Header Reklam

Dünyanın En Akıllı Binaları

14 Temmuz 2017 Dergi: Temmuz-2017
Dünyanın En Akıllı Binaları

Akıllı binalar, enerji harcamalarının otomatik olarak bina içerisinde bulunan donatılarla kontrol edilebildiği bir sistemdir. Akıllı binaların en önemli hedefi; binalarda enerji verimliliğini artırmak, kullanıcı konforunu en üst düzeyde, harcanan enerjiyi ise minimum düzeyde tutmaktır. Dünyadaki tüm akıllı binaların ortak bir özelliği var; enerji verimliliğine verdikleri önem. Dünyanın en akıllı binalarının özelliklerini siz değerli okurlarımız için derledik.

The Edge- Deloitte, Amsterdam (Hollanda)

the edge

 

 

 

 

 

 

 

The Edge, Amsterdam’ın Zuidas finansal bölgesinde yer alan 40 bin m2’lik bir ofis binası. Bu ofis binası, küresel bir finans firması ve binanın ana kullanıcısı olan Deloitte için tasarlanmış. Deloitte’un bu meşhur genel müdürlüğü şu ana kadar alınmış en yüksek BREEAM skoru olan yüzde 98,6 ile dünyanın en sürdürülebilir ofis binası olarak nitelendiriliyor. The Edge, uyarlanabilir ve akıllı çalışma alanları yaratmak için çok sayıda akıllı teknoloji içeriyor. Bina, içerisindeki hava kalitesini, sıcaklığı ve diğer operasyonları kontrol eden 28 bin kablosuz sensörü ile en akıllı bina olma konusunda da iddialı. Her çalışan binaya akıllı telefonlarındaki bir uygulama yoluyla bağlanıyor. Çalışanlar bu uygulamayı kullanarak boş park yeri, boş masa ve diğer çalışanları bulabiliyor, tesisler ile ilgilenen takıma sorunlarını bildirebiliyor, hatta bina içinde yönlerini bulabiliyor. Çalışanlar, bina içinde çalışmak istedikleri herhangi bir yerdeki ısı ve ışık seviyelerini mobil uygulama yoluyla düzenleyebiliyor.

Enerji tasarrufu kapsamında ise 40 bin metrekarelik ofisin tüm enerji ihtiyacı, binanın ve çevredeki yapıların çatısına konumlandırılmış güneş panelleri ile sağlanıyor. Toplam 6 bin m2’lik solar panel, cephelere, çatıya ve uzaktan beslemesi için Amsterdam Üniversitesi binalarının çatılarına yerleştirilmiş, bu yolla çevre enerji kaynaklarını da besliyor. Çatı üzerinde toplanan yağmur suyu ise tuvalet sifonlarında ve atriyum içindeki yeşil teraslar ile binayı çevreleyen diğer bahçe alanlarında sulama amaçlı kullanılıyor. İki 129 metre derinliğinde kuyu aküfere bağlanarak termal enerji fazlalıklarının yer altında depolanmasına imkân tanıyor. Binayı yakınındaki otobandan ayıran yeşil alan, ekolojik bir koridor görevi görüyor ve hayvanların alandan güvenle geçmelerine imkân tanıyor.

311 South Wacker, Şikago (ABD)

311 south wacker

311 South Wacker, Şikago’daki West Loop pazarında yer alan 65 katlı 1.3 milyon m2’lik bir ofis binası. Şikago’nun en akıllı binası unvanını taşıyan 311 South Wacker, akıllı renovasyonun en güzel örneklerinden biri. Ofisin enerji verimli modele dönüşüm serüveni, binanın 11 Mart 2014 tarihinde bir Zeller Realty Group ortak girişimi tarafından satın alınması ile başlıyor. Dönüşüm, sürekli takibi sağlayan akıllı bina yönetim sistemi kurulumu ile gerçekleşiyor. Bu sistem sayesinde binadaki teknik ekipmanlar ihtiyaca yönelik olarak yenileniyor ya da devre dışı bırakılıyor. Zeller ekibi bu kapsamda eski termostatları kablosuz hava basınçlı termostatlarla değiştirerek akıllı bina yönetimi programı tarafından kontrol edilebilecek hale getiriyor. 2015 yılında Şikago’nun en büyük elektrik tedarikçisi, 311 South Wacker’ı 402 bin 318 dolarlık teşvik hibesi ile ödüllendiriyor. Bu hibe, ticari gayrimenkullerde enerji verimliliği geliştirmeleri için verilmiş en yüksek tutarlı teşvik. 

Shanghai Tower, Şanghay (Çin)

shanghai tower

Shanghai Tower, Çin’in Şanghay şehrinde yer alan 632 metre uzunluğundaki 127 katlı bir gökdelen. Bu özelliği ile dünyanın en yüksek ikinci binası ve en yüksek üçüncü yapısı konumunda.Jin Mao Kulesi ve Şangay Dünya Finans Merkezi, Şangay Lujiazui finans ve ticaret bölgesi ortasında yer alan Shanghai Tower, yüksekliğinin yanı sıra sürdürülebilirlik yatırımları ile de dikkat çekiyor. 380 bin metrekareden oluşan yapı, sadece iç alan aydınlatmaları için değil dış alan ve otopark için de doğal ışıklandırma seçeneğini tercih etmiş. İç mekân aydınlatmasında başlıca kaynak güneş enerjisiyken, dış aydınlatma ve park alanları için gerekli enerji tedarikinde rüzgâr türbinleri kullanılıyor. Havalandırma, aydınlatma gibi sistemlerin takibinde kullanılan akıllı programlar sayesinde, LEED sertifikalı yapının doğaya bıraktığı yıllık karbon ayakizi 34 bin metrik ton azaltılmış durumda. Ayrıca binanın aydınlatma kontrolü sayesinde yıllık 556 bin dolarlık enerji tasarrufu sağlanıyor.

Capital Tower, Singapur

capital tower

Capital Tower, toplantı ve konferans olanakları, özel çalışma alanları, fitness merkezi, perakende mağazaları ile düzenlenmiş bir plazada yer alan 52 katlı bir ofis binası. 2000 yılında tamamlanan 254 metre uzunluğunda 95 bin metrekarelik Capital Tower, şehrin ilk akıllı binası olarak kısa zamanda Singapur’un finansal bölgesinin önemli yapılarından biri haline geldi. Entegre bina yönetim sistemi, sürücülere yardımcı olmayı hedefleyen ve gerçek zamanlı harita teknolojisi ile desteklenen akıllı otopark uygulaması gibi özelliklere sahip olan bina, aynı zamanda tam teşekküllü bir su arıtma sistemi kullanıyor.

One Embankment Place, Londra (İngiltere)

one enbankment place

Londra’nın Charing Cross istasyonunun yanı başına inşa edilmiş One Embankment Place, yüzde 96,31 ile dünyada en yüksek ikinci BREEAM skoruna sahip bina olma özelliği taşıyor. 10 katlı, 39 bin 936 m2 alana sahip binanın takdire şayan değerlendirmeler almasında biyoyakıt trijenerasyon CCHP (birleşik) soğutma, ısıtma ve enerji sistemlerinin, yeşil duvarların, susuz pisuarların ve düşük akımlı tuvaletlerin katkısı büyük. Ayrıca karşılaştırmalı ölçüm sistemi sayesinde bina enerjisi takip edilebiliyor ve resepsiyonda bulunan interaktif ekranda tüm ziyaretçilerle paylaşılabiliyor. Bina kullanıcılarını ve ziyaretçilerini sürdürülebilirliğin bir parçası haline getirdiği için One Embankment Place, büyük bir teşekkürü hak ediyor.

Bullitt Center, Seattle, Washington (ABD)

bullitt center

Çoğu bina 40 yıl ömre sahip olacak şekilde geliştirilirken, Bullitt Center 250 yıllık bir ömre sahip olacak şekilde tasarlandı. En verimli bina unvanı için yoğun bir çalışma içerisinde olan 6 katlı, 4 bin 800 metrekarelik Bullitt Center, Seattle’ın kapalı havasına rağmen ihtiyaç duyduğu tüm elektriği güneş panellerinden tedarik ediyor. Binada 575 adet güneş paneli mevcut. Yeşil çatı teknolojisi ile yağmur suyunu depolayarak bodrum katında yer alan sistemle atıkları zararsız hale getiriyor. Kendi kendine açılıp kapanabilen otomatik akıllı pencereler ile de enerji tasarrufu sağlanıyor. Araştırmalara göre binanın ekosistemi 18,5 milyon dolarlık tasarruf sağlıyor.

Chifley Tower, Sidney (Avustralya)

chifley tower

Chifley Tower, Sidney, Avustralya’da yer alan birinci sınıf gökdelen ve şehrin en yüksek yapısı olarak kabul ediliyor. Chifley Tower, Avustralya işadamı Alan Bond’un sahibi olduğu Bond Corporation tarafından 1988’de 306 milyon dolar karşılığında satın alındı. 1989-1992 yılları arasında inşaatı sırasında, bina Bond Kulesi olarak biliniyordu. Ancak Bond Corporation 1992’de iflas ilan etti ve mülkiyet Japon inşaat şirketi Kumagai Gumi’ye devredildi. 1993 yılında binanın ismi, eski Avustralya başbakanı Ben Chifley’nin ve Chifley Meydanı’ndaki yerinin ardından Chifley Tower olarak değiştirildi. Chifley Tower ilk kiracılarını Ekim 1992’de ağırladı ve Chifley Plaza Ekim 1994’te işletmeye açıldı. Global yatırım firması GIC, 2005 yılında Chifley Tower ve Plaza'yı satın aldı. Sidney’in simgelerinden biri olan Chifley Tower’ın sahipleri birkaç yıl önce artık bir performans iyileştirmesinin zamanının geldiğini düşündü. 3 yıl süren yeşil dostu renovasyon programı, enerji verimliliğini hedefleyen güncellemeleriyle ‘Yüksek Binalar ve Kent Habitatı Konseyi’ (CTBUH) tarafından verilen küresel bir ödül ile sonuçlandı. Bugün 53 katında toplam 90 bin metrekare bulunan ofis binası, yeşil enerji sistemi ile kullanıcılarına havalandırma, aydınlatma gibi opsiyonları yönetme şansı veriyor. Bu sistem sayesinde binanın elektrik kullanımı yüzde 55 oranında azaldı.

Taipei 101, Taipei (Tayvan)

taipei 100

2011 yılında dünyanın en yüksek LEED sertifikalı binası unvanını alan Taipei 101 binası, Çin’deki Shanghai Tower tarafından listenin ikinci sırasına atılsa da, (WGBC) Dünya Yeşil Binalar Konseyi tarafından hâlâ örnek bir ‘iyileştirme modeli’  olarak gösteriliyor. Taipei adını Technology, Art, Innovation, People, Environment ve Identity (Teknoloji, Sanat, İnovasyon, İnsan, Çevre ve Kimlik) kelimelerinin ilk harflerinden alıyor. 101 sayısı ise kat sayısını gösterirken aynı zamanda da bilişim çağına bir göndermede bulunuyor. 101 katlı, 412 bin 500 metrekarelik Taipei 101, enerji verimliliği odaklı renovasyon süreci sonunda 33,41 milyon kilovatlık enerji tasarrufu sağladı. Enerji tüketiminin 33,41 milyon kilovat azaltılması, yıllık 2 milyon dolarlık bir tasarruf demek. Sofistike bina otomasyon sistemi sayesinde bina mühendisleri, tüm binanın ısıtma ve HVAC sistemlerini kontrol ederek enerji tüketimini optimize ediyor. Havalandırma alanında yapılan renovasyon çalışmalarında ilk olarak buz deposunun daha verimli kullanılabilmesi için soğutma sistemlerinin çalışma programları tekrar düzenlendi. Kamusal alanlarda ısı 25-26 ˚C olarak ayarlandı. Düzenli olarak bakıma tabi tutulan klima santralinin ısısı ise 13-14 ˚C olarak sabitlendi. Sensörlü kapıların zamanlama ayarları tekrar düzenlenerek iç hava sirkülasyonuna en az müdahalede bulunacak şekilde ayarlandı.

Manitoba Hydro Place, Winnipeg (Kanada)

manitoba hydro place

Manitoba Hydro Place, Manitoba, Kanada eyaletinde elektrik ve doğalgaz şebekesi olan Manitoba Hydro’nun karargah binası. Kuzey Amerika’nın en verimli ofislerinden biri olarak dünya çapında tanınan 22 katlı Manitoba Hydro Place, 64 bin 590 metrekarelik bir alana sahip. Ününü ise benzer büyüklükteki yapılara kıyasla yüzde 60 ila 70 oranında daha az enerji kullanmasından alıyor. LEED Platinum sertifikalı binada bulunan 115 metrelik güneş paneli pasif havalandırma fonksiyonu sağlıyor. Bilgisayar sistemleri tarafından kontrol edilen çift katlı cephesi ile olumsuz hava koşullarına karşı ayakta kalan binada ısıtma ve soğutma, jeotermal sistemler ile sağlanıyor. Geleneksel ofis kuleleriyle karşılaştırıldığında, Manitoba Hydro Place, metrekare başına 300 kWh’den metrekare başına 85 kWh’ye kadar, enerji kullanımında yüzde 70’in üzerinde bir azalma sağlıyor ve yılda 500 bin dolardan fazla enerji tasarrufu sağlıyor.

Orjin Maslak, İstanbul (Türkiye)

orjin maslak

Akıllı bina çözümlerinin Türkiye’de de yer almaya başladığını görmek mümkün. İstanbul’un merkezi iş alanı Maslak’ta bulunan Orjin Maslak, 13 katta toplam 36 bin metrekarelik kiralanabilir alana sahip olmakla beraber yapısında bulunan çevre dostu özellikleri ile LEED Core & Shell kategorisinde Altın seviyesinde sertifikaya hak hazanmış. Yatırım tutarı 190 milyon doları bulan ve yaklaşık 3 yıllık bir planlama ve inşaat süreci sonunda açılan Orjin Maslak; çevreye duyarlı üstün teknolojisi ve ofis çalışanlarının her türlü konforu düşünülerek tasarlanan mimarisiyle, yepyeni bir ofis anlayışı sunuyor. Tüm ofislerinde toplam 2 bin 500 çalışana hizmet veren Orjin Maslak, aynı anda 500 kişinin faydalanabileceği 8 adet toplantı ve seminer salonu, 900 metrekarelik spor salonu ve 1100 araç kapasiteli otoparkı aynı çatı altında sunuyor. Orjin Maslak, Türkiye’de ilk olarak uygulanan çift cephe sistemiyle, gün ışığından en yüksek oranda faydalanmak, en yüksek ses ve ısı yalıtımı sağlanmasına ve binanın cephesinde yer alan tüm pencerelerin açılmasına imkan sağlayarak ofis çalışanlarının taze hava ihtiyacına da cevap veriyor.

Kaynaklar:

http://www.jll.com.tr/turkey/tr-tr/haberler/164/dunyanin-en-akilli-binalari

https://www.comfyapp.com/blog/top-8-smart-buildings-from-around-the-world/

https://www.bloomberg.com/features/2015-the-edge-the-worlds-greenest-building/

https://www.hydro.mb.ca/NewsReleases/GetDetail?hdnAct=E&hdnTXT=%27Manitoba%20Hydro%20Place%20Receives%20LEED%20Platinum%20Certification%27

http://www.yeniprojeler.com/



Slider Altına