Header Reklam

İnsan, daima bıraktığı yerden yeniden başlar

05 Aralık 2009 Dergi: Aralık-2009

?Hep aynı olaylarla karşılaşıyorsun, çünkü sende hiçbir şey değişmiyor

Benzer benzeri çeker.

Cenneti yaşayan cennete, cehennemi yaşayan cehenneme doğru yol alır.?

 

Neyi bilmek istiyoruz? Geleceği mi? Bizim dışımızda gelişen, farkında olarak içine ilişmeye çalıştığımız, böylelikle var kalabileceğimizi sandığımız gelecek fikri ile okuyoruz finans ve borsa haberlerini, ekonomistlerin gelecek yıl hakkındaki kehanetlerini..

Oysa eski Yunanlıların en ünlü kahinlik tapınağının kapısında, ?kendini bil? yazarmış; geleceğini bilmek istiyorsan kendini bil..

 

Giriş paragrafındaki düşüncenin sahibi, afaroz edilen ve yakılmaktan kıl payı kurtulan düşünür Lupelius?a göre; benlik durumlarımız, buna uygun olayları çeker ve bu olaylar yeniden aynı duruma düşmemize neden olur. Bu kısır döngüyü sadece irade gücü kırabilir.

şünce yaratıcıdır, düşünce yaratır. Düşüncelerimiz kaderimizdir. Düşüncelerimizin kalitesi yükseldikçe yaşam kalitemiz de yükselir.

 

Enigma müzik topluluğunun hayranları, bir Enigma klasiği sayılan ?Mea Culpa?yı hatırlayacaktır. Mea Culpa; benlik devriminin büyük sırrı: ?bütün suç benim?...Lupelius, olaylarla durumların arkasında daima kendimizin olduğunu görmeyi öğretir. ?Başınıza her ne gelirse gelsin kendinizi sorumlu tutun? der; inkar ile sadece kendi tarihinizi tekrarlarsınız.

Bu, kişisel sorumluluk fikrinin en güçlü ve en özlü ifadesidir.

İşe yarar bir çözüm bulabilmek için, öncelikle kendimizi değiştirmemiz gerekir. Bunun için de yapılacak ilk iş gözlemlemedir; düşüncelerimizin durumlara dönüşen ?benlik hallerimizin? farkına varmak..

 

9. yüzyıldan sonra, iradenin gücü, yıkılmazlığı ile ilgili bu öğretinin kaynağı olan Lupelius?un ?Tanrılar Okulu? el yazmalarından yola çıkarak, günümüzde aynı adla yine önemli bir eser kazandırmış olan Stefano E. D?Anna, özellikle ?İş Yönetiminde Ahlaki Değerler? konusuyla ilgilenen, ekonomi dünyasının filozofları arasında. 40 yıldan sonra şirketlerin ayakta kalabilmeleri için, yeni ekonomik trendleri takip edebilmekten çok daha fazlasına ihtiyaç olduğunu düşünüyor: Yıllara meydan okuyan şirketlerin, yıllara meydan okuyan kuruculara, ölümsüz şirketlerin, günübirlik değil ölümsüz düşlere sahip olması gerektiğini öne sürüyor. Latince ?a-mors? sözcüğü ölümsüzlük demek. Sevgi sözcüğü olan ?amor? da, adını bu sözcüğün tersten yazılışından alan ve 2800 yıllık geçmişe sahip Roma da, ölümsüzlüğü temel alıyor.

Stefano E. D?Anna, ?Tanrılar Okulu?nda şöyle diyor: ?Sadece zaman meselesi? Zamanı gelince hepimiz hedefi tutturacağız... Hepimiz sonunda kazanacağız? Hepimiz inandığımız şeye dönüşeceğiz. Hepimiz neyi bozmadan koruduysak onu elde edeceğiz; sen kendi sefilliğini, hatalarını ve ölümü, ben ise mükemmelliği, sonsuzluğu ve ölümsüzlüğü??

 

Lupelius, kişiyi özgür kılacak ve gerçekle ?bir? olan vizyona kavuşturacak yolda değişimi esas alıyor; Evren olduğu haliyle mükemmeldir. Değişmesi gereken yalnızca sensin! Görüş açımızı ters çevirmeyi öğrenmemiz gerek? diyor, ?kişinin kalkanı, kendi saflığıdır, hayata ve ustasına duyduğu sevgisidir?.

 

Özetle; tekamül yoksa, tekerrür kaçınılmaz oluyor...

 

2010 yılının yolunuzda engel barındırmayan bir yıl olmasını diliyoruz..

 

 Oya Bakır


Etiketler