Header Reklam

Lokanta, Kafeterya Klimatizasyonu

05 Nisan 1994 Dergi: Nisan-1994

Günümüzde her alanda olduğu gibi, kafeterya ve lokantalarda da klima konusu büyük önem arzetmektedir. Bu tür yerlerin yaşam havasının konforu insanlara sunulan yemeğin kalitesi kadar ön plandadır. Gelen müşterilere gösterilen saygının bir ölçüsüdür. Bu tür yerlere yemek yemek için gelen insanların dumansız, kokusuz ve konfor sıcaklığı sınırları içersinde ideal bir ortam havası istedikleri gerçeği hiç bir zaman unutulmamalıdır. İşte bütün bu sebeplerden dolayı, kafeterya ve lokantaların klima tesisatları büyük önem arzeder. Projeci olarak bizlere düşen yukarıdaki hususları, tasarım sürecinde kesinlikle göz önünde bulundurmaktır. Bu tür tesislerin dizaynında göz önünde bulundurulması gereken hususları kısaca şöyle sıralayabiliriz.

1-        Lokanta ve kafeteryalarda bulunan davlumbaz, çekerocak, ızgara, ocak-başı gibi ünitelerin ekzostları kesinlikle ayrı bir cihazla çözülmeli, kesinlikle klima sistemi içerisinde düşünülmemelidir.

2-        Yukarıdaki ünitelerin hesapları yapılırken bu tür cihazları üreten firmalarla müşterek hareket edilmelidir.

3-        İçeriden emilip dışarıya atılan ek-zost havasının en az % 10 fazlası miktardaki hava bu cihazların bulunduğu ortamlara şartlandırılarak verilmelidir. Bu hava fazlasının içeride yaratacağı yüksek basınç sayesinde hijyenik yönden büyük önem taşıyan dış atmosferdeki tozların istenmeyen bir şekilde içeriye sızması önlenecektir. Tabii, bu arada içeriye şartlandırılmış olarak verilen taze havanın mutlaka filtre edilerek verilmesi gerektiği gerçeğini unutmamak gerekir.

4-        Klima sistemine karar verilirken kullanıcı fikirleri alınarak cihaz seçimine gidilmelidir. Genellikle bu tür yerlerde, özellikle yukarıda açıklanan mutfak havası tabir edebileceğimiz havanın iyi bir şekilde çözülmesini müteakip, genellikle müşteri konforu açısından içeriye taze havanın da verileceği düşünülürse bu iş için en uygun cihazın roof-top ya da paket tip klima cihazı diye anılan klima cihazları, sistem tasarımında en uygun seçim olarak görülebilir. Seçilen cihazların uygunluğunun yanında, en az onun kadar önemli olan bir başka konu da; hava dağıtım kanallarının güzergahı, kesiti ve bu kanallar üzerine monte edilecek olan menfez ve anemostadların yerlerinin uygunluğudur. Kanal içersindeki hava hızının konfor düzeyini aşmaması gerekir. Öyle ki; bu özellikle canlı müzikle de müşterisine servis veren yerlerde çok daha fazla önemlidir. Buralarda tali kanallardaki hava hızının max. 3m/sn olması gerekir. Dağıtıcı menfezlerin mümkün olduğunca müşteri oturma gruplarına olan uzaklığı iyi ayarlanmalıdır. Çok yakın olan menfezlerin direkt olarak müşterinin üzerine düşürdüğü havadan dolayı insanların rahatsız olması söz konusudur. Çok fazla uzak olmaları durumunda da istenilen sonuca ulaşmak zorlaşır. Dolayısıyla, sistem amacına ulaşmaz. Emici menfezlerin mahal içersindeki sayısı dağıtıcı menfezlerin sayısı ile aynı olmayabilir. Emici menfez dağılımındaki asıl hedef, bölüm içersindeki dönüş havasının istenilen miktarda ve homojen olarak cihaza ulaştırılması olmalıdır.

Lokanta ve Kafeteryalarda klima sisteminin istenilen sonuca ulaşması, sistemin projelendirilmeden önce mimari tefriş projesinin çok iyi etüd edilmesi ile mümkündür. Ne yazık ki, ülkemizdeki mimari projeler işin başında tasarlanan durumundan oldukça farklı bir biçimde bitmektedir. Dolayısıyla, işin sahibine ya da mimari büroya, proje üzerinde sonradan yapılan değişikliklerin, klima ve havalandırma tesisatını olumsuz yönde etkileyeceği mutlaka anlatılmalıdır. Mümkünse projenin kesin şeklini aldıktan sonra, klima projesinin kesin şeklini alması ve uygulamanın bu aşamadan sonra yapılması hususunda kesin olarak mutabakat sağlanmalıdır.

Kısacası, tasarlanan ve uygulanan projede amaç insan konforu olduğu için bunun için gerekli olan tüm detaylar en ince ayrıntılarına göre düşünülüp, hesaplanıp, uygulanmalıdır.

 

Mak. Müh. Hayri ÇALIŞKAN


Etiketler