Header Reklam

'Elmanın içindeki bir kurt için dünya, elmadan ibarettir' *

05 Şubat 2012 Dergi: Şubat-2012

Bildiklerimiz dünyamızı ölçeklendiriyor, bildiklerimizle sınırlı olarak algılıyoruz, yorumluyoruz. Bu nedenle "öngörülemeyenler" çıkabiliyor karşımıza. Öngörülemeyen, bilgi eksikliğinin sonucudur. Her şey, bize öğretilen temel bilgilerle açıklanamıyor. Ritmik tekrar diye bir şeyden bahsedebiliyorsak, olgular arasında -var olan bilgimizle- bir ilişki saptayabilmişiz demek. Ya saptayamadığımızda, iki olgu arasında bağ kuramadığımızda, buna bilgimiz yetmediğinde... İşte kaos teorisi... Aslında dünyada pek çok şey, kaotik bir yapıya sahiptir. Hani şu "Çin'de kanat çırpan bir kelebeğin New York'ta fırtınaya sebep olabileceği" örneği ile tanıdığımız matematikçi ve meteorolog Edward Lorenz, sadece üç değişkenle bile kaos ortamı doğabileceğini keşfetmiş. Fransız matematikçisi Henri Poincaré'nin ortaya attığı "çok basit bir sistemde çok karmaşık bir dinamiğin ortaya çıkabildiği" fikrini kanıtlamış. Lorenz, periyodik olmayan davranışlar gösteren bir sistemde öngörüde bulunabilmenin mümkün olmadığını söylemiş. Toprağa gömülen bir tohumun kökleşme yönleri, kaç kılcal köke sahip olabileceği veya bir sigara dumanının ortam içindeki hareketi için bir sistem kurgulayamadığımız için kaotik olduğunu düşünürüz. Aslında bütün kaotik yapıların kendi içinde bir düzeni vardır, tesadüfi değildir. Kaos, düzensiz görünen bir düzendir. Küçük değişiklikler büyük sonuçlara yol açar ve tüm küçük değişiklikleri öngöremediğimiz, olasılıkları ölçümleyemediğimiz için kaos var olur. Yani kaos teorisine göre olasılıkları, etkenleri yeterli tespit ve analiz bilgimiz varsa, düzensiz görünenin içindeki düzeni kavrayabiliriz.

Polonya asıllı matematikçi Benoit Mandelbrot, klasik Öklid geometrisi ile açıklanamayacak şekiller için kırılmış, parçalanmış gibi bir anlamı olan "Fraktal" sözcüğünü kullanmıştır. Fraktal, aynı anda matematiğin ve felsefenin resmi gibidir. Fraktal geometride şeklin en küçük parçası adeta kendini tekrarlayarak en büyük hali oluşturur. Bir akciğer bronşunda, brokolide, kar tanesinde olduğu gibi... "Parça bütündür, bütün her bölümdedir". Kaos içindeki süreçler incelendiğinde de bu kendi kendine benzerlik görülüyor. Kaos içinde fraktel bir yapı var ve incelendiğinde kendini tekrarladığı ortaya çıkıyor. Yeni bilgilerle kurulabilecek yeni ilişkilendirmeler, kaos içindeki düzeni görünür hale getiriyor.

Toplumsal yaşamda da olgular arasında sağlıklı öngörüler getiren bağıntılar kurabilen insanlar, başarılı bulunur, onlara hayranlık duyulur. Başarıları içinde, onları başarılı bulanların görünmez katkıları olduğu bilinmez. Amerikalı Sosyolog Robert Merton ortaya attığı "kendini gerçekleştiren kehanet" kavramında tam da bundan bahseder.

"Pygmalion etkisi" olarak da adlandırılan "kendini gerçekleştiren kehanet" olgusunda insanların inandığı şeyleri davranışlarıyla nasıl gerçeğe dönüştürdüğü açıklanır. Merton'a göre kişiler, bir süre sonunda başkalarının kendisinden beklediklerine denk düşecek davranışları sergiliyorlar. "Kişi kendi başına bir olayın geleceğine inanır. Bu beklenti ve inanca uygun olarak davranır. Beklediği gerçekleşir ve böylece de kehanet de gerçekleşmiş olur!" Yani aklıma gelen başıma geliyor etkisi...

Bazı insanların neden daha başarılı olduğunu araştırdığı kitabı Outliers'da (Çizginin Dışındakiler) Malcolm Gladwell, Robert K.Merton'un "kazanan her şeyi alır" kuralını formüle ettiği Matta Etkisi'ne atıfta bulunuyor ve şöyle diyor: "Daha da büyük başarılara ulaşacak olanlar, mevcut durumda başarılı olanlardır; bir diğer deyişle kendilerine özel fırsatlar verilenlerdir." Bilim sosyoloğu Merton'un insanların fakirden alıp zengine vermesine dayanan Matta etkisi fikri adını, Matta İncili'nin 25:29. bölümünden alıyor. Matta İncili 25:29 bölümünde şöyle yazar: "Kimde varsa ona daha çok verilecek ve o, bolluk içinde olacak; ama kimde yoksa, kendisinde olan da elinden alınacak."

Gladwell başarının analizini yaptığı kitabında "Kralların karşısına dikilen insanlar, bunu tek başlarına yapmış gibi görünebilirler. Ancak gerçekte her zaman gizli avantajlardan, olağanüstü fırsatlardan ve öğrenmelerine, çok çalışmalarına ve dünyaya diğerlerinin veremediği biçimlerde anlam vermelerine olanak tanıyan kültürel miraslardan yararlanırlar. Ne zaman nerede büyüdüğümüz fark yaratır." Gladwell ayrıca uzmanlık için 10.000 saat çalışmış olmayı da başarının bir diğer bileşeni olarak görüyor.

O halde başarıyı nasıl formüle edelim? Tavla oyununa benziyor gibi; birazı bilgi birazı da şans...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

* Outliers (Çizginin Dışındakiler), Malcolm Gladwell

                                                                                             Oya Bakır

                                                                                    oyabakir@dogayayin.com

 

 


Etiketler