Header Reklam

Isı Yalıtımının Enerji Tasarrufuna Etkisi, Devlet ve Kişiler Açısından Önemi

05 Aralık 1994 Dergi: Aralık-1994
Isı Yalıtımının Enerji Tasarrufuna Etkisi, Devlet ve Kişiler Açısından Önemi

ÖZET

1973 yılında başgösteren büyük petrol krizinden sonra birdenbire çok artmış olan enerji fiyatları, birçok ülkede: "Enerji Tasarrufu" programları yapılarak nisbeten zararsız bir şekilde geçiştirilirken, konunun önemine rağmen yeterince önlemler alınamadı veya alınan cılız önlemler uygulanamayarak enerji savurganlığına devam edildi. Bu savurganlık halen devam etmektedir. Oysa, türlü zorluklar ve fedakarlıklarla ithal ettiğimiz enerjinin en büyük kısmı (yaklaşık %40-45) her yıl binaların ısıtılması için sarfedilmektedir. Öte yandan modern Isı Yalıtım Malzemeleri ile enerji tüketimini yaklaşık %50-70 oranında azaltmak mümkündür. Isı yalıtımı yolu ile tüm ülkede her yıl 2.5-3 Milyar Dolar tutarında tasarruf sağlanabilir. Sağlanan pasif döviz kazancı ile gereksinim duyulan diğer yatırımlar desteklenebilir. Ne mutlu ki, ülkemizde her türlü modern ısı yalıtım malzemesini bulmak mümkündür. Yapılması gereken iş, eski-yeni ısıtılan her türlü binada ciddi, etkin, yaygın bir Isı Yalıtım uygulamasına vakit geçirmeksizin başlamaktır. Ülkemizde bugüne kadar alınan önlemler yetersizdir. Uygulamaları ise fevkalade azdır. Zengin Batı Ülkelerinin yirmi yıldan bu yana uygulayıp, nemasını da çoktan almaya başladıkları bu önlemleri, içinde bulunduğumuz şu zor ekonomik koşullar nedeniyle mutlaka bizim de almamız gerekmektedir.

1. ISI YALITIMI NEDİR?

Doğadaki her madde ısıyı cinsine göre az veya çok geçirme özelliğine sahiptir. Genellikle yapısında hava boşluğu bulunmayan maddeler ısıyı çok kolay geçirirken, içinde hava boşluğu bulunan maddeler daha zor geçirir. Malzeme içindeki hava boşluklarının büyüklüğü azaldıkça ve sayısı arttıkça ısı, o derece zor geçer. Isıyı hiç geçirmeyen bir madde ise mevcut değildir. Doğadaki fizik kanunları gereğince ısı, sıcak taraftan soğuk tarafa geçmek eğilimindedir. Bu kısa bilgilerden sonra bir yapının inşaatında kullanılan malzemeler dikkate alındığında taş, tuğla, beton, sıva, cam gibi bazı geleneksel yapı malzemelerinin ısıyı oldukça kolay geçirmekte olduğunu görüyoruz. Isının geçmesini engellemek (daha doğrusu olabildiğince azaltmak) için ısı yalıtım malzemeleri kullanılmaktadır. Isı yalıtım malzemeleri, içinde hava boşlukçukları bulunan doğal veya yapay elde edilmiş malzemelerdir. Bir yapıyı meydana getiren malzemelerin ısıyı iletme özellikleri ( λ ) katsayısı ile belirtilir. Bu katsayı ne kadar küçük olursa (sıfıra ne kadar yaklaşırsa) ısı o derece zor iletilir. Katsayı hiçbir zaman sıfır olamaz. Eğer sıfır olsaydı ısıyı hiç geçirmiyor demek olurdu ki, bunun imkansız oluduğu yukarıda belirtilmişti. Bazı yapı malzemelerinin ısı iletkenlik katsayıları sırasıyla şöyledir:

Bakır :
Alüminyum :
Demir :
Taş (mermer, granit): 
Diğer taşlar : 
Beton : 
Şap, çimento sıvası : 
Fayans : 
Kireçli sıva : 
Cam : 
Delikli Tuğla : 
Ahşap :
330.00
175.00
  50.00
    3.00
    2.00
    1.75
    1.20
    0.86
    0.75
    0.69
    0.43
0.17-0.11

Bu tabloya bakıldığı zaman metallerin ısıyı en kolay geçirdiğini, ahşabın ise daha zor geçirdiğini görmekteyiz. Oysa modern ısı yalıtım malzemeleri ısıyı daha da zor geçirir.

Poliüretan :                  0.017-0.030
Polistiren (Styropor) :   0.034 

Camyünü, Taşyünü : 0.034

Başka bir deyimle 5 cm. camyünü 255 cm. beton, 65 cm. delikli tuğla kalınlığı kadar yalıtım sağlar. Oysa inşaatlarda uygulanan beton ve tuğla kalınlıkları çok daha ince olup ısının kolayca dışarı kaçmasına neden olurlar. 


2. ISI YALITIMI İLE NASIL ENERJİ TASARRUFU SAĞLANIR?
Binalarımızı ısıtmak (veya soğutmak) için tüketilen yakıt miktarı, binanın dış kabuğunu (dış duvar, pencere, çatı v.s.) meydana getiren yapı kısımlarında kullanılan malzemelerle direkt ilgilidir. Bina içinde istenilen sıcaklık derecesini sabit tutabilmek için ısı kaynağında (kalorifer kazanı, soba, elektrikli ısıtıcı v.s.) yakılan

yakıt, eğer bina izolasyonlu ise daha az harcanır. Çünkü birim miktarda tüketilen yakıtla sağlanan ısı, bina içinde çok daha uzun süre kalır, soğuma çok yavaş olur. Böylece daha az ısı ihtiyacı olacağı için yakıt sarfiyatı da daha az olur, yakıt tasarruffu sağlanır. Bu hususu aynı iklim şartlarında bulunan biri izolasyonsuz, diğeri izolasyonlu aynı cins duvar için bir örnekle açıklayalım:


Görüldüğü gibi izolasyonsuz duvara 5 cm ısı yalıtım ilave etmekle, dış duvarlarda sağlanan ısı (yakıt) tasarrufu % 67 olmaktadır. Eğer ısı yalıtım kalınlığı 10 cm olarak alınırsa 1 m2 deki
ısı kaybı 7.4 kcal'ye düşmekte, sağlanacak yakıt (ısı) tasarrufu oranı da % 81'e çıkmaktadır. Kuşkusuz bir yapı sadece dış duvarlardan oluşmamakta, ayrıca pencere, çatı, çıkma altı, toprağa oturan döşemeler vs. gibi ısı kaybeden diğer birçok yerleri vardır. Bu kısımlarda da Isı Yalıtımı Malzemeleri kullanarak binanın yakıt sarfiyatını  yaklaşık % 50-70 arasında azaltmak mümkündür.

3. ÜLKEMİZİN YAPI FİZİĞİ BİLİMİNİN ZAYIF DURUMU VE ENERJİ SAVURGANLIĞINA OLUMSUZ ETKİSİ
Buraya kadar anlatılanlardan görüleceği gibi ısı (yakıt) tasarruf hesapları tamamen teknik bir konu olup bu hesapları genellikle Tesisat Mühendisleri hazırlar. Dolayısı ile konu Tesisat Mühendislerini yakından ilgilendirir. Oysa Tesisat Mühendisi projede mimar tarafından ne öngörülmüşse o malzeme ve detaylara göre hesap yapar. Esas enerji tasarrufu sağlayacak malzeme ve detay seçimi ise Mimar tarafından yapılmaktadır. Pratikte ise malzeme seçimini inşaat sahibince yapıldığı bilinmektedir. Diğer taraftan Isı Yalıtımı ile ilgili konular Yapı Fiziği Biliminin bir dalıdır. Bu bilimin diğer dalları Ses Yalıtımı, Akustik, Su ve Buhar Yalıtımı gibi konulardır. Başta mimarlar ve tesisat mühendisleri olmak üzere inşaat elemanı yetiştiren Fakülte ve Meslek Okullarında, enerji tasarrufu bakımından en önemli konu olan Isı Yalıtımı, Isı Yalıtım Malzemeleri, Enerji Tasarrufu hesapları gibi konuları derinliğine içeren bilgilerin, daha geniş anlamıyla Yapı Fiziği derslerinin bu eğitim kuruluşlarında verilmesi gerektiği açıktır. Böyle olmasına karşılık ülkemizde bu bilgiler yeterince verilmemekte, neticede tüm ülkede izolasyonsuz binaların yapımı devam ederek korkunç bir enerji savurganlığı yapılmaktadır. Öğretilmediği için Isı Yalıtım Malzemelerini yeterince tanımayan, enerji tasarruf hesaplarının nasıl yapılacağını bilmeyen mimar ve mühendisler, gerçekleştirdikleri yalıtımsız yapıların aslında enerji yutan birar canavar olduğundan çoğu kez habersizdirler. Bu duruma yasal olmayan kaçak binalar da eklendiğinde durumun vehameti daha da artmaktadır. Nitekim bugün İstanbul'da yaşanan hava kirliliğinin en büyük nedeni, hemen hemen tamamı yalıtımsız olan bu yapılarda gereğinden çok fazla kalitesiz kömür kullanılmasıdır.

4. ENERJİ TASARRUFU DEMEK PASİF DÖVİZ KAZANCI DEMEKTİR. DEVLET VE AİLE BÜTÇELERİ İÇİN YENİ BÎR KAYNAK DEMEKTİR.
Ülkemizin içinde bulunduğu zor ekonomik koşullar karşısında başta ekonomiyi yöneten ekonomistler olmak üzere ihracatçılar Turizmciler hep birlikte ülkeye döviz kazandıracak yeni yolların arayışı içindedirler. Oysa Aktif Döviz Kazancı diyebileceğimiz bu döviz girdisini arttırmak kolay değildir. Ancak ülkeden döviz çıkışını azaltacak kolay yollar mevcuttur. Tüm ülkede alınacak ciddi yalıtım önlemleri ile döviz ikamesi sağlanabilir. Üstelik alınacak yalıtım malzemeleri ile halkın yaşam tarzı o suz olarak etkilenmeyecektir. Şurası bilinmelidir ki enerji tasarrufuna en büyük katkısı olan faktör ISI YALITIMIDIR. Bugün ülkemizde tüketilen enerjinin petrol eşdeğeri olarak %40'ı yapıların ısıtılmasında, %34'ü sanayide ve geri kalanı da ulaşım vs.'de tüketilmektedir. Sadece ısı yalıtımı önlemleri alınarak %40'ın %50-70'ini tasarruf etmek mümkündür. Bu da parasal olarak yılda birkaç Milyar Dolar demektir. Bu gerçeği gören Batılı ülkelerin 1973 Petrol krizinden sonra aldıkları önlemlerden biraz sonra bahsedilecektir. Ancak şurası muhakkaktır ki, bir bina tam olarak yalıtılırsa yakıt masraflarından her yıl %50-70 arasında tasarruf sağlanır. Buna karşı fevkalade iyi sağlıklı ısınmak mümkün olur. Yalıtımın ülkede yaygınlaştırılması halinde sağlanacak tasarruftan Devletin yeni bir kaynağa kavuşması kadar Aile Bütçeleri de kazançlı çıkacaktır. 

5. YİRMİ YIL ÖNCEKİ PETROL ŞOKUNDAN SONRA BATI ÜLKELERİNDE ALINAN BAZI ENERJİ TASARRUF ÖNLEMLERİ
Arap-İsrail Savaşı esnasında Arapların petrolü dünyaya karşı bir silah olarak kullanmak istemesi sonucu aniden birkaç kez yükselen petrol fiyatlarının dünyayı nasıl şoka sokluğu henüz unutulmamıştır. Oysa petrol yönünden Orta Doğu petrollerine fevkalade bağlı olan Batı Dünyası, bu şoku atlatabilmek için derhal çare aramaya başlamış ve sonuçta ülkelerindeki yaşam olumsuz etkilenmeden daha az petrol ithal etmenin en etkin yolunun Isı Yalıtım Yolu ile Enerji Tasarrufu sağlamak olduğunu görmüşlerdir. Ancak ülke çapında yaygın bir Isı Yalıtım Uygulaması için Devletin öncülük etmesi gerçeğini gördüler. Her ülke Hükümeti kendine göre kısa-orta-uzun vadeli programları yaptılar, yeni yasalar ve yönetmelikler hazırladılar. Merkezi genellikle Enerji Bakanlığında veya imar Bakanlığında bulunan ülkenin çeşitli bölgelerine dağılmış "Topluma Bilgi Verme Büroları" kurdular. Milyonlarca broşür bastırıldı, çeşitli dergi, gazete, TV kanallarında propogandalar yapıldı. Yeni yapılarda olduğu kadar eskiden mevcut yalıtmışız binalarda da yalıtım yapılmasını öngördüler. Ev sahibikiracı demeden yalıtım
yapmak isteyenlere maddi teşvik sağladılar. Bu teşviklerin bir kısmı hibe şeklinde, bir kısmı ise 15-20 yıl vadeli ve çok düşük faizli krediler şeklindeydi. Sanayiciler ve iş sahiplerine yalıtım masraflarını vergiden düşme imkanı tanındı. Sonuçta bu ülkelerde halkın konforu etkilenmeden ithal edilen petrol miktarlarında büyük düşmeler sağlandı. O gün alınan bu önlemlerden uzun vadeli olanlar bugün dahi devam etmektedir. Türkiye'deki ilgililerin o dönemde başka ülkelerde yapılanları iyi bir şekilde incelemesi gerekir.

6. ENERJİ TASARRUFU KONUSUNDA ÜLKEMİZDE YAPILANLAR YETERLİ Mİ ? 
O dönemde ülkemizde de biraz yankı bulan Enerji Tasarrufu konusu, bugün adeta unutulmuşa benziyor. Öyle ki. her yıl sadece Ocak ayının ikinci haftası kutlanarak hatırlanmaya çalışılan
"Enerji Tasarrufu Haftası"nın bu acınacak durumuna üzülerek tanık oluyoruz. Aslında 1973'deki krizle birlikte ülkemizde de bazı çalışmalar yapılmıştı. Bunların en önemlisi birkaç kere revize edildikten sonra bugün çok cılız duruma düşmüş olup hala yürürlükte bulunan "Isı Yalıtım Yönetmeliği"dir. Çok cılız olmasına rağmen tüm ülke çapında uygulanması temin edilebilse ayakta alkışlayacağımız bu yönetmelik, ne yazık ki çok düşük oranlarda uygulanmakta, beklenen faydayı sağlayamamaktadır. Öte yandan yönetmeliğin uygulanması Belediyelerin denetimine verilmiştir. Oysa büyük bazı Belediyeler hariç, birçok Belediyede yönetmelikten ve Isı Yalıtımından anlayan personel bulunmamaktadır. Bu Yalıtım Yönetmeliğinden başka da hiçbir mevzuat olmadığı gibi (TS-825 hariç) Batı ülkelerine benzer aktivitelerin hiçbiri görülmemektedir.

7. EKTİN BİR ENERJİ TASARRUFU İÇİN ÜLKEMİZDE NELER YAPILABİLİR?
Anlaşılacağı üzere Enerji Tasarrufu konusu kişileri olduğu kadar Devletide çok yakından ilgilendirmektedir. Konunun boyutları çok geniş olduğu için olaya mutlaka Devletin organizatörlük
etmesi gerekmektedir. Bu itibarla, 
a) İlgili Kamu ve Özel Kuruluşlar arasında bir koordinasyon kurulu oluşturulmalı ve Kuruluşlar kendileri ile ilgili "dış" bilgiler derlemelidir.
Bu kuruluşlar:
- Bayındırlık ve İskan Bakanlığı,
- Enerji Bakanlığı,
- Maliye Bakanlığı,
- Sanayi Bakanlığı,
- Çevre Bakanlığı,
- Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı,
- TSE,
- TÜBİTAK,
- İTÜ, ODTÜ ve MSÜ Mimarlık ve Makina Mühendislik Fakülteleri,
- Isı Yalıtım Malzemeleri Üreticileri
- İZODER'den oluşturulmalıdır.

b) Mevcut Isı Yalıtım Yönetmeliği revize edilerek güncelleştirilmeli, TS-825 ile olan çelişkiler düzeltilmeli ve Belediyeler tarafından ciddiyetle uygulatılması sağlanmalıdır.
c) Kamu öncülüğünde tüm ülkede ısı yalıtımının yaygınlaştırılması sağlanmalı, bunun için öteki ülkelerde yapılan uygulamalardan yararlanılarak hedefler saptanmalıdır.
d) Binalarda ve Sanayide Isı Yalıtımı yolu ile nasıl enerji tasarrufu sağlanabileceği, tüm inşaat elemanı yetiştiren Eğitim Kurumları ile makina mühendisliği öğrencilerine Yapı Fiziği dersleri
dahilinde öğretilmelidir. Ayrıca Ekonomi öğrencilerine de bu tasarruf hesapları öğretilmelidir.
e) Isı Yalıtım Malzemesi üreten tesisler şiddetle teşvik edilmeli, bu tesislerde üretilen malzemeler ihraç edilmese de aynen bir ihraç ürünüymüş gibi muamele görmelidir.
f) Yeni ve eski ısıtılan veya soğutulan her türlü binada ısı yalıtımını teşvik için yalıtım masrafları uygun bir yöntemle maddi olarak teşvik edilmelidir.
g) Ülkemizin çeşitli yönlerinde Enerji Bakanlığına bağlı "Enerji Tasarrufu için Bilgi Verme Büroları" oluşturulmalı, gerekirse bu konuda özel sektörden yararlanılmalıdır.
h) Isı Yalıtım malzemelerinin satışından ve bu malzemelerin tanıtımı için yapılacak faaliyetlerden alınan KDV oranlan indirilmelidir,
ı ) Her bina için yıllık yakıt ihtiyacı hesaplanmalı, bulunan değerin akaryakıt kömür ve doğalgaz cinsinden eşdeğer miktarını gösteren "Bina Isı Sertifikası" satış ve kiralama işlemlerinde
ilgililere gösterilmelidir.

8- ENERJİ TASARRUFU SADECE MİMAR VE MÜHENDİSLERİ İLGİLENDİREN BİR KONU OLMAYIP EKONOMİSTLERİN DE İLGİLENMESİ GEREKEN BİR KONUDUR.
Petrol fiyatlarının astronomik olarak artmağa başladığı 1973 yılından bu yana öteki gelişmiş ülkelerin aksine ülkemizde enerji tasarrufuna fazla önem verilmemesinin nedenlerini, mimar ve mühendisler kadar olmasa da, ekonomistlerin bu konuda hiçbir bilgiye sahip olmadığına bağlayabiliriz. Bu itibarla ekonomistlere bu konuda bilgi aktaracak kurslar, seminerler vs. düzenlenmelidir. 

9. BAŞLICA ISI YALITIM MALZEMELERİ VE STANDARTLARI
Bugün dünyada kullanılan belli başlı Isı Yalıtım Malzemelerinin hemen hemen tümünü ülkemizde bulmak mümkündür. Bunların bir kısmı tamamen yerli olarak üretilmekte, bir kısmının hammaddesi ithal üretimi yerli, diğerlerinin de tamamı ithal malzemelerden oluşmaktadır. Bu malzemelerin yalıtım performansları birbirine çok yakın olduğu halde, hammadde değişkenliği ve temin edilme durumunun (yerli-ithal) farklı olması nedeniyle fiyatları açısından büyük farklar mevcuttur. Öte yandan ülkemizdeki üretim kapasitesi tüm ülkenin ihtiyacına derhal cevap verebilecek yeterliliktedir. Ayrıca gerektiğinde çok kolay olarak üretim kapasitesi arttırabilir. Bu itibarla tüketicilere kolaylık olmak üzere en ekonomik olan Isı Yalıtım Malzemelerini mukayeseli olarak gösteren tablolar hazırlanarak verilmeli, tüketicinin ve ülkenin çıkarları korunmalıdır. Bu arada gerçek ısı yalıtım malzemesi olmadığı halde gerçekmiş gibi tanıtılan veya ısı yalıtım özelliği pratik bir değer taşımayan bazı malzemelerin tüketicinin çıkarlarını zedelemesine izin verilmemelidir. Bugün ülkemizde üretilen her ısı yalıtım malzemesi cinsi için ayrı bir Türk Standardı mevcut olmasına rağmen maalesef her üretici Standart belgesine sahip değildir. Bu nedenle haksız rekabeti önlemek ve tüketicinin çıkarlarını korumak amacıyla Standart belgesi almamış olan üreticiler de belge almaya teşvik edilmelidirler. Ayrıca kalitesiz malların ithal edilmesini önlemek için ithal ürünlerin de kaliteli
olduğu belgelendirilmelidir. 

10. IZODER VE HİZMET AMAÇLARI
Batı ülkelerinde Enerji Tasarrufu konusunda yirmi yıldır yapılan etkin faaliyetlerin yakından bilincinde olan Derneğimiz, bu konuda ülkemizde yapılan çalışmaların yetersizliğini görerek ilgilileri uyarmak ve yapılan enerji savurganlığına son verecek çalışmaları başlatmak üzere kurulmuştur. Bu amaçlara paralel olarak Devletin, Tüketicilerin, konu ile iştigal edenlerin çıkarlarını korumak. Isı Yalıtımını yaygınlaşmasını sağlamak, kaliteli üretimi teşvik etmek, ilgililere bilgi aktarmak, gibi konular da amaçları arasındadır. Bunun yanında Su Yalıtım , Ses Yalıtım ve Akustik problemlerinde tüm ilgililere yardımcı olmak istemektedir.

Ecvet BİNYILDIZ / İZODER BAŞKANI



Slider Altına