Header Reklam

Erkekler Gününüz Kutlu Olsun...

12 Mart 2021 Dergi: Mart-2021

Adaletli bakabilmek için dünyaya, çocuk olmak lazım. Büyüdükçe hayat karartıyor kalplerimizi. Başka dertlerimiz oluyor, başka meşgalelerimiz. Egolarımız büyüyor, hayallerimiz büyüyor, isteklerimiz, hırslarımız büyüyor… Onlar büyürken içimizdeki çocuk ürküp saklanıyor, merhametimiz küçülüyor, anlayışımız daralıyor, empati yeteneğimizi kaybediyoruz… 

Yanda gördüğünüz resim, Hindistan’ın Trissur şehrinde yaşayan 9. Sınıf öğrencisi Ajunath Sindhu Vinayala tarafından çizildi. Babası, birine eşinden bahsederken “karım hiçbir işte çalışmıyor, bütün gün evde oturuyor” dediği için Ajunath bu resmi çizmiş ve öğretmenine göstermiş. “Babam onun hiç çalışmadığını söylüyor oysa ben onun boş durduğunu hiç görmedim” diyerek. Öğretmeni çok etkilenmiş; hem hikayeden hem de resimden. Ve resmi valiliğe iletmiş. Ajunath’ın bu resmi, Hindistan’da 2020-2021 yılı Cinsiyet ve Çocuk Bütçesi’nin kapak resmi olarak kullanılmış. Ajunath’a bu resmi çizdiren bazı duygular var: Biri şüphesiz ki adalet. Babasının yaklaşımını oldukça adaletsiz bulmuş ki aklına böyle bir resmi çizmek gelmiş. Diğer duygular ise çabaları karşısında takdir edilmeyen annesinin kırgınlığını görebilmesi, merhamet, sevgi ve empati. Büyüdükçe kaybettiğimiz duygular yani… Boşuna mı diyor Nazım Usta: “Dünyayı verelim çocuklara, hiç değilse bir günlüğüne” diye?

Biz kadınlar, sandığınızdan fazlasıyız aslında… Her gün, köşede duran masanızı “sofra” edeniz biz. Yaşamınızı daha konforlu kılanız. Çocuklarınızı doğurmakla kalmayız, bakarız, büyütür yetiştiririz. İşten geldiğinizde yorgun ve stresli olduğunuzu anlayabileniz mesela sabahtan akşama koştururken evin içinde. Çalışanız, üreteniz, emek vereniz. Yönetebiliriz en az erkekler kadar iyi… Çünkü doğal olarak çok yönlü düşünme yeteneğimiz gelişmiştir. Yalnız yaşayabiliriz. Başımızda bir erkek olmadan da sokağa çıkabiliriz. Kahkaha atabiliriz üstelik bunu yaparken amacımız kimseyi tahrik etmek filan değildir… Kendi paramızı kendi emeğimizle kazanabiliriz; hiçbir erkeğin gölgesine sığınmadan. Sevmeyi biliriz bir kere… Sabahtan akşama dayak yiyen o kadınların bahçedeki çiçeği sulamayı unutmaması merhametimize, içimizdeki sevgiye en güzel delildir. Ve ister inanın ister inanmayın, dünya bugün tam ortasından çat diye çatlamıyorsa, en büyük sebebi işte bu merhamet ve sevgidir. Sandığınızdan fazlasıyız aslında… Size rağmen sizi, yaşadığımız tüm sıkıntılara rağmen yaşamayı sevebileniz biz.

  • Türkiye’de 2020 yılında 300 kadın öldürüldü.
  • Bu 300 kadının % 88’i eşi-eski eşi, sevgilisi- eski sevgilisi, akrabaları, yakınları yani özetle “SEVDİKLERİ” tarafından öldürüldü. 
  • Katiller yargılanırken “Kadın şu saatte dışarıda ne arıyordu” indirimi, “katil kravat takmış” indirimi, “Kadın mini etekliymiş” indirimi…  
  • Buna karşılık kadına, “günlerce işkence görmüş olsa da, çocuklarının hayatı ile tehdit edilmiş olsa da, tecavüze uğramış olsa da kendisine silah çeken eşini boğuşma sırasında öldürmemeliydi” müebbeti… 
  • Toplum baskısı: Sen dulsun ona göre yaşa, sen kadınsın aman ha! Kız çocuğunun ne işi varmış orada…
  • Yalnız binmeseymiş taksiye-dolmuşa… 
  • Türkiye’de okur yazar olmayan 2 milyon 600 bin kişinin 2 milyon 200’ü kadın. Kız çocuğu okumaz kafasının neticesi… 
  • Ülkemizde iş hayatına dahil olan sadece 7 milyon kadın var ve bunun sadece %2’si kendi işinin sahibi… Kadın ne anlar iş kurmaktan zihniyeti…

Birleşmiş Milletler raporlarına göre de kadınlar özellikle COVID-19 sebebiyle ciddi bir hak erozyonuna uğramış durumda. Kreşler kapanınca “kendi çocuğuna bakamayacağı” düşüncesi ile erkekler iş hayatlarını sürdürürken, kadınlar işten çıkarıldı. Eşit koşullarda çalışan kadınlar ise erkeklerden çok daha düşük maaşlarla çalışmak zorunda kalıyorlar. Eve kapanan erkekler, streslerini kadınlardan çıkarmakta ki raporlara göre aile içi şiddet de tüm dünyada alıp başını gitmiş…

8 Mart Kadınlar Günü… Kadınlar adına kutlanacak pek bir şey kalmadığına göre, 364 gün süren “Erkekler Günü” kutlu olsun… 

Gökçen Parlar Ünal
gokcenparlar@dogayayin.com