Header Reklam

Yağmur Suyu Hasadı ve Gri Su Uygulamaları

09 Mart 2021 Dergi: Şubat-2021

Türkiye ve dünya, küresel iklim değişikliğinin etkisiyle meydana gelen kuraklık tehdidiyle karşı karşıya. Mevsimsel yağışların düşük seyretmesiyle Türkiye’ye su sağlayan barajlar, son yılların en düşük doluluk seviyesini gördü. Her ne kadar kısa süreli yağış geçişleri yaşanmış ve bu yağışlar barajlardaki su seviyesini bir miktar artırmış olsa da bu durum, ne yazık ki kuraklığın bittiği anlamına gelmiyor. 

Dünyadaki toplam su kaynakları miktarı yıllık 43 bin 750 kilometreküp, Türkiye’de ise toplam teknik ve ekonomik olarak kullanılabilir yer altı ve yer üstü su miktarının 112 milyar metreküp olduğu tahmin ediliyor. TÜİK belediye su istatistiklerine bakıldığında, Türkiye genelinde belediyeler tarafından dağıtılan su miktarının 2004 yılında yaklaşık yıllık 2 milyar metreküp iken 2018 yılında ilgili su miktarı 4 milyar metreküpü geçtiği görülmektedir. 2040 yılı için yapılan nüfus projeksiyonları beklentisi 100 milyon kişi ile kişi başına düşen su miktarının yaklaşık 1100 metreküpe düşeceği öngörülüyor. Bu durum, Türkiye’nin su stresi çeken bir ülke olarak kabul edilmesi gerektiğini ve yakın bir gelecekte su fakiri bir ülke olabileceğini gösteriyor. Türkiye barajlarındaki su seviyesinin azalması, alternatif su kaynaklarına yönelmeyi de zorunlu hale getirdi. Ayrıca kanalizasyon atığı haricinde evsel atıksuyun arıtılmasından elde edilen gri suyun kullanımı ve yağmur hasadı yöntemleri ile suyun maksimum düzeyde tasarruflu kullanılması da gündemin en çok konuşulan maddeleri arasında.

Su hasadı, en basit haliyle suyun yağışlı dönemlerde yüzey ya da yüzey-altından uygun tekniklerle toplanarak kuru (yağışsız) dönemlerde kullanılması şeklinde tanımlanabilir. Ev/iş yerleri/okul binalarının çatılarına tipik yağmur suyu toplama sistemi kurularak (yağmur oluklarıyla suyun toplanıp su tankında biriktirilmesi ardından ilgili kullanım alanlarına pompa vasıtasıyla iletilmesi) hasat edilen su bahçe/tarla sulama, araç yıkama, çamaşır yıkama, lavabo temizliği, tuvalet temizliği (sifon) gibi alanlarda kullanılabiliyor. Ayrıca, fabrikalarda (proseslerinde su kullanan; soğutma kulesi besleme suyu gibi), halı yıkama tesislerinde, çamaşırhanelerde, otellerde, yangın söndürme tesisi su depolarında, araç yıkama istasyonlarında da aynı yöntem uygulanabiliyor. 

Su hasadı yöntemi ile yağmur suyu doğru kullanıldığında erozyonun önlenmesine, taşkın kontrolüne de yardımcı oluyor. Toprak su rezervleri etkin kullanılıyor. Yüzey akışının azaltılması/önlenmesi sebebiyle buharlaşma ile su kaybı önleniyor. Suyun toprak dışındaki ortamlara akışının önlenmesiyle su kayıpları azaltılıyor. Tarımsal su hasadı ile yağmur düştüğü yerde tutularak toprak profilinde depolanıyor. Böylece, tarımsal su temini sistemlerinin yatırım ve işletme maliyetleri azalıyor. Ayrıca, suyun iletimi esnasında oluşan su kayıpları da azalıyor.

gri-suDünyada su hasadı ve gri su uygulamaları ne kadar kullanılıyor?

Su hasadına dair çalışmaların etkin olarak uygulandığı ülkeler: Almanya, İngiltere, Japonya, Avustralya ve ABD şeklinde sıralanabilir. Türkiye, Brezilya, Çin gibi ülkelerde ise proje temelli uygulamalar söz konusu. 

Almanya DIN 1989 standardı ile yağmur sularının kullanımına öncülük ediyor. Almanya’da 1,5 milyondan fazla yağmur suyu geri dönüşüm sistemi uygulaması mevcut ve bu sistemler için teşvik uygulaması var. Toplanan yağmur suları tuvaletlerin sifonlarında, araç yıkama gibi işlerde kullanılabiliyor. 

İngiltere’de BS 8515 standardı ile yağmur sularının kullanımına yönelik düzenleme mevcut. İngiltere’de ilgili standarda yönelik düzenlemenin uygulandığı ilk yıl, yüzde 100 vergi indirimi yapılmış ve uygulamanın yaygınlaşması hedeflenmiştir. 

Japonya’da 30 bin metrekareden geniş binalarda yağmur suyu ve gri su sistemleri zorunludur. Avustralya’da ABD’nin bazı eyaletlerinde teşvik uygulamaları mevcuttur.

Brezilya’da ise 2003 yılında organize edilen “Programa Um Milhão de Cisternas” (“One Million Cisterns”) isimli programla 1 milyon evin çatısından yağmur suyunun toplanıp depolandıktan sonra yağışsız dönemlerde kullanılması hedeflenmiştir. Basit, ekonomik ve verimli olarak tanımlanan bu sistem için oluk, boru ve 16 bin litre kapasiteli toplama tankı kullanılmıştır. Sistemin kurulumu yalnız 1 hafta olup biriktirilen su, manuel pompa ile kolaylıkla çekilebilmiştir.

Çin’de 1995 yılında yaşanan kuraklık sonrasında yağmur suyu hasadı ve yeniden kullanımı projesi (121-Project) gerçekleştirilmiştir. Her ailenin 1 akre (4046.86 m²) tarımsal alan için en az 2 yağmur suyu deposu bulundurması önerilmiştir. Projenin uygulandığı bir yıl boyunca, 1.31 milyon insan erişilen bu sudan faydalanmıştır.

Türkiye’deki yağmur hasadı ve gri su kullanımı projelerinden örnekler

Yağmur suyu hasadı, önümüzdeki süreçte İstanbul için zorunlu olacak. İstanbul İmar Yönetmeliği Taslağı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi’nde kabul edildi. Taslağa göre bin metrekarenin üzerinde büyüklüğü olan yapılarda yağmur sularını depolamak üzere sarnıç zorunluluğu getiriliyor. Yönetmelik değişikliği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın onayından sonra Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girecek. Durum böyle olunca gözler de bu sistemin Türkiye’deki uygulama örneklerine çevrildi. 

2015 yılında KTÜ Makine Mühendisliği Bölümü ve Trabzon Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünün “yağmur suyu geri kazanım sistemi uygulaması” projeleri ile çatıdan yağmur suyu hasadı yapılmıştır. Elde edilen su, ilgili binalarda evsel amaçlar için (tuvalet vb. alanlarda) kullanılmaktadır.

WWF’nin Aydın Haydarlı köyünde hayata geçirdiği “yağmur suyu hasadı” projesinde ise Büyük Menderes Havzası’nda çölleşme ve kuraklıkla mücadele kapsamında yağmur suyunun yönetimi ile sürdürülebilir bir model oluşturulması hedeflenmiştir. 

Çankaya Belediyesi Peyzaj Araştırmaları Derneği ve Portekiz’den İnsani Dünya Derneği’nin ortaklaşa yaptığı “İklim Değişikliğinde Yerel Çözümler: Yağmur Hasadı” projesi ile yağmur suyunu tutan peyzaj alanları oluşturularak belediyeye ait 2 parkta pilot uygulama hayata geçirilmiştir.

Zonguldak’ın Çaycuma Belediyesi, yağmur suyunu depolamayı zorunlu hale getiren Toplama ve Kullanma Yönetmeliği”ni kabul etti. Yönetmelikte, minimum 200 metrekare taban alanı olan yapılarda yağmursuyu toplama sistemi kurmak zorunlu hale getirildi. 500 ile 1000 litreye kadar yağmur suyu depo alanı yapmayan yeni binaya ruhsat verilmemesi kararlaştırıldı. Teşvik etmek için de sistemi kullananların şebeke suyunu indirimli kullanması sağlandı. Depolanan yağmur suyu tuvalet ve bahçe sulamada kullanılırken, bu sistemi kuran ilçe sakinlerine şehir şebeke suyu yüzde 30 indirimli verildi. Örnek projenin mimarı, Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, neden böyle bir uygulamaya gittiklerini ANKA Haber Ajansı’na şöyle anlattı: “Zonguldak bölgesi Türkiye’de en çok yağış alan bölgedir. 12 ay yağmur yağar. Bu özelliğinden dolayı yağmur suyunu toplamak ve kullanmak bizim bölgemiz için son derece kolaydır. Çünkü sürekli yağmurdan dolayı depolama kapasitesinin çok büyük olması gerekmiyor. Çok basit bir düzenekle doğanın bize bahşettiği bu imkanı kullandık. Küresel krizin arttığı bu günlerde ve her yerin betonlaştığı zamanda doğa dostu çalışmalar yapıyoruz. Güneş enerjisi çalışmalarımız da sürüyor. Biz projeyi yaygınlaştırmak için zorlayıcı değil, teşvik edici önlemler aldık. Çok büyük bir kapasite öngörmedik. Evlerimizde kullanılan suyun yüzde 20’sini eğer abonelerimiz yağmur suyundan elde ederlerse geriye kalan yüzde 80 ihtiyacını da biz onlara yüzde 30 indirimli vermeyi kararlaştırdık. Su faturalarının yarısı kadar bir para ödemiş olacaklar. Yeni uygulamalarda bunu zorunlu hale getirdik.”

Su Yönetimi Genel Müdürlüğü Araştırma ve Değerlendirme Daire Başkanı Yusuf Başaran, Türkiye’de suyun etkin kullanımı için yürütülen projeleri şöyle özetliyor: “Ergene Havzası’ndaki nüfusu 10 bin ve üzeri ilçe belediyelerin evsel atıksularının arıtma sonrasında sulamada kullanılabilirliği araştırılarak, bu atıksuların sulamada kullanılabilmesi için arıtma prosesi gerekliliklerinin tespit edilmesi maksadıyla ‘Ergene Havzasında Arıtılmış Atıksuların Sulamada Kullanılmasının Uygulanabilirliğinin Araştırılması Projesi’ gerçekleştirildi. Proje kapsamında: Mevcut ürün deseni için gerekli olan sulama suyu kalitesi ve atıksu karakterizasyonu dikkate alınarak arıtma ihtiyaçları tespit edildi. Ayrıca arıtılmış atıksuların doğrudan sulama amacıyla kullanılması ve uygun alanlarda depolanması gibi alternatifler değerlendirildi. GAP Bölgesinde Sulamadan Dönen Suların Kontrolü ve Yeniden Kullanımı İçin Kalite İyileştirilmesinin Araştırılması Projesi ise 2015-2017 yılları arasında yürütüldü. Proje ile izleme çalışmaları kapsamında açık ve kapalı sulama sistemlerinden oluşan drenaj suyunun kalitesi 41 noktada tespit edildi, 11 noktada da yer altı suyu kalite izlemesi yapıldı. Harran ve Suruç Ovalarında Fırat’la ve sulamadan dönen sularla sulanan parsellerde tarla içi sulama verimleri değerlendirildi. Harran Ovası için su bütçesi hesaplandı ve Harran Ovası’nın sağ sahilinde 7 adet, sol sahilinde 10 adet Aday Depolama Alanı belirlenerek maliyetler hesaplandı. Depolama alanlarına yakın ve en düşük kotlarda yapay sulak alan yerleri belirlendi ve boyutlandırma (tasarım) yapıldı. Sulama sistemlerinin iyileştirilmesi, drenaj suyunun kalitesinin kontrolü, drenaj suların yönetimi ve arıtımı için alternatifler değerlendirildi. Yine 2017-2019 yılları arasında yürütülen ‘Kullanılmış Suların Yeniden Kullanım Alternatiflerinin Değerlendirilmesi Projesi’ ile Türkiye’de evlerde, sanayide, turizmde, enerji üretiminde ve tarım sektörlerinde kullanılan suların yeniden kullanımına yönelik alternatifler değerlendirildi. Halihazırda 3 Pilot Havzada Nehir Havzası Yönetim Planları (3NHYP Projesi) Kapsamında Ekonomik Analizler ve Su Verimliliği Çalışmaları için Teknik Yardım Projesi devam ediyor. Proje Akarçay, Batı Akdeniz ve Yeşilırmak Havzalarında nehir havza yönetim planlarının hazırlanması, ekonomik analizler, su verimliliği ve fiyatlandırılmasını kapsamaktadır. Proje kapsamında: Akarçay, Batı Akdeniz ve Yeşilırmak havzalarında sırasıyla tarımsal, kentsel ve endüstriyel pilot bölgeler seçilerek nehir havza yönetim planları kapsamında ekonomik analizler ve su verimliliği çalışmaları yürütülüyor. Sosyal projeler kapsamında ise su tasarrufu konusunda kamuoyunun bilinçlendirilmesi çalışmasını yapıldı. Ulusal düzeyde toplumsal bilinç oluşturmak için su tasarrufu konusunda hazırlanan kamu spotları ulusal televizyon kanallarında ve sosyal paylaşım sitelerinde yayımlandı. Su tasarrufu konulu afiş ve posterler hazırlanarak billboardlarda yayımlandı. Bu kamu spotları, afiş ve posterler ile halkın daha az su tüketen ürünlere yönlendirilmesi hedeflendi. Yine hem su kaynaklarımızın hem de ekonomik kaynaklarımızın korunması için önem arz eden içme suyu sistemlerindeki su kayıplarının önlenmesi çalışmalarını takip ediyoruz. İçme Suyu Temin ve Dağıtım Sistemlerindeki Su Kayıplarının Kontrolü Yönetmeliği ile idarelerin su kayıplarını azaltmaları için hedef yıllar ve oranlar belirlendi. Mevzuatın uygulanmasını kolaylaştırmak amacı ile de Su Kayıplarının Kontrolü El Kitabını ve Standart Su Dengesi Programını hazırladık, ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) tarafından geliştirilen EPANET 2 Hidrolik Model Yazılımı ve Kullanıcı Kılavuzunun dilimize tercime edilerek yerelleştirilmesini sağladık. Bahsi geçen çalışmaları belediyelerin istifadelerine sunduk. Ayrıca mevzuatın yayımlandığı tarihten itibaren her yıl, ilgili kurum ve kuruluşların da katılımı ile, su kayıplarının tespiti, kontrolü ve iyileştirme çalışmalarında belediyeleri teknik düzeyde desteklemek ve yol göstermek amacıyla eğitim programları düzenleniyoruz. Sulama sistemlerinde suyun verimli kullanımı, su tasarrufunun sağlanması, su kayıplarının azaltılması, izinsiz kullanımların önlenmesi ve sulama suyu temin-dağıtım ve maliyetlerinin azaltılmasına ilişkin ‘Sulama Sistemlerinde Su Kullanımının Kontrolü ve Su Kayıplarının Azaltılmasına İlişkin Yönetmelik’i yayımladık.”

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) de, Ayazağa Yerleşkesi’nde 2015’ten beri uyguladığı yağmur hasadı yöntemiyle iyi bir örnek teşkil ediyor. Üniversite’de belli bölgelere kurulan yağmur bahçeleri ile zemine uygulanan geçirimli betondan süzülerek doğal yöntemlerle arıtılan ve gölette toplanan yağmur suyu, kampüs temizliği, çevre sulaması gibi alanlarda kullanılıyor. 

ecodroneTürkiye’nin genç girişimcilerinden sıradışı bir proje: ecoDrone

Bu çalışmaların dışında, Tarım ve Orman Bakanlığı, yurt genelinde 100 yeraltı barajı inşa ediyor. Şimdiye kadar 16’sı tamamlanan yeraltı barajı ve suni besleme tesislerinin 100’ü de tamamlandığında yıllık 40 milyon metreküp su depolanabilecek. Böylece yağışla gelen su boşa akmayacak, yeraltı barajlarında toplanacak, içme ve sulama suyu ihtiyacını gidermek üzere kullanılacak. Bu noktada önele altının çizilmesi gereken konu, bu projelerin işe yarayabilmesi için yağışa ihtiyaç olduğu gerçeğidir. Yağışın oluşması için de yeşil alanlara, ormanlara, ağaçlandırma çalışmalarına ihtiyaç var. Bu noktada 2018 yılından beri faaliyet gösteren girişimci ekibinden söz etmekte fayda var. Türkiye’nin farklı üniversitelerde okuyan 7 arkadaş bireysel çevre bilincini geliştirmeye yönelik ecordin isimli bir ekip oluşturarak drone’a ilave ettikleri özel bir sistem sayesinde ormanlık alanlara havadan ağaç tohumları ekimi yapıyorlar. ‘ecoDrone’ adını verdikleri cihaz 10 dakikada 2.500 adet tohumu ormana bırakabiliyor ve tek seferde 7 kilogram ağırlık kaldırıyor. ‘ecoDrone’, 2 kilometrelik alanda havadan tohum ekebiliyor. Ekip, geliştirdikleri cihazla ilk uygulamayı Artvin’de yaptı ve başarılı sonuçlar elde etti. Orman Genel Müdürlüğü ile işbirliği içerisinde çalışan ekip, ecoDrone ile sedir, kayın tohumunun yanı sıra yaban hayvanları için meyve ağacı tohumlarını da toprakla buluşturuyor. 

ecodrone-tohumlariecoDrone ile atılan tohum topları; kil, mineral ve toz gübreyi içeren bir karışıma tohum yerleştirilerek hazırlanıyor. Daha sonra bunlar ekimlerden önce içerine su enjekte edilerek ekim işlemi için hazır hale getiriliyor. Ardından cihazla, ağaçlandırılması gerekli görülen yerlere ecoDrone aracılığı ile bırakılıyor. Ekip üyelerinden Mert Karslıoğlu (Bahçeşehir Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü), girişim fikrinin sosyal sorumluluk dersi sonrasında oraya çıktığını söylüyor ve ekliyor: “Belki bir drone Türkiye’nin ağaçlandırma sorununu çözmeyebilir ancak, teknoloji geliştikçe bunlardan daha fazla üretim yapabilirsek ağaçlandırma faaliyetlerinde önemli rol oynayabiliriz.”

Kaynaklar:

  • https://www.cnnturk.com/video/turkiye/istanbulda-sarnic-zorunlulugu-video 
  • http://www.turktarim.gov.tr/Haber/417/su-hasadiyla-suyu-etkin-kullanin
  • https://www.ntv.com.tr/galeri/turkiye/zonguldakta-yeni-yapilara-yagmur-suyu-toplama-sistemi-zorunlu-hale-getirildi,bB799KqQ6kmZ7dxv3jvLuw/6Ga0OYIsBkyViAvRhPL1mw
  • https://artigercek.com/haberler/drone-ile-ormana-tohum-ekiyorlar 
  • https://droneturk.com.tr/drone-ile-10-dakikada-bin-500-tohum-ekiyorlar/ 
  • https://ecording.org/ecodrone/