“Çünkü biz onlara benzemiyoruz ve hiçbir zaman da benzemeyeceğiz!”

19 Kasım 2019 Dergi: Kasım-2019

Otizm spektrum bozukluğu, doğuştan gelen ya da yaşamın ilk yıllarında ortaya çıkan karmaşık bir nöro-gelişimsel farklılıktır. Otizmin, beynin yapısını ya da işleyişini etkileyen bazı sinir sistemi sorunlarından kaynaklandığı düşünülmektedir. Otizme sebep olan genetik temeller ve çevresel faktörlerin etkileri üzerine çok sayıda araştırma yapılmaktadır. Otizmin çocuk yetiştirme özellikleriyle ya da ailenin ekonomik koşullarıyla hiçbir ilişkisi yoktur. Otizm spektrum bozukluğuna her toplumda, her coğrafyada, ırkta ve ailede rastlanmaktadır. Yani, bugün sağlıklı çocuklarımız olabilir ama yarın torunlarımızda ya da onların çocuklarında bu bozukluğun görülmeyeceğine dair hiçbir garantimiz yok. Peki neden anlatıyorum bunları?
Geçenlerde Aksaray’daki bir okulda otizmli çocuklar için sınıfların açılmasını protesto eden veliler oldu, eminim herkes duymuştur. Yetmedi, bu veli grubu dersten çıkan otizmli çocukları yuhalayacak kadar ileri gidebildiler… Bir anne olarak bu konuda söylemek istediğim çok şey var ama İstanbul Otizm Gönüllüleri Derneği Başkanı Sedef Erken, içimden geçenleri o kadar güzel özetlemiş ki onun sözlerini paylaşayım, kimsenin de kalbi kırılmasın: “Keşke biraz insan olabilseniz ve bu birlik halinizi faydalı işlerde kullanabilseniz. Bugün çocuklarınızda karşılaşmadığınız otizm gibi nörolojik bozukluklar, yarın torunlarınızda karşınıza çıkarsa derneklerimize gelip destek isteyin. Bugünkü bütün kötülüğünüze rağmen, o gün geldiğinde, biz sizin elinizden tutacağız. Çünkü size benzemiyoruz ve hiçbir zaman da benzemeyeceğiz.”
Kaldı ki uzmanlar, otizmli çocuklar için kaynaştırmalı sınıf uygulamasının önemli olduğunun altını çiziyor. Çocuk Ergen Uzman Klinik Psikolog Leyla Arslan, “Bu çocuklardan bir kısmı otizmin derecesine göre sadece kendileri için açılmış olan okullara giderken bir kısmı normal sınıfa, bir kısmı normal okulda özel sınıfa uygun görülürler. Böyle yönlendirilmiş olan çocukların sosyalleşme, bilişsel fonksiyonlarında gelişme ve kendini ifade becerilerinde artış öngörülür” diyor. 
Yeri gelmişken, her otizmli çocuk sahibi ebeveynin, çocuklarına özel eğitim aldıracak maddi güce sahip olmadığı gerçeğinden hareketle, otizmli çocuklarımız için devletin daha çok okul ve eğitim imkanı sağlamak üzere derhal kolları sıvaması lazım.
Otizmle ilgili var güçleriyle çalışan sivil toplum kuruluşları var ülkemizde. Onların çabalarına destek olmak için, bu konuda bireysel olarak da elimizden geleni yapmalıyız. Bakınız, önümüzde yılbaşı var. Birbirimize hediye almak yerine TOHUM Türkiye Otizm Erken Tanı ve Eğitim Vakfı (www.tohumotizm.org.tr), İstanbul Otizm Gönüllüleri Derneği (www.otizm.info), Otizm vakfı (www.otizmvakfi.org.tr) gibi vakıf ve derneklere bağışta bulunabilirsiniz. Yeni bir yıla, kapitalizmin cazibeli tekliflerine kulak tıkayıp iyilik için ve sağlığa dönüşen bağışlarınızla çok daha mutlu bir şekilde girebilirsiniz. “Çünkü biz onlara benzemiyoruz ve hiçbir zaman da benzemeyeceğiz!”
Var mısınız?

Gökçen Parlar Ünal
gokcenparlar@dogayayin.com