Header Reklam

Nasıl bir toplum olduk? Neden böyleyiz? Demeyelim, aynaya bakalım…

05 Eylül 2015 Dergi: Eylül-2015

Her yerde, pek çok konuda, pek çoğumuzun dilinde bu sorular. Yanıtları için, yapılan araştırmaların sonuçlarından çıkan profilimize bakalım…

Türkiye’de en yaygın grup Yeni Muhafazakarlar (% 35.5), bunu sırasıyla Geleneksel Orta Sınıf (% 21.8), Geleneksel Milliyetçiler  (% 15.9), Tepkili Modernler (% 13.5) (Bir önceki araştırmada bu kategorinin adı Endişeli Modernler imiş. Demek ki endişe yerini tepkiye bırakmış) ve son olarak Tutunamayan Yoksullar (% 13.3).

Türk insanının kültür sanat hayatına bakalım: % 96’sı opera ve baleye gitmiyor. % 80’i tiyatroya gitmiyor. % 73’ü konsere gitmiyor. 1/3’ü hiç radyo dinlemiyor, hiç gazete okumuyor, yaklaşık yarısı hiç kitap okumuyor, 3/5’i hiç sinemaya gitmiyor... E, ne yapıyor bu adamlar derseniz her gün TV izliyorlar (% 84), üstelik günde ortalama 4 saat…Yapılan araştırmada bu TV müdavimlerine ideal bir dizi nasıl olmalıdır diye sorulmuş. Demişler ki “Türk örf ve adetlerine ve aile yaşamına uygun olmalı ve şiddet içermemeli”. Bir sonraki soruda da en çok hangi dizileri izledikleri sorulmuş -sıkı durun yanıt geliyor- “Kurtlar Vadisi ve Aşk-ı Memnu”JJJ

Öfkeli toplumuz. Erkeklerin % 38’i gerektiğinde kadına tokat atılabilir diyor, ama kadınların da % 30’u evet olabilir diyor. Buna karşın Global Politika ve Strateji Merkezi'nin yaptığı araştırma sonucuna göre, Türk insanın en çok uyuşturucu, terör ve kadına şiddetten kaygılanıyor. Erkeklerin % 70’i eşlerinin çalışması için kocanın izni olmalı diyor, kadınların da % 57’si bu fikre katılıyor.  İki yıl önce çıkan “Sağlık Bakanı dertli; Türk insanı hareketsiz” başlıklı habere göre “kadınların yüzde 87'si, erkeklerin ise yüzde 77'si yeterli fiziksel aktivite yapmıyor. Çocukların ise 6 saati ekran başında geçiyor”.

Tunceli hariç 80 ilimizde mevduatların üzerinde borçlanma var. Yani Türk insanı ayağını yorganına göre uzatmıyor. En borçlu ilimiz ise Gaziantep. 65 ülke arasında fen bilimlerinde 43. sıradayız, okuduğunu anlamada 42. sırada, genel ortalamasına göre 65 ülkenin 45.siyiz. Yüksek teknoloji ihracatında geriyiz. Türkiye’nin ilk 500 firmasının sadece 12’si yüksek teknolojili mal üretiyor. Şatafatı, böbürlenmeyi seviyoruz. Döküntü taşra otellerimizin bile isimleri “bilmem ne palas”. Yahu elin Amerikalısı başkanlık konutuna “White House” yani “Beyaz Ev” diyor da biz yakıştıramıyoruz, onu “Beyaz Saray” diye tercüme ediyoruz. Vatandaşımızın % 50 Türkiye’yi Ortadoğu’nun en güçlü ülkesi olarak görüyor.

IPSOS tarafından her iki senede bir yapılan “Türkiye’yi Anlama Kılavuzu-2013” bulgularına göre; Türk insanının büyük ölçüde yeniliklere açık olduğunu gösteriyor. Teknolojiye kolay uyum sağlıyor ve yeni teknolojileri hemen sahipleniyoruz ama buna karşın bir o kadar da gelenekçi, bunun için gerekirse sansürcü bir yapımız var. Türkiye’de “değerlerimize zararlı medya içeriği yasaklanabilir” diyenlerin oranı % 60. Cep telefonu sahipliği ve kullanım oranlarımız çok yüksek. Akıllı cihazlara ve mobil servislere bir de arabalara düşkünüz. Arabamıza sağlığımızdan daha fazla önem veriyoruz.

Türk insanı her şeye rağmen mutlu! TÜİK’in açıkladığı Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması, Türkler’in mutlu edilmesi çok kolay insanlar olduğunu ortaya koydu. Zira tabloya göre 62.6 milyon kişi tatil yapamıyor, 30.2 milyon kişi çatısı akan rutubetli evlerde oturuyor. 30 milyon insan yeterince ısınamıyor. 44.7 milyon kişi taksitle ve borçla yaşarken 19 milyonu borçlarını ödemekte zorlanıyor. 58 milyon kişi geliri izin vermediği için yıpranmış mobilyasını değiştiremiyor. Ama, yine TÜİK’in bu yılın ilk çeyreğinde açıkladığı “Yaşam Memnuniyeti Araştırması”na göre, ülkedeki 18 ve daha yukarı yaştaki bireylerin yüzde 62.1’i kendisini “mutlu” hissediyor. Söz konusu rakam 2010 yılında yüzde 61.2 düzeyindeydi. Yani mutluluk düzeyimiz de artıyor.!!!

Not: Daha detaylı istatistikleri merak edenler için www.turkiyeyianlamakilavuzu.com

 

Oya Bakır

oyabakir@dogayayin.com