 yılı tahmininde bulunuyor.

Süreci basından takip ediyoruz: Suudi Arabistan’da Sophia isimli robot vatandaşlık hakkı almış, ardından Microsoft’un yardımıyla geliştirilen bir yapay zekâ sohbet botu Sibuya Mirai de, Japonya’da vatandaşlık hakkı almış. CJ Carr ve Zack Zukowski‘nin yönettiği yapay zekâ projesinde “Black Metal” müzik türü incelenmiş ve yapay zekâ bu müzik türünde bir albüm çıkarmış…

Hawking, "Makineler bir süre sonra insanlardan daha aktif olacak ve dünyayı yönetebilecek bir konuma gelecek. İnsanlık acilen koloni yapabileceği bir gezegen bulmalı ve buralara yerleşmeli. Çünkü artık geri dönülemez bir noktaya geldik. Küresel nüfus alarm vererek artıyor ve dünyamız çok küçük. Artık kendimize zarar verme raddesine geldi" diyor. Bu sözlere ilişkin geçtiğimiz günlerde katıldığımız bir seminerde bir konuşmacı “Hawking’i Canan Karatay Hocaya benzetiyorum. İkisinin de söyledikleri bire bir doğru, ama bunu çok kötü, ürkütücü biçimde dile getiriyorlar” demişti. “Yapay zekâ insanlık için varoluşsal bir tehdit mi?” sorusuna uzmanların verdiği yanıtlar arasında en hoş bulduğum yorum şuydu: “Olabilir. Ama olmayabilir de…”baki

Oya Bakır
oyabakir@dogayayin.com