Header Reklam

'Neyi kaybettiğini bilmediğinde, gerçekten kaybetmiş sayılmazsın...'

05 Mayıs 2011 Dergi: Mayıs-2011

2023 yılında 500 milyar dolarlık ihracat hedefinin yol haritası niteliğindeki Strateji Belgesi'nde yeni sektörlere yatırım yapılmasının, lojistik imkânların geliştirilmesinin, kalifiye iş gücünün yetişmesinin önemi vurgulanıyor. 2023 ihracat hedefi içinde, toplam ihracat içinde 2010 yılında % 33.5 olan KOBİ?lerin payının % 40?a çıkması da var. İklimlendirme sektörü de bu hedefin 20-30 milyar USD?lık kısmına talip. Bunun için, bu süreçte yapılması gerekenleri, stratejik yol haritasını hazırlamaya çalışıyor. Tabii ki inovasyon ve Ar-Ge, yan sanayinin güçlendirilmesi, kalitenin yükseltilmesi gibi pek çok şey, bu hedeflerin gerçekleştirilebilmesinde büyük önem taşıyor. Ama pazarlama konusundaki bilgi ve becerilerin zenginleştirilmesi de bir o kadar önemli. KOBİ yapısındaki işletmelerde pazarlamanın işlevi, hedefleri doğru tanımlanmalı ve analiz felcine yakalanmadan isabetli öngörüler geliştirilmelidir. Pek çok işletmede pazarlamanın hedeflerini ve yöntemlerini doğrudan yönetim belirliyor. Yani çoğu kez yönetim ve pazarlama birbirinden ayrılmıyor. Oysa yönetim sol beyin odaklı, pazarlama ise sağ beyin odaklıdır. Sol beyin odaklılar, mantıksal, analitik düşünen, aritmetik ve sözel becerileri gelişkin kişilerdir. Sağ beyin odaklılar ise; pek çok farklı türde bilgiyi bütünleşik bir yapı içinde değerlendirebilen, yaratıcılık ve hayal gücü gelişkin kişilerdir, sözcüklerden ziyade imaj önceliklidirler.

Yönetim genişleme, pazarlama ise daralma/odaklanma ister. Yönetim kısa vadede sonuç ister, pazarlamanın ise uzun vadelere ihtiyacı olabilir.

Bu iki farklı özelliklerdeki grubun işbirliği içinde olmasının işletmeye kazandıracağı çok şey vardır. İkisinin tek elde toplanması, işletmenin sahip olabileceğinden çok azı ile yetinmesine yol açabilir.

Pazarlamayı ciddiye almak, bu alanda yaygın olarak bilinen klişeleri, yeni ve yaratıcı fikirlerle sınamak gerekiyor. Marka İletişim?in CEO?su Hulusi Derici, pazarlama, markalama ve reklamda içine düşülen tuzaklar hakkında şu ipuçlarını veriyor; basit olamamak, yani karmaşık olanı sadeleştirememek, samimiyetsizlik, böbürlenmek, tüketicinin zekasına hakaret etmek, fikir değil ürün satmaya çalışmak, cesaretsizlik.. Bununla beraber araştırmalara körü körüne inanmak, bilgiye dayanan öngörülere, duyusal, sezgisel çıktılara itibar etmemek veya gerçeğin muhakkak daha derinliklerde olduğu düşüncesiyle aşikâr olana itibar etmemek, pazarlamanın çıkmaz sokakları olabilir. Tutarlı olmak adına yenilikçilikten uzaklaşmak, heyecanı, azmi tüketmek, rakiplerin çalışmalarını duygusal tepkilerle karşılayıp rasyonel temeli olmayan ?kontrataklar? geliştirmek, olmaması gerekip de olanlar arasındadır.

Yönetim ve pazarlama vizyonumuz, 2023 yılı için konulan parlak hedefe uyarlanmak zorundadır. Aynı yöntemlerle aynı şeyleri yapmak, iyi ihtimalle aynı sonuçları verecektir. Fark yaratmak için farklı yollar, yöntemler bulmalıyız. Bilgiyi genişletmek, paylaşmak şüphesiz ki önemli. Ama bilgiye sahip olmanın amacı, onu kullanmaktır. Bilgiyi kullanabilmek, öğrenilenleri, Alfred Lord Whitehead?ın ?etkisiz bilgi? olarak adlandırdığı şeye dönüştürmemek için sağlam bir düşünme metodolojine ihtiyaç var. Hatta metabilişsellik, ?düşünme hakkında düşünme? rejimine geçmek, bilişsel bir devrimi hedeflemek belki de en sağlıklı başlangıçtır. Metabilişsel farkındalık sahipleri, kararları nasıl aldıklarını açıklayabilir ve başarılı olmadıkları zaman, kullandıkları stratejilerde değişiklikler yapabilirler. Hatalardan öğrenme becerisi geliştirememek, hataları hıçkırığa çevirmek gibidir. 2023?te dünya ticaretinden ülkemizin aldığı payı yaklaşık olarak bir misline çıkarmak istiyoruz. Önce, gerekenleri yapamadığımızda neleri kaybedeceğimizi gözden geçirerek başlayabiliriz veya şöyle düşünebiliriz:
"Neyi kaybettiğini bilmediğinde, gerçekten kaybetmiş sayılmazsın..."

 

Oya Bakır

oyabakir@dogayayin.com


Etiketler